1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Osmanlı Eyaletleri

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 29 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Osmanlı İmparatorluğu'nun idari bölünüşü
    Osmanlı Devleti, çeşitli yönetim bölümlerine ayrılmıştır. Bu yönetim bölümleri devlet teşkilatının bir parçasıdır. Devletin topraklarının büyümesi ile kurulan eyalet sistemi, 1864 yılında Abdülmecit zamanında yerini vilayet sistemine bırakmıştır.

    Klasik Dönem
    Osmanlı Devleti ilk zamanlarda sancak denilen yönetim birimlerine ayrılmıştır. Sancaklar, sancak beyleri tarafından yönetilmiş, bazı sancakları ise okuma çağındaki şehzadeler yönetmiştir. I. Murad zamanında eyalet sistemine geçilmiştir. Eyalet veya beylerbeyliği denilen bu yönetim birimleri sancakların birleşiminden oluşmuştur. Yöneticileri beylerbeyi denilen kişilerdir. Balkan Yarımadası'ndaki fetihler devam ederken ele geçirilen toprakların idaresi için 1362 yılında merkezi Edirne olmak üzere I. Murad'ın emri ile ilk eyalet olan Rumeli Eyaleti kurulmuştur. Rumeli Eyaleti'nin ilk beylerbeyi de Lala Şahin Paşa'dır.Yıldırım Bayezid, 1393 yılında Rumeli'ye geçerken Timurtaş Paşa'yı Andolu Beylerbeyi olarak Ankara'da bırakması ile Anadolu Eyaleti kurulmuştur. 1413 tarihinde Rum Eyaleti kurulmuştur. Ardından birçok eyalet kurulmuştur. 1590 yılından sonra beylerbeylik kelimesi yerine eş anlamlısı olan eyalet kelimesi kullanılmıştır.

    Eyaletler kendi aralarında sâlyâneli (yıllıklı) ve sâlyânesiz (yıllıksız) olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Sâlyânesiz eyaletlerin ürünleri has, zeamet ve tımar olarak ayrılmıştı. Öşür ve resimleri, havas-ı hümayun ismiyle, hazineye, beylerbeyi ve sancakbeyi haslarına ve bir de zeamet ile tımara ait olmak üzere bölünmüştü. Sâlyâneli eyaletler has, zeamet ve tımara ayrılmayarak doğrudan doğruya devlet hazinesi tarafından mıntıkalar halinde her sene iltizama verilirdi. Bu eyaletlerin senelik hasılatından bir kısmı beylerbeyi, sancakbeyi, asker vs. maaşları için dağıtıldıktan sonra önceden belirlenmiş bir miktarı (sâlyâneyi) devlet hazinesine yollanırdı. Sâlyâneli eyaletler daha çok merkezden uzak Arap Müslümanların çoğunlukta oldukları eyaletlerdi. Bu tip eyaletlerde hükümet yeniçeri garnizonları bulundurur ve merkezden beylerbeyi, defterdar ve kadıları tayin ederdi.

    Eyaletler
    Adı Kuruluş yılı Merkezi Türü
    Anadolu Eyaleti 1393 Bursa, Ankara, Kütahya Sâlyânesiz eyalet
    Diyâr-ı Bekr Eyaleti 1515 Diyarbekir Sâlyânesiz eyalet
    Rumeli Eyaleti 1362 Edirne, Manastır, Sofya Sâlyânesiz eyalet

    Sâlyânesiz eyaletler
    Karaman Beylerbeyliği
    Rum Beylerbeyliği (Rumiyye-i Sugra)
    Trabzon Beylerbeyliği
    Dülkadir (Zûlkâdiriyye) Beylerbeyliği
    Cezayir Beylerbeyliği
    Kars Beylerbeyliği
    Erzurum Beylerbeyliği
    Cezair-i Bahr-i Sefîd Beylerbeyliği
    Bosna Beylerbeyliği
    Budin Beylerbeyliği
    Van Beylerbeyliği
    Kıbrıs Beylerbeyliği
    Tunus Beylerbeyliği
    Şehrizor Beylerbeyliği
    Çıldır Beylerbeyliği
    Kefe Beylerbeyliği
    Özü Beylerbeyliği

    Sâlyâneli eyaletler
    Mısır Beylerbeyliği
    Trablusşam Beylerbeyliği
    Halep Beylerbeyliği
    Bağdat Beylerbeyliği
    Basra Beylerbeyliği
    Musul Beylerbeyliği
    Trablusgarp Beylerbeyliği
    Hicaz Beylerbeyliği
    Yemen Beylerbeyliği
    Rakka Beylerbeyliği
    Habeşistan Beylerbeyligi
    Lahsa Beylerbeyliği
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Afrika'daki Osmanlı eyaletleri

    Cezayir-i Garp Eyaleti
    Habeş Eyaleti
    Mısır Eyaleti
    Trablusgarp Eyaleti​


    Cezayir-i Garp Eyaleti

    Cezayir Eyaleti veya Cezayir Beylerbeyliği, Osmanlı Devleti'nin Sâlyâneli eyaletlerindendir. 1517 yılında Ridaniye Savaşı ile bölge Osmanlı Devleti'ne katıldı. Tam olarak eyaletleşmesi 1535 senesinde Oruç Reis tarafından gerçekleştirilmiştir. 1830 yılında Fransa tarafından işgal edilmiştir. 1671 yılından itibaren seçilerek göreve getirilen Cezayir yöneticilerine dayı adı verilmektedir. 1671'den 1830 yılına kadar Cezayir'de toplam 28 Dayı hüküm sürmüştür.


    Habeş Eyaleti
    Habeş Eyaleti, Kızıldeniz kıyısındaki bir Osmanlı Devleti eyaleti. Eyalet, Afrika'daki Massawa, Hergigo, Sevakin ve onların iç bölgelerini kapsamıştır (bugünkü Eritre'nin bölgeleri). Ardından Zeila ve batı Somaliland eyalete katılmıştır. Eyalet bugünkü Eritre ve Cibuti'nin tamamıyla Somali ve Etiyopya'nın kuzey bölgelerini kapsıyordu.

    19. yüzyılda bugünkü Etiyopya'daki Harar şehri alınmış, yüzyılın sonuna doğru eyaletin yönetimi Mısır Hıdivlerine geçmiştir.

    Eyaletin adı, Etiyopya-Sami terimi olan Etiyop kelimesinin Arapça karşılığından (al-Ḥabašah, Bilād al-Ḥabašah) gelmektedir.




    Mısır Eyaleti
    Mısır Eyaleti veya Mısır Beylerbeyliği, 1517 yılında kurulan Osmanlı Devleti eyaletir. Eyalete bağlı olan İskenderiye ve Dimyat sancakları bahriye sancağıdır. 1798 yılında Fransa eyalete çıkarma yapmıştır. 1805 yılında vali olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa bağımsız olarak hareket etmeye başlamış ve Mısır Hidivliği'ni kurmuştur. Böylece Mısır Eyaleti ortadan kalkmıştır.




    Trablusgarp Eyaleti
    Trablusgarp Eyaleti veya Trablusgarp Beylerbeyliği, (Arapça:ايالة طرابلس الغرب) Osmanlı Devleti eyaletidir. Osmanlı Devleti'nde iki tane Trablus adını taşıyan idari bölge bulunmaktadır. Bunları birbirinden ayırmak için buradakine Trablus-ı Garb veya Mağrib Trablusu, Şam bölgesindekine Trablus-ı Şam veya Şam Trablusu denilmiştir.Trablusgarp 360 yıl, 1 ay, 20 gün Osmanlı egemenliğinde kalmıştır. Trablusgarp Eyaleti, sâlyâneli bir deniz eyaletidir. 17. yüzyılda ocaklık olmuştur

    Tarihçe
    İlk Valiler Dönemi


    1510 yılında Don Pedro Navarro tarafından İspanyolların eline geçen Trablusgarp, bir sömürgeyi idare etmekte zorlanan İspanya kralı II. Ferdinand tarafından, 1528 yılında Hastabakıcı Şövalyeler'e bırakılmıştır. Bingazi ise Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı Devleti yönetimine geçmiştir. Divân-ı Hümâyûn Enderûn Ağalarından Hadım Murad Ağa, Barbaros Hayreddin Paşa'nın düzenlediği Trablusgarp seferine katılmıştır. Bu savaşta başarısız olmuşlardır, fakat Trablusgarp'ın 17 kilometre doğusundaki Tacura şehrini fethetmişlerdir. Murad Ağa bu şehre Bey tayin edilmiş ve 19 yıl burada kalmıştır. Osmanlı Devleti'nde denizci olan Turgut Reis ise Venedikliler ile savaşmıştır. Ardından İstanbul'a çağırılmıştır. Padişah Kanuni Sultan Süleyman, Turgut Reis'e eğer Trablusgarp'ı fethedebilirse buranın yönetimini kendisine vereceğini söylemiştir. Turgut Reis'e sözünün garantisi olarak işlemeli bir kılıç ile bir Kur'an göndermiştir. Aslında Kanuni Sultan Süleyman, ilk olarak fetih emrini Sinan Paşa'ya vermiş fakat Sinan Paşa bu göreve layık olmadığını arz etmiştir. Trablusgarp, Kanuni Sultan Süleyman emriyle 15 Ağustos 1551 yılında Turgut Reis, Murad Ağa ve Sinan Paşa tarafından feth edilmiştir. Fetih sırasında Tacura'yı üs edinmiş olan Murad Ağa karadan ve denizden saldırmış, Sinan Paşa ise kuvvetli bir donanma ile Trablus'u kuşatmıştır.[12] Trablusgarp'ın yönetimi Padişahın kesin vaadi uyarınca, fetih mükafatı olmak üzere Turgut'a verilmesi gerekirken, Sinan Paşa tarafından Murad Ağa'ya verilmiştir. Murad Ağa, 1552'de Tacura'da bugün de adını taşıyan büyük bir cami yaptırmıştır.

