Orta Çağ Hristiyan Felsefesi

dderya

kOkOşŞ
AdminE
Katılım
29 Tem 2013
Mesajlar
15,536
Beğeniler
8,001
Şehir
izmir :)
#1
Orta Çağ Hristiyan Felsefesi



Bu dönemde felsefe antik çağın araçlarıyla dini bir dünya görüşünü oluşturma yoluna girmiştir. Oluşturulan dinsel tasarımlı dünya görüşünün çıkış noktasını da Hristiyanlık dini oluşturur. O döneme kadar Yeni Platonculuğun etkisiyle çok tanrıcı yapıda olan antik çağ kültürleri, Hristiyanlık ile birlikte monoteist yapıyla tanışmışlar ve bu dinin etkisi altına girmişlerdir. Geniş bir coğrafyaya yayılan Hristiyanlık felsefesi iki döneme ayrılır. Patrik ve skolastik feslese.


1)PATRİSTİK FELSEFE


Hristiyan inancına bir öğretici nitelik kazandırma yolundaki çaba ve denemelerden oluşur. Bu felsefeye kilise babalarını felsefesi de denir. Kilise babaları hristiyan öğretisinin temellerini kurmaya çalışmış olan bilginler ve aynı zamanda da ilk büyük öğretmenlerdir. Bu öğretmenlerden ve patristik felsefenin en önemli düşünürlerinden biri Augustinus’tur.

AUGUSTİNUS (354-430)


Patristik felsefe, hristiyan dininin öğretisini oluşturma amacı taşıyordu. Bu amacı ve hristiyan inancını felsefi bir sistem içine yerleştiren, öğretiye bütünlük kazandıran isim Augustinus’tur. Onun aynı zamanda hristiyan dogmasını da kurduğunu söyleyebiliriz.

’anlayabilmek için inanıyorum.’’ Sözüyle felsefeyi dine uyarlamış olan Augustinus’a göre aklın görevi; inanç yoluyla bilinen şeylerin açıklanması ve aydınlığa kavuşturulması şeklinde özetlenebilir.

Bunların yanında Augustinus’u aynı zamanda tarih felsefesinin de kurucusu sayabiliriz. O’na göre antik felsefede tarih, dönüp dolaşıp başlangıç noktasına geri dönen; boyuna tekrarlanan çevrimli bir süreç olarak kendini tekrar eder. Oysa tarih bir defa olan ve bir daha tekrarlanmayacak olan olaylardan kurulu bir süreçtir.


2)SKOLASTİK FELSEFE

Patristik felsefe hristiyan inancına öğreti niteliği kazandırmayı hedeflerken, skolastik felsefe de bu öğretiyi temellendirme ve sistematik hale getirme uğraşına girmiştir. Bu çerçevede skolastiğin myöntem bakımından yapmak istediği, aklı vahiy doğrularıyla birleştirip inanç konularını anlaşılabilir kılmaktır.

Öyleyse denilebilir ki Skolastik felsefenin yaptığı ya temellendirmek, ya da çürütmektir; yeni bir şey bulmak değil. Bu nedenden ötürüdür ki skolastik felsefe kendine Aristoteles mantığını rehber edinmiştir.

Skolastik felsefe olgulardan yola çıkan, onları sistemleştiren bir felsefe olduğundan dolayı Latince schola(okul) sözcüğüyle bağlantılı olarak kendisine ‘’okul felsefesi’’ denilmektedir. Çünkü skolastik felsefe öğretmek ve öğrenmek için işlenmiş, sistemleştirilmiş bir teolojidir. Patristik ve skolastik karşılaştırması yapılacak olursa karşımıza şu unsurlar çıkar:

-patristik felsefe, Platonizmin etkisinde gelişirken

-skolastik felsefe Aristoteles felsefesine yönelir.

-platonizm’de dini bir tutum ağırlığını hissettirirken, Aristoculukta bilgiye yönelme karşımıza çıkar.


SKOLASTİK FELSEFENİN ÖNEMLİ DÜŞÜNÜRLERİ


ANSELMUS(1033-1109)


Anselmus, felsefesinde Augustinus’un izinde yürümüştür. AUGUSTİNUS’UN ‘’Anlamak için inanıyorum’’ önermesine açık bir anlam kazandırıp inancı akıl ile temellendirmiştir.

Anselmus’a göre bilgi doğru yargılarla kurulup gerçekleşebilir. Bir yargının doğruluğu var olana uygunluğu ile anlaşılabilir. Bu da mutlak varlıktır. Mutlak varlık olmalı ki var olan şeyler ona katılıp ondan pay alabilsinler. Anselmus’a göre bu mutlak varlık da tanrıdır.


