Osman Tekerci-Şiirler

Katılım
20 Mrt 2010
Mesajlar
4
Beğeniler
2
#1
ANLAMADIN SEVDİĞİM

Çok yalvardım, bir kerecik gül diye
Bu ne böyle gözlerinde sel diye
Mendil verdim gözlerini sil diye
Anlamadın, anlamadın sevdiğim.

El eyledim durma bana gel diye
Gönül verdim gel gönlümü al diye
Dostluk için ekmeğimi böl diye
Anlamadın, anlamadın sevdiğim.

El sürmedim saçlarına tel diye
Ya gönle gir ya bir gönül al diye
Söz gümüşse sükût altın bil diye
Anlamadın, anlamadın sevdiğim.

Bir kez olsun demedim ben el diye
Seni sevdim, seni saydım kul diye
Zehir içtim, senin için bal diye
Anlamadın, anlamadın sevdiğim.

OSMAN TEKERCİ Edebiyat Öğretmeni
 
Katılım
20 Mrt 2010
Mesajlar
4
Beğeniler
2
#2
GÖZLERİN SÜRMELİ

Uzak durma hallerimi sor benim
İnsafa gel yaralarım sar benim
Hayalimi, düşlerimi yor benim
Gözlerin sürmeli, sürmeli güzel.

Ne dedimse nazlım bana gelmedi
Benim için iki gonca yolmadı
Bir kez olsun şu gönlümü almadı
Gözlerin sürmeli, sürmeli güzel.

Yâr saçların bölük bölük örülmüş
Gönül gurbet geze geze yorulmuş
Sevdiceğim bulanmış da durulmuş
Gözlerin sürmeli, sürmeli güzel.

Yâr aklıma gelir, gönlüm üzülür
Gözlerimden kanlı yaşlar süzülür
Ne yaptım ki nazlım ele yazılır
Gözlerin sürmeli, sürmeli güzel.

Osman TEKERCİ - Edebiyat Öğretmeni
BURDUR/BUCAK

BİZİM YAYLAYA

Bir güzelin hasretine yanarım
Görmeyince ta gönülden anarım
Gönderirsen bir selama kanarım
Kalk gidek sevdiğim bizim yaylaya
Yayla seni gözler; yol, bekler seni.

Nazlı dilber saçlarını örünür
Elvan elvan kokuları sürünür
Gönül sever amma kime yaranır
Kalk gidek sevdiğim bizim yaylaya
Yayla seni gözler; yol bekler seni.

Yaylamızda lâle, sümbül barışır
Çiçekleri güzellikte yarışır
Kokuları birbirine karışır
Kalk gidek sevdiğim bizim yaylaya
Yayla seni gözler; yol, bekler seni.

Kaşların karadır, elâ gözlüsün
Şirindir dillerin, açık sözlüsün
Nârinsin, dilbersin çok da nazlısın
Kalk gidek sevdiğim bizim yaylaya
Yayla seni gözler;yol, bekler seni.

Kınalı kekliksin, ürker kaçarsın
Bir goncasın, bahar gelir açarsın
Sürmeli turnasın, yüksek uçarsın
Kalk gidek sevdiğim bizim yaylaya
Yayla seni gözler; yol, bekler seni.

Osman TEKERCİ - Edebiyat Öğretmeni
BURDUR/BUCAK

MAVİŞ GÖZLERİN

Gözlerim alıyor benli yüzlerin
Gönlümü yakıyor acı sözlerin
Gözlerim çalıyor mavi gözlerin
Can katar canıma, maviş gözlerin.

Aklım ermez yalan dünya işine
Beklemem, koşarım senin peşine
Her gece girersin benim düşüme
Can katar canıma, maviş gözlerin.

Şal olsam bağlansam ince beline
Bal olsam sürülsem tatlı diline
Su olsam damlasam allı gülüne
Can katar canıma, maviş gözlerin.

Yaylalar süsleyen sümbül gibisin
Gönüller dağlayan bülbül gibisin
Gözümde solmayan bir gül gibisin
Can katar canıma, maviş gözlerin.

Yol olsam sevdiğim geçtiğin yere
Devâsı bulunmaz, gönlümde yara
Ara, bul sen beni düşünce dara
Can katar canıma, maviş gözlerin.

Osman TEKERCİ - Edebiyat Öğretmeni
BURDUR/BUCAK

SÖZÜMÜZ VAR

Tepemizde bulut var
Yüreklerde umut var
Dünü dünden geçmeye
Sözümüz var bizlerin.

Biriz, birken var olduk
Bu vatana yâr olduk
Bölenlere düşmanız
Sözümüz var bizlerin.

Yalan dolan anlamam
Plan milan dinlemem
Bayrağa sarılmaya
Sözümüz var bizlerin.

Doğusuyla batısı
Hem temeli, çatısı
Ay Yıldızın gölgesi
Sözümüz var bizlerin.

Atatürk’ün izinde
Halk sadıktır sözünde
Demokrasi özünde
Sözümüz var bizlerin.

Osman TEKERCİ - Edebiyat Öğretmeni
BURDUR/BUCAK

DOSTA GİDEN YOL

Erenlerin ışığıyla
Sofraların kaşığıyla
Cümle islâm beşiğiyle
Dosta giden yolun olsun

Azim eden dağlar aşar
Ham olan dergâhta pişer
Sapıtanlar menzil şaşar
Dosta giden yolun olsun.

Yol verir derviş erene
Devâ bulur dert derene
Şükür eyle can verene
Dosta giden yolun olsun.

İlim eyle Hak’tan yana
Zeval gelmesin ey cana
Ol saflarda can yan yana
Dosta giden yolun olsun.

