1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ovalar

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve ~meLek~ tarafından 13 Ekim 2013 başlatılmıştır.

Etiketler:
  1. ~meLek~
    Cadı

    ~meLek~ GalataSaray'ım

    Katılım:
    15 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    3.052
    Beğenileri:
    188
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci (:
    Yer:
    Napcan geLcenmi ki?
    Banka:
    109 ÇTL
    Ovalar
    Türkiye'de ovalar diğer bir deyişle düzlük alanlar yüzölçümümüz içinde son derece
    az yer kaplar. Ülkemizin ancak %8'i düzlük alandır. Ülkemizde teşekkül biçimlerine
    göre çok çeşitli ova tipiyle karşılaşılır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Delta ovaları,
    Kıyı ovaları, Tektonik Çöküntü ovaları, Hafif yarılmış birikim ovaları, Dağ eteği
    ovaları, Eski Göl tabanı ovaları, Karstik ovalar, Lav ve tüflerden meydana gelen ovalar.
    Birbirinden farklı biçimlerde teşekkül etmiş bulunan bu ovalar genelde kıyı bölgelerimizde
    alçak düzlüklerden oluşurken, iç bölgelerimizde yüksek düzlükler şeklindedir.
    Kıyı bölgelerimizdeki ovalar genelde deniz seviyesinden başlamak üzere
    200-300 m. yükseltiye çıkarlarken, yer yer 15-25 km, genişlik gösterip uzandıkları gibi
    iç kısımlara doğru 120-150 km. kadar girdikleri de olur.
    4.1. Delta Ovaları
    Bu tip ovalar ülkemizde en yeni oluşan alüvyon dolgu alanlarıdır. Bu tip ovalar kuanterner
    de tarihi devreler içinde hızlı bir şekilde önemli gelişme göstermiştir. En
    geniş ve önemli delta ovalarımız Seyhan, Ceyhan nehirlerinin ağızlarındaki deltalar
    ile Karadeniz kıyısında Kızılırmağın ağzındaki Bafra ve Yeşilırmağın ağzındaki Çarşamba ovalarıdır. Bu bağlamda diğer kıyılarımızda ise önemli delta ovalarına
    rastlanmaz.
    4.2. Kıyı Ovaları
    Ülkemizin üç yanının denizler ile çevrili olmasına ve de kıyılarının uzunluğunun
    8000 km.'yi geçmesine karşılık kıyılarda yer alan ovalık düzlük alanlarımız çok azdır.
    Bunun başlıca nedeni ise dağlarımızın denizin hemen kenarında birden yükselmesi
    ve kıta platformunun kıyı düzlüklerini oluşturacak genişliği kazanmamış olmasıdır.
    Bu bakımdan Karadeniz Bölgemizdeki kıyı ovalarının genişlikleri (hemen
    hiçbir yerde 1 km,'yi bulmaz) az ve devamlılık göstermez iken, diğer kıyılarımızdaki
    ovalar nisbeten geniş olup devamlılık gösterirler. Akdeniz kıyılarında Antalya'nın
    doğusunda Serikten başlamak üzere Toros dağları kıyının oldukça gerisinde
    yer aldığından Aksu Köprüsü ve Manavgat ile diğer çok küçük akarsuların getirmiş olduğu alüvyonlar Alanya'ya kadar olan kesimde genişçe bir kıyı ovasını meydana
    getirirler. Ayrıca Amanus dağları önünde de Dörtyol'dan başlayıp Arsus'a kadar
    olan sahil boyunca geniş bir kıyı ovası ile karşılaşılır. Marmara denizi kıyıları ovaların
    teşekkülüne elverişli değildir. Ancak Güney Marmara Bölümünde Edincik-Lapseki
    arasında genişçe bir kıyı ovası dikkati çeker.
    Ege denizi kıyıları diğer kıyılarımız göre daha farklı bir yapı gösterir. Dağların kıyıya
    dik olarak gelmesi kıyıyı çok girintili çıkıntılı yapmış sayısız koy ve körfezlerin
    meydana gelmesine neden olmuştur. Buradaki kıyı ovaları genelde körfezlerin gerilerindeki
    akarsuların alüvyonlarının birikmeleri sonucunda ortaya çıkmışlardır.
    Havran, Dikili, Çandarlı, Seferihisar, Kuşadası, Mandalya körfezi kıyıları ovaları
    Ege bölgemizin önemli kıyı ovalarıdır. Ayrıca Güneybatı'da Eşen, Dalaman çaylarının
    kıyı ovaları ile Kumluca Finike kıyı ovaları da bu tip ovalara örnek olurlar.

