1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Osteoporoz ve Beslenmenin Önemi

Konusu 'Kadın - Erkek Sağlığı' forumundadır ve BeReNN tarafından 12 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    osteoporoz - osteorozdan korunma - osteoporozda osteoporoz - osteoporoz nedir - osteoporoz tedavisi - osteoporozu önleme - düşük kemik kütlesi - kemikte zayıflama

    osteoporoz ve Beslenmenin Önemi

    OSTEOPOROZ VE BESLENME

    Osteoporoz düşük kemik kütlesi ve kemiğin mikro-mimarisinde bozulma ve bunun sonucunda kemiğin kırılganlığının ve kırık riskinin artmasıyla karakterize sistemik bir iskelet hastalığıdır. Ortalama yaşam süresinin artması ile yaygın bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Osteoporozun önlenmesi tedavisinden önceliklidir. Önlemede etkin ve maliyeti düşük koruyucu tedbirlerin alınmasına önem verilmelidir.

    Osteoporoz oluşumunda yaş, genetik, cinsiyet, fiziksel aktivite azlığı ve kullanılan ilaçların yanı sıra besin öğelerinin ve beslenme alışkanlıklarının oluşturduğu faktörler önemli yer tutar. Çalışmalar bu hastalığın oluşumunun önlenmesinde ve tedavisinde yaşam boyu süren yeterli ve dengeli beslenmenin varlığını kabul etmektedir.

    Doruk kemik kitlesi ve kemik kayıp hızı osteoporoz gelişimi için en önemli göstergelerdir. Osteoporozu önlemede öncelikli hedef genetik olarak beklenen doruk kemik kitlesini (DKK) en ideal noktaya ulaştırmaktır. İkincil hedef orta yaşlarda ve ileri yaşlarda kemik kayıp hızını azaltmaktır. Her iki durumda da kalsiyum önemli bir role sahiptir. Doruk kemik kitlesi erkeklerde, siyah ırkta ve iri yapılılarda yüksektir. Doruk kemik kitlesi oluşumunda genetik faktörlerin dışında beslenme, fiziksel aktivite ve seks hormonlarının işlevi birinci role sahip faktörlerdir.

    Osteoporozdan korunma; primer, sekonder ve tersiyer korunma şeklinde Avrupa Birliği tarafından geliştirilmiş stratejilerde özetlenmiştir.

    Osteorozdan korunma
    Primer
    Amaç
    Yaklaşım
    İntrauterin

    Bebeklik

    Çocukluk
    Ergenlik

    Genç erişkin

    Erişkin
    Güçlü kemik oluşturulması

    KMY'u arttırma, güçlü kemik oluşturulması
    KMY'u arttırma
    KMY'u arttırma

    Optimal KMY sağlanması

    KMY'nun korunması
    Hamilelikte anne beslenmesi ve sağlığı
    Bebeğin beslenmesi

    Beslenme, fiziksel aktivite
    Beslenme, fiziksel aktivite, risk faktörlerinden kaçınma
    Beslenme, fiziksel aktivite, risk faktörlerinden kaçınma Beslenme, fiziksel aktivite, risk faktörlerinden kaçınma
    Sekonder


    Menopoz
    Sekonder OP nedenleri varlığı

    KMY korunması
    OP tedavisi
    Risk faktörlerinden kaçınma
    Hızlı kemik kaybının araştırılması
    Tersiyer


    Yaşlılık
    Kırıktan korunma
    Düşmelerden korunma
    Şok absorbsiyonu

    KMY: Kemik mineral yoğunluğu

    Osteoporozdan korunma planında iyi beslenme, güneşlenme (D vitamini), egzersiz, risk faktörlerinden korunma, risk taşıyanların erken tanısı, medikal tedavi kullanımı bilinçlendirme, bilgilendirme ve düşmelerin önlenmesi temel noktalardır.

