1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Orta Asya Ekonomisi

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 22 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Orta Asya Ekonomisi​


    Orta Asya ekonomisinde sogdina ticareti başrol oynadı (hem iç hem de dış). Sogdian tüccarlarının uluslararası ticaretteki önemli rolü, 10. yüzyıla kadar varolmuş Tufan vahasındaki Sogdian kolonilerine bakılarak kanıtlanabilir. Bunun hakkındaki bilgileri Sogdian kolonicilerinin (4. yüzyıl) Semerkand ve Buhara’daki akrabalarına yazdıkları mektuplardan öğreniyoruz. Mektuplarında pazarlıklar; bakır, gümüş ve altın alımı ve malların fiyatları hakkında bilgi vermişler ve hatta sıkıntılı zamanlardan kaynaklanan zorluklardan şikayet etmişlerdir.

    İç ticaret hakkındaki bilgilere daha çok Çin kaynaklarında ve sonradan, Müslüman kaynaklarında yoğunlaşılmıştır. Bütün kaynaklar Sogdianların ticaretteki maharetlerinin çok iyi olduğu üzerine hemfikirdir. Hacı Syuan Tszan’a (629) göre nüfusun yarısı tarımla, diğer yarısı da ticaretle uğraşıyordu. Sogdina’nın ana kenti Semerkand, aynı zamanda oranın ticaret ve endüstri merkeziydi ve kervan yolu üzerinde geniş bir konak rolü üstlenmişti.

    Büyük miktardaki yabancı mallar, yerli sanat ürünlerinin yoğunluğu kadar burada toplanmıştı. Pakand, İshtihan ve Arbican en büyük ticaret şehirleri idi ve Tavavis ve Zandana endüstri ve ticaret yerleşimleriydi. Buhara, mücevherleriyle meşhurdu. Yerel efsaneye göre, Buhara her yıl Semerkand’a yerel el sanatları zanaatkarları tarafından yapılmış gümüş tavşan ve altın geyiği de içine alan bir vergi verirlerdi. Eski Orta Çağ Sogdinası’ndaki geniş para dönüşümüne benzer olarak, yazılı kaynaklardaki tanımlardan bilinen yerel pazarlar, yerel ticaretin göstergeleri idiler.

    7. yüzyılın ortalarında bakır (bronz) para üretimi Türk yöneticiler tarafından ayrılmış Orta Asya bölgelerinde serbest bırakıldı. 8. yüzyılın başlarında bu para yönetimi yerel ve sonradan Çin geleneklerinden etkilendiler. Ortası delikli döküm paralar, Türk unvanlarına dönüşmüş, Sogdian dilinde büyük kimseleri (Kağan, tutuk) ve nadiren isimleri içerirdi. Eski Türk paraları, Sogd, Çaç ve Fergana’nın ayrı prensliklerinde serbest bırakıldı ve dağıtım alanı ve miktarlarının sınırlı olmasına bakılarak sirkülasyonun yerel özelliklerini taşıdıkları öne sürülür. Türgiş Kağanlığı’nın ömründe Yedi Irmak Bölgesi’nde değişik türlerin serbest bırakıldığı Türgiş paralarının aksine, bu paraların sayısı önemsizdir.

    Türk Kağanlığı’na dahil olması sırasında Orta Asya’nın maddi kültürü, yerel yerleşik insanlar ve göçebe Türklerin ortaklıklarını yansıtır. Bu ortaklık, askeri tesisat, süs, değerli metalden yapılmış aletlerin yapısı vb. benzerlikler ve Orta Asya toplumunun askeri ve aristokratik çevresiyle bağlantılı konularında görülebilir. Araştırmacılara göre maddi kültürdeki bu ortaklık, Sogdian kentlerinin ve Türk Kağanların kazançlarındaki ortaklığa bağlıdır.

    Orta Asya’nın Türk Kağanlığı’na dahil olması çok önemlidir. Bu, Türk boylarının birleşmesini sağlamlaştırmış ve Orta Asya’daki Türkçe konuşan insanların bir kısmını oluşum temellerine oturtmuştur. Kağanlıkların güçlü askeri yapısı, Çin ve İran’ın Orta Asya insanlarına karşı olan saldırgan tavırlarına karşı durmuştur. Büyük devlet birlikleri oluşturmak, el sanatları ve ticaretin gelişimi için gerekli şartları olumlu yönde geliştirir.

    Orta Asya’da Türkler tarafından yönetilen Sogdian kolonicilerinin yerleşim yerlerini kurmak, steplerin uzak bölgelerindeki ekonomik hayatın canlanmasını sağlamıştır. Bu durum Kağanlıkların ekonomi ve kültürlerini etkilemiştir ki bunlar, küçük bir parçayı oluşturan yerleşik çiftçi Türklerin ve çiftçilik, el sanatları, ticaret ve devletin kültürel hayatında baskın olan Sogdian nüfusu, ve politikada önder durumda ve göçebe üretime dayanan göçebe Türk nüfusunun birleşimiyle nitelendirilirler.
     

Sayfayı Paylaş