1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Orhan Karın - Sözün Bittiği Yer..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 29 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL





    yalnızca susmak için susanların bildiği,

    nedenleri kapamaya gönüllü teselli cümlesi;

    '' Sözün bittiği yerdeyiz . . . ''

    Ben yazsam da kanıyorum yazmasam da
    boğulup gidersem bir gün bu kan gölünde,
    yaklaşır mıyım ki ben de sözün bittiği yere..?
    Sahi gerçekten var mı öyle bir yer
    ve yalnızca
    susmak için susanlar mı girebiliyor içeri..?
    Ne çok isterdim ben de orada olmayı;
    kapatıp kendimi kelimesizce yaşamayı…
    Hatırlar mısın
    bir zamanlar gülüşümden kopardığım
    sevinçlerle gelirdim sana,
    gözlerindeki ela bir bakış olurdu
    kelimesizliğim…
    Şimdiyse kelimelerimden utanıyorum;
    hangi günahı çalsam yüzüne
    bu kadar ağır gelmez bilirim,
    ki yüzündeki çalıntı gülüşü ömür sayan bir nefes
    göz yaşını haram sanır elbet…
    Bilmez ki;
    bilmediği daha kaç hayat
    kendi gözyaşını içiyor gidenlere ağlamaktan…
    Yüreğine yalancı baharlar koklatan
    kardan adamları ömrünün,
    ateşe yürüseler bile
    karla kaplı adımlarındaki utancı
    suların alıp götüreceğini sanıyorsun değil mi..?
    Bilirim, unutmak
    aklın yüreğe oyunudur sadece;
    ve her oyunbozan gibi zamansızdır aşk da
    unuttum diyenlerine…
    Ben geçtiğim bütün köprüleri yaktım,
    şimdi külleri kulaç atmaktan yorgun bir aşk
    bırakıyorum sana;
    kıyıma vurmak istiyorsan dalgalı gözlerinle
    küllerinden doğmayı denemelisin önce…
    Adımın başına koyulan iki noktanın
    birbirine duyduğu özlem değil ki adın,
    haykırışlarına denk bir susuşla susturabileyim
    adının tende yarattığı duyguyu...
    Kimin kime değse gözleri aşk sanıyor herkes,
    oysa, birbirine aldanması bakışların
    hangi iklimin aşkıydı !…
    Ve kaç insan yoktur ki şimdi;
    yetim bırakılmış bir sevdada
    gülmenin verdiği acıyı bilmeyen…
    Gece teğet geçerken uyuyan şehirleri
    ben bir tek suskularımın göğünde
    rahata erdiriyorum yüreğimi...
    Dindirmek için acıdan ziyade akan kanımı
    yarınsız yaralarıma kabuk dilenmiyorum
    imlası bozuk şairlerden...
    Limansızlığını yüreğimin
    içsel mekana dönüştüren bir haz duyuyorum;
    gözyaşlarıma yuva yaptığı kıvrımlarında yastığımın
    henüz uyutamadığım düşlere sarılarak...
    Takvimlerin kırıntı umutlarla kaplı
    suretleri giderek boyun eğiyor sonu gelmezliğine umudun...
    Ve şarkılar soruyor;
    Ya umutlar da biterse..?
    Dinmeyen yağmurlara teslim ömrümün
    sırsız aynalarına
    yüreği aydınlık insanların gülüşünü çiziyor gece,
    göz kapaklarımın ıslak kaldırımlarında
    dilenci bir bekleyişle kendimi kandırıyorum;
    şarkılara ne cevap veririm bilmiyorum…
    Yazmak kaleme yakışsa da
    kağıt kalemden çıkanlara yeniliyor artık;
    ve her öykü
    başlamadan bitiyor daha ilk cümlesinde;
    '' Sanırım, sözün bittiği yerdesin… ''




    Orhan Karın
     

Sayfayı Paylaş