1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Yaklaşık 6 ay içinde forumda köklü değişimlerin olacağı bir sürümle karşınızda olacağız. Sistemi test etmek için aşağıdaki adresi kullanabilirsiniz.

http://www.degisim-sanat.com/_xf2/
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"KIRMIZI" konulu resimler için anketimiz açıldı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de ankete katılmaya davet ediyoruz...

Oya ile Dantelin Farkı Nedir?

Konusu 'Hanımeli (el işleri,makine işleri,özel bakım)' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 27 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.587
    Beğenileri:
    5.886
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.555 ÇTL
    Oya ile Dantelin Farkı Nedir?

    Batı dilleri sözlükleri oyayı «Türk danteli» olarak kabul etmişlerdir. Bu tarif oyayı tam anlamiyle ifade etmekten uzaktır. Dantelle oya ayrı ayrı yerlerde kullanılır.

    Genellikle dantel «oya» kavramını kapsıyabilirse de oya dantel kavramını kapsıyamaz. Oya, yapma çiçekle örgü sanatının birleşmesinden doğmuştur. Yapma çiçek sanatı da oya sanatı kadar çok eski bir el sanatıdır.

    İğne oyaları, tarihî incelemelerden anlaşıldığı gibi, çok eski Türk kavimlerindeki Türk kadın ve kızlarının icadıdır. Dünya dillerinde «oya» kelimesinin olmayışından da oyanın Türkler’e özgü bir sanat olduğu anlaşılıyor.

    Kavimler ve medeniyet geliştikçe bu el işçiliği de gerçek şöhretin en üstününe XVI.-XVII. yüzyıllarda erişmiştir. Bu devirlerde yapılan oyalardaki renk uyumu ile teknikteki estetik hiçbir devirde böyleşine sanatlı olmamıştır.

    Medeniyetin ilerleyişi, elden makinaya geçiş, zamanın değeri bu çok kıymetli el sanatını bir antika olarak XVI.-XVII. yüzyıllarda sanatın zirvesinde bırakmıştır.

    Halen Türk el sanatlarından biri olan oyacılık köy ve kasabalarımızda genç kız ve kadınlarımızın çalışmaları arasında büyük ölçüde devam etmektedir; fakat, yeni eserlerin sanat ve estetik değerleri düşük tür.

    El Sanatları ile ilgili otoriteler, Türk sanatının dünya medeniyet ve sanatları arasmda yerini ve değerini kaybetmemesi çabasındadırlar. Ancak, uzun zaman istiyen bu ince sanatların bugünün zevk ve şekil anlayışına uygun olmaları gerekmektedir.
     

Sayfayı Paylaş