    Vadi Boyu Ovaları
    Türkiye, akarsu ağının yoğunluk ve yaygınlık gösterdiği bir ülkedir. Bu bakımdan
    ülkemizin farklı coğrafi bölgelerinde yer alan akarsularımızın yer yer litolojik yapı
    özelliklerinin de farklılıklar göstermesi nedeniyle vadileri boyunca genişleyip daralırlar
    ve bir takım ovalar düzlük alanlar meydana getirirler. Bu tip ovaları ülkemizde
    en belirgin bir şekilde Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya nehirlerinin vadileri boylarında
    görebiliriz.

    Tektonik Çöküntü Ovaları

    Bu tip ovalara ülkemizin hemen her coğrafi bölgesinde rastlamak mümkündür. Bu
    ovaların büyük bir kısmı çanak şekilleri ile kendilerini belli ederler. Tektonik çöküntü
    ovaları genelde yamaçlardan inen akarsular tarafından doldurulduğu gibi ayrı
    bir akarsu tarafından da dışa bağlanan düzlük alanlar olarak karşımıza çıkarlar. Bu
    tip ovalar içinde önemli olanları Marmara Bölgesinde Manyas, Bursa, Susurluk, Karacabey,
    Adapazarı; Doğu Anadolu'da Malatya, Erzincan, Pasinler; Güneydoğu
    Anadolu Bölgesinde yamaçlar ile ova tabanı arasındaki sahada tabana doğru eğimli
    biçimleri ile dikkat çekerler. Ülkemizde en tipik örneklerine Uludağ'ın eteklerinde,
    Sultan dağlarının Akşehir ovasına bakan yamaçları önünde, Ege bölgesinde İzmir
    Körfezinin güneyinde Narlıdere, Kızılbahçe arasında kalan sahada Marmara bölgesinde
    İstanbul şehri doğusunda Bostancı, Maltepe, Kartal arasında kalan sahalarda
    rastlanır.

    Eski Göl Tabanı Ovaları
    Ülkemiz jeolojik devirler içinde özellikle III. zaman sonunda neojende derinliği fazla
    olmayan göllerle kaplanmıştır. İşte bu göllerin tabanlarında biriken tortullar daha
    sonra göllerin ortadan kalkması ile Neojen depolarını meydana getirmişlerdir.
    Bu düzlük alanlar ile IV. zamanda Pleistosenin nemli devrelerinde ortaya çıkan ve
    İç Anadolunun büyük bir bölümünü kaplayan göllerin ortadan kalkması ile meydana
    gelen düzlükler eski göl tabanı olarak bilinen ovalardır. Bu bakımdan Konya-
    Ereğli ve Tuzgölü çevreleri, Develi-Yahyalı-Yeşilhisar arasında kalan düzlük alanlar
    ile bu sahaların çevrelerindeki Neojen dolgu alanları ülkemizde eski göl tabanı
    ovalarına örnek olurlar.

    Karstik Ovalar
    Bu tip ovalar genelde ülkemizde kalker kayaçların çoğunlukta olduğu Torosların
    orta kesiminde İç Menteşe ve göller yöresinde görülür. Karstik ovaların teşekküllerinde
    erimeler yanında çökmeler, eski nehirlerin vadilerinin genişlemesi tektonik
    olayların rol oynadığı söylenebilir. Burdur-Antalya arasında kalan sahada Kestel,
    Kovada, Gölova, Korkuteli, Gölhisar, Elmalı kasaba, Muğla, Ula, Tefenni Acıpayam
    ovaları ülkemizdeki tipik karstik ovalardır. Bu ovalar aynı zamanda karstik şekillerin
    en büyükleri olan birer uvala ve polyedirler.

    Lavların Meydana Getirdiği Ovalar
    Bu tip ovalar yeryüzü üzerinde (volkanizma) ve tektonik olaylar neticesinde meydana
    gelen kırıklar boyunca ortaya çıkan lav ve tüllerin eski topoğrafik şekilleri örtmesi
    neticesinde meydana gelen düzlüklerdir. Ülkemizde bu şekildeki düzlükler
    genelde Doğu Anadolu bölgemizde görülür. Gerçekten bu bölgemizde yüksek dağlar
    arasında görülen Malazgirt, Çaldıran, Muradiye gibi ovalar volkanik orjinli lavların
    tüflerin geniş sahalara yayılıp meydana getirdiği düzlüklerdir
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş