1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 4 Şubat 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları


    Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları (1683-1699), Osmanlıların II. Viyana Kuşatması'nda başarısızlığa uğramasından cesaret alan bir grup Avrupa ülkesinin, Kutsal İttifak adı altında birleşip Osmanlılara karşı giriştikleri ve bu ülkelerin Macaristan ile Dalmaçya'da hâkimiyet kurup Balkanlar'daki Osmanlı hâkimiyetine büyük darbe vurmaları ile sonuçlanmış savaşlar dizisidir. Osmanlı tarihinde Felaket Seneleri diye de geçer, yabancı kaynaklarda ise genelde Büyük Türk Savaşları olarak bahsedilir.


    Savaşın nedenleri


    Kanuni Sultan Süleyman'ın 1526 yılında Mohaç Savaşı'nı kazanarak Macar Krallığı'nı yıkmasından sonra Macaristan'ın büyük bir bölümü 150 yılı aşkın bir süreyle Osmanlı Devleti'nin elinde kalmıştı. Macaristan'ın geri kalan bölümü ise Habsburglu Avusturya İmparatorluğu'nun elindeydi. Katolik Avusturyalılar kendi yönetimleri altındaki Protestan Macarları Katolikleştirme siyaseti güdüyorlardı. Avusturya'daki Protestan Macarlar Tökeli İmre liderliğinde ayaklandılar, bazı bölgeleri ellerine geçirerek Orta Macaristan'da bir krallık kurdular. Tökeli İmre defalarca Osmanlılar'dan yardım istedi fakat isteği kabul edilmedi. Sonunda Avusturya'yı yenerek şöhret kazanmak isteyen Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, IV. Mehmet'i Tökeli İmre'nin yardım isteğini kabul etmeye ve Avusturya'ya savaş açmaya ikna etti.


    II. Viyana Kuşatması

    Osmanlı Ordusu 1683'de Avusturya'ya karşı sefere çıktı. Ordunun yol üstünde stratejik önemi bulunan kaleleri ele geçirmesi beklenirken Kara Mustafa Paşa doğrudan Viyana'yı kuşatmaya karar verdi. Kuşatma iki ay sürdü. Sadrazamın Yeniçerilerin kenti talan etmelerini önlemek için kentin kendiliğinden teslim olmasını beklediği ve o yüzden taarruza geçmediği bilinmektedir. Ayrıca Kırım hanı Murat Giray, Tuna nehrinin kuzeyinden gelen yardımı önlemekte etkisiz kaldı. Sonunda Lehistan kralı III. Jan Sobieski 25.000 askerlik bir orduyla Viyana'nın yardımına yetişti. İki ateş arasında kalan Osmanlı birlikleri ağır bir yenilgi alarak Belgrad'a geri çekilmek zorunda kaldı.

    [​IMG]
    Papa XI. İnnocentius

    Papa XI. İnnocentius, ısrarlı çabalarıyla Lehistan kralı III. Jan Sobieski'yi Viyana'nın yardımına koşmaya ikna edenlerin başında geliyordu. Osmanlı Ordusu'nun Viyana'dan geri püskürtülmesi üzerine XI. İnnocentius bu sefer Osmanlılar'ın Macaristan'dan geri püskürtülmesi için elinden geleni yaptı. Sobieski'nin hemen kuşatma sonrası "Geldik, gördük ve Tanrı fethetti" mektubu Viyana'da atılmış olan ittifak tohumunun Vatikan'a sıçramasına yetti, Papa bu savaşlar için milyonlarca scudo harcamaktan çekinmedi.

    İttifaka katılacak bir diğer ülke olan Venedik Cumhuriyeti'nde ise bazı çevreler hükûmetin fazla barışçı davrandığını iddia ediyordu, özellikle 1669'da Girit'in kaybından sonra başıbozuk Venedik kuvvetlerinin Osmanlı topraklarına akın düzenlemesi sonucu İstanbul'dan gelen tazminat talebine hükûmetin boyun eğmesi barış karşıtlarını kızdırmıştı. Viyana'daki zafer ise barış karşıtlarınının elini daha çok güçlendirdi.

    Sobieski ve I. Leopold'ün İtalya'daki elçilerinin uzun uğraşları sonucu, bu devletlerin ve Papa'nın temsilcileri 1684'te Linz'de bir araya geldi. Sobieski ve Leopold, Venedik'in doğrudan Çanakkale'ye taarruz etmesini istiyordu. Bu istek gerçekleşmese de sonunda 5 Mart 1684'te ittifaka Venedik katıldı. Avrupa'da bu üç ülkenin Balkanlar'a üç koldan taarruz etmesi kararlaştırıldı.

