1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

Forumda "YAZ" konulu resim yarışması düzenledik. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de yarışmaya katılıma davet ediyoruz...

Osmanlı'da Edep

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 24 Mayıs 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.618
    Beğenileri:
    5.952
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Banka:
    4.361 ÇTL
    Osmanlı'da Edep

    Eskiden "Kapıyı kapat!" denilmezmiş. Allah (cc) kimsenin kapısını kapatmasın diye düşünülürmüş. "Kapıyı ört ya da sırla" denilirmiş. Kapının kapanmadan yavaşça örtülmesi edebdenmiş.

    “Lambayı söndür” demezlermiş. Allah (cc) kimsenin ışığını söndürmesin. "Lambayı dinlerdir" derlermiş. Lamba yakılmaz uyandırılırmış.

    Uyuyan birisi uyandırılmak İçin sarsılmaz veya adı ile çağırılmazmış. "Agâh ol erenoler" derlermiş. Nezaket incelik edeb her işin başı imiş de ondan... Ona eren uyanık olurmuş. İnsanların sözü kesilmez işaret ve işmar edilmez fısıltılar gizli konuşmalar hoş karşılanmazmış.

    Hanımlar beylerine "Efendi" derlermiş "siz" derlermiş. Hanımefendiliklerini gösterirlermiş.

    Gezerken yere yumuşak basılır ses çıkarmamaya çalışılırmış. Yerdeki haşerata basmamaya özen gösterdiği için adı "Karınca basmaz Efendi” ye çıkan insanlar varmış.


    Kapıdan çıkarken arkasını dönmemek geri geri çıkmak edebdenmiş.
    Kapı eşiğindeki misafirlere ait ayakkabılar dışarıya doğru değil içeriye doğru çevrilirmiş. "Git bir daha gelme!" der gibi değil de. "Gitsen de ayağının yönü buraya dönük olsa" dercesine dizilirmiş.

    Canlı cansız her şeyin bir hatırı varmış. Eskiler hayatı o kadar nurani o kadar temiz o kadar manâlı yaşarmış.

    Üstad Necip Fazıl bu hali “Komşuya hatır soran sıra sıra terlikler
    Ölçülü uzaklıkta yakın beraberlikler."
    diye tarif eder.
     
Benzer Konular
  1. ahbeabi
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    544
  2. ahbeabi
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    507
  3. ZeyNoO

    Edep..

    ZeyNoO, 6 Ekim 2011, Paylaşıldığı Yer: Güzel Sözler
    Mesaj:
    2
    Görüntüleme:
    945
  4. Suskun
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    1.182
  5. MustafaCİLASUN
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    310
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş