1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Osmanlılarda İskan Politikası

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 18 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    İskan Politikası
    İskan; beşeri yerleşim anlamına gelmektedir. İskan politikasının amacı fethedilen yerlerin Türkleşmesini sağlamaktır. Bu amaç hem fetihlerin sağlam ve kalıcı olmasını hem de fethedilen yerlerin siyasi, askeri ve sosyal yönden güvenliğini sağlamaktır. İskan politikası fethedilen yerlerde sorun çıkma ihtimali olan ailelerin Anadolu’ya göç ettirilmesini sağlayarak karışıklık çıkma ihtimalini azaltmak için kurulmuştur.

    18.yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nun iskan politikası, boş ve harap yerlerin şenlendirilmesi ve ziraate açılması istikametinde yürütülmüştür. Bu hedefe varmak için ortaya çıkan problemlerin başında yerleşik halkın üzerinde büyük bir baskı unsuru olan göçmenlerin güç meselesi gelmektedir ki, bunun için de, özellikle güç unsurlarının ortadan kaldırılarak güvenli bir ortam hazırlanması, devletin politikasının gerçekleşmesinde önemli bir menzil olacaktı. Nitekim bu hususun önemi anlaşılmış olmalıdır ki, bu kabil grupların, Anadolu’daki iskan mahallelerinden uzak tutulması için Rakka ve Kıbrıs bir sürgün bölgesi olarak seçilmiştir.

    İskan politikası göçebelerin iskanlarına teşebbüs ettiği gibi bu sayede de hem gelirleri arttırmak, hem de idari aksaklıkların bir sonucu olarak ortaya çıkan güçlükleri ortadan kaldırmayı hedef almıştır.

    Osmanlı devleti bu yüzyılda toprak kaybına uğraması, onunla birlikte, Müslüman-Türk halkının da iç kısımlara göçe başlamasına sebep olmuştur. Meydana gelen bu nüfus hareketleri, devletin ekonomik düzenini bozduğu gibi, emniyetini de büyük ölçüde etkilemiştir. Nitekim birçok mahalle ve köy harap olup boşaldığı gibi yine birçok mamur tarla, bağ, bahçe terk edilerek zirai gelirin önemli miktarda azalmasına yol açmıştır. Bu durum karşısında devlet, bu harap olmuş ve boşalmış sahalara başı-boş bir hayat yaşayan göçebelerin veya eski haklarını yerleştirme işlerine girişmiştir.

    18, yüzyılın iskan politikası olarak çıkan,"´harap ve sahipsiz yerlere oymakların yerleştirilerek yeniden ziraate açılması şeklinde içe dönük iskan siyaseti, bu yüzyılın varılmak istenen başlıca hedefi olmuştur.

    Ayrıca iskan politikası fethedilen bölgelere Anadolu’dan getirilen Türkmen aşiretlerinin yerleştirilmesiyle gerçekleştirilmesidir. Özellikle anlaşmazlık bulunan aşiretlerin birini yerleştirilmesi, Anadolu’daki çatışmaları önlemiştir. Yerleştirilen Türkmenlerden bir süre vergi alınmaz ve geri dönmelerine izin verilmezdi.
     

Sayfayı Paylaş