    Beslenme

    Beslenme; büyüme, doruk kemik kitlesi gelişimi, erişkin kemik kitlesinin korunması, postmenopozal kemik kaybının minimumda tutulmasında ve ileri yaşta kemik kaybı ve kemik sağlığını korumada önemlidir. Kemiklerin yeterli kuvvete ulaşabilmesi için kalsiyumdan zengin beslenme her yaşta önemlidir. Yeterli kalsiyum alımının en uygun yolu dengeli diyettir. Dengeli bir diyet mutlaka süt ürünleri ve yeşil yapraklı sebzeleri içermelidir.

    Günlük önerilen bir bardak süt, bir bardak yoğurt ve en az 50 gr. peynir ve bir tabak yeşil yapraklı sebzedir. Kemik mineral içeriğinin %80-90'ı kalsiyum ve fosfordan oluşur. Diğerleri protein, magnezyum, çinko, bakır, demir, florit, D, A, C ve K vitaminleri normal kemik metabolizması için gereklidir.Kalsiyumun beslenme ve kemik sağlığındaki rolü bilinmektedir. Yüksek kalsiyum alımının aktif büyüme periyotlarında kemik artışını sağladığını, yaşın ilerlemesi ile oluşan kemik kaybını azalttığını, tüm yaşlarda özellikle yaşlılarda kırığı azalttığını gösteren çok sayıda çalışma vardır.
    Kalsiyum Kaynakları
    v Kalsiyum ihtiva eden besinler
    v Kalsiyumla zenginleştirilmiş besinler
    v Kalsiyum destekleri

    Süt : Ca, fosfor, protein, vit A, D, B12, riboflavin, pantotenat, Mg, Zn, potasyum için iyi bir kaynaktır.

    Kalsiyumdan zengin gıdalar
    ® Süt ürünleri ( süt, yoğurt, peynir)
    ® Yeşil yapraklı sebzeler
    ® Kabuklu deniz ürünleri
    ® Fındık, fıstık v.b.
    ® Pekmez, susam, kuru baklagiller
    ® Kurutulmuş meyveler
    ® Sarı yapraklı bitkiler v.b.

    Değişik yaş grupları için önerilen günlük kalsiyum alımı :

    Optimal kalsiyum alımı, NIH (National Institutes of Health's Consensus Conference )

    Yaş
    Optimal Günlük Ca Alımı (mg)
    Bebek

    Doğum – 6 ay
    400
    6 ay – 1 yıl
    600
    Çocuk

    1 – 5 yaş
    800
    6 – 10 yaş
    800 – 1200
    Adölesan / Genç erişkin
    (11 – 24 yaş)
    1200 – 1500
    Erkek

    25 – 65 yaş
    1000
    65 yaş üstü
    1500
    Kadın

    Hamile ve emziren
    1200 – 1500
    25 – 50 yaş
    1000
    50 – 65 yaş (postmenopozal)

    Östrogen alan
    1000
    Östregen almayan
    1500
    65 Yaş üstü
    1500


    Bazı besinlerdeki kalsiyum miktarları:

    Besin
    Kalsiyum(mg/100gr)
    Pastörize süt
    133
    Süt + kakao
    228
    Yoğurt
    150
    Çedar peyniri
    750
    Somon balığı
    259
    Fındık
    234
    Ispanak
    106
    Soya
    226
    Fasulye
    106

    Kalsiyumun beslenme ve kemik sağlığındaki rolünün çok iyi bilinmesine rağmen neden çok
    alınamamaktadır?
    v Tat
    v Yağ ve kilo alımı
    v Laktoz intoloreansı
    v Kalsiyum alımı ile ilgili yetersiz bilgi
    v Parenteral etkilenme etkili gibi görünmektedir.

    Günlük kalsiyum tüketiminin hesaplanması:
    Süt:(200 ml): 300 mg. Kalsiyum içeriği
    Yoğurt (200 ml): 400 mg. Kalsiyum içeriği
    Peynir (50 gr): 200 mg. Kalsiyum içeriği toplanarak günlük tüketim hesaplanabilir.