    Linz'de yapılan görüşmede Moskova ve Safevi Devleti ile de görüşme yapılması istendi. O yıllarda Lehistan'da bulunan Nahcivan Katolik piskoposu Dominiken Sebastian Knabb, İran şahı Süleyman Şah ile Sobieski arasındaki temasları sağlıyordu. Papalık, İran ile birlikte Etiyopya Hıristiyanları'nın da kışkırtılarak Mısır'a taarruz etmesini istiyordu. Ama Süleyman Şah da, Etiyopya Hristiyanları da ittifaka katılmadı.

    İttifakın kuzey cephesinde savaşması düşünülen Rusya ise başlarda aktif olarak savaşa katılmadı, 1676-1681 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda yapılan antlaşmaya sadık kaldı. Daha sonra ise 1686-1700 Osmanlı-Rus Savaşı'nı başlatarak I. Petro önderliğinde 1687-1689 Kırım, 1695-1696 Azak seferlerine girişti.

    Sobieski, Papa'ya Hollanda ve İngiltere donanmalarının da Papalık bayrağı altında bu sefere katılmaları çağrısı yaptı. Papa bu öneriyi desteklemese de dinine bağlılığıyla bilinen Fransızların "Güneş Kral"ı XIV. Louis'ye donanmasını ortak düşman üzerine göndermesi çağrısında bulundu. Viyana Kuşatması öncesinde ve Kutsal İttifak süresince Avrupa'da Osmanlı lehine tek dengeleyici unsur olan Fransa bu öneriyi kabul etmedi.

    Savaşlar

    [​IMG]
    Viyana'dan Dönüş - Jozef Brandt'ın Leh kuvvetlerini Osmanlı esir ve ganimetleriyle Viyana'dan dönerken tasvir eden tablosu.

    Kutsal İttifak daha fiilen kurulmamış olsa da, kuşatma ertesinde Viyana'da toplanan İttifak güçleri kuşatmadan geri çekilen bitkin Osmanlı-Macar kuvvetlerini yakalayıp onlara önemli bir darbe vurmak amacıyla zaman kaybetmeden Osmanlı-Macar topraklarına saldırıya geçtiler.



    1683-1689 yılları arası savaşlar


    2 Ekim 1683 günü Jan Sobieski ve Lorraine Dükü V. Charles Macaristan'daki Haçlı birlikleri ve Türk savunma hatları hakkında bir görüşme yaptılar ve saldırı bölgesinin neresi olacağına karar verdiler. Asıl hedefleri olan Uyvar (Nove Zamky) yöresinin yağış nedeniyle sularla kaplanması üzerine Ciğerdelen'e (Parkany) ilerlemeye karar verdiler.


    Ciğerdelen Muharebesi

    [​IMG]
    Kara Mustafa Paşa

    7 Ekim 1683 günü Ciğerdelen'de meydana gelen savaşta kale muhafızı Kara Mehmet Paşa ilk saldırıya geçen Sobieski'nin kuvvetlerini başarıyla püskürttü, Sobieski ve kurmayları esir alınma tehlikesi ile burun buruna gelerek geri çekildiler. Ama iki gün sonra hemen arkada konuşlanan ve sayıca Osmanlılar'dan üstün olan ittifak kuvvetleri büyük bir taarruza geçti ve Osmanlı Ordusu'na büyük kayıp verdirerek bölgeyi ele geçirdi.

    Ciğerdelen Muharebesi'nı takiben 1 Kasım'da Habsburg Ordusu Estergon Kalesi'ni kuşattı ve ele geçirdi. Bu süre zarfında Osmanlı tarafında kuşatmada hata yapan komutanlar azlediliyor ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşa dağılan askerleri toplamaya çalışıyordu.


    Dalmaçya'dan Budin'e

    1684 yılında Venedik Kutsal İttifak'a katıldı ve Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Peşinden Dalmaçya'da Vişgrad, Ayamavri gibi kaleleri ele geçirdi. Dalmaçya'daki Venedik ilerleyişine Osmanlılar sadece Sing zaferi ile cevap verebildi.

    15 Temmuz 1684'te ise Habsburg Ordusu Budin Kalesi'ni kuşattı. Kale komutanı Kara Mehmet Paşa direnirken öldü ve yerini Damat İbrahim Paşa'ya bıraktı. Kendisine eski sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından "Şeytan" lakabı takılmış olan İbrahim Paşa huruç hareketleriyle düşmanı yıpratarak geri çekilmeye zorladı ve 2 Kasım günü Habsburg Ordusu Budin'den çekildi. Bu başarı üzerine padişah IV. Mehmet İbrahim Paşa'ya gönderdiği mektupta "şeytan" lakabını "melek" olarak değiştirdiğini bildiriyordu.


