1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Osmanlıda Eğlence ve Spor

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 20 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Osmanlıda Eğlence ve Spor


    Avrupa'yı örnek alarak yapılan yeniliklerin sosyal hayatta da etkileri görülmekteydi. Eğlence hayatında yeni tarzlar ortaya çıkarken, eski alışkanlıklar da devam ettiriliyordu. Kahvehanelerin kıraathane hâline gelmesi, sayılan gittikçe artan gazetelerin ve kitapların okunduğu yerler olmalarını sağladı. Bazı kahvehanelere eklenen küçük sahnelerde seyirlik oyunlar oynanmaya ve konserler verilmeye başlandı. Yeni açılan pastahaneler de hoş vakit geçirilen yerler arasındaydı.

    Tiyatroya olan eğilimin artması ile Şehzadebaşı'nda yeni tiyatrolar açıldı. Buraları, özellikle ramazan aylarında canlı bir eğlence hayatının merkezi durumuna geldi. Batı tarzında tiyatrolar da yaygınlaştı. Sultan Abdülmecid, Dolmabahçe Sarayı'nda, Batı usulüne göre bir tiyatro yaptırdı. Bu tiyatro, II. Abdülhamid döneminde de varlığını Yıldız Sarayı'nda devam ettirdi. 19. yüzyıl ortalarında Beyoğlu'nda açılan bazı devamlı tiyatrolar, Batı usulüne uygun eserler sahneye koydular. Avrupa'dan getirtilen büyük tiyatro ve opera kumpanyaları da bu tiyatrolarda temsiller verdiler. Bu temsiller İtalyanca ve Fransızca oynanıyor, seyircilere Türkçe açıklama veriliyordu. Köşklerde düzenlenen eğlencelerde de Avrupa modeline eğilim görülmekteydi.

    Beden eğitiminin "jimnastik" adı ile okullara girmesi, modern sporların da Öğrenilmesini sağladı. Bu sporlar arasında futbol, kısa zamanda benimsendi ve yaygınlaştı. 19. yüzyılın sonunda İzmir'de, daha sonra İstanbul'da İngilizlerin oynadığı bu oyun Türk gençlerinin de ilgisini çekti. Beşiktaş (1903), Galatasaray (1905), Fenerbahçe (1907) ve Ankaragücü (1910) kulüpleri kuruldu. Bu kulüpler, başka kulüplerin de katılmasıyla, futbol maçları yapmaya başladılar.

    Kürek, yelken, yüzme sporlarının başlaması da hemen hemen aynı döneme rastlar. Avrupa usulünde binicilik, boks, tenis ve eskrim sporları ile bisiklet yanşmalan yüzyılın ilk yıllarından itibaren ilgi çekmeye başladı. Yeni sporlann ve beden eğitiminin Türkiye'ye girmesinde Selim Sırrı (Tarcan) öncülük yapmıştır. Selim Sırrı, bu arada Millî Olimpiyat Komitesi Türkiye temsilcisi olmuş ve Osmanlı Devleti, ilk olarak 1912'de Stockholm Olimpi-yatlan'na katılmıştır. Sporda İlk teşkilâtlanma ise 1922'de gerçekleşmiş ve "Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı" kurulmuştur.
     

Sayfayı Paylaş