1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Osmanlı Tokatı

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve merakettim tarafından 21 Şubat 2007 başlatılmıştır.

  1. merakettim
    Ecinni

    merakettim Öpözel Üye :*

    Katılım:
    19 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.931
    Beğenileri:
    323
    Ödül Puanları:
    2.230
    Meslek:
    Ne iş olursa yaparım abi
    Yer:
    leşim ANKARA:)
    Banka:
    1.432 ÇTL
    Osmanlı zamanında ordu çeşitli birliklerden oluşurmuş. O birliklerden biride Tokatçı grubu imiş. Tokatçı denilen askerler devşirmelerden oluşur ve gayet iri yapılı, iri elli kişilermiş. Bunların özel çalışma salonları varmış. Salonlarda mermerden yapılı olan büyükçe kolonlar varmış. Tokatçılar bu mermer kolonları tokatlayarak ellerini daha da geliştirirlermiş. Savaş sırasında ordunun en arkasında bulunur savaşın sonlarına doğru hızla savaş alanına girer ve bitkin durumda olan düşman askerlerini tek tokat darbesiyle yerle bir ederlermiş.Tokat attıkları kişinin yüzünü içeri çökertir ve beyin kanaması geçirmesine sebep olarak öldürürlermiş.
     
  2. Girayhan

    Girayhan Uzman

    Katılım:
    12 Şubat 2007
    Mesajlar:
    936
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    21 ÇTL
    Meşhur Osmanlı Tokadı sözünün kaynağı buymuş demek.
     
  3. sessiz gemi

    sessiz gemi Forum Tutkunu

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.643
    Beğenileri:
    27
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    mühendis
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    80 ÇTL
    Hasmın yanak ile elmacık kemiklerinin arasında kalan sahaya ve fakat elmacık kemiği sahasına yakın olacak şekilde, elimizin bütün parmaklarını birbirine bitiştirmek sureti ile kavi hale getirdiğimiz el ayası ile yaradana sığınıp okkalı bir şamar aşk edilmesi ameliyesine osmanlı tokadı denir.

    osmanlı tokadının hususiyetleri:

    1-bu tokadı aşk edecek civanın kelle-i şerifinde bir kaç tahtanın eksik olması elzemdir.
    2-tokadın hakkını vermek çün evvelemirde hakiki afyon mermeri ile gayet şevkli bir temrin muahedesi imza eylemiş olmak lazımdır.
    3- bu tokadın ikincisini aynı biçare şahsa aşk eylemek tahrimen mekruh olduğu çün tek hamlede ifa edilmelidir.
    4-üstteki maddenin tüttürdüğü manaya ek olarak artık fark edildiğini umduğum ve dahi bu tokatın en ince nüktesi olan kısım şudur ki: bu tokat atılmaz, aşk edilir! aşk ile ifa edilir ey gaziler.
    5-tokatın ifasında bütün inceliğin bidayeti bilek olduğu gibi nihayeti de bilektir. (mühim gördüğüm bir nokta: teksas namı ile maruf çizik romanda sağa sola tokat atan çelik bilek isimli keferenin tokatı, osmanlı tokadının adi ve ucuz bir mukallididir. bu meyanda ifade etmek dilerim ki keferenin adını çelik bilek deyu tesmiye eden mütercimler utansın!!!)
    6-osmanlı tokadı müslümana aşk edilemez. olur da sehven aşk edilirse tokadı aşk eden gafile ceza mahiyetinde en az kırk osmanlı tokatı atılır. eğer ki halen teneffüs kabiliyetini haiz ise bir köprü altında dilenmeye bırakılır.

    osmanlı tokatının tatbik edildiği biçarenin akibeti tokatı aşk eden elin hüneri ile münasebetlidir. hemen hulasa edelim:

    1-tokatı aşk eden babayiğit işinin ehli ise aşka maruz kalan biçare, tokadı aşk eden ince fikirli babayiğitin evvelden hazırda tuttuğu papaz tarafından lazım gelen muamele çekildikten sonra dar-ı beka'a sefere yollanır.
    2-tokatı aşk eden civan tokat aşk etme ehliliği yolunda ilerliyen bir civansa işte bu tehlikelidir zira bu tokatın öldürmesinden beter bir ciheti varsa o da süründürmesidir. işte bu civanın aşk eylediği tokat biçarenin evvela gözünde büyük patlamaya, badehu vicudunda müthiş bir ihtilaca, en son ise zihninde gülyabaninin peyda olmasına sebebiyet verir. yani sizin anlayacağınız şaftı kaymakla kalmaz şanzumanı dağıtır.
    3-yeni yetme bir tokat aşk edicisinin elinden sudur edecek tokat ise belki de en hafifi olup neticesi yüzde kırklık bir maluliyettir. bu tokadı yiyen biçare mesut olmalıdır zira aşk edilen tokat, zihni ve kalbi açmakla kalmayıp, insanı nefs-i mutmain makamına vasıl eder.

    yani tokat aşk eden başlıca üç tip babayiğit sınıfı vardır: ehiller, kalfalar, çömezler. bu üç tipin haricinde "pirler" namı ile maruf pek az kişi tarafından bilinen ve isimleri zikredilmeden evvel kelime-i şehadet getirilen bir sınıf vardır ki bunlar bu tokadın tatbiki hususunda aşmış ademoğullarıdır. bu sınıf tokadı aşk eyleyecekleri zaman muhatablarının hal ve edalarından sezdikleri ile tokadın cinsini seçerler. mühim bir ifşa: baki dayınız pirler sınıfının piridir. haberiniz ola.

    osmanlı tokadının cinsleri:

    1-elveda mevta tokatı: adı üstünde biçarenin gözünden perdeler kalkar. sır makamına vasıl eden tokad deyu da maruftur.
    2-merhaba mefluç tokatı: bu tokatta adından anlaşılacağı gibi insanı kötürüm, körlük, topallık, çolaklık ve dahi pek çok derd ile malul bırakır. bu tokadın nüktesi şudur ki: tokadın aşkına maruz kalan insan ik darbeye muhatab olduğu an da bir an için insanlıktan çıkar. zira bu eziyet insana yapılmaz deyu nedamet getirir amma artık çok geçtir.
    3- dayak cennetten çıkma tokatı: bu cins tokatta yine adından anlaşılacağı gibi insanı bir parça sallamak sureti ile hidayete erdirir. eşya ile ünsiyet kazanmasına sebeb olur. pirler sınıfı ekseriyatle bu tokat cinsini istimal eder.
    4-yürek dayanmaz tokatı: bu tokatın mucidi benimdir. tokadın inceliklerini burada nazara veripte sırrımı dermeyan edecek değilim elbet lakin bu tokada maruz kalan biçarenin zerreleri alemde haberci güvercin vazifesi ifa eder. ilk anda nefesi kesilen biçarenin badehu vicuduna yıldırım cereyanlarına müsavi bir kuvve yürür. kuvve yürüdükçe biçare cereyan yemiş karadeniz folklor ekibi gibi sallanmaya başlar. ilk bakışta neşeli zannedilen bu hal pek acıklıdır. nazar etmeden anlaşılmaz.
    5-şah-ı tokat: en acımaz ve yine en merhametli tokattır. aşk edilmesine dahi luzum yoktur zira ürüzgarı dahi biçarenin şappadanak gitmesi çün kafidir. yani sıfır eziyet.
     
  4. jeriko

    jeriko Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    5.268
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    657
    Yer:
    Anadolu (bu kadar ayrıntı iyi)
    Banka:
    314 ÇTL
    Benzer konular birleştirildi.
     

Sayfayı Paylaş