1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Osmanlıda yapılan Avusturya Antlaşmaları

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 5 Eylül 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL

    [​IMG]
    Osmanlıda yapılan Avusturya Antlaşmaları

    Zitvatorok (1606)
    Vasvar (1664)
    Karlofça (1699)
    Pasarofça (1718)
    Belgrad (1739)
    Ziştovi (1791​


    [​IMG]
    Zitvatorok Antlaşması
    11 Kasım 1606 tarihinde Osmanlı Devleti ve Habsburg Hanedanlığı arasında imzalanmış bir barış antlaşmasıdır.

    Osmanlı Devleti ve Avusturya Arşidüklüğü 15 yıl süren uzun bir savaştan sonra yorgun düşmüşlerdi. Sultan I. Ahmet ve Avusturya adına Arşidük Matthias arasında, Estergon-Komorin arasındaki Zsitva suyunun Tuna Irmağına döküldüğü yerde imzalanan Zitvatorok Antlaşması'yla barış sağlandı.

    Antlaşmaya göre Eğri, Estergon, Kanije kaleleri Osmanlılarda, Rop ve Koman kaleleri Avusturyalılarda kalacaktı. Avusturya bir kereye mahsus olmak üzere 200.000 altın savaş tazminatı ödeyecekti. Osmanlı padişahı Avusturya Arşidüküne Roma İmparatoru (Kayser Kaizer) ünvanıyla hitap edecek, her üç yılda bir karşılıklı armağanlar gönderilecekti. Avusturya'nın Macaristan için ödemekte olduğu yıllık 30.000 altın vergi kaldırılacaktı. Zitvatorok Antlaşması Osmanlıların lehine gibi görünse de Osmanlı Devleti artık eski gücünde değildi. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısındaki üstünlüğü sona ermiş, siyasi dengeler Osmanlı aleyhine bozulmaya başlamıştır.

    Bu antlaşmadan sonra, Osmanlı Avrupa'da önemli ölçüde toprak kazanamayacaktır. Hatta 17. yy'nin sonlarından itibaren toprak kayıplarına başlayacaktır. Prut Antlaşması hariç, bu antlaşma Osmanlı'nın imzalandığı en kârlı antlaşmadır.





    [​IMG]
    Vasvar Antlaşması
    10 Ağustos 1664'te Osmanlı Devleti'yle Avusturya Arşidüklüğü arasında imzalanmış bir barış antlaşmasıdır. Antlaşma Szentgotthárd ile Eisenburg arasındaki Çakani'de (Cskany) imzalanmasına rağmen, bu birimin bağlı olduğu Vasvar şehrinin adı tarihi kaynaklara geçmiştir. Osmanlıca ve Latince kaleme alınan antlaşmanın Latincesi Osmanlılarda, Osmanlıcası Avusturyalılarda kalmıştır.

    1658 yılında Erdel, Eflak ve Boğdan Beylikleri Avusturya'nın kışkırtmasıyla Osmanlı Devleti'ne karşı isyan ettiler. Bu nedenle Osmanlı Devleti'yle Avusturya Arşidüklüğü arasında başlayan savaş Sultan IV. Mehmet döneminde 1658-1664 arasında 6 yıl devam etti. Köprülü Mehmet Paşa bu isyanları bastırdı. Köprülü Fazıl Ahmet Paşa Uyvar Kalesini fethetti. Osmanlı kuvvetlerinin başarıları üzerine Papalığın tavsiyesi ile Avusturya barış görüşmelerine başlamak istedi. Avusturya Başbakanı Duc de Sagan, Macaristan'da bulunan Osmanlı ordusunun başkomutanı Köprülü Fazıl Ahmet Paşa'ya bir mektupla başvurarak elçi olarak Osmanlı ordusunda bulunan Simon Reninger'in görüşmeler için murahhas atandığını bildirdi. Sadrazamın bunu kabul etmesi üzerine görüşmeler başladı. Müzakereler sonunda Sadrazam tarafından onaylanan antlaşma Avusturya tarafına gönderildi ise de Avusturya Arşidükü tarafından ancak St. Gotthard Savaşı sonrasında, Avusturyalıların askeri olarak başarılı olmaya başlamalarına karşın Batı Avrupa'daki siyasi olayların da etkisiyle onaylanıp gönderilmiştir.