AQUİNO’LU THOMAS(1225-1274)


Aquinolu Thomas’ın öğretisi yalnız skolastiğin değil; bugün de Katolik kilisesinin resmi felsefesidir. Ona göre kilisenin kuralları ile Aristo’nun düşünceleri temelde ve içerik yönünden birbirine uygundur. Ancak yine de iman ile felsefe arasında bir fark vardır. O fark şu şekilde özetlenebilir: dinde ancak iman ile kavranabilecek, akılla aydınlatılmaya olanak olmayan noktalar vardır. Thomas bu durumu bir benzetmeyle bize açıklar: ‘’imanı, bir tapınak olarak düşürsek; bilim ve felsefe bu tapınağın asıl içini değil, ancak girişini aydınlatabilir.’’

Aquinolu Thomas bilgi konusunda Aristo’nun düşüncesini savunur. Bu; bilginin deneyden kaynaklandığı düşüncesidir. Thomas’a göre bilgimizin hareket noktasını oluşturan ‘algı’ eşyadan birtakım hayallerin gelip ruhumuza girmesi sonucunda oluşur.

Eşyadan gelen algı hayalleri, akıl tarafından kavramlar haline getirilir. Yine Thomas, Aristo’nun yaptığı gibi dış dünyadaki objelerde iki taraf olduğunu savunur: madde ve biçim.

Thomas’ın ölümünü izleyen yüzyıl içerisinde skolastik düşünce dağılmaya başlamıştır. Bu durum skolastiğin son döneminin başlangıcı olarak kabul edilebilir.


Sonuç olarak skolastiği bölümler halinde özetlemek gerekirse:

- dinin temellerinin akıl ile açıklanmaya çalışıldığı ilk dönem.

- din ve felsefenin kısmen birbirinden ayrıldığı ikinci dönem.

- son olarak da, iman ile bilim arasındaki karşıtlığın fazlalaştığı ve bilimin alanını daralıp inanca daha geniş bir alanın ayrıldığı dönem. Skolastiğin bu son dönemi; aynı zamanda dogmaların akıl ile kanıtlanabileceği düşüncesini tamamıyla reddetmiş ve bilginin konusu olarak ‘doğa’yı incelemiştir. Bu sebeple de bilgi alanında tantı konusu ele alınmamıştır.

Ortacağ sonlarında gelişen skolastiğin tümeller sorunu vardır. Tümeller terimi orta çağın en büyük felsefi kavgasına ve skolastiğin temellerinin sarsılmasına neden olmuştur.tümeller sorununu ele alan 3 felsefi akım ortaya çıkmıştır.

1-platon , ideaların nesnelerin özleri olduğunu, onlardan önce var olduğunu ve onların dışında olduğunu savunutordu. Orta çağ d aplatpnun bu görüşünü sürdüren ve ideaların gerçek varlıklar olduğunu savunan realistler bulunmaktadır. Patristik felsefenin düşünürlerinden St. Augustinus bu görüşü savunmuştur.

2- platon’un bu görüşüne karşı çıkanlar ise nominalistler(adcılar) olarak adlandırılır. Bunlar ideaların gerçek olmadığını, birer addan ibaret olduğunu ileri sürerler.bu akımın geliştiricisi Ocamlı William’dır.

3-bu iki akım arasındaki kavgayı konseptüalist(kavramcı) anlayışıyla uzalaştırmaya çalışan Petrus Abaelardus’tur. Ona göre tümeller, ne platon’da olduğu gibi nesneden ayrı bir gerçek, ne de nesneden önce ve sonradırlar. Tümeller nesnenin kendisindedir.

Kültür yayıncılık felsefe kitabından..


Orta çağ felsefesi
Ortaçağ hristiyan felsefesi nedir
Ortaçağ hristiyan felsefesinin akımları nelerdir
Ortaçağ hristiyan felsefesinin düşünürleri kimlerdir
Ortaçağ hristiyan felsefesi hakkında bilgiler
Katolik kilisesinin savunduğu felsefi düşünce kime aittir
Felsefede orta çağ
Ortaçağ felsefesi konusu
ortaçağda hristiyan din öğretisi ve felsefesi
Skolastik düşüncenin ayrıntısı
Skolastik düşüncede etkili olan şeyler nelerdir
Patristik felsefe nedir
Patristik felsefe ve skolastik felsefe birbirine zıt mıdır
Patristik felsefe ve skolastik felsefe arasındaki farklar ve benzerlikler nelerdir
tümeller sorununun açıklaması
 
Son düzenleme:

dderya

kOkOşŞ
AdminE
Katılım
29 Tem 2013
Mesajlar
15,536
Beğeniler
8,001
Şehir
izmir :)
#2

illustrations from a book produced in the 1300s


middle age clothing


Violence in the Middle Ages


End of the Crusades


Jewish money-lenders in medieval France

 

Benzer konular

Top