    Turgut Reis, Murat Ağa'nın beylerbeyi olmasından gücenmiştir. Ardından deniz seferlerine katılarak bir çok ganimet ile İstanbul'a dönmüştür. Kanuni Sultan Süleyman, eskiden verdiği söze uyarak onu Trablusgarp Beylerbeyi yapmak istemiştir. Fakat Turgut Reis'i hiç bir vakit devlete sürekli olarak hizmete alışamaz gösteren Rüstem Paşa'nın ısrarı üzerine onu Adaların bir kısmını, yani deniz yurtluklarını içine alan Karlı ili Sancağı'na sancakbeyi olarak atamıştır. Birgün Kanuni Sultan Süleyman atlı olarak saraydan çıkarken Turgut Reis, bu fırsattan faydalanmıştır. Padişahın atının üzengisini tutarak bağlılıklarını sunmuştur ve kendisine verilmiş olan sözün gerçekleşmesini istemiştir. Sultan Süleyman da sözünü tutarak ona Trablusgarp Beylerbeyi unvanını vermiştir. Turgut Reis'in beylerbeyi olmasıyla Trablusgarp gerçek manada Osmanlı eyaleti olmuş, Murad Ağa ise Tacura'ya gitmiştir.Turgut Reis, eyaleti düşman eline bırakmamak için buraya Yeniçeriler getirmiştir. Kendisi Beylerbeyli makamında bulunduğu zamanlarda, damadı Hayreddin Paşa zade Hasan Paşa, Cezayir Beylerbeyi makamındadır. Malta kuşatması sırasında Turgut Reis başına gelen bir taşla şehit olmuştur. 18 Haziran 1565 tarihinde cenazesi Trablus'daki cami ve medresesi yanındaki türbesine gömülmüştür. Turgut Reis'in şehit düşmesi üzerine, Kılıç Ali Paşa beylerbeyi olmuştur.

    1572 yılında beylerbeyi olan Mustafa Paşa 1574 yılında makamında ölmüştür. Ardından beylerbeyi olan Haydar Paşa, Trablusgarp Eyaleti ile Tunus Eyaleti'ni birlikte yönetmiştir. 22 Temmuz 1574 tarihinde Serasker Sinan Paşa; Trablusgarp Beylerbeyi Haydar Paşa'yı ve Mustafa Paşa'yı Halku'l Vâd'ı kuşatması için görevlendirmiştir. Bu emirin ardından bu kaleye saldırı düzenlenmiştir. Haydar Paşa, Hasan Paşa'dan sonra yine beylerbeyi olmuştur. 1585 yılında beylerbeyi olan Ramazan Paşa, Vâdi's Seyl Savaşı galibidir. 1589 yılında beylerbeyi olan İstanköylü Ahmed Paşa, Sadrazam İstanköylü Çelebi Güzelce Ali Paşa'nın babasıdır ve makamında ölmüştür.

    Dayılar Dönemi

    1670 yılında Hollanda gemileri, Berberi Korsanları'na karşı bir ceza seferinde Trablus'u bombalarken.

    Turgut Reis zamanında Trablus'a yerleşen çoğunluğu Ege ve Rumeli halkından olan Yeniçeriler,eyalette zorbalık ile yönetimi ele almışlardır. Ardından Memi Mehmed Paşa'dan sonra 1603 yılında tayin edilen beylerbeyi yerine Sefer Dayı'yı beylerbeyi yapmışlardır. Böylece Trablusgarp'ta dayılar yönetimi başlamıştır. Sefer Dayı'nın asılarak idam edilmesinden sonra İstanbul'dan eyalete Şerif Paşa vali olarak atanmıştır. Şerif Paşa bir süre valilikte kaldıktan sonra Yeniçeriler tarafından paşa konağında yakalanıp İstanbul'a geri gönderilmiştir.

    1626 yılında başa geçen Ramazan Dayı aynı yıl içinde istifa etmiştir. Ardından yönetimi ele alan Sakızlı Mehmed Paşa öldürülmüş ve yerine akrabası Sakızlı Osman Paşa geçmiştir.1645 yılında Girit Seferi için Trablusgarp Eyaleti'nden gemi gönderilmiştir. Sakızlı Osman Paşa, Osmanlı Devleti tarihinde en uzun beylerbeylik yapan kişidir. 1672'de başa geçen Osman Dayı öldürülmüştür. 1675 yılında eski Kaptan-ı Derya Mısırlıoğlu İbrahim Paşa beylerbeyi olmuş ve Ocak 1677'de istifa etmiştir. Bunun üzerine Yeniçeriler İnebolulu İbrahim Çelebi dayı seçmiştir. Ardından Yeniçeriler tarafından dayılıktan indirilip yerine İstanköylü Büyük Mustafa Dayı geçirilmiştir. İnebolulu İbrahim Çelebi sadece 3 gün dayılık yapabilmiştir.

    1702 yılının sonlarında doğru Halil Paşa, Trablusgarp Dayısı ve Beylerbeyi olmuştur. 1710 yılında İstanbul'a döndükten sonra İsmail Hoca Dayı ve ardından Hacı Mustafa Dayı yönetici olmuştur. 4 Temmuz 1711 tarihinde yönetimi ele alan Mahmud Bey Dayı tutunamamıştır.[24] Sadece 26 gün dayı dayılık yapabilmiştir. Mahmud Bey Dayı'dan sonra Karamanlı Ahmed başa geçmiştir.[18] Böylece Trablusgarp'daki birinci Osmanlı devri olarak tanımlanan dönem sona ermiş, eyalette 124 yıl hüküm sürecek Karamanlı Hanedanı'nı başlamıştır.

    Karamanlı Hanedanı Dönemi

    Karamanlı Hanedanı, 1711 yılında Karamanlı Ahmed Paşa tarafından kurulup, 1835'e kadar hüküm süren hanedandır. Hanedana mensup son Trablusgarp yöneticisi II. Ali Paşa'dır. 1801-1805 yıllarında eyalet ile ABD arasında Birinci Berberi Savaşı gerçekleşmiştir.
    Edward Moran tarafından 1897 tarihinde çizilmiş 16 Şubat 1804 tarihinde Birinci Berberi Savaşı sırasında Trablusgarp kıyılarında ABD'ye ait USS Philadelphia adlı fırkateynin yanışı.

    Hanedanın kurucusu olan Karamanlı Ahmed Paşa Türk asıllı[30] bir kuloğlu askeri olup soyunun Karaman'a bağlı Ermenek'e dayandığı söylenmektedir. Bu yöredeki bazı aileler bugün Mısır ve Libya'da dedelerinden kalma tapulu arazilerinin olduğunu söylemektedir. Ahmed Paşa'nın babasının veyahut dedesinin Trablusgarp'da hizmet etmek için eyalete geldiği tahmin edilmektedir. Ahmed Paşa'nın cetlerinden birinin Turgut Reis ile birlikte Trablusgarp'a geldiğini söyleyen tarihçiler de vardır. Annesi ise Libyalıdır.

    Münşiye ve sahil bölgesinin yöneticisi olan ve halkın sevgisi kazanan Karamanlı Ahmed Paşa, 1710 yılında Yeniçeriler ve Kuloğulları ile Arap eşrafları arasındaki rekabetten doğan kargaşaya son vermek için Trablusgarp şehrine müdahale etmeye karar verir. Araplar ile birlik olan Ahmed Paşa, 29 Temmuz 1711 tarihinde Dayı olur. Ahmed Paşa; mücadele, isyan ve asayişsizlikten bıkmış olan halka iyi davranmıştır. Kendisi ile arası açık olan Trablusgarp beylerbeyi Mehmed Paşa'yı öldürttüğü gibi olayı soruşturmaya gelen Kaptan-ı Derya Canım Hoca Mehmed Paşa'yı geri göndermiş ve birçok sayıda Türk askerini de öldürtmüştür. Ardından İstanbul'a yaptığı bu davranışlarını haklı göstermek için elçi göndermiştir. 1711'de yönetimi ele geçirmesinden on sene sonra 1722 yılında Osmanlı Devleti tarafından paşa olarak tanınmıştır. Hem beylerbeylik hem de paşalık payesini elde etmiştir.