    [​IMG]
    Lorraine Dükü V. Charles'ın Budin'e girişi.

    19 Ağustos 1685'te Uyvar Kalesi 50 günlük kuşatmanın ardından Habsburg Ordusu tarafından ele geçirildi ve 22 yıllık Osmanlı egemenliğinden çıktı.

    Bir sene sonra Haziran 1686'da Venedik Ordusu Navarin Kalesi'ni işgal edip bir süre dinlenmeye geçerken aynı ay Lorraine dükü V. Charles komutasındaki Habsburg kuvvetleri Budin'e saldırdı. 70 yaşındaki son Budin Beylerbeyi Arnavut Abdurrahman Abdi Paşa 15 bin askeriyle on sekiz düşman taarruzunu püskürttü.

    Kuşatmanın üçüncü ayında 2 Eylül 1686 günü Kutsal İttifak birlikleri altı koldan genel taarruza geçti. Abdurrahman Abdi Paşa ölene kadar direndi ama şehrin düşmanın eline geçmesini engelleyemedi. Budin'de Kanuni Sultan Süleyman ile başlayan Türk hâkimiyeti son buldu. Bu da Osmanlı Devleti'nin Macaristan üzerindeki hâkimiyetini büyük ölçüde kaybetmesine yol açtı.Kasım 1686'da Avusturya Ordusu Eğri Kalesi'ni ele geçirdi.

    [​IMG]
    Macaristan haritası üzerinde Osmanlı kaleleri ve stratejik noktalar.


    II. Mohaç Muharebesi


    Her cephede ilerleyen Kutsal İttifak kuvvetleri 12 Ağustos 1687'de Osmanlı Ordusu'nu Mohaç Savaşı'nda mağlup etti ve Valpo, Posega gibi kaleleri alarak ilerlemeye devam etti.

    Osmanlı cephesinde art arda gelen yenilgiler giderek daha büyük endişelere yol açtı. Ağustos'taki Mohaç Muharebesi yenilgisinden sonra ordu, padişahın "devlet işleriyle ilgilenmediği" gerekçesiyle cepheyi bırakıp İstanbul'a yürüdü, "Avcı" lakaplı sultan IV. Mehmet tahttan indirildi, yerine II. Süleyman geçirildi.


    II. Süleyman ve II. Ahmet Dönemi

    Osmanlı Devleti karmaşanın içerisindeyken Habsburg Ordusu 1688 yılı Eylül ayında Belgrad'ı ele geçirdi ve halkı katletti. Buna cevaben Sultan II. Süleyman Avusturya seferine çıkarak Gladova ve Orşova kalelerini aldı.


    Viyana Barış Görüşmesi


    II. Süleyman tahta geçtiğinde Zülfikâr Ağa isimli bir Osmanlı elçisi hem padişahın cülusunu bildirmek, hem de olası barış görüşmelerine katılmak amacıyla Viyana'ya gönderildi. Zülfikâr Ağa Viyana'da saygıyla karşılandı, İmparator I. Leopold'un danışmanlarıyla görüştü ve 10 Şubat 1689 günü bir barış toplantısı yapılmasına karar verildi.

    10 Şubat'taki konferansa Zülfikâr Ağa ve yanındaki on kişilik Osmanlı heyeti ile Venedik, Lehistan ve Avusturya temsilcileri katıldı. Konferansta Venedik temsilcisi ülkesinin fethettiği yerler ile Eğriboz ve Zanta adalarını isterken, Avusturya temsilci Temeşvar ve Arad'ı, Lehistan temsilcisi ise Podolya'nın tamamını istediğini bildirdi.

    Bu istekler karşısında Zülfikâr Ağa barış görüşmesinin sonuçlanmayacağını anlamış ve Kutsal İttifak elçilerine alaycı bir yanıtla cevap vermiştir:
    “ Ekselanslar! Bizi Devlet-i Aliyye'nin sahibi zannediyor olmalısınız. Şaşıyorum! Acaba payitaht-ı cihan olan Dersaadet'i niçin istemiyorsunuz? ”


    Kırım Cephesi

    Rus Çarlığı'nın 1686'da Kutsal İttifak'a katılıp Osmanlı Devleti'ne savaş açması ile Kırım'da da bir cephe açıldı. Çar nâibi Sofia Alekseyevna'nın başkanlık ettiği Boyar hükûmetinin emriyle Rus Ordusu, 1687 ve 1689'da Osmanlı Devleti'ne bağlı Kırım Tatar Hanlığı'nın topraklarında iki büyük işgal harekâtı gerçekleştirdi.