    Bu antlaşmanın başlıca maddeleri şunlardır:


    Uyvar ve Novigrad Kalesi ile çevreleri Osmanlılarda kalacak. Zerinvar Kalesi yeniden inşa edilmemek şartıyla Avusturya'da kalacak.
    Erdel Osmanlı Devletine bağlı kalacak ve her iki tarafta askeri kuvvetlerini Erdel'den çekecek. Osmanlı Devleti Erdel Kralının Avusturya'ya saldırmasını önleyecek.
    Avusturya savaş tazminatı ödeyecek. İki tarafta karşılıklı 200.000 kara kuruş değerinde hediyeler gönderecek.
    Antlaşma 20 yıl geçerli olacaktır. İki tarafta akın ve çete faaliyetlerinde bulunmayacak.
    Osmanlı ordusu antlaşma hükümdarlarca onaylanıncaya kadar askeri harekatında serbest kalacak.





    [​IMG]

    Karlofça Antlaşması


    26 Ocak 1699 tarihinde Osmanlı Devleti ile başlarında Avusturya İmparatorluğu bulunan Kutsal İttifak devletleri (özellikle Venedik, Lehistan ve Rusya) arasında imzalanmış olan bir barış antlaşmasıdır. Lale Devri 'nin başlamasına sebep olmuştur. Karlofça bugünkü Sırbistan'ın sınırları içinde yer alan Almancada Karlowitz, Sırpçada Сремски Карловци (Sremski Karlovci) adı ile anılan küçük bir kasabadır. Antlaşma 1683–1698 Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları'nın sonucunda imzalanmıştır.

    Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları
    Sultan II. Mustafa döneminde Osmanlılar, Avusturya Arşidüklüğü üzerine üç büyük sefer düzenlediler. Papa XI. Innocentius 1684'de Osmanlı Devleti'ne karşı "Kutsal (Lig) İttifak" adı altında Avusturya, Lehistan ve Venedik'den oluşan bir ittifak oluşturdu ve 1686'da bu ittifaka Rusya'da katıldı. Erdel'de yapılan bir sıra muharebeler yanında Venedikliler, Mora ve Dalmaçya'ya, Lehistan ise Boğdan'a saldırmışlardı. Uzun süren savaşlar sonunda Osmanlı Devleti yorgun düştü. Aynı dönemde Rusya'nın başına I. Petro geçmişti. I. Petro ordusunu modernize etmiş, boğazlardan Akdeniz'e inme ve Karadeniz'e egemen olma çabalarına girişmişti. 1695'deki saldırıda başarısız olmuş, fakat bir yıl sonra Azak Kalesi'ni ele geçirmişti (6 Ağustos 1696). Ancak Osmanlı Devleti, ordusunun 11 Eylül 1697'de Zenta Muharebesi'de uğradığı yenilgiyle ile bir anda savunmasız kaldı. Özellikle İngiliz ve Hollanda hükümetinin araya girmesi sonucu, Sultan II. Mustafa barış müzakerelerine razı oldu.

    Müzakereler ve imzalanma
    İki ay süren antlaşmanın müzakerelerinde Osmanlı Devletini Reis-ül Küttab Rami Mehmed Paşa ve Baştercüman Aleksandros Mavrokordatos temsil etti. Kutsal İttifak ülkelerini temsil eden delegeler Avusturya Arşidüklüğü için Kont Franz Ulrich Kinsky, Venedik Cumhuriyeti için Carlo Ruzzi, Lehistan Krallığı için Malaçowski ve Rus Çarlığı için Prokopij Wosnitzin idi. Müzakerelere danışman olarak katılan İtalyan asıllı Luigi Ferdinando Marsigli ise antlaşma imzalandıktan sonra 850 km uzunlukta bulunan yeni Osmanlı-Avusturya sınırının haritasının çizilip tespit edilmesi için kurulan komisyon başkanlığını yapmıştır.


    Müzakereler sırasında, barış müzakereleri tarihinde ilk defa olarak, taraflar yuvarlak bir masa etrafında toplandılar. Müzakerelerin yapıldığı büyük çadırın 4 değişik girişi bulunmaktaydı ve böylece hiçbir taraf için çadıra giriş protokolünde öncelik sağlanmamış oluyordu.