    Karamanlı Ahmed Paşa, Yeniçerilere güvenmemektedir. Bu yüzden halktan bir milis kuvvet oluşturmuş ve ardından korsanları himaye altına almıştır. Eyaletteki kabilelerin isyanlarını sona erdirerek asayişi sağlamıştır. Bazı devlet adamlarını, eşrafları ve dönemin tarihçisi İbn Galbun'u öldürtmüştür. Böylece hakimiyetini bütün eyalete yaymıştır. Fransa ile aradaki anlaşmazlık nedeniyle bir Fransız filosu gelerek Trablusgarp kalesini topa tutmuştur. Büyük bir donanma ile tekrar geleceklerini bildirmişlerdir. Bu halden telaşa düşen Ahmed Paşa, vaziyeti İstanbul'a bildirmiştir. Osmanlı Hükümeti'nin arabuluculuğu ve Fransa elçisinin gayretleriyle Temmuz 1729 (Zilkade 1141)'da aradaki anlaşmazlık halledilmiştir. Ahmed Paşa, başta Fransa ve İngiltere olmak üzere batılı devletlerle iyi geçinmeye çalışmış ve onlarla barış ve ticaret anlaşmaları yapmıştır. 16 Mayıs 1733 tarihinde Padişah I. Mahmut tarafından görevi yenilenmiştir. İdari otorite kurduktan sonra imar faaliyetlerine yönelmiştir. Denizden gelecek saldırıları engellemek için surları onartmış, ayrıca cami ve medrese yaptırmıştır. Yaptırdığı Karamanlı Ahmed Paşa Camii Trablus'daki en güzel ve en mamur mabed sayılmaktadır. Ahmed Paşa, 1 Kasım 1745 tarihinde ölmüştür.

    Karamanlı Ahmet Paşa'dan sonra yerine geçen oğlu Karamanlı Mehmet Paşa, Padişah I. Mahmut tarafından vali olarak tanınmıştır. Karamanlı Mehmet Paşa, güçlü bir donanma yapmış ve İngiltere ile ticaret ve güvenlik antlaşması imzalamıştır. 1754 yılında ölmüştür. Karamanlı Mehmet Paşa yerine oğlu Karamanlı Ali geçmiştir. Karamanlı Ali ilk yıllarında sahillerde çıkan ayaklanmalar ile uğraşmıştır. 1790 yılında oğlu Hasan öldürülmüştür. Karamanlı Ahmet Hamit, Arapların desteğini alan kardeşi Karamanlı Yusuf yüzünden yönetimi ele alamamıştır. Cezayirli çıkan Ali Bulgur, Padişahın kendisini vali olarak atadığını ileri sürerek yönetimi ele alınca, Karamanlı Ailesi Tunus'taki Hammudi Paşa'ya sığınmıştır. Hammudi Paşa'nın desteği ile Karamanlı Ailesi tekrar Trablusgarp'a gelmiştir. Karamanlı Yusuf, yönetimi abisi Karamanlı Hamit'in elinden alarak vali olmuştur.

    Karamanlı Yusuf zamanında Trablusgarp'da karışıklık ve birçok isyan da çıkmıştır. Karamanlı Yusuf şehirdeki surları tamir ettirmiştir. Trablusgarp, Tunus ve Cezayir'e ait korsanlar Akdeniz'deki Amerika Birleşik Devletleri'ne ait gemilere saldırmış bu gemilerin mürettebatını esir almıştır. 1801 yılında Karamanlı Yusuf Paşa, ABD başkanı Thomas Jefferson'dan 225,000 dolar haraç talep etmiştir. Thomas Jefferson, Amerikalı ticaret filosunu koruyabilecek yeni ABD Donanması'nın yeteneğinden emin olduğu için Karamanlı Yusuf Paşa'nın taleplerini reddetmiştir. Amerikan başkanı Thomas Jefferson bir donanma ile 1801 yılında Cezayir, Tunus ve Trablusgarp kıyılarına saldırmıştır. ABD, Karamanlı Hamit'i vali yapmak istemişler fakat başarısız olmuşlardır. Garp Ocakları (Cezayir, Tunus ve Trablusgarp) ve Amerika Birleşik Devlet arasında olan Birinci Berberi Savaşı sonucunda 10 Haziran 1805'de Garp Ocakları ve ABD arasında bir antlaşma imzalanmıştır. Bu antlaşma ile savaş sona ermiştir. Karamanlı Hamit, Üsteğmen Presley Neville O'Bannon'a Mamlûk kılıcı 'nı hediye etmiştir.

    İkinci Valiler Dönemi

    1819 yılına kadar Napolyon Savaşları'nın çeşitli antlaşmaları, korsanlığı bırakması konusunda Berberi Devletleri'ni zorlamıştır. Böylece bir Berberi ülkesi olan Trablusgarp'ın ekonomisi kötüye gitmeye başlamıştır. Karamanlı Yusuf, Arap köle ticaretini canlandrarak Trablusgarp'ın ekonomisini geliştirmeye çalışmıştır, fakat Avrupa'da köleliğin kaldırılması akımı düşüncesinin yayılmasıyla Trablusgarp'ın ekonomisini kurtarmakta başarısız olmuştur. 1830 yılında ise Cezayir Eyaleti Fransa tarafından işgal edilmiştir. Osmanlı, Trablusgarp'ın da işgal edilceği korkusundan ve Karamanlı Hanedanındaki isyan ve taht kavgalarından dolayı yeniden Trablusgarp'da otorite kurmak istemiştir. 1835 yılında Çengeloğlu Tahir Paşa komutasındaki ordu ile Trablusgarp'ı ele geçirmiştir. Yine aynı yıl Trablusgarp'ın başındaki II. Ali Tunus'a sürgüne gönderilmiştir. Buraya yönetici olarak Mustafa Necip Paşa atanmıştır. Böylelikle Karamanlı Hanedanı'nın Trablusgarp'daki hakimiyeti son bulmuştur. Trablusgarp Eyaleti'nin 1835 yılından 1864 yılına kadar valiler yönetmiş 1864 yılında Trablusgarp Eyaleti kaldırılıp Trablusgarp Vilayeti kurulmuştur. Ayrıca Karamanlı Hanedanı zamanında Trablusgarp Eyaleti'nin ilk defa bir bayrağı olmuştur.

     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Asya'daki Osmanlı eyaletleri

    Adana Eyaleti
    Anadolu Eyaleti
    Aydın Eyaleti
    Bağdat Eyaleti
    Diyarbekir Eyaleti
    Hüdavendigâr Eyaleti
    Karaman Eyaleti
    Lahsa Eyaleti
    Rakka Eyaleti
    Rum Eyaleti
    Saruhan Eyaleti
    Çıldır Eyaleti


    Adana Eyaleti
    Adana Eyaleti veya Adana Beylerbeyliği, Osmanlı Devleti eyaletidir. 1608 yılında Adana civarında kurulmuştur.

    Adana Eyaleti Ramazanoğulları Beyliği'nin 1608 yılnda Osmanlı Devleti egemenliğine girmesiyle Adana civarında kurulmuştur.1859–1861 yılları arası eyalete 20.511 Nogay yerleşmiştir. 1864 yılında kabul edilen Teşkil-i Vilâyet Nizamnâmesi ile kaldırılmış ve Adana Eyaleti toprakları, Halep Vilayeti'e bağlanmıştır.




    Anadolu Eyaleti
    Anadolu Eyaleti veya Anadolu Beylerbeyliği, 1393 yılında kurulan Osmanlı Devleti eyaleti. 16. yüzyılda nüfusu 5.455.000 olup bunun 5.410.000'i Müslim, 45.000'i Gayrimüslimdir ve yüzölçümü 223.114 km² kadardır.
    Anadolu Eyaleti, Yıldırım Bayezid, 1393 yılında Rumeli'ye geçerken Timurtaş Paşa'yı Andolu Beylerbeyi olarak Ankara'da bırakması ile Batı Anadolu'da kurulmuştur. Anadolu Eyaleti'nin merkezi önceleri Ankara, 1451'de Kütahya olmuştur. Karamanoğulları Beyliği'nden alınan Akşehir, Beyşehir ve çevresi önce 1451-1466 yılları arası Anadolu Eyaleti'ne bağlanmış, daha sonra bu topraklar yeni kurulan Karaman Eyaleti'ne bağlanmıştır. Beylerbeyi hassı 1.000.000 akça olup eyalet protokolde 4. sıradadır.

    Anadolu Eyâleti, 1826 yılında Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması yani Vaka-i Hayriye'nin ardından Aydın (İzmir), Hüdevandigar (Bursa), Kastamonu ve Ankara olmak üzere 4 eyalete bölünmüştür



    Aydın Eyaleti
    Aydın Eyaleti veya Aydın Beylerbeyliği 1827-1841 yılları arası Anadolu Eyaleti'nin kaldırılmasıyla kurulmuş kısa süreli Osmanlı Devleti eyaleti.

    Osmanlı Devleti'nin Klasik Dönemi'ndeki yönetim düzenlemesinde, Rumeli ve Anadolu beylerbeylikleri vardı. 1811'de yapılan yeni bir düzenlemede, Anadolu Eyaleti bölündü ve birkaç yeni eyalet kuruldu. Bu arada, Aydın da Aydın Eyaleti'nin merkezi yapılarak İzmir buraya bağlandı.

