1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Osmanlı Kışlaları

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 10 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL

    [​IMG]
    Davut Paşa Kışlası 1890
    Vikipedi, özgür ansiklopedi


    Davut Paşa Kışlası
    Davutpaşa Kışlası veya Davutpaşa Sahrası Rumeliye sefere çıkan Kapıkulu birliklerinin ilk menzili ve ordugahıdır. İstanbul'un II.Mehmet tarafından fethinden sonra Yeniçeri Ocağının ilgasına kadar olan süreçte Avrupa'ya sefere çıkan Osmanlı ordusunun toplanma merkezi olarak kullanılmıştır. Ordunun uğurlandığı sahra olan ve bütün dönemlerde askeri amaçlarla kullanılmış bulunan bu mevkinin yerleşim planları II. Beyazıt'ın veziriazamı Koca Davut Paşa tarafından yaptırılmış olduğu için burası Davutpaşa Sahrası (daha sonra Davutpaşa Kışlası) olarak anılagelmiştir.

    Burada askeri birliklerin ciddi bir disiplin ve planlı bir yerleşim sistemi içinde bir araya gelmelerine çok özen gösterilmekteydi. Ordugahta, Kapıkulu Ocağını oluşturan her bir ocağa ait birliklerin konaklayacağı yerler ve sıraları tek tek belirlenmişti. Birlikler, kendileri için ayrılan bölümlere yerleştikten sonra sayılarının ve donanımlarının kontrol edilebilmesi için teftiş ve yoklamalara tabi tutulmaktaydılar.

    Osmanlı Devleti zamanında, Davutpaşa Sahrası olarak bilinen ve ordunun sefere çıkmak için toplanma merkezi olan bu mevkii, Cumhuriyet döneminden sonra, TSK bünyesine girmiş ve Davutpaşa'ya askeri tesis yapılmıştır.
    Daha sonra TSK'nin girmiş olduğu küçülme politikası ile bu yerleşim birim boşaltılmış, Yıldız Sarayı'nın iyice yıpranmasından dolayı yeni bir yerleşim alanı arayan Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörlüğü, Davutpaşa'ya taşınmaya karar vermiştir. Günümüzde ise Esenler ilçesinin 5 km batısında konumlanmış Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Yerleşkesi olarak geçen yerleşim birimidir. Şu an için Yıldız Merkez Yerleşkesinde bulunan bölümler Davutpaşa'ya taşınacaktır.Sonrasında Yıldız Merkez Yerleşkesi, master çalışmaları için kullanılacaktır.

    Tarihçe

    Kışlanın bulunduğu alandaki askeri yerleşimin Bizans dönemine kadar uzandığı; bölgenin, askeri ve saray törenlerine hizmet eden konumda olduğu; İstanbul'un alınması sırasında da askerin konaklamasına hizmet verdiği ve Sultan Mehmed'in otağının burada kurulmuş olduğu söylenir.

    Bu işlevler Osmanlı döneminde de sürdürülmüş, bölge 15. yüzyıl'dan itibaren saray ve askeri törenlere hizmet veren bir alan olmuştur. Davutpaşa Kışlası, II. Mahmut'un (1808-1839) Yeniçeri Ocağı'nı tamamen ortadan kaldırarak yerine oluşturduğu Asakir-i Mansure-i Muhammediye adlı orduya kışla olarak yapılmıştır. Mimarı Krikor Amira Balyan olduğu tahmin edilen yapının 1826-1827 yılında başlanan inşaatı 1831-1832'de bitirilmiştir. Kışla, Balkan Savaşları sırasında onarılarak göçmenlerin barınması için kullanılmış, I. Dünya Savaşı sırasında ise bir askeri hastane açılmış ve hastane 1920'de kapatılmıştır. Özgün işleviyle günümüze ulaşan Davutpaşa Kışlası, Yıldız Teknik Üniversitesi mülkiyetine verilmesi (1999 yılında) ile askeri işlevini tamamlayarak, eğitime hizmet veren kışla yapıları arasına katılmıştır.

