1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"BENİM DÜNYAM" konulu resim yarışması başladı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de bu yarışmaya katılıma davet ediyoruz...

Osmanlı Ekonomisi

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve dderya tarafından 3 Şubat 2014 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Psikodeli

    dderya kOkOşŞ AdminE

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.801
    Beğenileri:
    7.803
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    160 ÇTL
    a. İnsan
    Osmanlı topraklarında yaşayan tüm halka reaya denilmekteydi.
    • Bu insanlar, yaptıkları işlerin özelliğine göre şehir, kasaba veya köylerde yaşamaktaydılar.
    • Reaya, kendilerine imkan sağlayan devlete de vergilerini vermekteydiler.
    • Osmanlı Devleti'nde insanların ekonomik gücü, nüfusa bağlı olarak artmıştır.
    • Tam anlamıyla bir nüfus sayımı yapılmasa da nüfusunun özellikleri hakkında bilgiler vermektedir.
    • Tahrir defterlerine, ülke toprakları ve üzerinde yaşayan insanlar kaydedilirdi.
    • Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında Anadolu'nun nüfusu azdı. Bunun sebebi; kıtlık, salgın hastalıklar ve savaşlardı.
    • Osmanlı Devleti güç kazandıkça nüfus arttı. Bunun sebebi; ekonomik durumu iyileşmesi ve güvenli bir ortamın oluşmasıdır.
    b. Toprak
    • Osmanlı ekonomisinin temel kaynağı topraktır.
    • Ekilebilen tüm topraklar, devletin malıydı.
    • Reaya, bu toprakları kullanma hakkına sahipti.
    • Devlet malı olan topraklara miri arazi denirdi.
    • Devlet, herkese ailesinin ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde toprak verirdi. Tımar sistemi içinde köylüye dağıtılan bu topraklara çift denirdi.
    • Bu toprakların kullanma hakkı çifçinindi. ÖIümünden sonra bu toprakların kullanım hakkı, çiftçinin çocuklarına miras kalırdı.
    • Bu uygulama ile toprak sahibi zengin bir sınıf ortaya çıkmamıştır.
    c. Üretim
    -Tarım
    •Osmanlı Devleti'nde en önemli gelir kaynağı tarımdı.
    • Devlet tarafından kendisine toprak verilen köylü, tarımla uğraşır, geçimini sağlardı.
    • Köylü bu toprağı; satamaz, vakfedemez, devredemezdi.
    Köylünün devlete karşı sorumlulukları vardı:
    • Toprağı habersiz terk etmemek,
    • Sebepsiz olarak tograğı üç yıl üst üste ekmeden bırakmamak,
    • Ürettiği ürünün vergisini sipahiye ödemek
    Buna karşılık devletin vatandaşa karşı görevi de;
    • Halkın huzur ve güvenini sağlamaktı.
    • Devlet, sağladığı imkanlar karşılığında tımar sahibinden; asker yetiştirmesini, köylüden de üretim yapmasını beklerdi.
    -Hayvancılık
    • Osmanlı Devleti'nde ekonominin en önemli unsurlarından biri de hayvancılıktı.
    • Hayvancılıktan; ulaşım, taşımacılık, et, süt, yün, dokumacılık alanlarında faydalanılmaktadır.
    • Balıkçılık ve arıcılık da gelişmiştir.
    • Hayvancılıkla uğraşanlar göçebelerdi (konargöçer/yörük).
    • Hayvancılıkla uğraşanlardan agnam vergisi alınırdı.
    • Hayvancılığın yaygın olduğu iller; Bursa, Balıkesir, Manisa ve Aydın'dı.
    • Hayvancılık, her dönem devlet tarafından desteklenmiştir.
    • Devlet desteği sayesinde; Bursa'da ipek, Selanik'te çuha, Bulgaristan'da aba, Ankara'da tiftik yaygın olarak üretildi.
    -Ticaret
    İç Ticaret
    • Osmanlı Devleti'nin kurulduğu topraklar; Doğudan batıya uzanan ticaret yolları üzerinde bir merkez durumundaydı. Bu sebeple, ticaretin gelişmesine önem verildi.
    • Ticaret, devlet tarafından desteklendi. Ticaretten az vergi alındı.
    • Osmanlı topraklarında yabancı tuccarlar da ticaret yapabiliyordu.
    • Ticaret yolan üzerinde kervanların dinlenmesi için menziller kurulmuştu.
    • Ana yollar ve geçitler derbentçi denilen görevlilerin gözetimi altındaydı.
    • Şehirlere gelen mallar, bedesten, çarşı ve kapan hanlannda toplanır ve satışa sunulurdu.
    • İlk bedesten, Orhan Bey zamanında Bursa'da, ikincisi ise Mehmet Çelebi zamanında yine Bursa'da İpek Han adıyla yaptırıldı.
    • Kapan hanları, tek cins ticaret maddesinin toptan satışının veya dağıtımının yapldığı yerlerdir. Un kapanı, yağ
    kapanı gibi...
    • Esnaf, Ahiligin birer kolu olan lonca teşkilatlarına bağlıydılar. Her meslek grubunun ayrı bir loncası olurdu.
    • Loncaya kayıt olan üyeler, o loncanın denetimi ve koruması altında olurlardı.
    • Dükkan açma hakkına gedik denirdi. Gediğe sahip olmak için, çıraklık, kalfalık ve ustalık belgelerini almak gerekirdi.
    • Şehirlerde ayrıca belirli günlerde kurulan açık pazarlar da vardı. Bu pazarlar, satılan malın adıyla anılırdı. Odun pazarı, at pazarı gibi...
    • Çarşı ve pazarları fiyat ve kalite bakımından denetleyen görevliler; muhtesip ve eminlerdi.
    Dış Ticaret
    • Osmanlıların Anadolu'da egemenliğini genişletmesi, güvenliği sağlaması ve liman şehirlerini ele geçirmesi, 14. yüzyılın sonlarından itibaren dış ticaretin gelişmesini sağladı.
    • İran ve Hindistan'dan gelen tüccarların Bursa, Antalya ve Alanya'ya ulaşmaları sağlandı.
    • Ticaret yolları üzerine kervansaraylar yaptırıldı.
     
    ZeyNoO ve YoRuMSuZ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş