1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ormanları Korumada Böcekler

Konusu 'Canlılar Dünyası - Doğa' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 21 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Ormanları Korumada Böcekler

    Yeryüzünü çeşitli mikroorganizma, bitki ve hayvanlarla süsleyen Rahmet-i Sonsuz, canlıların besin ihtiyaçları için bir gıda zinciri teşkil etmiştir. Her canlı başka bir canlının beslenmesi için av olurken, aynı zamanda kendi besin ihtiyacı için bir başka canlının da avcısıdır. Canlılar arasındaki bu av-avcı münasebeti, türlerin kontrol edilmesinde de faydalıdır. Ekosistem birbirine karşılıklı ve çapraz tesir eden öyle bir ağ sistemiyle dengelenmiştir ki, bir türün yok olması, ekosistemde beklenmeyen neticelere yol açabilmektedir. Bu hususa ABD’de sayıları 3-5 milyar civarında olan ve meşe palamudu ile beslenen göçmen güvercinlerin (Ectopistes migratorius) azalması neticesinde, ülkede meşe palamudunun artması ve buna bağlı olarak farelerin çoğalması misâl verilebilir. Bunun neticesinde ülkede Lyme (Lyme hastalığı köpeklerdeki bir tür hastalık türüdür. Bakterinin sebep olduğu rahatsızlık, keneler yoluyla yayılır.) hastalığında artış gözlenmiştir.
    Eğer bir canlı topluluğu (böceklerde, çekirgelerde olduğu gibi) aşırı miktarda artarsa bulunduğu sahada bütün besin kaynaklarını kurutup, büyük çevre felâketlerine sebep olabilir. Bu tür felâketlerin önlenmesinde uygulanan metotlardan biri, aşırı çoğalan canlıyla beslenen bir başka canlıyı hâdisenin yaşandığı yere getirerek otokontrolü sağlamaktır.
    Ağaçların gövdesine yerleşerek, dal ve yapraklara, su ve besin maddesi taşıyan kısımları kemiren Dendroctonus micans ve Thaumetopoea pityocampa (Çam kese böceği) vb. böcekler, rahatlıkla dev cüsseli ağaçların kısa zamanda ölmelerine sebep olabilmektedir. Birkaç milimetre büyüklüğündeki bu böcekler ağacı terk ettiğinde, geride sadece pas renkli çam gövdeleri kalmaktadır. Nüfuslarındaki kontrolsüz artışla çevreye ciddi seviyelerde zarar veren bu böceklerin asıl yaratılış hikmeti, ormanlarda ihtiyar ağaçların temizlenmesidir. Ancak kendileriyle beslenen canlıların azalması neticesinde bu böceklerin aşırı çoğalması, ekosisteme zarar vermektedir. Aslında ekosistemin önemli bir zincirini oluşturan bu böcekler ormanların gelişmesinde önemli rol oynar. Ancak yaşadıkları bölgede meydana gelen herhangi bir âni değişiklik, bu böceklerin sayısında beklenmedik artışlara sebebiyet verebilmektedir. Meselâ Kanada’nın British Columbia bölgesinde 1996-2001 yılları arasındaki kışın güçlü soğukların yaşanmaması bu böceklerin popülasyonunda büyük artışa yol açmıştır. Neticede bu böcekler bu bölgedeki yarım milyon hektarlık ormanlık alanda ciddi ekonomik kayıplara sebebiyet vermiştir. Son 15 yılda ülkemizde 250 bin hektar lâdin ormanı sadece zararlı bir böcek türü (Dendroctonus micans) tarafından tahrip edilmiştir. Bu böcek 10 yılda orman yangınlarının yaklaşık iki katı kadar ülkemiz ormanına zarar vermiştir.
    Besin zincirindeki bozulma sebebiyle zaman zaman nüfus patlamaları gösteren 50’den fazla böcek türünün, bu tip tahribatlarda rol aldığı tahmin edilmektedir. Böceklerin zararı kısa zaman içerisinde ortaya çıkmadığı için, orman yangınları kadar kamuoyunun dikkatini çekmemektedir. Felâketin boyutları tahribat geniş alana yayıldığında ancak anlaşılabilmektedir. Türkiye’de son beş yıl içerisinde zararlı böcekler ve bunlardan kaynaklanan hastalıklar sebebiyle 3 milyon 400 bin hektar ormanlık alandaki iğne yapraklı ve geniş yapraklı ağaçlar kurumuştur. Oysaki, 1994-2003 arası Türkiye’de toplam 128.515 hektar saha, orman yangınları neticesinde tahrip olmuştur. Görüldüğü üzere böceklerin sebep olduğu felâket, orman yangınlarından çok daha büyüktür.