    Tüneller

    Davutpaşa'da bircok kişinin bilmediği büyük bir yeraltı tünel ağı bulunmaktadır. Büyük bir tarihi geçmişi bulunan Davutpaşa Kışlası'nın içinde daha ne sırlar sakladığı bilinmemektedir. TSK'ya geçtikten sonra, askerlerin yapmış oldukları mıntıka temizliği sırasında bulunan büyük yeraltı tünel ağı, daha sonra TSK tarafından güvenlik amacıyla kapatılmıs ve tünel girişleri gizlenmiştir. Üç askerin bu tünel içindeki zehirli gazlar tarafından zehirlenmesi, tünellerin kapatılma nedenleri arasındadır. Üniversite öğrencileri tarafından yapılan tünel incelemeleri sırasında, tünellerin birkac girişi bulunabilmiştir.

    Çalışmalar

    Son yıllarda inşaata büyük hız verilmiştir. 2006 başlarında İstanbul Belediyesi ile yapılan anlaşma sonucu, Davutpaşa Kampüsü' nün çevre düzenlemesi projesi İstanbul Büyük Şehir Belediyesi' ne verilmiştir.
    Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından yapılan açıklamada, Davutpaşa yerleskesi içersine ilk etapta 1000 kişilik bir yurt yapılacak ve ogrencilerin burada konaklaması sağlanacaktır.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Orhaniye Kışlası

    [​IMG]

    Orhaniye Kışlası, İstanbul'da, Yıldız Parkı'nın kuzeydoğusunda bulunan ve hâlen İstanbul Merkez Komutanlığı olarak kullanılan tarihi kışla.
    [​IMG]
    Orhaniye Kışlası bugün Yıldız Sarayı'nın dış duvarlarından bir yol ile ayrılmaktadır.Kışlanın saraya bu kadar yakın yapılması saray güvenliği ile de doğrudan bağlantılı olduğunu düşündürmektedir.Kışla kapısının ve kışla camiinin üzerinde yazılan kitabede yapının 1303/1887'de II. Abdülhamid tarafından atası Orhan Gazi'ye ithafen yaptırıldığı yazılıdır.

    II. Abdülhamid tarafından yeni silahhane olarak yapıldığı yazılan ve mühimmat ambarı olarak kullanılan bina, uzun yıllar bu amaçla kullanıldıktan sonra, 1960'larda askeri cezaevi yepılmış, 1979'da merkez komutanlığına devredilmiştir.Bugün bir bölümü merkez komutanlığı reviri, diğer kısmı ise emekli subaylar derneği lokali olarak kullanılmaktadır.Asıl bina 1979'a kadar muharebe kışlası olarak kullanılmış, Eylül 1979'dan itibaren de Harbiye'den buraya taşınan merkez komutanlığı emrine verilmiştir.
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Sarıkışla

    Sarıkışla (Sarı Kışla şeklinde de yazılır, Kışla-i Humayun şeklinde de anılmıştır.) İzmir Konak Meydanı'nda 1829'da inşa ettirilmiş ve 1953'de İzmir Belediyesi tarafından yıktırılması zamanla şehir bilinci açısından cinayete eşdeğer görülmüş büyük bir idari yapıdır. Yıkılmasından önce İzmir'in sembollerinden biriydi.

    Denizin toprakla doldurulmasıyla elde edilmiş bir alan olduğu için Dolma denilen bir mevkiye kurulmuştur. Önceden burada 10 kadar sabunhane, Yahudi misafirhanesi ve meyhaneler bulunmaktaydı. Sarıkışla'nın inşasında binanın Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinin kozmopolit ve stratejik İzmir'inde devlet erkini yansıtması amaçlanmıştır. Çalışmaların başlatıldığı 1826 yılı, aynı zamanda, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılarak çağdaş bir ordunun temellerinin de atıldığı yıldır. Kara tarafındaki cümle kapısı, 1872'de Kadızade Konağı olarak bilinen yapının önemli bir yenilemeden geçirilerek dönüştürüldüğü İzmir Vilayet Konağı'na ve 1901'de inşa edilen Saat Kulesi'ne bakmakta, arkasında minyatür İngiliz Ayşe Camii (bugünkü Konak Camii) bulunmaktaydı. İç kısmı Talimhane Meydanı olarak anılmaktaydı. Sarı renkte, kesme sarımsak taşları ndan inşa edilmişti. Taşlarının nereye götürüldüğü bugün bilinmemektedir.