    Mayıs 1687'de Knez Vasily Golitsyn komutasındaki yaklaşık 100.000 kişilik Rus Ordusu, Zaporozya ve Don Kozakları'nı yanına alarak Tatar topraklarına yürüdü. Bu saldırıya hazırlanmış olan Tatarlar, bozkırlarını terketmişler ve olası ganimetleri de yanlarına alıp çekilmişlerdi. Bu belirsizlik üzerine Rus Ordusu geri döndü.

    1688'de ikinci bir seferin hazırlığı başladı. 1689'da bu defa 150 bin kişiye sahip olan bir Rus Ordusu güneye ilerledi. Karşılarına ilk çıkan Tatarları püskürttüler ve 20 Mayıs'ta Tatarların kontrolündeki Perekop Kalesi'ne ulaştılar. Uzun süren kuşatma sonucu Ruslar hiçbir önemli başarı elde edemeyince kuşatma kaldırıldı. Başarısızlık üzerine Sofia Alekseyevna hükûmeti düşürüldü ve bu tür seferlerin altından kalkabilecek tek kişi olarak görünen I. Petro tahta geçirildi.


    Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın Seferleri



    II. Viyana Kuşatması'nda Köprülü ailesinden Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın yenilmesi ve idam edilmesi, aynı aileden olan Fazıl Mustafa Paşa'yı hırslandırmıştır. 1689'da sadrazam olan Fazıl Mustafa Paşa, önce orduda yeniliklere gitmiş, başıbozuk askerleri cezalandırmış, daha sonra Baruthane-i Amire'de gerekli düzenlemeyi yapıp, bütçeyi denkleştirerek sefere çıkmıştır.

    Avusturya Ordusu 11 Temmuz 1690 günü Kanije Kalesi'ni ele geçirmişti. Paşa'nın komutasındaki Osmanlı Ordusu, Kırım Hanı Selim Giray'ın yardımcı kuvvetleriyle 21 Ağustos'ta Zernecht çarpışmasını kazandı. Daha sonra Belgrad'a ulaşan Osmanlı Ordusu, 8 Ekim 1690 günü Belgrad'ı geri aldı. Savaş sırasında 15 bin, savaştan sonra ise 10 bin Avusturya askeri öldürüldü.



    [​IMG]
    Salankamen Savaşı'ndan bir kesit.


    Salankamen Savaşı

    Avusturya seferindeki Fazıl Mustafa Paşa, Salankamen'de düşman ordusuyla karşılaştı. Çok yoğun çarpışmalar sonucu Avusturya Ordusu'nda ilk dağılmalar başladı, bu arada Kırım Hanı'nın ordusu da Osmanlı Ordusu'nun yanında savaşmak için ilerliyordu.

    Tam savaş devam ederken Fazıl Mustafa Paşa'nın alnına isabet eden bir kurşun sebebiyle ölmesi Osmanlı hatlarının çözülmesine yol açtı. Osmanlı Ordusu'nun bocaladığını gören Habsburg kuvvetleri tam taarruza geçtiler. Kırım Hanı savaş yerine geldiğinde dağılmış Osmanlı Ordusu ile karşılaştı.


    1692-1694 yılları


    [​IMG]
    Kamyanets-Podilski'nin eski şehri ve Kamaniçe Kalesi'ni gösteren harita; Kamieniec Podolski: piskoposluk ve voyvodalık ünvanlarını taşıyan, Smotrycz Nehri ile çevrili dağın tepesinde bulunan ve sarp kayalar tarafından sarınan, enlemi 48°45’ ve boylamı 50°10’ olan Lehistan ve Yukarı Podolya Devletlerinin müstahkem şehri. Burası 29 Ağustos 1672 tarihinde Lehlerin elinden Türkler tarafından alınmıştır. (Paris, 1691)

    Sadrazam ve Serdar-ı Ekrem Fazıl Mustafa Paşa'nın ölmesi Osmanlı ordularının gerilemesine ve Kutsal İttifak güçlerinin yeni taarruzlarına neden oldu. 1692 ve 1693 yıllarında Lehler Tuna'ya inip Kamaniçe ve Varat'ı aldılar. Venedikliler ise Dalmaçya'da ilerlediler ve Gabella Kalesi'ni aldılar.

    21 Eylül 1694 günü Venedikliler Sakız Adası'na asker çıkardı, ada çatışma olmaksızın teslim edildi, çatışma yaşanmadığı için Müslüman halka dokunulmadı ve adadaki Müslümanlar gemilerle Çeşme'ye nakledildi.


