1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ordu Antik Kentleri (Karadeniz Bölgesi)

Konusu 'Turizm Rehberi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 21 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Ordu Antik Kentleri (Karadeniz Bölgesi)

    Kotyora, Cotyora (Bozukkale-Ordu) Antik Kenti

    [​IMG]Miletli kolonistlerin Kotyora (Cotyora) ismi ile yörede kurdukları ilk şehrin yeri bugün bilinmemekle birlikte, bugün “Ayar Tamı” denilen yerde kurulduğu sanılmaktadır. Burası, Bozepe'nin bir uzantısı olan, dik yamaç görüntüsü veren “Okçulu Kıranı”nın önündeki yer olup, güney kenarı “Acısu deresinden” itibaren Balıktaşı kayalıklarından denize inmekte; doğusunda deniz ve bugünkü Şehir mezarlığının'kapladığı saha bulunmaktadır. Kasaba, Kotyora adını, kurulmuş olduğu bu yere göre almıştır.

    MÖ. 400 yıllarında Ksenefon’un “Onbinlerin Dönüşü” isimli eserinde, kolonistlerin buraya gelişleri ve yaşantıları dile getirilmiştir.

    Kotyora’nın Grekçe’de Dağ Eteği anlamına geldiğini söyleyen bazı tarihçilerin aksine Prof. Dr. Necati Demir, Kotyora sözcüğünün aslının Kut Yöresi olduğunu, burada Kut Türklerinin yaşadığını, bu ismin sonradan dönüştürüldüğünü iddia etmektedir.

    Ordu ilinin tarihi kaynaklardaki adı olan; 'Cotyora/Kotyora' isminin bazı kesimler tarafından ısrarla Rumca okunmaya çalışıldığına değinen Prof. Dr. Necati Demir, Ordu ilinin M.Ö. 400 yılından önce şehir merkezinin 5 kilometre dışında olan halk arasında Bozukkale olarak bilinen bölgede 'Kotyora' (Kut Yöresi) adıyla kurulduğunu belirtmektedir. Kut Türklerinin M.Ö.2500–2400 yıllarında Hazar Gölü çevresinde otururken batıya göçen ve Türkçe konuşan bir kavim olduğunu ifade eden Prof. Dr. Demir’e göre, “Kut kavminin Türk kökenli olduğunu ünlü Sümerolog Prof. Dr. Benna Landsberger, 1937'de yapılan Tarih Kurultayı'nda Atatürk'ün huzurunda bizzat söylemiştir. Pek çok bilim adamı Kut Türklerinin kullandığı dilin Ural-Altay dillerinin bir parçası olduğunu kabul etmiştir.”

    [​IMG]Kotyora’nın tarih öncesi çağları Prehistorik Dönemde başlamıştır. 1963–1964 yıllarında Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Prehistorya Tarihi Kürsüsü’nden Prof.Dr. Kılıç Kökten’in Ordu’nun Ünye civarında yaptığı arkeolojik kazı ve araştırmalar, ilk yerleşimin MÖ.15.000’de başladığını ortaya koymuştur. Ayrıca Mesudiye ilçesinde Eski Tunç Çağı’na ait buluntular da ele geçmiştir.

    MÖ: XVII. yüzyılda burası Kaşkaların yurdu olarak tanınmıştır. Kaşkalar yörede MÖ. VIII.yüzyıla kadar egemenliklerini sürdürmüş, Hititlerin başkenti Hattuşa (Boğazköy)’ya ve Asur sınırlarına kadar akınlar düzenlemişlerdir. Tarihi belgelere göre MÖ. VII. yüzyılda Miletli kolonistler burada ticaret kolonileri kurmuşlardır. Böylece bütün Karadeniz kıyılarında ticaret ve deniz ulaşımına hakim olmuşlardır.

    Yöredeki kısa süreli Hitit egemenliğinden sonra Frigler, Medler ve Persler buraya hakim olmuşlardır. Büyük İskender’in Persleri yenmesinden sonra Helenistik kültür yörede egemen olmuş, MÖ.IV.yüzyıl sonlarında da Pontus Krallığı’nın sınırları içerisinde kalmıştır. MÖ.I.yüzyılda Romalılar Pontus Krallığı’nı ele geçirmiş, ardından yöreye Bizanslılar egemen olmuş ve Armeniakon Theması sınırları içerisine almıştır.


    Kaya Mezarları ve Yerleşimleri
    [​IMG]Ordu il merkezi ve Mesudiye ile Ünye ilçelerinde kaya mezarlarına rastlanmaktadır. Bu mezarlar anıtsal büyüklükte olup, Helenistik ve Roma dönemlerine tarihlendirilmektedir.

    İl merkezine 10 km. uzaklıktaki Delikkaya Kaya Mezarları tek odalı mezarlar olup, önlerinde çift sütunlu girişleri bulunmaktadır. Ayrıca Büben Köyü sınırları içerisinde de kaya mezarlarına rastlanmaktadır.

    Mesudiye ilçesi Konacık Köyü Yeşilce yolu üzerinde günümüze son derece iyi durumda gelebilmiş bazı Kaya Mezarları bulunmaktadır. Bu mezarların ön cephelerinde tek ve çift sütunlu girişleri olup, içeride kareye yakın planlı mezar odaları vardır.

    Ünye ilçesinin Gürpınar Köyü, Tozkoparan mevkiinde ve Cevizdere'de bulunan kaya mezarları Helenistik dönemden kalmışlardır. Anıtsal büyüklükteki bu mezarlar son derece iyi durumda olup, önlerinde girişleri, arkalarında da kayalara oyulmuş olarak mezar odaları bulunmaktadır.

    Kurul Kayası Yerleşmesi
    Ordu il merkezine 20 km. uzaklıktaki Bayadı Köyü sınırları içersinde sivri bir kaya kütlesi üzerinde antik bir yerleşim alanı bulunmaktadır. Karadeniz Bölgesi’nde benzerlerine rastlanamayan bu yerleşim alanında yeraltı dehlizleri ile karşılaşılmaktadır. Yerleşim alanında, 2 m. kalınlığındaki duvar kalıntılarının yanı sıra keramik parçaları ile pişmiş topraktan kiremitler ortaya çıkarılmıştır. Bu buluntular MÖ.IV. yüzyılda burada bir yerleşim olduğuna işaret etmektedir.

    Arıkmusa Yerleşmesi
    Ordu ili Mesudiye ilçesinin 19 km. doğusundaki Arıkmusa Köyü’nde antik döneme ait bir yerleşim alanı ile karşılaşılmıştır. Ancak burada herhangi bir yüzey araştırması ve kazı çalışması yapılmadığından bu yerleşimin tarihlendirilmesi yapılamamıştır.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Mayıs 2016
  2. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.415
    Beğenileri:
    7.324
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.714 ÇTL
    Memleketim ama maalesef hiçbirini görmek kısmet olmadı.
     
  3. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Benimde öyle. Memlekete gittiğimde fırsatım olmadı hiç tarihi yerlere gitmeye.
    Fındık döneminde falan gittiğimiz için işlerden hiç vakit kalmadı gezmeye:(
    Birde kız olduğum için tek başıma gezme şansımda yoktu:)
     

Sayfayı Paylaş