    Yeniçeri Ocağı 1826'da kaldırılınca, devletin yönetsel bölünümünde yeni bir değişiklik yapıldı. Anadolu Eyaleti 4'e bölündü. Yine Aydın eyalet merkezi olmak üzere; Hamideli (Isparta), İzmir, Saruhan (Manisa) Tekeili (Antalya) ve Menteşe (Muğla), sancaklarının yönetimi Vezir Hüseyin Paşa'ya verildi.

    1841'de, Aydın Eyaleti'nin merkezi Aydın'dan İzmir'e taşındıysa da, 1843'te Aydın yeniden eyalet merkezi oldu. 3 yıl süren bu durum, 1846'da İzmir'in, Aydın Eyaleti'nin merkezi olmasıyla, bir kez daha değişti.

    1846-1847'deki yönetsel düzenlemede, Aydın Vilayeti, Merkez Sancağı'nın yanı sıra, Denizli ve Menteşe sancaklarını içermekteydi. 1864 yılında kabul edilen Teşkil-i Vilâyet Nizamnâmesi ile eyalet kaldırılmış yerine Aydın Vilayeti kurulmuştur.




    Bağdat Eyaleti
    Bağdat Eyaleti veya Bağdat Beylerbeyliği, 1535 yılında Kanuni Sultan Süleyman zamanında kurulan Osmanlı Devleti eyaleti.

    1534'te Kanuni Sultan Süleyman komutasındaki Türk ordusunun Irakeyn Seferi'nde İran ordusunu yenilgiye uğratmasıyla Safevi Devleti'ne bağlı Irak toprakları Osmanlı Devleti'ne katılmıştı. 1535'de kurulan eyalet Irak'ın merkezi bölgesini ve İran'ın batısındaki bazı bölgeleri kapsıyordu.

    XVII. Yüzyılda 21 sancak olarak teşkilatlandırılmış olup, en önemli sancaklar şunlardır:

    Bağdat
    Hille
    Zengabad
    Remahiye
    Karadağ
    Cengüle
    Cezaver

    1864'te Teşkil-i Vilâyet Nizamnâmesi ile yeni vilayet sistemine geçildiğinde Bağdat eyaleti de aynı topraklarla Bağdat Vilayeti'ne dönüştürülmüştür.



    Diyarbekir Eyaleti
    Diyâr-ı Bekr Eyaleti Tam adı Diyâr-ı Bekr Beylerbeyliği, 1515 yılında kurulan Osmanlı Devleti'nin en büyük eyaleti. Eyaletin merkezi Amid yani Diyarbakır'dır. Doğrudan Osmanlı İmparatorluğuna bağlı olarak yönetilmiştir.

    Akkoyunlu Türk imparatorluğu'nun başkenti Diyarbakır'a Safevi Hanedanı egemen olmuştur. 23 Ağustos 1514 yılında Çaldıran Savaşı'nda Osmanlı Devleti, Safevi Hanedanı'nı yenmiştir. Diyarbakır'ı yönetmekte olan Ustacılı Muhammed Han, Osmanlı Devleti kuvvetleri ile savaşırken ölmüştür. Bunun üzerine halk ayaklanarak Osmanlı Devleti'ne bağlanmak istemiştir. Bu isteklerini Osmanlı Devleti'ne bildirmek için halk Mevlana İdris-i Bitlisi'den yardım istemiştir. Dönemin Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim durumu kendisine bildiren Mevlana İdris-i Bitlisi'yi bu işle görevlendirmiştir. Bunun üzerine Safevi şahı Şah İsmail gerekli önlemleri aldırmıştır. Ustacılı Muhammed Han'ın kardeşi Karahan'ı Urfa hakimi Durmuş Bey ile birlikte Diyarbakır'ı kuşatıp geri almakla görevlendirmişdir. Karahan ve Durmuş Bey'in kuvvetlerine Mardin, Hasankeyf ve Ergani'de bulunan Safevi kuvvetlerine de katılmıştır. Böylece Karahan'ın kuvveti 5 bin kişiye ulaşmıştır. Karahan'ın ordusu bir yıl kadar Diyarbakır'ı kuşatma altında tutmuştur. Diyarbakır halkı Karahan'ın ordusuna karşı savaşmıştır. Bıyıklı Mehmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Diyarbakır'a gelmiş ve kuşatmayı kaldırmıştır. Karahan'ın ordusu Mardin'e çekilmiştir. 10 Eylül 1515 tarihinde Osmanlı Devleti ordusu Diyarbakır'a girmiştir. 4 Kasım 1515 tarihinde Diyâr-ı Bekr Eyaleti kurulmuştur.Eyaletin ilk beylerbeyi Bıyıklı Mehmet Paşa'dır.

    1847 yılında eyalette Bedirhan Bey isyanı çıkmıştır. Teşkil-i Vilâyet Nizamnâmesi 'nin kabul edilmesinin ardından 1867 yılında Diyâr-ı Bekr Eyaleti kaldırılmış yerine Diyâr-ı Bekr Vilayeti kurulmuştur.



    Hüdavendigâr Eyaleti
    Hüdavendigâr Eyaleti, 1816 yılında Anadolu Eyaleti'nden ayrılarak kurulan Hüdavendigâr ve Kocaeli Eyaleti'nin yenilenmesiyle[1] 1841 (H. 1257) yılında kurulan[2] ve 1867 yılına kadar varlığını sürdürmüş Osmanlı Devleti eyaleti.
    Osmanlı Devleti'nin Klasik Dönemi'ndeki yönetim düzenlemesinde, Rumeli ve Anadolu beylerbeylikleri vardı. 1827-1841 yılları arası yapılan yeni bir düzenlemede, Anadolu Eyaleti bölünmüş ve birkaç yeni eyalet kurulmuşdur. Hüdavendigâr Eyaleti de Anadolu Eyaleti'nin bölünmesiyle ortaya çıkan eyaletlerden biridir.Hüdavendigâr Eyaleti kurulduğu tarihlerde sekiz sancağı (liva) vardır



    Karaman Eyaleti
    Karaman Eyaleti veya Karaman Beylerbeyliği, 1397-1402 ve 1470'de Konya merkez olmak üzere kurulan Osmanlı Devleti eyaleti. Eyaletin merkezi 1522-1562 arası Kayseri olmuştur.

    Karaman Beylerbeyliği'nin, 17. yüzyıldaki kapladığı alan 78.518 km2 idi. Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti idari yapısına göre 6 ili kapsamaktaydı. Bunlar; Konya, Aksaray, Niğde, Kayseri, Nevşehir ve Kırşehir'dir. 1468’de Konya paşa sancağı olmak üzere, Beyşehri, Aksaray, İç İl (Ermenek'in merkez olduğu 1845-1887 arası hariç merkezi Silifke), Niğde ve Kayseri olmak üzere altı sancağı bulunmaktaydı (Akgündüz, 1990: 306). 1518'de Akşehir sancağı kurulmuştur. 1527’de Karaman vilayeti; Konya, Kayseri, İçil, Niğde, Beyşehri, Aksaray ve Maraş sancaklarından oluşmaktaydı. 1554'te Rum eyaleti'ne bağlı Bozok Sancağı'na bağlı kaza olan Kırşehri sancak yapılarak buraya bağlanmıştır. 1571'de eyalet eyalet 7 sancağa bölünmüştür. Bunlar, Konya, Niğde, Kayseri, Aksaray, Akşehir, Beyşehri ve Kırşehri'dir. Aynı yıl İçil sancağı Kıbrıs Eyaleti'ne bağlanmıştır. 1839'da Kayseri sancağı merkezi Yozgat olan Bozok eyaleti'ne bağlanmıştır. 1864 yılında kabul edilen Teşkil-i Vilâyet Nizamnâmesi ile adı Konya Vilayeti olmuştur.



    Lahsa Eyaleti
    1551-1663 ve 1871-1913 tarihleri arasında Osmanlı Devleti'ne bağlı eyalet. Bugünkü Kuveyt'ten yine bugünkü Katar topraklarına kadarki bölgeyi kapsar. Osmanlı döneminde merkezi Katif kenti olmuştur. Lahsa adı, Bölgenin Arapça adı al-Hasa'dan bozmadır.

    XVI. Yüzyılın başlarından itibaren Hint Okyanusu'na egemen olan Portekiz'e karşı 1517-38 yılları arasında Kızıldeniz hakimiyetini ele geçiren Osmanlı Devleti, 1546'dan itibaren Basra Körfezi'ne de hakim olarak ve bşlgedeki Portekiz kalelerini temizleyerek bu ülkenin Hint Okyanusu ğzerinde kurduğu ticaret tekelini kırmak istiyordu.

    Basra'nın 1538'de şeklen, 1546'da ise fiilen Osmanlı Devleti'nin egemenliğine girmesinin ardından, Türk ordusu bölgedeki ileri harekatını sürdürdü ve 1551 yılında Katif ve çevresini de fethederek Katar yarımadasına kadarki toprakları Osmanlı Devleti'ne kattı.