    1950 yılında Milli Savunma Bakanlığı ile birlikte alınan müşterek bir kararla, şehrin merkezinde kalan askeri garnizonun dışarıya taşınması fikri benimsendi. Belediye tarafından askeri amaçlı beş adet binanın yapılması ve bakanlığa devredilmesi üzerinde anlaşıldı. Buna karşılık Sarıkışla da belediyeye verilecekti. Belediye Sarıkışla'yı devralır almaz yıktı. Ancak, Sarıkışla'nın yıkılmasıyla boşalan Konak Meydanı'nı ne yapacağını bilemedi. Londra, New York ve Rio de Janeiro belediyelerine başvurularak fikir istendi. Boş kalan alan birahaneler ve çiçekçilerle doldu. Uzun süre İzmir toplu taşıma ağının merkezi oldu ve çirkin bir görünüm aldı. 80'li yıllar a gelindiğinde denizin doldurulmasıyla inşa edilen Mustafa Kemal Sahil Yolu'na bağlanacak geniş bir yol hattı ve bu hatta bağlı üst geçit planları yapılması meydanın gözden çıkarılmaya başladığına işaret etmektedir. Ardından Galleria tartışmaları gündeme geldi. Birkaç kez bir park görünümünde düzenleme girişimleri yapıldı.

    Sarıkışla'dan Konak Meydanı'nda geriye sadece hitapname si kalmış, bir anıt şeklinde dikilmiştir. Hitapname yıkımı gercekleştiren müteahhidin bir vicdan muhasebesi sonucu bahçesinden çıkarıp geri getirmesi üzerine geri kazanılabilmiştir. Pek çok kentin (örneğin Dresden) savaşlarda yıkıma uğramış sembol yapılarının üşenmeksizin yeniden inşa edildiği günümüzde, yerli yıkımın bir kaybı olan Sarıkışla'nın yenilenmesine dönük fikirler ortaya sürülmeye devam etmektedir.Pek çok kentin eskiyi anlatan yapılarını kültürel mirasla birlestirerek özenle korudugu çağımızda, İzmir kaybettigi simgesel yapılarını yeniden hayata döndürmek için vakit kaybetmemeli, Sarı Kısla’dan kalan hikâyeler, hatıralar ve fotograflarla yetinmemelidir.
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Selimiye Kışlası

    Selimiye Kışlası İstanbul'un Üsküdar ilçesinde III. Selim tarafından Nizam-ı Cedid askerleri için inşa ettirilen kışla

    Selimiye Kışlası ilk olarak III. Selim devrinde yeni kurulan Nizam-ı Cedid askerleri için kesme taş bir kaide üzerinde ahşap olarak inşa edildi. Yeniçeriler'in isyanı sonucunda yıkılan bu kışla II. Mahmut devrinde kâgir olarak yeniden inşa edildi. Sultan Abdülmecid devrinde iki defa yenilenen kışlanın dört köşesine yedişer katlı birer kule ilave edildi.

    Selimiye Kışlası Kırım Savaşı sırasında İngiliz askerlerine tahsis edildi. Modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale 1854'te kışlaya gelerek yaralı İngiliz askelerinin tedavisinde görev aldı. Florence Nightingale ve beraberindeki hemşirelerin kaldığı oda günümüzde müzeye dönüştürüldü.

    Cumhuriyet döneminde farklı amaçlarla kullanıldı. 1959-63 yılları arasında "Selimiye Askeri Orta Okulu" adı ile askeri orta okuldu. Selimiye Kışlası günümüzde I. Ordu Komutanlığı merkez binası olarak kullanılmaktadır.
     
  5. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Taksim Kışlası

    Taksim Kışlası ya da Halil Paşa Topçu Kışlası (1806-1939) yılları arasında İstanbul Taksim Meydanı'nda günümüzde Taksim Gezi Parkı durduğu yerde bulunan yapı.

    Taksim Kışlası 1806 yılında Osmanlı padişahı III. Selim zamanında Tophane Müşiri Halil Paşa tarafından yaptırılmıştır. Binanın mimarı Balyan Ailesinden Krikor Balyan'dır[1]. Bina Hint ve Rus mimarilerinden izler taşıyan bir binaydı. Kışla 1860-1870 yılları arasında Osmanlı ordusunun modernleştirilmesi sürecinde önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca 31 Mart İsyanı'nda önemli bir yeri vardır. İsyan 12 Nisan-13 Nisan 1909 gecesi Taksim Kışlası'ndaki Avcı Taburu'na bağlı askerlerin subaylarına karşı ayaklanarak Meclis-i Mebusan'ın önünde toplanmalarıyla başlamış, 27 Nisan 1909'da II. Abdülhamit'in tahttan indirilmesiyle son bulmuştur. İsyandan sonra kışla önemini yitirmiş askeri olmayan amaçlar için kullanılmaya başlamıştır.