    II. Mustafa Dönemi

    1695'te tahta çıkan II. Mustafa döneminde Osmanlı cephesinde Mezomorto Hüseyin Paşa komutasındaki Osmanlı donanmasının başarıları ve Köprülü Amcazade Hüseyin Paşa'nın çabaları göze çarparken, İttifak cephesinde ise Savoy Prensi Eugen öne çıkar. Padişah II. Mustafa ise Avusturya seferlerinde ordusunu başarıyla yönetmiş olmasına rağmen Zenta yenilgisi ile ordusunu kaybetmiştir.


    Venedik-Osmanlı deniz savaşı

    [​IMG]
    Koyun Adaları Muharebesi.

    9 Şubat 1695'te Mezomorto Hüseyin Paşa Koyun Adaları Deniz Muharebesi ile Sakız Adası çevresindeki Venedik ablukasını kaldırdı. Hemen peşinden, 18 Şubat'ta Osmanlı donanması, Sakız Adası'nı Venediklilerden geri aldı. Mezomorto Hüseyin Paşa Kaptan-ı Deryalığa, Kaptan-ı Derya Amcazade Hüseyin Paşa ise Sakız Adası muhafızlığına getirildi.

    19 Eylül 1695'te Sakız ve İstanköy'ü vurmak üzere gelen 96 gemilik Venedik donanması Midilli Adası'nın Zeytinburnu karşısında tekrar mağlup edildi. Zeytinburnu Deniz Muharebesi olarak anılan bu çarpışmada Venediklilerin on kalyonu battı ve Venedikliler Ege Denizi'nden çekildi. 5 Temmuz 1697'de Bozcaada önlerine gelen Venedik Donanması, Bozcaada Deniz Muharebesi'nde tekrar yenilgiye uğratıldı.

    [​IMG]
    Bir Hollanda gravüründe Azak Kalesi kuşatması.

    Azak Çarpışmaları

    1695 ve 1696 yıllarında Rusya, Çar I. Petro komutasında Osmanlıların kontrolündeki Azak bölgesine iki sefer düzenledi.

    1695 ilkbaharında I. Petro 31.000 asker ve 170 topla, Azak'taki 7.000 kişilik Osmanlı garnizonuna saldırmak için yola çıktı. Bu ordu sadece kaleye saldıracak olan orduydu, bunun dışında Boris Sheremetev komutasındaki 120.000 kişilik bir ordu da Kırım Hanlığı'ndan gelebilecek bir saldırıyı önlemek için Dinyeper nehri kıyılarına yerleştirilmişti.

    7 Haziran'da kale kuşatıldı ama Kefe Beylerbeyi Murtaza Paşa ve Kırım prensi Kaplan Giray'ın emrindeki Osmanlı ordularının direnişi yüzünden bir sonuç elde edilemedi ve kuşatma kaldırıldı.

    1695 sonlarında Rusya'da ikinci bir sefer hazırlığı başladı. İlkbahara gelindiğinde kuşatmaya denizden yardımcı olacak, 2 ana muharebe gemisi, 4 alev gemisi ve 23 kadırgadan oluşan bir "Azak Filosu" inşa edildi. Komutan Boris Sheremetev'in 75.000 kişilik süvari ordusu yeniden Dinyeper kıyılarına yerleştirilirken, Aleksei Shein'in komutasındaki 75.000 kişilik ana kuvvet 23-26 Nisan tarihlerinde hem karadan hem de Voronezh ve Don nehirleri üzerinden Azak Kalesi'ne doğru ilerledi. Çar I. Petro ise kadırga filosundaydı, o da filosuyla 3 Mayıs'ta Azak'a doğru hareket etti.

    Azak Kalesi karadan ve denizden devamlı bombardıman edilirken 14 Haziran'da Türk filosu bölgeye geldi, ama muharebede iki gemi kaybedince savaştan çekildi. İlk kuşatmada zaten oldukça harap olan kaledeki destek kuvvet alamayan Türk garnizonu 17 Temmuz günü Ukrayna ve Don Kazakları'nın dış suru tamamen ele geçirmesine engel olamadı. Sonunda 19 Temmuz'da kale garnizonu teslim oldu.