    Ancak, 1552'de Hürmüz Kuşatması'nın, 1559'da da Bahreyn Kuşatması'nın başarısızlığa uğramasıyla bölgedeki Osmanlı ilerleyişi de limitlerine ulaştı. Merkezi uzaklığı nedeniyle salyaneli eyaletler arasında addedilen Lahsa, Osmanlı-Portekiz mücadelesinin Portekiz'in 1580'de İspanya tarafından işgal edilmesi sonucunda hızını yitirmesi, Osmanlı Devleti'nin de Avusturya ve İran savaşlarına yoğunlaşması sonucunda XVI. Yüzyılın sonlarına doğru önemini yitirdi ve Basra'nın da merkezi yönetimle bağlarının gevşemesiyle İstanbul ile irtibatı kalmadı. 1663 yılında ise eyaletin Benî Halid kabilesi tarafından ele geçirilmesi de İstanbul'da herhangi bir tesir yaratmadı.

    Osmanlı Devleti, bölgeyle 1869 yılında Süveyş Kanalı'nın açılması ve bölge ticaretinin yeniden canlanması sonucunda yeniden ilgilenmeye başladı. Mithat Paşa'nın Bağdat Valiliği sırasında bölgeye yapılan sefer sonucunda Lahsa tekrar Türk egemenliğine girdi. 1913 yılında imzalanan ancak yürürlüğe girmeyen Arap Yarımadasındaki İngiliz-Osmanlı sınırını belirleyen anlaşma uyarınca Lahsa'nın Osmanlı toprağı olduğu teyid edildi. Ancak, aynı yıl Osmanlı'nın Balkan Savaşları ile uğraşmasından yararlanan Suud Devleti'nin Katif'i ve bölgedeki diğer şehirleri ele geçirmesiyle bölgedeki Osmanlı hükümranlığı tamamen sona erdi.



    Rakka Eyaleti
    Rakka Eyaleti veya Rakka Beylerbeyliği, 1594 yılında III. Murad zamanında kurulan Osmanlı Devleti eyaleti.

    1516 yılında Suriye'nin Yavuz Sultan Selim tarafından fethinden sonra yapılan vilayet taksiminde Suriye'nin kuzey bölgeleri Halep Eyaleti'ne bağlanmıştı. Rakka Eyaleti ise 1594 yılında merkezi Urfa olmak üzere Halep Eyaleti'nden ayrılarak kuruldu. Eyalete Urfa, Ruha ya da El-Cezire adları da verildi.

    Eyalet Türkiye'nin Urfa, Suriye'nin Rakka, Haseke ve Irak'ın Ramadi bölgelerini kapsıyordu.

    9 sancak olarak teşkilatlandırılan eyalet 1864'te Teşkil-i Vilâyet Nizamnâmesi ile yeni vilayet sistemine geçildiğinde Rakka Eyaleti de aynı topraklarla Halep Vilayeti'ne dönüştürülmüştür.




    Rum Eyaleti
    Rum Eyaleti veya Rum Beylerbeyliği (Rumiyye-i Sugra) 1398'de kurulan Osmanlı Devleti eyaleti.

    Rum Eyaleti'nin merkezi ilk önce Tokat sonra Amasya 1526'dan itibaren ise Sivas olmuşdur. 1461'de Trabzon, 15. yüzyılın 2. yarısında Akkoyunlular'dan alınan Karahisar-ı Şarki (Şebinkarahisar), 1515'te Safevilerden alınan Kemah ve Bayburt, 1516'da Memlüklere bağlı Dulkadiroğlu Beyliğinden alınan Malatya sancak olarak buraya bağlandı. En geniş döneminde Sivas, Amasya, Tokat, Canik, Çorum, Bozok, Trabzon, Karahisar-ı Şarki, Kemah, Bayburt ve Malatya sancaklarını kapsıyordu. Yönetim zorlukları baş gösterince Karahisar-ı Şarki, Kemah, Bayburt ve Trabzon sancakları Erzurum Eyaleti'ne, Malatya sancağı Dulkadir (Kahramanmaraş) Eyaleti'ne bağlandı. 16. yüzyılın sonlarından Trabzon Sancağı Erzurum Eyaleti'nden ayrılarak ayrı bir eyalet oldu. 17. yüzyılda kapladığı alan 82.500 km²'dir. Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti idari haritasına göre dokuz ili (Sivas, Amasya, Çorum, Samsun, Sinop, Yozgat, Tokat, Kayseri'nin doğusunu ve Ordu'nun batısını) kapsar ve 10 sancaktan oluşurdu. Bunlar; Sivas, Amasya, Bozok (Yozgat), Divriği, Canik (Samsun'un doğusu ve Ordu'nun batısı), Arabgir (Arapkir), Çorum, Tokad, Zile ve Keskin'dir. 1864 yılında kabul edilen Teşkil-i Vilâyet Nizamnâmesi ile Rum Eyaleti kaldırılmış yerine Sivas Vilayeti kurulmuştur.




    Saruhan Eyaleti
    Karesi Eyaleti, Saruhan Eyaleti, veya Karesi-Saruhan Eyaleti, Osmanlı Devleti eyaletidir.1845 yılında kurulmuş 1847 yılında dağıtılmıştır.
    Tarihi [değiştir]

    1841 yılında Anadolu Eyaleti birçok eyalete ayrılmıştır.Bu eyaletlerden biri de Hüdavendigâr Eyaleti'dir.1845 yılında Hüdavendigâr Eyaleti'nden ayrılan Karesi Sancağı ile Aydın Eyaleti'nden ayrılan Saruhan Sancağı birleşerek bu eyaleti kurmuştur.Eyaletin merkezi Manisa'dır. İlk ve tek beylerbeyi ise Hacı İbrahim Saib Paşa'dır. 1847 yılında Saruhan bu eyaletten ayrılarak yeniden Aydın eyaletine bağlanmıştır.Karesi'de yeniden Hüdavendigâr Eyaleti'ne bağlanmıştır.



    Çıldır Eyaleti
    Çıldır Eyaleti veya Çıldır Beylerbeyliği, 16. yüzyılda Samtshe-Saatabago’da kurdulan Osmanlı Devleti eyaleti.

    Türk ordusu, 1548-49 Osmanlı-İran Savaşı sırasında Samtshe-Saatabago'nun batısını ele geçirmiş, 1578'de de bölgenin doğusunu Osmanlı topraklarına katmışlardır. 1579'da, Samtshe-Saatabago'nun değişik zamanlarda ele geçirilen yerleri birleştirilerek Çıldır Eyaleti (Ahıska Paşalığı) kurulmıştur.

    Atabeg IV. Kvarkvare (1574-81) ve kardeşi Manuçar, Osmanlı politikalarına karşı çıktılarsa da bir sonuç alamadılar. Manuçar Müslümanlığı kabul etmek zorunda kaldı ve "Mustafa" adını aldı. Ardından Osmanlı padişahı tarafından Ahıska (Ahaltsihe) paşası olarak atandı.

    Bölgenin değişmeye başlaması üzerine II. Manuçar, Kartli kralı I. Simon'la bağlantı kurarak; kendisinden Osmanlılara karşı savaşmak için yardım talep etti. 158'de Manuçar'ın liderliğinde Samtshe'de büyük bir ayaklanma düzenlendi. Gürcüler Ahıska ve çevresinin denetimini ele geçirdiler. Manuçar yeniden Hıristiyanlığa döndü ve Samtshe atabeği oldu.

    Osmanlılar 1587'de Samtshe'deki isyanı bastırdılar ve Ahaltsihe'yi ikinci kez ele geçirdiler. 1607 yılında Gürcülerin de yardımıyla İran, Osmanlıları Ahaltsihe'den çıkardı. I. Şah Abbas, Ahaltsihe yöneticisi olarak II. Manuçar'ın 15 yaşındaki oğlu Manuçar'ı atadı, ama Osmanlılar 1608'de Ahaltsihe'yi geri aldılar. 1612'de Osmanlı sultanı Ahıska beylerbeyi olarak III. Manuçar'ın amcası Beka'yı (Sefer Paşa) atadı. Bu tarihten sonra Samtshe-Saatabago Gürcü feodal yöneticileri siyasal faaliyetlere son verdiler.

    Ahaltsihe Paşalığı, Samtshe-Saatabago topraklarını bütünüyle kapsamıyordu. Bir bölümünü (İspir, Tortum, Ardahan-ı Küçük, Mameravan) Osmanlılar başka bir eyalete katmışlardı.

    Çıldır Eyaleti'nde Osmanlılar İslâm'ı yaymaya başladılar. Gürcü feodallerin bir kısmı bölgeden ayrıldı. Halk ise uzun süre Hıristiyanlığı, anadilini, geleneklerini ve ulusal özelliklerini korudu.

