1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Orta Çağda Ekonomik Düşünce

Konusu 'Ekonomi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 19 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    ORTA ÇAĞDA EKONOMİK DÜŞÜNCE
    Ortaçağ genellikle eski uygarlıkların yeni çağlara yansımasını geciktiren bir engel olarak nitelendirilir. Roma'dan sonra ekonomik düşüncenin izine rastlayabilmek için on asır beklemek gerekmiştir. Gerçekten XII, XIII ve XIV. yüzyıllardan itibaren ekonomik düşüncenin ilgi çekici gelişmesine tanık olunmaktadır. Bu iki şekilde yürür. İlk çağların mirası yeniden ele alınır. Ayrıca ekonomik sorunlara Hıristiyanlık idealinin uygulanmasına başlanır. Bu duruma göre iktisadî etkinliği yerine oturtmak ve yargılamak için bir senteze başlanacaktır. Bu amaçla eski Yunan'dan ve Roma'dan alınan fikirler Hıristiyanlık görüşü ile bağdaştırılmaya çalışılacaktır. Bu dönemde, kilise papazlarından Saint Thomas d'Aquin ve Nicole Oresme önemli bir rol oynamışlardır.
    Kilise papazlarının düşüncelerine egemen olan ana fikir, karşılıklı bedeller (ivazlar) arasında eşitliğe dayanan adalet ilkesidir. Bu ilkeye göre, değişimde (mübadele) verilen şeylerle alınan şeyler arasında eşitlik sağlanmalıdır. Taraflardan her biri aldığının tam karşılığını, yani aldığı kadar bir şeyi vermeli ve verdiğinin karşılığını almalıdır.
    Adil fiyat fikri de bu ilkeye dayanır. Gerçekte ivaz, adaleti gerektirir. Ticari mallar, ya üretici tarafından katlanılan zahmeti karşılayacak bir değer ya da carî takdire dayanan gerçek bir değer üzerinden satılmalıdır.
    Aynı ilkeye göre adil ücret, çalışanın, yani emeğini veren işçinin kendisinin ve ailesinin uygun olarak geçindirmeye elverişli bir ücret alması demektir. Çalışma koşulları insanî olmalıdır.
    Aristo'nun etkisiyle faize iyi gözle bakılmamıştır. Aquinas faizi, zaman karşılığı ödenen para olduğu, oysa zaman Tanrı tarafından bütün insanlara verilmiş bulunduğu için, tamamen reddeder (skolastik kanıtlama yöntemi) ancak, ekonomik gelişme, sermaye gereksinmesinin artması sonucunu verdiğinden, yine aynı din adamları faiz ödenmesini haklı gösteren nedenler bulmakta güçlük çekmemişlerdir. Sermayesini veren kimsenin bu yüzden uğradığı kayıp karşılanmalıdır. Sermayesini bırakmasından dolayı bir şey kazanamamıştır. Ödünç vermekle bir riske girmiştir. Faiz bunları karşılamalıdır, vs...

    LİBERAL ÖĞRETİNİN OLUMLANIŞI
    Yukarıda düşüncelerini özetlediğimiz ortaçağ filozoflarının hiç biri, ekonomik sorunların sistemli bir incelemesini yapmış, tutarlı çözümlemeler ve geniş kapsamlı düşünce yapıtları ortaya koyabilmiş değillerdir.
    Liberal Öğretinin olumlamşım, XVII. ve XVIII. yüzyıllarda biri Merkantilistler, diğeri Fizyokratlar adı verilen iki grup düşünürün düşüncelerine bağlayanlar çoğunluktadır.
    Liberal öğretinin olumlaşması ve gelişmesi üzerinde olumlu etkisi olan yukarıdaki düşünce akımlarını çok özlü bir biçimde açıklamaya çalışacağız.
     

Sayfayı Paylaş