    [​IMG]
    Padişah II. Mustafa


    II. Mustafa'nın Avusturya Seferleri

    II. Mustafa, kendinden önceki padişahların yapmadığını yaparak, ordusunun başında sefere çıkmak istiyordu.[12] Aynı dönemlerde gelen Mezomorto Hüseyin Paşa'nın başarıları ve ilk Azak direnişi de padişahı yüreklendirmişti. Haziran 1695'te ilk seferine çıkan sultan II. Mustafa'yı, Temeşvar'ı kuşatmak için bekleyen Habsburg Ordusu komutanı Kont Veterani ve Saksonya Elektörü I. Frederick Augustus bekliyordu. Ordunun başına geçen Veterani, iki Osmanlı taarruzunu püskürttü, ama üçüncü saldırıda yaralanıp öldü ve ordusu dağıldı, böylece 22 Eylül günü Lugoş'ta (Lugoj) Avusturya Ordusu mağlup edildi, Lugoş Kalesi de fethedildi. 3 Ağustos 1696'da Frederik'in tekrar Temeşvar'a saldırması üzerine ikinci seferine çıkan II. Mustafa, 27 Ağustos'ta Ulaş'ta (Olasch) Habsburg Ordusunu tekrar yenilgiye uğrattı.

    Bu sırada Avusturya uzun süredir içinde bulunduğu ve Fransa'ya karşı savaştığı 9 Yıl Savaşları'nı 1697'de bitirmiş ve Osmanlı Devleti'ne barış teklifi götürmüştü. Bu sırada ölen Jan III. Sobieski'nin yerine Lehistan tahtına Saksonya Elektörü Frederick geçmiş, onun yerine, yani Avusturya Ordusunun başına ise Fransız asıllı başarılı komutan Savoylu Eugene getirilmişti. II. Mustafa da barış teklifini reddetmiş, Avusturya'ya üçüncü sefer için hazırlıkları başlatmıştı.

    13 Nisan 1697'de Edirne Sarayı'ndaki Arz Odası'nın önüne tuğlar dikildi. 18 Nisan'da Sultan II. Mustafa 100.000 kişilik bir kuvvetle üçüncü seferine çıktı. Yol üzerinde, Avusturyalıların Bihke Kalesi önünde bozguna uğradığı ve Hersek'te Venediklilerin çekildiği haberleri ordunun moralini yükseltti.

    11 Ağustos'ta Belgrad'a ulaşan padişah, komutanlarını alarak 12 Ağustos'ta bir harp meclisi topladı. Mecliste iki görüş ortaya çıktı: ya Sava üzerinden Varadin'e geçilecek, ya da Tisa'dan karşıya geçilecekti. Köprülü Amcazade Hüseyin Paşa "Üç keredir sefer yapıp düşmandan bir karış toprak almadan evinize dönüyorsunuz. Eğer yeterince teçhizatınız varsa Varadin'i muhasara ediniz" diye görüş belirtti. Ama bu görüş kabul görmedi.

    Daha sonra Temeşvar muhafızı Cafer Paşa ordugâha geldi ve meclise katıldı. Cafer Paşa da Titel Kalesi'nin bulunduğu yerden Zenta yönünde gidilmesi ve Macar topraklarında büyük çaplı operasyon gerçekleştirildikten sonra, en son, Varadin'e geçilmesi yönünde görüş belirtti. Amcazade Hüseyin Paşa ve Anadolu Beylerbeyi Mısırlızade İbrahim Paşa bu planı tehlikeli buldularsa da Cafer Paşa'nın II. Mustafa ile önceden beri var olan yakın ilişkileri nedeniyle Zenta yönünde gidilmesine karar verildi.


    [​IMG]
    Savoy Prensi Eugen.

    Zenta Muharebesi

    Osmanlı Ordusu ilerlerken Prens Eugen Varadin'e çekilmişti. Sadrazam Elmas Mehmed Paşa Avusturyalılar buraya daha yeni yerleşirken hemen saldırma teklifinde bulundu ama teklif kabul edilmedi. Osmanlıların Tisza yönünde ilerlediğini duyan Eugene hızla Tisza'ya yöneldi, burada Osmanlı Ordusu'nun büyük kısmı köprüden geçmemişti. Eugen'in geldiği haberi alınınca geçiş hızlandı ama bu yeterli olmadı, kurulan köprü aşırı yük almış ve dayanıksızlaşmış, yer yer de parçalanmıştı. Sonunda çarpışma başladı, nehri geçemeyen Osmanlı Ordusu mevzi almaya karar verdi, bu ise Avusturya topçusunun karşı kıyıları hiçbir karşılık almadan bombalamasına yol açtı. Sonunda ordu otuz bin kayıp vererek dağıldı. Sadrazam Elmas Mehmed Paşa öldü. Fikirlerinin doğruluğu anlaşılan Amcazade Hüseyin Paşa ise sadrazamlığa getirildi.

    Zenta Muharebesi Kutsal İttifak Savaşları'nın son önemli çarpışmasıdır.