    1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında, Ahıska ve çevresi Osmanlı egemenliğinden çıktı. XIX. yüzyılın ortalarında Ahıska Paşalığı kaldırıldı, Osmanlıların elinde kalan bölgeler ise başka eyaletlere bağlandı.
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Avrupa'daki Osmanlı eyaletleri
    Girit Eyaleti‎
    Kıbrıs Eyaleti‎
    Bosna Eyaleti
    Cezayir-i Bahr-i Sefid Eyaleti
    Eğri Eyaleti
    Hersek Sancağı
    Kanije Eyaleti
    Mora Eyaleti
    Niş Eyaleti
    Nogay Eyaleti
    Podolya Eyaleti
    Rumeli Eyaleti
    Silistre Eyaleti
    Uyvar Eyaleti
    Varat Eyaleti
    Vidin Eyaleti
    Özü Eyaleti
    İstanbul Eyaleti

    Girit Eyaleti‎
    Girit Eyaleti, 1699 yılında kurulan Osmanlı Devleti eyaleti. Merkezi önce Kandiye sonra Hanya olmuştur.
    Girit adası, Girit Savaşı (1645-1669) ile Osmanlı Devleti'nin yönetimine geçmiştir. Girit adası 17. yüzyılda Venedikliler'in elinde bulunmaktadır. Osmanlı Devleti'ne göre Ege Denizi ve Akdeniz'in güvenliği için Girit adasının alınması gerekiyordu. Görevden alınan kızlarağası Sünbül Ağa, Mekke kadılığına atanan Mehmet Efendi ile birlikte Hacca gitmekte iken binmiş oldukları gemi Malta korsanlarının saldırısına uğramıştır. Gemide bulunan 600 kişiden 60 kişi kurtulmuş geriye kalanları öldürülmüştür. Malta korsanları elde ettikleri eşyaların bir bölümünü Girit valisine vermiştir. Bu olay üzerine Osmanlı Devleti, Venediklilere savaş açmıştır. 1645 yılında Yusuf Paşa komutasındaki 300 gemiden oluşan donanma ile ordu Girit'e gönderilmiştir. Hanya kalesi ve adanın büyük bölümü Osmanlı Devleti'nin eline geçmiştir. Yanlız adanın merkezi olan Kandiye ele geçirilememiştir. Venedikliler buna karşılık olarak Yunanistan kıyılarına saldırıda bulunmuşlardır. Venedikliler Bozcaada ve Limni adalarını kuşatarak Çanakkale boğazını kapamıştırlar. Köprülü Mehmet Paşa sefere çıkarak boğazı ablukadan kurtarmıştır. 1666 yılında Köprülü Fazıl Ahmet Paşa ordunun başında Girit adasına giderek Kandiye'nin alınabilmesi için gerekli hazırlıkları yapmıştır. Kandiye iki buçuk yıl şiddetli bir kuşatmadan sonra Osmanlı Devleti'nin eline geçmiştir. Ardından Girit adası Osmanlı Devleti eyaletlerinden biri olmuştur.




    Kıbrıs Eyaleti‎
    Kıbrıs Beylerbeyiliği veya Kıbrıs Eyaleti, 1571-1670 tarihleri arasında Osmanlı İmparatorluğu'nda beylerbeyiliği statüsünde varlığını sürdürmüş yönetim. Eyaletin yönetim merkezi Dağ Kazâsı'nda yer alan Lefkoşa oldu.
    Kıbrıs, Lala Mustafa Paşa komutasındaki ordu ve Piyale Paşa komutasındaki donanma ile birlikte yaya 60.000 kişiden oluşan Osmanlı Ordusu, 2 Temmuz 1570'de Limasol’a çıkması ve 4 Ağustos 1571'de Mağusa'nın Venedikli Mağusa Kale komutanı Bragadino’nun 5 maddelik bir antlaşmayla kaleyi teslim etmesiyle sonuçlanan bir seferle Osmanlı İdaresine girdi.
    15 Eylül 1570 tarihinde Lala Mustafa Paşa, tören ile Lefkoşa şehrine girdi. Kıbrıs ele geçirildikten sonraki tarihte adada çok az sayıda Ortodoks Rum vardı. Osmanlı İmparatorluğu, Ortadokslara serbestçe kilise kurma ve gelişme imkânı sağladı. Böylece adada Katolik Kilisesi etkinliğini kaybetti ve Ortodoks Kilisesi gelişti.
    1571 yılında Kıbrıs'ta yapılmış bulunan nüfus sayımında yerli halkın nüfusu 150.000'dir. Burada bulunan Türk askeri ise 30.000 kadardır. 1572 tarihinde nüfus araştırmalarına göre Mesarye ve Mazato bölgesindeki 76 köyde hiçbir insanın yaşamadığı belirlendi. 22 Eylül 1572 tarihinde çıkan genel iskân kanunuyla Karaman'dan adaya göç ettirilen Türkler ve Beyşehir, Ürgüp, Niğde, Aksaray, Akşehir gibi Anadolu'nun orta kesiminde kalan şehirlerinden aileler getirilerek yerleştirildi. Göç eden aileler iki veya üç sene vergi vermekten muaf tutuldular.
    Ele geçirilmesinden sonra Kıbrıs, beylerbeyliği idaresi ilan edildi ve Avlonya Sancağı'nın sancakbeyi Muzaffer Paşa adanın beylerbeyi oldu. Kıbrıs Kanunnâmesi çıkana kadar eyalet Karaman Vilâyeti Kanunnâmesi ile idare edildi. Kısa bir süre sonra ise mülkî bir yapılanmaya gidilerek Lefkoşa merkezli 16 kazâya ayrıldı.
    Girit Savaşı sonrasında eyaletin nüfus oranında azalma ve ada üzerindeki ticarî ilişkilerin bozulmasıyla vergi gelirlerinin düşmesine neden oldu. Bu nedenle 1670 tarihinde Ege adalarını ve Girit'i idare eden Kaptanpaşalık'a bağlandı.



    Bosna Eyaleti
    Bosna Eyaleti veya Bosna Beylerbeyliği, Osmanlı Devleti eyaletidir. Bosna Eyaleti bugünkü Bosna-Hersek topraklarının tamamı ve Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ topraklarının bir kısmı üzerinde kurulmuştur.
    Bosna Krallığı 1463 yıılnda, Hersek Dükalığı 1483 yılında Osmanlı Devleti'ne katılmıştır. Bosna ve Hersek Osmanlı Devleti egemenliğine girdikten sonra 1580 yılına kadar Rumeli Eyaleti'nin bir sancağı olmuşlardır. 1580 yılında bu topraklarda Bosna Eyaleti kurulmuştur. Osmanlı Devleti'nin Avrupa'daki savaşlarıyla sınırlarında değişiklikler olmuştur. 1833 yılında Hersek müstakil bir eyalet olmuştur. Hersek Eyaleti, 1851 yılında tekrar Bosna Eyaleti'ne bağlanmıştır. 1864 yılında kabul edilen Teşkil-i Vilâyet Nizamnâmesi ile Bosna Eyaleti kaldırılmış yerine Bosna Vilayeti kurulmuştur.



    Cezayir-i Bahr-i Sefid Eyaleti
    Cezayir-i Bahr-i Sefid Eyaleti veya Cezayir-i Bahr-i Sefid Beylerbeyliği, Ege Denizi'ndeki Oniki Ada'nın oluşturduğu Osmanlı eyaletine verilen addır. Eyalet 16. yüzyılda kurulmuştur. 17. yüzyılda Kavala, Kocaeli ve Manisa bu eyalete bağlı sancaklar idi.1784 yılında Kıbrıs Eyaleti'de Cezayir-i Bahr-i Sefid Eyaleti'ne dahil olmuştur. 1867 yılında Cezayir-i Bahr-i Sefid Eyaleti kaldırılmış yerine Cezayir-i Bahr-i Sefid Vilayeti kurulmuştur.



    Eğri Eyaleti
    Eğri Eyaleti veya Eğri Beylerbeyliği, 1596 yılında III. Mehmed zamanında kurulan Osmanlı Devleti eyaleti.
    1596'da III. Mehmed komutasındaki Türk ordusunun Eğri Seferi'nde Avusturya garnizonunu yenilgiye uğratmasıyla Avusturya'ya bağlı Eğri Kalesi ve çevresindeki topraklar Osmanlı Devleti'ne katılmıştı. Aynı yıl kurulan eyalet kuzey Macaristan ve güney Slovakya'daki bazı bölgeleri kapsıyordu.
    1661'de Varat Eyaleti'nin kurulmasıyla Eğri Eayaleti'nin yaklaşık 25.000 kilometrekare olan toprakları da buraya bağlandı.