    D Vitamini
    D vitamini bağırsaktan kalsiyum ve fosfor emilimini kolaylaştırır ve kemik mineralizasyonunu sağlar. Vitamin D besinlerden ve ciltte güneş ışığından elde edilir. Diyet kaynakları sınırlıdır (balık yağı, süt, k.c. az miktarda yumurta sarısı) ancak süte eklenebilir. Esas kaynak güneştir. Yaşla birlikte barsaktan D vitaminin emilim azaldıkça deriden de üretimi düşer. Yaşlıların yaklaşık %80'inde D vitamini eksikliği saptanmıştır. Bunun sebepleri alımın azalması, emilimin azalması ve güneşe çıkmanın azalması olabilir. Postmenopozal kadınlarda D vitamini takviyesi barsaktan kalsiyum emiliminin arttırarak negatif kalsiyum dengesini düzeltir. Ancak yaşlandıkça barsaktaki vitamin D reseptörleri de azaldığı için vitamin D2'ye yanıt azalır. Serum 25(OH) D vitamini düşüklüğü PTH artışı ve KMY (kemik mineral yoğunluğu) düşüklüğü ile birlikte gider. Yıllık 150.000- 300.000 IU ergokalsiferol enjeksiyonunun yaşlılarda total kırık oranının anlamlı olarak azalttığı gösterilmiştir.

    Günlük D vitamini ihtiyacı

    v Genç erişkin 400 IU/G
    v Yaşlılarda 600 – 800 IU/G
    v Vit D eksikliği veya kalsiyum malabsorbsiyonu olanlarda yüksek vit D seviyelerine ihtiyaç vardır.Vücut vitamin D düzeyini serumdaki 25 (OH)D düzeyi en iyi gösterir.


    Dengeli olmayan diyet:

    Yetersiz alınan vitamin ve mineraller veya aşırı protein ve sodyum tüketimi osteoporoza eğilimi arttıran risk faktörleridir. Kalsiyum için alım miktarı kadar barsaklardan emilimi de önemlidir. Yaşlandıkça barsaklardan kalsiyum emilimi azalır. Özellikle 70 yaşın üzerinde bu çok belirgindir. Aşırı sodyum tüketimim idrarla kalsiyum atılımını arttırır. Aşırı kahve ve kafein içeren içecekler de idrarla kalsiyum atılımın arttırarak sonuçta KMY azalmasına ve kırık riski artmasına yol açabilir. Aşırı protein tüketimi de idrarla kalsiyum atılımını arttırarak KMY'da düşüklüğe yol açabilir. Kola cinsi gazlı içecekler içerdikleri fosforik asit ve kafein sebebiyle kemik metabolizmasını olumsuz yönde etkilerler. K ve C vitaminlerinin ve lifli besinlerin osteoporozdan korunmada önemli yerleri vardır. Çinko, mangnezyum, bakır, demir boron, florid gibi eser elementlerin osteoporozun önlenmesinde etkili olduğuna dair muhtelif görüşler vardır ancak bu elementlerle ilgili kanıtlar henüz yeterli değildir.

    Kalsiyum ve Vitamin D osteoporozun önlenmesinde ve tedavisinde faydalı yardımcı tedavilerdir. Kalsiyum ve D vitaminin tek başlarına erken postmenopozal kemik kaybını önleyemeseler de geç menopoz ve yaşlılarda osteoporozdan korunmada son derece önemlidirler. Osteoporoz tedavisinde kullanılan ilaçların etkili olabilmesi için yeterli kalsiyum ve vitamin D alınmasına ihtiyaç vardır. Bazı yiyecekler kalsiyum absorbsiyonunu etkiler (yüksek fitat içeren – bakla v.b.,yüksek oksalat içeren – ıspanak v.b.) Kalsiyum desteklerinin uygun absorbsiyonu için yemeklerle alınması ve günlük ihtiyaç 500 mg'dan fazla ise ikiye bölünerek alınması önerilir.

    Özetle osteoporozun önlenmesi tedavisinden önceliklidir. Dengeli beslenme, özellikle kalsiyumdan ve D vitamininden zengin gıdaların alınması, güneş ışığından yeterince yararlanılması, sigara, alkol ve kahve tüketiminin azaltılması son derece önemlidir. Bütün bunları kapsayan bir programla hastaların osteoporozu önleyici diyet hakkında bilgilendirilmesi korunma yöntemleri arasında önemli yer tutmaktadır.

    Prof. Dr.Elif Akalın
     

Sayfayı Paylaş