    Sonuçlar

    1698 yılında İngiltere ve Hollanda'nın arabuluculuğunda, Avrupa'da savaşan devletlerin delegelerinin Macaristan'ın Karlofça kasabasında toplanıp anlaşması uygun görüldü.

    Zenta Savaşı'ndan sonra son Osmanlı kuvvetleri de dağılmış, Habsburg orduları Macaristan şehirlerini ve buradaki Osmanlı kale ve tahkimatlarını ele geçirmişti. Bu şehirlerdeki Osmanlı garnizon kuvvetleri ve Müslüman halk düşmana direnememiş, çoğunlukla yok edilmişti. Rusya hedefi olan Azak ve çevresini 1696'dan beri elinde tutuyor, Venedikliler Dalmaçya kıyılarında hâkimiyet kurmuş, Leh orduları ise Podolya'yı işgal etmişti.

    Ateş gücü yüksek Kutsal ittifak orduları hızlı hareket edip kendilerine yakın olan Osmanlı noktalarına hızlı akınlar düzenlerken, sefere çıkmak için İstanbul'dan büyük ordularla hareket etmek zorunda olan Osmanlı Ordusu zayıf ve hantal yapısıyla yenilgiye mahkûm olmuştu.

    Osmanlı tarafında son umut olan II. Mustafa'nın Avusturya seferleri başarısız olunca padişah savaşlarla ilgilenmeyi bırakmıştı. Bu yüzden yenilginin nedenleri ve sonuçları iyi tahlil edilememiş, bu savaşlar sonrasında herhangi bir yenilik hareketi görülmemiştir.


    Karlofça Barış Antlaşması

    [​IMG]
    1699 yılında Osmanlı İmparatorluğu

    Osmanlı Devleti ve Avusturya, Lehistan, Venedik, ve Rus Çarlığı arasında başlayan görüşmeler iki ay sürdü. Sonunda 26 Ocak 1699 günü Karlofça Barış Antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre Avusturya; Macaristan ve Transilvanya(Erdel)'nın büyük kısmını aldı. Lehistan Podolya'yı, Venedik ise Dalmaçya kıyıları ile Mora Yarımadasını almış oluyordu.

    Antlaşma özellikle Balkanlar ve Orta Avrupa'daki Osmanlı üstünlüğünün sona erip Habsburg üstünlüğünün başladığının işareti habercisi oldu.

    Antlaşma ile, Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu 249.000 km2, Venedik Cumhuriyeti 32.000 km2 ve Lehistan Krallığı 45.000 km2 toprak elde etti. Bu anlaşma ile Osmanlı İmparatorluğu 326.000 km2 toprak kaybetti.


    İstanbul Antlaşması

    Osmanlı Devleti ile Rus Çarlığı 1700 yılında İstanbul Antlaşması adında ayrı bir antlaşma imzaladılar. Antlaşmaya göre Azak Kalesi ve çevresinin Rusya'da kalması Osmanlılar tarafından kabul edildi.

    Azak'ın alınması Rusya'da uzun süren savaşa ve kayıplara bakıldığında küçük bir kazanç gibi görünse de ileride Rusya'nın bir donanma gücüne dönüşmesinde çok önemli bir etken oldu ve Karlofça ile İstanbul antlaşmalarında Rusya'nın elinde önemli bir koz oldu. Azak'ta bir deniz üssü kuran Petro, bunu da yeterli görmeyip Taganrog'da yeni bir üs kurdu ve Rus Karadeniz Donanması'nın temellerini attı. Yine de Kırım'da devam eden Osmanlı hâkimiyeti yüzünden Azak, o yıllarda Rusya'nın Karadeniz'e tam açılımını sağlayamadı.

    Azak'ın alınması ve bunun Osmanlılar tarafından kabul edilmesi sayesinde, I. Petro Osmanlı cephesini kapatıp, ilgisini Baltık Denizi'ne yöneltti ve kuzeyde İsveç ile savaş başlattı.

    Bu anlaşma ile de Osmanlı, 20.000 km2 toprak kaybetti. Böylece Osmanlı'nın toprak kaybı 346.000 km2'ye ulaştı.