    26 Ocak 1699 günü imzalanan Karlofça Antlaşması ile Banat ve Temeşvar hariç, bütün Macaristan ve Erdel Beyliği Avusturya'ya, Ukrayna ve Podolya Lehistan'a, Mora ve Dalmaçya kıyıları Venediklilere bırakıldı. Ayrıca barışın süresi 25 yıl olarak belirlenirken, antlaşmanın garantör devleti de Avusturya olmuştur.

    Sonuçlar
    Karlofça Antlaşması Osmanlı Devleti'nin batıda büyük çapta toprak kaybettiği ilk antlaşmadır. Karlofça Antlaşması'ndan sonra Osmanlı Devleti kaybettiği toprakları geri alma siyaseti izlemeye başlamıştır. Böylece duraklama dönemi biterken, gerileme dönemi başlamıştır.

    Avusturya'nin barış görüşmelerini kabul etmesinin başlıca sebebi batıda çıkması önlenemez olduğu gayet açık olan savaştı. Habsburg Hanedanı'nın İspanya kolundan olan İspanya Kralı II. Carlos fiziksel ve akılsal kusurlu idi ve çocuksuzdu. İspanya krallığına varis olarak iki değişik hanedan temsilcisi bulunmaktaydı: Birisi Kutsal Roma Germen İmparatoru olan Habsburg Hanedanından I. Leopold diğeri ise Bourbon Hanedanı'ndan Fransa Kralı XIV. Louis. Her ikisi de İspanya İmparatorları II. Felipe'nin torunu ve sonraki IV. Felipe'un damatları olup her ikisinin de İspanya tahtı üzerindeki iddiası ayni güçte idi. II. Carlos kendine varis olarak önce I. Leopold'u seçmişti ama sonra fikrini değiştirip XIV. Louis'i varis yapmıştı. Fransa ve İspanya'nin birleşmesi ve (İspanya'yı da idaresine geçiren) Fransa'nın Avrupa'nın ve Amerika ve Asya'da İspanya kolonilerine sahip süper-güçlü ülkesi olarak ortaya çıkması Avusturya'yı olduğu gibi diğer birçok batı Avrupa ülkesini de korkutmaktaydı. Bu karmaşık İspanya veraseti sorunu bir Avrupa savaşı ortaya çıkarması bekleniyordu. Nitekim de Karlofça Antlaşması'ndan 2 yıl geçmeden beklenen oldu ve 1701-1714 döneminde 13 yıl süren ve ilk büyük Avrupa savaşı olan İspanya Veraset Savaşları başladı. Karlofça'ya İngiltere ve Hollanda'nın arabuluculuk yapmaya çok hevesli olmaları ve Avusturya'nın bu antlaşmaya hemen razı olması hep bu beklenen savaş nedeniyledi.






    [​IMG]
    Pasarofça antlaşması
    1714-1717 Osmanlı-Avusturya- Harbine son veren, yukarı Sırbistan, Belgrad ve Banat yaylasının Avusturya'ya; Dalmaçya, Bosna ve Arnavutluk kıyılarının Venedik'e verilmesi, Mora Yarımadası Osmanlılarda kalması gibi maddeleri içeren 21 Temmuz 1718'de imzalanan antlaşmadır. Antlaşma Osmanlı sultanlarından III. Ahmed Han (1703-1730) zamanında, Mora-Tuna kavşağında Sırbistan’nın (şimdi Sırpca adı Požarevec, Almanca adı Passarowitz olan) Pasarofça kasabasında yapıldı.

    Venedikliler Karlofça Antlaşması hükümleri tamamen ihlal ederek Karadağ'daki isyanı teşvik edip isyancılara yardım edince ve İstanbul-Mısır seferleri yapan Osmanlı ticaret ve hac gemilerine saldırınca 1715de Sadrazam Silahdar Damat Ali Paşa Venedik Cumhuriyeti'ne savaş ilan ederek Mora Seferine çıktı. Bu seferi Korint, Anapoli, Modon, Koron, Navarin kalelerini fethederek zaferle sonuçlandırdı. Fakat Venedik'in bağdaşığı olan Avusturya sert bir tepki ile, Karlofça Antlaşması gereğince Mora'nın Venediklilere geri verilmesini istemesi üzerine, Avusturya'ya da savaş açıldı.

