1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Osmanlı Cellatları Ile Ilgili Bilgiler:

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve kAşİf tarafından 5 Aralık 2015 başlatılmıştır.

  1. kAşİf
    Cesur

    kAşİf Düşünmek lazım.. Moderatör

    Katılım:
    15 Eylül 2014
    Mesajlar:
    4.495
    Beğenileri:
    6.750
    Ödül Puanları:
    9.080
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    kaşif
    Banka:
    2.463 ÇTL
    * Cellatlar ayrı yerlere defnedilirmis

    Her toplumda cellatlar korkulan hatta kimilerince lanetlenen kisiler olmuslardir. Öyle ki Osmanli doneminde cellatlar sadece yasarken degil, oldukten sonra bile toplum tarafindan dislanmis ve mezarlari bile ayri tutulmus.

    * Mezar taslarında yazı yok

    Eyup Mezarligi'ndaki, Pierre Loti kahvesinin cevresinde yer alan ve baslarinda dikdortgen taslar bulunan bu mezarlik dunyada tek cellat mezarligi olma ozelligini tasiyormus.

    Fakat;

    Yuzlerce cellatin mezarinin bulundugu bu mezarlar zamanla yok olmus. Gunumuze sadece sekiz dokuz tanesi kalmis durumda. Cellat mezarlarının yerinde simdi apartmanlar ya da başka insanların mezarları yer alıyor.

    * Bölge halkı mezarlarla iç içe

    Eyup Mezarligi ile ic ice girmis mahallelerde oturanlar icin, olulerle komsu olmak gayet normal ve alisilmis bir durum. Çocuklar bile korkmadan mezarlarin arasinda oyunlar oynuyor. Bazi yollar ada ada yer alan mezarlarin adasinda geciyor.


    * Mahalleli bile cellat mezarligini bilmiyor

    Mahalleli bu duruma alismis olsa da, yasadiklari yerde cellat mezarlarinin oldugunu bilmiyorlar. Ögrendiklerinde biraz korkuyor, çokca da şaşırıyorlar.

    * Sarayda cellatlar her zaman hazir bulunurdu

    Osmanlı'da adam asmak, boğmak ve kelle kesmek, bir ceza şekliydi ve bunun için de sarayda her zaman cellatlar bulundurulurdu.

    * İnfazlar nerelerde yapılırdı?

    Sarayda verilen olum cezalari, Topkapi Sarayi bahcesinde bulunan bir cesmenin onunde infaz edilirdi, cellatlar infazdan sonra kanli baltalarini ve ellerini burada yikarlardi, bu cesmenin saginda ve solunda kesilmis kafalarin teshir edildigi kelle taslari vardi bu taslara ibret taslari da denirdi.


    * Infaz cesmesi

    Bu cesmenin bir adi da cellat cesmesi veya siyaset cesmesi idi, cellatlarin kaldigi yer ise cesmenin bulundugu duvarin arakasindaydi.

    Bu cesme halen Topkapi Sarayi'nin on bahcesinde bulunmakta, her gun onunden ne oldugunu bilmeden yuzlerce kisi gecmektedir.


    * Yedikule Zindanlari

    Infazlar bazen de Yedikule Zindanlari'nda yapilirdi. (Bu zindanlar ziyarete aciktir idamlarin ve iskencelerin yapildigi yerler gezilebilir.)

    Infaz sekilleri, yani oldurme sekilleri, kisinin konumu, mevkii, rutbesine ve isledigi suca gore degisirdi.

    Osmanli sultanlari ve sehzadelerinin kani dokulmez, yay kirisi, ip ve kementle bogularak oldurulurlerdi.

    Bu öldürme şekli Türklerin Müslüman olmadan önceki dinleri olan Şamanizm'den geliyordu.

    * Kelleler padişaha sunulurdu

    İnfaz edilecek halktan biri ise, kelle kesme sekli uygulanırdı. İstanbul dışında, imparatorluğun uzak vilayetlerinde idam edilen devlet adamlarının öldürüldüklerini ispat etmek için, kesilen başları meşin bir kırbaya (torba) konur, torba balla doldurulur, İstanbul'a getirilir, gümüş bir tepsinin içinde padişaha sunulur, beden ise öldürüldüğü yere gömülürdü.

    İki yerde mezarı olan devlet adamları

    Bu nedenle, başı başka yerde, bedeni başka yerde gömülü iki mezarı olan devlet adamları, sadrazamlar çoktur.
    Bunlardan en meşhuru Viyana kuşatmasındaki başarısızlığı ile başı kesilen ve bir bal torbası içinde İstanbul'daki sultana gönderilen ve sonrada denize atılan Merzifonlu Kara Mustafa Pasa idi.


    * Kesilen baslar halka sergilenirdi

    Bu kesilen baslar bazende Topkapı Sarayı'nın ilk giriş kapısına asılır halka gösterilirdi. Bu kapı sarayın en dıştaki ilk kapısıdır, kesik basların konulduğu oyuklar halen durmaktadır. Kafalar üç gün kalırdı burada, bazen yüzlerce kafa olurdu.



    * Gayrimüslimlerin infazı

    Cellatlar, Musluman olan kisilerin infazdan sonra baslarini, cesedi sirt ustu yatirarak koltugunun altina , Musluman olmayanlari ise yuzu koyun yatirarak, baslarini kiclarinin uzerine koyardi.


    * Öldurulenin uzerinden ne cikarsa celladin!

    Öldurulen kisinin cesedi ve uzerindeki kiymetli esya, para ve giyecekleri cellatin mali sayilirdi. Cellat cesedi isterse atar, isterse olunun sahiplerine mevki, rutbe ve konumuna gore parayla satardi.


    * Dilsiz ve sagir olurlardi

    Osmanlida cellatlar dilsiz ve sagir olurlardi, bu is icin secilen kisilerin dilleri kesilirdi. Osmanli tarihinde en hazin bogarak oldurme olayi 28 Ocak 1595 te cereyen etmistir.


    * Padisahlar kardeslerini infaz ettirirdi

    Fatih Sultan Mehmet'in imparatorlugun devamliligini saglamak amaciyla cikardigi, “Nizami Alem” fermani geregince, fermanin metni soyledir:

    - Her kimseye evladımdan saltanat müyesser ola (nasip ola) karındaşlarını nizami alem için katletmek münasiptir.
     
    bivatandaş bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş