1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Otopsi için göğsünü açtılar bebeği gördüler

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Mavi Gül tarafından 17 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

  1. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    Bir genç doktor orta yaşlı bir kadının ölü bedenine eğilip açmış göğsünü, karnını. Sonra düşüp bayılıvermiş oraya. Kadın gebeymiş ve karnını yarınca ölü bir bebek çıkıvermiş ortaya
    "Akrabanın akrabaya ettiğini akrep etmez insana" derdi babaannem. Bu sözler bana çok acımasız, abartılı ve manasız gelirdi. Ama gayetle doğruymuş, hatta az bile demiş ilk bunu diyen. Mardin Mazıdağ'da o meşum köydeyim şimdi. Bilge Köyü'nde, Çelebi Ailesi'nin birbirini bire kadar kırmaya uğraştığı yerde yani. Tekrarlıyorum; "Bilge Köyü" ve "Çelebi Ailesi." Nasıl bir ironidir bu tanrım? Adı güya "Bilge" konmuş köyün köylüleri birbirini daladı, gözü dönmüş fertlerin bir kısmı ailenin büyük bir kısmından eşiktekini, beşiktekini, düğündekini, secdedekini, kundaktakini, karındakini katletti. Nerede? "Bilge Köyü"nde. Hangi aile "Çelebi" ailesi. Bir laf daha var. "Su içene yılan bile dokunmaz." Peki ya insan olan, sabi sübyan masuma, gencanlı oğlanlara, filiz gibi kızlara, kocamışlara, namaza durmuşlara, dua okuyan imama nasıl kıyar arkadaş?

    ANAM, BABAM, KARDAŞIM GİTTİ
    Anne-babası ve 3 yaşındaki kız kardeşini gözü önünde kaybeden, o an dilleri susan, aklı duran 12 yaşında bir çocuk var yanımda. Sarılmış başını okşuyorum. Ağlaması bile kekeme olmuş yavrucağın. "Kocaman bir adamdı. Boylu kocaman, iri. Keleş vardı elinde. Mermisi bitti, şarjörünü değiştirdi bir daha kurşun yağdırdı yerdekilere. Saklandığım yerden çıktım anamı, babamı, kardeşimi parça parça gördüm."

    HASTANEDEN KORKUNÇ HABER
    Giderken köydeki araçların lastiklerine bile ateş etmişler. Hani geride kazara canlı kaldıysa bunlarla hastaneye yetişemesinler diye. Bir de haber var oradan. Hastaneden bir haber var ki ruhuna kezzap dökülür insanın. Otopsi için çevreden de doktorlar gelmiş ki yardımcı olalar. Bir genç doktor orta yaşlı bir kadının ölü bedenine eğilip açmış göğsünü, karnını. Sonra düşüp bayılıvermiş oraya. Kadın gebeymiş ve karnını yarınca ölü bir bebek çıkıvermiş ortaya. Ölen öldü, giden gitti oyyy. Geriye bin yığın hüzün, inanmak istemeyen aklımız, yüreğimiz kaldı. Girip içerileri de görelim dedik çevremizi jandarma sardı. Gazetecilerden güzel korudular gerçekten de çevreyi. Kuş uçurtmadılar aferin onlara. Uzaktan karelediğimiz görüntüler dünyanın en kalabalık ağıt korosunun kadınlarıydı mesela. Dahası dün el ele kol kola toy kurup, halay çekip, koyun güdüp yaşayanların çoğunun defnedileceği kabir kazmaları. Gidenler ebediyen gitti köyden. Kalanlar da taş taşıyor, toprak eşiyor ki o mezarları hazırlayalar. Onları gömecekler olanca çabuklukla. Ama katliamın acı anısı kuşaklar boyu gömülmeyecek belli ki.

    İŞTE KATLİAM ODASI
    Savaş Ay, 47 kişinin hunharca öldürüldüğü eve girmeyi başardı. Kadınların öldürüldüğü oda, kurşun delikleriyle dolu. Duvarlarda kan lekelerinin daha kurumadığı oda, saldırının vahşetini gözler önüne serdi.

    Savaş Ay
     

Sayfayı Paylaş