    Sadrazam Silahdar Damat Ali Paşa, Osmanlı ordusu ile birlikte Macaristan'a girdi. Petervaradin Savaşı'nda Savoy Prensi Eugen komutasındaki Avusturya ordusu Osmanlı kuvvetlerini bozguna uğrattı (5 Ağustos 1716) ve Sadrazam Silahdar Damat Ali Paşa şehit düştü. Bu bozgundan sonra Temeşvar kalesi yitirildi ve Osmanlı ordusunda olan çözülme ile dağınık ve disiplinsiz birlikler Belgrad'a çekildi. Ordunun burada biraz tutunması ile birlikte, ta gerilerde Edirne ve İstanbul'da panik ortaya çıktı. Yeni Sadrazam Hacı Halil Paşa ordunun donatım işleri ile meşguldu ama 1717deki savaşlar hezimetin boyutunu büyüttü; 18 Ağustos 1717 tarihinde Belgrad düşman eline geçti. Belgrad'dan ta Niş'e kadar yörelerinin Müslüman ve Türk halkı aç ve çıplak Edirne ve İstanbul yoluna düştüler. Yeni sadrazam Tevkii Nişancı Mehmed Paşa altında, ordu Avusturya cephesinde Bosna ve Vidin'de başarılar elde etti. İbrahim Paşanın teşebbüsleri sayesinde Avusturyalılarla barış yapılmasının kararlaştırılmasından sonra, 1718'de sadrazamlığa getirilen Damat İbrahim Paşa barış teklif etti.

    Osmanlı Devletini Şıkk-ı sânî Defterdarı (Mâliye Müsteşarı) Silâhtar İbrâhim Efendi başkanlığındaki heyet temsil etti. Pasarofça’da Kont Virmond başkanlığında Avusturya ve Carte Ruzigi başkanlığındaki Venedik heyetlerinden başka, Felemenk (Hollanda) temsilcisi Collyer Kontu ile İngiltere temsilcisi Sir Robert Sutton da vardı. İki ay kadar süren konferanstan sonra; Avusturya ile yirmi madde ve bir ilâve, Venediklilerle de 26 madde üzerinden, 21 Temmuz 1718 tarihinde antlaşma imzalandı.

    Antlaşmaya göre,

    Avusturya ile Niş, Banat Dağları ve Transilvanya Alpleri hudut kesildi.
    Mülteci olarak Osmanlı Devleti'ne sığınan Erdel prensi II. Rákóczi Ferenc ailesiyle beraber Osmanlı-Avusturya sınırında oturmak ve emniyeti sağlanmak şartıyla iade edilecekti.
    Venedikliler, Mora Yarımadasını, Korintos ile çevresini, Egin Körfezindeki adaları, İyonya Adalarını, Aya Mavri Adasını ve Girit’te üç iskeleyi Osmanlı Devletine verecekti.
    İran yoluyla Avrupa'ya gelen tüccarlar, dönüşte Tuna gümrük vergilerinden muaf tutulacaktı.

    Pasarofça Antlaşmasıyla, Osmanlı Devleti; Avusturya’ya toprak vermesine rağmen, Venedik’ten aldı. Avusturya’ya verdiği toprakları, daha sonraki antlaşmalarla, Tamışvar hariç, geri aldı.






    [​IMG]

    Belgrad Antlaşması

    Osmanlı Devletinin 18 Eylül 1739 tarihinde Avusturya, 3 Ekim 1739 tarihinde de Rusya'yla imzalamış olduğu barış antlaşmalarıdır.

    Savaşın gelişmesi ve antlaşma


    1736'da Kırım Tatarları'yla olan sınır anlaşmazlıklarını bahane eden Rusya, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş açtı. 1737'de Avusturya da Rusya'nın müttefiki olarak savaşa katıldı.