    Hersek Sancağı
    Hersek Sancağı veya Hersek Mutasarrıflığı (Hırvatça: Hercegovački sandžak), Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı bir sancaktır. 1833-1851 yılları arası müstakil sancak olarak idare edilmiştir.
    Osmanlı kuvvetlerinin Hersek bölgesine ilk girişi ve Bosna kuvvetleriyle ilk teması 1386 yılında oldu. 1388'de Şahin Paşa'nın kumandasındaki Osmanlılar bölgeye ikinci bir sefer düzenledi ve Vlatko Vuković tarafından Bileća'da yenilgiye uğratıldılar. İlerleyen dönemlerde, Hersek ile aynı coğrafyada bulunan Bosna Krallığı Osmanlı Devleti'ne vergi vermeyi kabul etti ve Bosna Kralı Stephen Tomašević'in Semendire Kalesi üstünde hak iddia etmesi üzerine 1463'te II. Mehmed tarafından fethedildi. Gerçekleştirilen bu sefer ile, Hersek de alındı; ancak Osmanlı kuvvetlerinin buradan çekilmesini müteakip Hersek Dükü Stjepan Vukčić Kosača, topraklarını geri aldı. Hersek Düklüğü'nün bir kısmı 1465-1466 yıllarında fethedildi ve alınan topraklar yeni bir sancağın teşkiline kadar Bosna Sancağı'na bağlı kaldı. 1470 yılında burada Rumeli Eyaleti'ne tabi olarak Hersek Sancağı kuruldu. Düklüğün geriye kalan toprakları ise 1482'in başlarında fethedilip bu sancağa dahil edildi.1522'de sancağın merkezi Foça'dan Mostar'a taşındı. Sancak, 1580'de Rumeli Eyaleti'den ayrıldı ve aynı yıl kurulan Bosna Eyaleti'ne bağlandı.
    Hersek Sancağı, Ocak 1833'te Bosna Eyaleti'nden ayrılarak müstakil sancak hâline getirildi ve Ustolça Kaptanı Ali Paşa Rızvanbegoviç'in yönetimine bırakıldı. Çünkü Ali Paşa, 1831 yılında Bosna'da çıkan isyanın bastırılması için emek sarf etmişti. Söz konusu isyan II. Mahmut döneminde yapılması planlanan yeniliklere, özellikle de orduyu yeniden düzenleme girişimlerine karşı doğmuştu. "Bosna Ejderi" lakabıyla da bilinen Gradaçaclı Hüseyin Kaptan'ın liderlik ettiği ve Bosnalı Müslüman ayanlar başı çektiği isyancılar, özerklik ve kendi vezirlerini seçme hakkı talep etmişlerdi.[6] Ali Paşa ise başlangıçtan beri isyancılara karşı durmuştu. Hersek'te Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmış ve Asakir-i Mansure-i Muhammediyye tarzında yeni askeri birlikler oluşturmuştu. Sadrazam, isyanı Ali Paşa'nın yardımları sayesinde bastırabilmişti.
    Hersek Sancağı ile ödüllendirilen Ali Paşa, uzun bir süre boyunca beri icraatlarını merkezin bilgisi haricinde uygulamıştır. İcraatları arasında Hersek'te sulama kanallarının yapılması, tarımsal üretimin artması için faaliyetlerde bulunulması ve yabancıların bölgedeki madenleri işlemek için Hersek'e davet edilmesi vardır. Hatta merkezden bağımsız olarak yabancı devlet adamlarıyla yazışmalarda bulunmuştur.
    Ocak 1833 (Şaban 1288)'de buradaki görevine başlamıştır. Bağımsız hareket etmesi üzerine Ömer Paşa tarafından Mayıs 1851 (Recep 1267)'de görevinden alınıp idam edilmiştir. Ardından Hersek Sancağı'nın ileri gelenleri Bâb-ı Âli'ye dilekçe göndererek Hersek Sancağı'nın Bosna Eyaleti'ne bağlanmasını istemişlerdir ve Hersek Sancağı yeniden Bosna Eyaleti'ne bağlanmıştır



    Kanije Eyaleti
    Kanije Eyaleti veya Kanije Beylerbeyliği, 1600 yılında III. Mehmed zamanında kurulan Osmanlı Devleti eyaleti.
    Eyaletin topraklarının bir bölümü Kanije'nin 1600 yılında fethinden önce Zigetvar Eyaleti'ne dahildi. Daha önemli olan bu şehrin eline geçirilmesiyle Kanije yeni kurulan eyaletin merkezi oldu, Zigetvar Eyaleti'nin de tüm toprakları bu yeni eyalete dahil edildi.



    Mora Eyaleti
    Mora Eyaleti veya Mora Beylerbeyliği, 1661 yılında IV. Mehmed zamanında kurulan Osmanlı Devleti eyaleti.
    1460'ta Fatih Sultan Mehmed'in komutasındaki Türk ordusunun Mora Seferi'nde Mora Yarımadası'ndaki son Bizans kalıntılarını fethetmesiyle tüm yarımada Osmanlı Devleti'ne katılmıştı. Bu topraklar ilk aşamada Rumeli Eyaleti'ne bağlanmışken 1661'de bu eyaletten koparılarak ayrı eyalet olarak teşkilatlandırıldı.



    Niş Eyaleti
    Niş Eyaleti veya Niş Beylerbeyliği, Osmanlı Devleti eyaletidir. Bugünkü Sırbistan'ın güneyinde yer almaktadır.
    1846 yılında Rumeli Eyaleti'nden ayrılan Manastır eyalet olmuştur. Manastır Eyaleti'ne bağlı olan Niş, aynı yıl bu eyaletten ayrılarak bağımsız bir eyalet olmuştur. 1864 yılında Eyaleti, Vidin Eyaleti ve Silistre Eyaleti ile birleştirilerek Tuna Vilayeti kurulmuştur.



    Nogay Eyaleti
    Nogay Eyaleti veya Küçük Nogay Eyaleti, geçici Osmanlı Devleti eyaletidir. Eyalette gerçek bir Osmanlı Devleti yönetimi kurulamamış sadece Osmanlı hakimiyeti altında kalmıştır. 1548 yılında kurulmuş ve 1555 yılında yıkılmıştır.
    Nogay Eyaleti, I. Süleyman'ın Hazar Denizi ve Azak Denizi arasındaki Kıpçak-Eli bölgesindeki Nogayların yaşayan Nogay Ordası'ın beyi Musa Beyzâde Yusuf Bey'e 1548 yılında Emîr-ül ümerâlık vermesiyle kurulmuştur. Hem Beylerbeyi hem de Nogay Ordası hüküdarı olan Yusuf Bey, Kazan Hanlığı'nın Rusya Çarlığı tarafından işgal edilmesinin ardından Ruslarla birlik olan kardeşi İsmail Mirzâ tarafından 1555 yılında pusuya düşürerek öldürülmüştür. Ardından Nogay Ordası Osmanlı hakimiyetinden çıkmış ve Nogay Eyaleti son bulmuştur.
    1578'de Yusuf Bey'in torunu Urus Bey'in Ruslara boyun eğen babasının aksine tâbiyet arzetmesiyle kendisine tekrar sancakbeyliği verilse de (Mühimme XXXVIII, 98) Nogaylar kuzeyden Rus baskısıyla giderek Kafkasya'nın kuzeyine doğru göçetmeye başladılar ve 1651'e dek kâh Ruslara kâh Osmanlılara tâbi olarak hayatiyetlerini sürdürseler de önemlerini kaybettiler.



    Podolya Eyaleti
    Podolya Eyaleti veya Kamaniçe Eyaleti,[1] (Ukraynaca:Подільський еялет, Lehçe:Ejalet podolski) Osmanlı Devleti eyaletidir. 1672 yılında kurulmuş 1699 yılında yıkılmıştır. Eyaletin yüzölçümü 20.000 km² kadardır.
    17. yüzyılın ortalarında Dinyeper nehrinin sağında kalan Ukrayna topraklarının hükümdarı Petro Doroşenko, Ukrayna'nın tamamına hakim olmak için Osmanlı padişahı IV. Mehmet ile anlaşma yaparak Osmanlı himayesini kabul etmiştir. Lehistan-Litvanya Birliği'nin Petro Doroşenko'ya saldırması üzerinde 1672 yılında Padişah IV. Mehmet sefere çıkmıştır. Sefere çıkan Osmanlı Ordusu 200.000 kadardır. Podolya'nın merkezi olan Kamaniçe'ye gelen Osmanlı Ordusu, 18 Ağustos 1672 tarihinde Kamaniçe Kalesi'ni kuşatmıştır. Kalede Avusturya ve Rus kuvvetleri de vardır. Kırım Hanı ve Kazak Hetmanı da Osmanlı Devleti ordusundadır. 2 hafta süren kuşatmanın ardından 27 Ağustos 1672 tarihinde Kamaniçe teslim olmuştur.
    Fransız Doğu bilimci Antoine Galland, Türklerin Kamaniçe Kalesi'ni kısa bir sürede aldıktan sonra buranın Kamaniçe Kalesi olup olmadığı hakkında teredüte düştüklerini yazmıştır.
    Osmanlı-Lehistan Savaşı'nın ardından 18 Ekim 1672 tarihinde Bucaş Antlaşması imzalanmış Podolya tamamen Osmanlı Devleti'nin olmuştur.[3] Osmanlı Devleti, antlaşma imzalanmadan önce 2 Eylül 1672 tarihinde buraya beylerbeyi olarak Köstendili Koca Halil Paşa'yı atamış ve Podolya Eyaleti'ni kurmuştur. Bölgenin Osmanlı Devleti hakimiyetine girmesiyle birlikte eyalette yaşayan yerli halk memleketlerini terk etmişdir. Eyaletteki kiliseler camiye dönüştürülmüştür. Merkez Kamaniçe'de halk, Yahudilik dahil eyaletteki bütün dinler için bir tapınak kurmuştur. Yine Kamaniçe'den Yeniçeri olmaları için 800 kadar erkek çocuğu alınmıştır. Osmanlı Devleti'nin 5 büyük garnizonundan biri de Kamaniçe'dedir. Ayrıca Podolya Eyaleti'ndeki Kamaniçe Kalesi, stratejik açıdan Ukrayna, Leh ve Rus kuvvetlerinin kilidi durumundadır.
    Podolya'yı alma hevesinde olan Lehistan-Litvanya Birliği hükümdarı III. Jan Sobieski, buradaki Türk tehditine karşı Okopy Świętej Trójcy yakınlarına bir kale inşa ettirmiştir. Lehler, merkez Kamaniçe'yi alabilmek için defalarca saldırı düzenlemişlerdir. 1673 yılında III. Jan Sobieski, Kamaniçe'ye bir saldırı düzenlemiş fakat başarısız olmuştur.
    1676-1681 yılları arasasındaki Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından imzalanan Bahçesaray Antlaşması sonucu Podolya verilmemiştir. Salankamen Savaşı'ndan sonra İsakçı Kalesi'ne kadar gelip, Kamaniçe Kalesi 'ni kuşatan Lehler, Beylerbeyi Kahraman Bey tarafından yenilgiye uğratılmıştır.[8] Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları sonunda 26 Ocak 1699 tarihinde imzalanan Karlofça Antlaşması'nda, Padişah II. Mustafa gönüllü olarak Podolya'yı Lehistan-Litvanya Birliği'ne vermiştir. Osmanlı Devleti, 5 Eylül 1699-22 Eylül 1699 tarihleri arası eyaleti boşaltmıştır, son Podolya Beylerbeyi Kahraman Bey, 22 Eylül 1699 tarihinde beylerbeylikten inmiştir. 23 Eylül 1699 tarihinde Kahraman Bey ve binlerce Türk, kadın ve çocukları ile burayı terk edip Hotin'e giderken ağlayarak feryat etmişlerdir. Bu sırada Ay'ın tutulması üzüntülerini arttırmıştır. Osmanlı Devleti, Podolya bölesinde birçok iz bırakmıştır. Bugün bölgede hâlâ Osmanski soyadını taşıyanlar vardır.