    Binanın orta kısmındaki eğitim alanı Cumhuriyetin ilanından sonra futbol sahası haline getirilmiş, Taksim Stadı adını alan bu sahada 1923 yılında Türkiye Millî Futbol Takımı ilk resmi maçını Romanya'ya karşı yapmıştır.

    1939 yılında İstanbul Valisi ve Belediye başkanı Lütfi Kırdar'ın zamanında Avrupalı şehir planlamacılarının tavsiyesi üzerine yapı yıkılmış, yerine Taksim Gezi Parkı yaptırılmıştır.
     
  6. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Taşkışla

    Taşkışla, İstanbul'un Taksim semtinde yer alan, günümüzde İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi olarak kullanılan yeni rönesans üslubunda Osmanlı kışlasıdır.

    Taşkışla Osmanlı döneminde 1846-1852 yılları arasında İngiliz mimar Williams James Smith ve yardımcısı Osmanlı kalfa İstefan tarafından yapılmıştır. Yapı yeni rönesans üslubu kullanılarak Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane (Askeri Tıbbiye) için hastane olarak tasarlanmıştır. 1853-1856 Kırım Savaşı'nda Fransız askerlerinin tedavisi için hastane olarak kullanıldı. Savaştan sonra Taşkışla uzunca bir süre kullanılmadığı için 1860 yılında onarılarak Dolmabahçe Sarayı'nı korumak amaçlı askeri kışla olarak kullanılmaya başlanmıştır. 31 Mart olayları sırasında Taşkışla'nın içinde kalan Ava Taburu ile Hareket Ordusu birlikleri arasındaki çarpışmalara sahne olmuştur.

    Cumhuriyet'in ilanından sonra Taşkışla Maarif Vekaleti'ne devredilmiştir. 1943-1950 yılları arasında ikinci büyük onarımdan geçtikten sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü ve Mimarlık-İnşaat Fakültesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. 1983 yılında Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından korunması gerekli birinci sınıf tarihi yapı olarak listeye alınmıştır. 1980 yılında İTÜ'nün kent içinde bulunan yerleşkelerini Maslak'ta yer alan Ayazağa Yerleşkesine taşımasıyla Taşkışla'nın da boşaltılması gündeme gelmiştir. Dönemin hükümeti tarafından otel olarak kullanılması amacıyla 49 yıllığına bir yapı firmasına kiralanmıştır. Bunun üzerine 1988 yılında İdare Mahkemesi'nde kararın iptali için bazı öğretim üyeleri tarafından dava açılmıştır. İdare Mahkemesi önce yürütmeyi durdurma kararı alıp, ardından 1989 yılında tüm idari işlemleri iptal ederek Taşkışla'nın İTÜ'de kalmasına karar vermiştir. 1999 Gölcük Depremi ile hasar gören yapı üçüncü bir onarımdan geçmiştir. Günümüzde Taşkışla İTÜ Mimarlık Fakültesi olarak kullanılmaktadır.

    Taşkışla dikdörtgen planlı, ortası avlulu, bir bodrum ve iki tam katlı bir yapıdır. Köşelerindeki bölümler hem cepheden dışarıya doğru taşırılarak, hem de üç katlı yapılıp çatıdan daha yukarıya yükseltilerek vurgulanmıştır. Cephelerde katlar birbirinden yatay silmelerle, bütün pencereler de birer çift gömme ayakla ayrılmıştır. İkinci kat pencereleri, üstlerindeki üçgen alınlıklarla daha belirgin hale getirilmiştir. Yapıya batı cephesinin ortasında yer alan, Eski Yunan taklidi 8 adet sütunların taşıdığı bir portikten girilir. Plan şeması her iki katta da aynıdır ve bütün yapıyı dolanan bir koridorla buna açılan büyük mekânlardan oluşur. Batı ve doğudaki uzun kollarda koridor ortadadır; kuzey ve güneydeki kollarda ise bir yanı iç avluya bakar.
     

Sayfayı Paylaş