    Üç koldan Osmanlı arazisine hücuma geçen Avusturya orduları ta Niş'e kadar ilerledikten sonra; ardı ardıya yenilip geri atılınca hemen İstanbul'da Fransız Elçisi olan Villeneuve Markizi'nin aracılığı ile barış görüşmeleri istedi. Rusya da İsveç'ten hücum beklediği için barış görüşmelerine razı oldu. Sadrazam ve Osmanlı ordusu serdarı olan Yeğen Mehmed Paşa orduyla İstanbul'a döndükten sonra Fransız ve Avusturya elçileri ve Rus grandükü ile konuştu. İzleyen günlerde ordu kadısı Esad Efendi, reisülkitab Mustafa Efendi ve Mektubi Ragıp Efendi Dolmabahçe'de Mehmed Emin Efendi yalısında elçilerle yapılan oturumlarda barış koşullarını görüştüler. Tam bu sırada 22 Mart 1739'de Yeğen Mehmed Paşa veziriazamlıktan atılıp yerine Vidin Seraskeri Hacı İvazzade Mehmed Paşa getirildi ve ordu tekrar cepheye gönderildi. 22 Temmuz 1739da, Viyana'da büyük şok yaratırcasına, Belgrad yakınlarında Hisarcık Muharebesi'nde Osmanlı orduları galip geldi. Belgrad Osmanlı ordusu tarafından kuşatıldı ve Belgrad tekrar Osmanlıların eline geçti. Tuna kıyılarında önemli kale mevkileri olan Semendire (şimdi Sırbistan'da Smederevo) ve Adakale'yi (şimdi Romanya'da Orşova) tekrar eline geçirerek Tuna Nehri tekrar Avusturya ile Osmanlı devleti arasında korunaklı bir sınır haline getirildi.

    Avusturya bundan sonra hemen ateşkes ilan ederek Osmanlı İmparatorluğu ile Belgrad Antlaşması'nı 18 Eylül 1739'da imzaladı. Avusturya, 1718 Pasarofça Antlaşması'yla elde ettiği, Belgrad da dahil Kuzey Sırbistan'ı ve Küçük Eflak'ı (şimdi Romanya'da) geri verdi.

    Rusya orduları ise daha başarılı olmuşlar, Hotin ve Bender'i almışlar ve Boğdan'a girip Yaş (şimdiki Romanya'da ki Iaşi) şehrini ellerine geçirmişler ve Avusturya-Osmanlı Belgrad Antlaşması'nın imzalanması haberi eriştiğinde Eflak'a hücuma geçmek üzereydiler.

    Yalnız kalan Rusya da, 3 Ekim 1739'da, savaş beklentilerinin çok gerisinde bir barış antlaşması yaptı. Rusya Azak Kalesi'ni askerden arındırmayı, Azak Denizi ve Karadeniz'de savaş gemisi bulundurmamayı, Karadeniz'deki ticaretini Osmanlı gemileriyle yürütmeyi, Orta Kafkaslarda önemli dağ geçitlerini kontrol eden ve koruması altında tuttuğu Kabartay bölgesinden çekilmeyi ve burasını tarafsız bir bölge olarak tanımayı kabul etti.

    Ayrıca bu antlaşmalar,Osmanlı İmparatorluğu'nun Avusturya Arşidüklüğü ile imzaladığı son karlı antlaşmadır.

    Antlaşma maddeleri

    1735-1739 Osmanlı-Rus-Avusturya savaşının sonunda imzalanmış bu antlaşmaların başlıca şartları şunlardır:

    Avusturya Pasarofça Antlaşması ile aldığı yerleri (Sırbistan, Belgrad, Eflak'ın bazı kısımlarını ve Bosna'da bir sınır bölgesini) Banat bölgesi hariç geri verdi.
    Azak Kalesi yıkıldı, toprakları Osmanlı Devleti ile Rusya arasında sınır oldu.
    Kuzey Kafkasya'da bulunan ve dağ geçitlerini (Daryal Geçidi,vd) denetleyen Kabartay bölgesi (Kabardiya) tarafsız bir bölge olarak kabul edildi.
    Ruslar Kırım'dan çekilecek.
    Karadenizde savaş ve ticaret gemileri bulunduramayacaktı.

    Belgrad Antlaşmaları Osmanlıların 18. yüzyılda imzaladığı en son kazançlı antlaşmalardır. Belgrad Antlaşmaları ile Karadeniz’in bir Türk gölü olduğu bir kez daha kabul edildi. Bu antlaşma ile Karadeniz'in Türk gölü olduğu son kez onaylanmıştır.
     

Sayfayı Paylaş