    Çam ormanlarımızı koruyan böcek
    Çamkese böceği (Thaumetopoea pityocampa) ülkemizde başta kızılçam olmak üzere çam ormanlarının en önemli zararlısıdır. Çamkese böceği, lârvalarını beslemek için iğne yapraklı ağaçları tercih eder. Bu böcekler besine en çok nisan-mayıs aylarında (son lârva döneminde) ihtiyaç duymaktadır. Bu dönemde lârvalar, çam ağacındaki bütün yaprakları tüketir, neticede ağaçlar âdeta yanmış gibi bir hâl alır. Çamkese böceğine karşı yapılan mekanik ve kimyevî mücadele de başarı sağlanamadığından günümüzde biyolojik mücadele uygulamalarına geçilmiştir. Çamkese böceğine karşı biyolojik mücadelede Calosoma sycophanta adı verilen bir böcek türü kullanılır. Kışı toprak içerisinde geçiren Calosoma erginleri, çamkese böceğinin 4 ve 5. lârva dönemlerinde topraktan çıkarak mart ve nisan aylarında (30-40 gün civarında) ormanlarda aktif olurlar.
    Ormandan mart başında lâboratuvara getirilen Calosoma erginleri, içinde toprak bulunan yetiştirme kaplarında çiftleştirilir. Nemli toprağa bırakılan yumurtalardan 4-6 gün sonra çıkan lârvalar yetiştirme kaplarına alınır. Gelişmiş lârvalar yaklaşık 25 gün sonra mücadele yapılacak ormana bırakılır.
    Calosoma erginleri çamkese böceğinin canlı lârvalarıyla beslenir. Bu özellikleri biyolojik mücadele bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu böceklerin erginleri günde ortalama 10 adet çamkese böceği lârvasını parçalamakta, bunlardan 7’sini de yemektedir. Calosoma lârvaları ise ortalama iki günde bir adet çamkese böceği lârvası yemekte, birkaç adedini de parçalamaktadır. Bir ergin yılda ortalama 210-280 adet zararlı böceği tüketir. Calosoma, 3-4 yıllık ömrü boyunca 840-1120 civarında çamkese böceği lârvası tüketir.
    Ormana bırakılan Calosoma erginleri çoğalmak için lâboratuvar şartlarına ihtiyaç duymaz. İyi beslenen ve çiftleşen dişi erginler, nemli toprağa yumurtalarını bırakarak nesillerini orada devam ettirir.
    Biyolojik mücadele yapılmamış ormanlarda bir kesedeki çamkese böceği lârva sayısı ortalama 121 iken; biyolojik mücadele yapılan ormanlarda ise bir kesede ortalama 32 adet çamkese böceği tespit edilmiştir. Biyolojik mücadele Calosoma’nın kullanıldığı sahalarda keselerdeki tırtıl yoğunluğunda % 73 oranında azalma gözlenmiştir.
    Dünyamızda her varlığın ayrı bir vazifesi olduğu çok açıktır. İnsanlar tarafından zararlı olarak tarif edilen canlılara ekolojik denge açısından bakıldığında onların ne kadar lüzumlu olduğu görülür. Bu canlıların insana ve çevreye zarar vermesi ancak ekosistemdeki besin zinciri dengesinin bozulduğunda söz konusudur. Her şeyi sonsuz ilmiyle, hikmetli yaratan Yüce Kudret, insana zararı dokunan böceklerin kontrolünü tabiatta yarattığı bir başka canlıyla gerçekleştirerek, bizlere önemli tefekkür tabloları açmaktadır.

    Kaynak: sizinti.com.tr
     

Sayfayı Paylaş