    Savaşların kronolojisi

    *
    1683 - Viyana'da toplanan Kutsal İttifak Osmanlı topraklarına saldırıya geçti. Tuna üzerinde yapılan Ciğerdelen Muharebesi'nda Kara Mehmet Paşa Sobieski'nin ordusunu durdurdu, fakat arkadan gelen kalabalık orduya yenildi.(7 Ekim) Habsburg Ordusu Estergon Kalesi'ni ele geçirdi.(Kasım)
    * 1684 - Venedikliler Osmanlı Devleti'ne savaş ilan ettiler, Vişgrad, Ayamavri ve Dalmaçya'da birçok kale Venediklilerin eline geçti.(Haziran-Eylül).
    * 1685 - Osmanlı Ordusu Venediklilere karşı Dalmaçya'da Sing Muharebesi'ni kazandı.(Nisan) Uyvar Kalesi kaybedildi.(Ağustos)
    * 1686 Venedikliler Navarin Kalesi'ni işgal ettiler.(Haziran)

    Lorraine Dükü V. Charles komutasındaki ittifak güçleri Budin'e saldırdı.(Eylül) Budin Kalesi Habsburgların eline geçti. Macaristan'da Osmanlı hâkimiyeti kayboldu.

    *
    1687 - Mohaç Muharebesinde Osmanlı Ordusu 20 bin kayıp vererek yenildi.(12 Ağustos) Valpo, Posega gibi 15 kale düşmana teslim edildi. Venedikliler Atina'yı zaptetti.(Eylül)

    Sultan IV. Mehmet tahttan indirildi, yerine II. Süleyman geçti.(8 Kasım)
    Habsburg Ordusu Eğri Kalesi'ni fethetti.(Kasım)

    *
    1688 - Belgrad Kalesi elden çıktı; Belgrad'ı kuşatan Habsburg Ordusu kaleyi ele geçirdi, kaçmaya çalışan halk kılıçtan geçirildi.(Eylül)
    * 1689 - Sultan II. Süleyman Avusturya seferine çıktı.(Haziran) Sultanın komutasında Gladova Kalesi ve Orşova Kalesi alındı.
    * 1690 - Kırım Hanı I. Selim Giray Rumeli'yi düşman istilasından temizledi ve Edirne'ye geldi.(Şubat)

    Kanije Kalesi düşman eline geçti.(Temmuz)
    Erdel'de Avusturyalılara karşı Zernecht Muharebesi'nde zafer kazanıldı.(Ağustos) Sadrazam Fazıl Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu Belgrad'ı geri aldı.(8 Ekim)

    * 1691 - Avlonya Kalesi Venediklilerden geri alındı.(Mart) II. Süleyman öldü ve yerine II. Ahmet geçti.(22 Haziran)

    Avusturya seferindeki Fazıl Mustafa Paşa, Salankamen Muharebesi'nde savaş meydanında öldü ve savaş kaybedildi.(19 Ağustos)

    * 1694 - Venedikliler Sakız Adası'na asker çıkardı, ada çatışma olmaksızın teslim edildi.(21 Eylül)
    * 1695 - II. Ahmet öldü ve yerine II. Mustafa tahta geçti.(6 Şubat)

    Kaptan-ı Derya Mezomorto Hüseyin Paşa Koyun Adaları Muharebesi ile Sakız Adası çevresindeki Venedik ablukasını kaldırdı(9 Şubat) ve Sakız Adası'nı Venediklilerden geri aldı.(18 Şubat) Takip edilen Venedik Donanması Zeytinburnu Muharebesinde tekrar yenildi ve Venedikliler Ege Denizi'nden çekildi.(18 Eylül)
    Haziran'da ilk seferine çıkan Sultan II. Mustafa Lugoş Muharebesi'nde Kont Veterani komutasındaki Avusturya Ordusu'nu mağlup etti, Lugoş Kalesi'ni fethetti.(22 Eylül)
    Kefe Beylerbeyi Murtaza Paşa ve Kırım Prensi Kaplan Giray Azak Kalesi'nde 96 günlük Rus kuşatmasıa dayandı, kuşatma kalktı.(1 Ekim)

    * 1696 - Rus Ordusu harap haldeki Azak Kalesi'ni karadan ve denizden kuşattı ve ele geçirdi.(6 Ağustos)

    II. Mustafa, ikinci seferinde Avusturya Ordusu'nu Olaş Muharebesi'nde yenilgiye uğrattı. (27 Ağustos)

    * 1697 - Mezomorto Hüseyin Paşa Bozcaada Deniz Muharebesi'nde Venediklileri tekrar yenilgiye uğrattı.(5 Temmuz)

    II. Mustafa komutasında üçüncü kez sefere çıkan Osmanlı Ordusu Zenta Muharebesi'nde Savoylu Prens Eugene'in kuvvetlerine yenildi. Sadrazam Elmas Mehmed Paşa öldü. (11 Eylül).

    * 1698 - İngiltere ve Hollanda'nın arabuluculuğunda Avrupa'da savaşan devletlerin delegelerinin Macaristan'ın Karlofça kasabasında toplanıp anlaşması uygun görüldü.
     

Sayfayı Paylaş