Dostluğu dâim kılalım
Düşmansa da dost bilelim
Kullar ile dost olalım
Dosta giden yolun olsun.

Hakk’ı hak bil Hakk’a yönel
Çevirme hiç, tut sen bir el
Kalmaz aşılmayan engel
Dosta giden yolun olsun.

Osman TEKERCİ - Edebiyat Öğretmeni
BURDUR/BUCAK

HIZLI KERVAN

Gün ışığı görmeden yatan garip hastalar
Sabahı görmesem der, çeken garip hastalar.
Sabahın ilk ışığı yükselir gökyüzünde
Herkeste bir hüzün var hissedilir yüzünde.
Yarın sıra bende mi! Çıkar bir sonsuzluğa
Dudaklarda usulca, hep temenni hep dua.
Herkeste aynı duygu gözler biraz büzüşük
Ne ses çıkar ne sedâ, yüzler hafif kırışık.
Akılları hiç sorma, onlar karma karışık.
Dünkü canın canânın Hâlık’ıyla barışık
Gider bilmem nereye biraz hızlı bu kervan
O sessizlik içinde hallerimiz el aman.
Taş üstünde uzanır boylu boyunca yatan
Ya bizden birisidir ya bir gönülden kopan
Dokuz tekbir bir selam işte hayatın sonu
Bir telaşın son günü bu kadardır vesselam.
Ellerde iki kürek atarsın toprak toprak
Vazifen bitti senin onu hocaya bırak
Hem ayak, başucunda iki tahta, iki bez
Hayat ne çabuk geçti,gün görmeden çabuk, tez.
Dönüş başlar, bir gayret herkeste bir teselli
Burda böyledir hayat, sıra bizde besbelli.
Erken olsun kim ister,diller biraz açılır
Herkeste bir suskun hal,orda hüzün saçılır.
O gelişteydi dersin, hepsi birdir, bir olur
Nefes alan tez döner, o mekan sana kalır.

Osman TEKERCİ - Edebiyat Öğretmeni
BURDUR/BUCAK

BİR GÜN

Haykırırsın hiç duymazlar sesini
Çıkar için çevirirler fesini
Şifa niyetine zehir tasını
İçirir içirir azarlar bir gün.

Onun aşkı deryalara daldırır
Pir düşürür, düşmüş diye kaldırır
Gıtmır olur, etek, bacak saldırır
Şarap diye diye süzerler bir gün.

Semaha çıkarsın eller havada
Göçer gider, kimse kalmaz yuvada
Tülbent, şal bağlanır küçük arada
Çift başlı kılıçla çözerler bir gün.

Dilek asar sakız ağaç dalına
Yalan yanlış bakar senin falına
Sen sahip ol hem diline, beline
Kütükten adını çizerler bir gün.

Ne kadar doğruyu söylesen bile
Adın İblis diye yazarlar bir gün
Muhammed kabrine yüz sürsen bile
Nesim diye diye yüzerler bir gün.

Şu dünyada doğruların yeri yok
Dost bilirsin, omzunda kiri çok
Sen sofu sanırsın; sırrı, pîri yok
Ölmeden mezarın kazarlar bir gün.

Osman TEKERCİ - Edebiyat Öğretmeni
BURDUR/BUCAK

GÜZELİM

Bu vatanı, vatan diye severim
Uzak, yakınına canım veririm
Ravza-yı Şerife yönüm dönerim
Dilden dile türküsünü söylerim
Ufka bakar bakar gönül eylerim
Reyhanına, göllerine meftunum.

Uzağında, yakınında sipsisi
Yanık yanık gelir incecik sesi
Âşıkları döker gözün incisi
Nebze nebze düşer karı, kırcısı
Alaylıdır düğünlerin sazcısı
Nergisine, sümbülüne meftunum.

Güneyinde, kuzeyinde kar olur
Üzerinde titremezsek zor olur
Zeybeğinde, efesinde ter olur
El ele verelim yoksa zor olur
Leylağına, güllerine meftunum.

Osman TEKERCİ - Edebiyat Öğretmeni
BURDUR/BUCAK

RUBAİLER

Gözlerin gözüme dolacak gibi
Goncalar dalında solacak gibi
Kabul olmaz duam, gönül neylesin
Gazabım âhirde sürecek gibi.
*
Ellerimle diktim gülleri sana
Goncasını derdim, solmadan götür.
Dertlerin, dermanım geliyor bana
Son nefes vermeden al beni götür.
*
Ben bilirim onun derdi Gül derdi
Bana söyler ”Ben ağlayım gül derdi”
Her çiçeği koklamayı sevmez o
Onun için has bahçeden gül derdi.
*
Sevdalıya sevdasını katanı
Yükümüze omuz verip tutanı
Gönüllere altın harfle yazmalı
Gönlümüzde gönülleri atanı.
*
Dosta gönül vermez isen
Varın, yoğun sermez isen
Yaşamanın anlamı yok
Bir gönüle girmez isen.
*
DÜNYA YALAN ÖLÜM GERÇEK
GÜN GELECEK TEN GİDECEK
AÇTIRMIŞSAN BİR TEK ÇİÇEK
KOKUSUNDA VAR OLURSUN.

Osman TEKERCİ - Edebiyat Öğretmeni
BURDUR/BUCAK
 

ZeyNoO

٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠
V.I.P
Katılım
5 Ags 2008
Mesajlar
61,526
Beğeniler
6,240
Takım
GALATASARAY
#7
Kaleminiz daim olsun
Şiirleriniz çok güzel hocam devamını bekliyoruz
 

Benzer konular

Top