    Rumeli Eyaleti
    Rumeli Eyaleti veya Rumeli Beylerbeyliği, 1362 yılında I. Murad zamanında kurulan Osmanlı Devleti eyaleti. Osmanlı Devleti'nde kurulan ilk eyalettir. Anadolu Beylerbeyisi yükselirse Rumeli Beylerbeyisi, Rumeli Beylerbeyisi terif edilirse vezir olurdu. Rumeli Beylerbeyisi Divan-ı Hümayın müzakerelerine katılırdı. 17. yüzyıldan itibaren vezir derecesinde bulunanlar tayin edilmeye başlamıştır.
    Rumeli Eyaleti, Balkan Yarımadası'ndaki fetihler devam ederken ele geçirilen toprakların idaresi için 1362 yılında merkezi Edirne olmak üzere I. Murad'ın emri ile kurulmuştur. Tanrıdağı, Kocacık, Naldöken, Koca Hamza, Vize ve Ofçabolu yörüklerininde bulunduğu geniş bir coğrafyadır. İlk beylerbeyi Lala Şahin Paşa'dır.1375 yılında beylerbeyi Kara Timurtaş Paşa olmuştur. Rumeli Eyaleti'nin merkezi ilk zamanlarda Edirne'dir. Rumeli Eyaleti diğer eyaletlerden daha imtiyazlı bir eyalettir.
    1541 yılında eyalete bağlı toprakların bir kısmında Budin Eyaleti kurulmuştur. Bu tarihten önce Balkan Yarımadası'ndaki bütün topraklar Rumeli Eyaleti'ne bağlıdır. 1560 yılında da Bosna ve çevresinde Bosna Eyaleti kurulmuştur. 1599 yılında Silistre eyalet olmuştur. Ardından Niş ve Vidin de eyalet olmuştur. 1826 yılında beylerbeylik, Selanik, Yanya, Manastır ve Edirne olmak üzere 4 eyalete bölünmüşdür.



    Silistre Eyaleti
    Silistre Eyaleti veya Silistre Beylerbeyliği, Osmanlı Devleti eyaletidir. Bugünkü Türkiye'nin Kırklareli ve Edirne illerini, Bulgaristan'ın kuzey kısmını, Romanya'nın Dobruca bölgesiyle, Ukrayna'nın Odessa ve Mıkolayiv illerini kapsamaktadır. Eyaletin Karadeniz'e kıyısı vardır. Eyaletin yüzölçümü 127.675 km² kadardır.
    Silistre, 1599 yılına kadar Rumeli Eyaleti'ne bağlı bir sancaktır. 1599 Silistre Rumeli Eyaleti'nden ayrılmış ve eyalet haline gelmiştir. Beylerbeyi hassı 988.000 akçadır. Azak Denizi'nden Karadeniz'e çıkarak Rumeli sahillerine akınlar yapan Slav soylu Kazaklar'a karşı, eyalet 1620 yılında kaldırılıp yerine Özü Eyaleti kurulmuştur.


    Uyvar Eyaleti
    Uyvar Eyaleti veya Uyvar Beylerbeyliği, 1663 yılında IV. Mehmed zamanında kurulan Osmanlı Devleti eyaleti.
    1663'te Köprülü Fazıl Ahmed Paşa komutasındaki Türk ordusunun Uyvar Seferi'nde Avusturya garnizonunu yenilgiye uğratmasıyla Avusturya'ya bağlı güney Slovakya toprakları Osmanlı Devleti'ne katılmıştı. 1663'te kurulan eyalet Macaristan'ın kuzeyindeki küçük bir bölgeyi de kapsıyordu.
    İlk aşamada 7 sancak olarak teşkilatlandırılmış olup, II. Viyana Kuşatması'nı takip eden savaşlar sırasında eyaletin merkezi Uyvar'ın Lorraine Dükü V. Charles komutasındaki müttefik kuvvetlerce 1685 yılında zaptedilmesiyle eyalet de Avusturya'nın eline geçerek tarihe karıştı. 1699 yılında imzalanan Karlofça Antlaşması ile fiili durum hukuken de kesinleşti.




    Varat Eyaleti
    Varat Eyaleti veya Varat Beylerbeyliği, 1661 yılında IV. Mehmed zamanında kurulan Osmanlı Devleti eyaleti.
    1596'da kurulan Eğri Eyaleti'nin toprakları 1661 yılında gerçekleştirilen Erdel Harekatı neticesinde bu beylikten koparılan bazı topraklar birleştirilerek Varat Eyaleti kurulmuştur.
    1685'te Eğri'nin Müttefik kuvvetlerce alınmasıyla eyalet tehlikeye düşmüş, 1692'de eyaletin sınırları içindeki son kalelerin de Avusturya birliklerince alınmasıyla, eyalet de tarihe karışmıştır.
    Osmanlı Devleti, keyfiyeti 1699 tarihinde imzalanan Karlofça Antlaşması ile tanımıştır.




    Vidin Eyaleti
    Vidin Eyaleti veya Vidin Beylerbeyliği, Osmanlı Devleti eyaletidir. Bugünkü Bulgaristan'ın kuzey batısında yer almaktadır.
    Vidin 1846 yılına kadar Rumeli Eyaleti'ne bağlı bir sancaktır. 1846 yılında Rumeli Eyaleti dağılınca Vidin, Manastır Eyaleti'nin bir sancağı olmuştur. 1846 yılında Vidin Manastır Eyaleti'nden ayırılarak Vidin Eyaleti kurulmuştur. 1864 yılında Vidin Eyaleti, Niş Eyaleti ve Silistre Eyaleti ile birleştirilerek Tuna Vilayeti kurulmuştur.




    Özü Eyaleti
    Özü Eyaleti veya Özü Beylerbeyliği, Osmanlı Devleti eyaletidir. Bugünkü Türkiye'nin Kırklareli ve Edirne illerini, Bulgaristan'ın kuzey kısmını, Romanya'nın Dobruca bölgesiyle, Ukrayna'nın Odessa ve Mıkolayiv illerini kapsamaktadır. Eyaletin Karadeniz'e kıyısı vardır. Eyaletin nüfusu 1831 yılında 537.774 kadardır.
    Özü Eyaleti, 1620 yılında Silistre Eyaleti'nin kaldırılması ile kurulmuştur. 93 Harbi ile eyalette büyük savaşlar yaşanmıştır. 1864 yılında Özü Eyaleti, Niş Eyaleti ve Vidin Eyaleti ile birleştirilerek Tuna Vilayeti kurulmuştur.




    İstanbul Eyaleti
    İstanbul Eyaleti veya İstanbul Beylerbeyliği, 1453'de kurulan Osmanlı Devleti eyaleti. Doğrudan sadrazamın yönetiminde olup beylerbeyi ve sancak yapılanması mevcut değildi. Bugünkü İstanbul'u kapsar. 1864 yılında kabul edilen Teşkil-i Vilâyet Nizamnâmesi ile İstanbul Eyaleti kaldırılmış yerine İstanbul Vilayeti kurulmuştur.
     

Sayfayı Paylaş