1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Öylesine Bir Hikaye

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve jeriko tarafından 27 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. jeriko

    jeriko Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    5.268
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    657
    Yer:
    Anadolu (bu kadar ayrıntı iyi)
    Banka:
    314 ÇTL
    Bir ingilizce ders dökümanlarının olduğu bir sitede üste ingilizcesi alttada kopyaladığım bu türkçesi vardı.Bir kaç cümle okuyum dedim ama pekde farkına varmadan hepsini okumuşum vaktiniz varsa, hayatta istenilen her şeyin insanı uzun vadede mutlu edemeyeceğini anlatan bir hikaye var okursanız...:)


    Kasabadaki En Güzel Kız
    On üç yaşından beri Rilla Mabry görünüşünden utanıyordu. Bu yaştan sonra diğer kızlardan daha uzun olmaya başladı. Aynı zamanda beceriksiz, çok ince ve oldukça uzundu.

    Yirmi yaşına geldiğinde görünüşünün korkunç olduğuna tamamen ikna olmuştu. Diğer kızların hepsi kısa, sevimli ve çekiciydi. Rilla ne giyse, kötü görünüyordu. Çok uzun olduğundan hazır elbiseler tam anlamıyla üzerinde asılı şekilde duruyordu.

    Gruptaki bütün kızlar ve erkekler Rilla’yı seviyordu. İyi bir kızdı,eğer görünüşüne kulak asmazsanız. Çok ince olduğu için saçı bile kötü görünüyordu, fakat çok hoş ve çekici bir yüzü vardı.

    Görünüşüne rağmen Rilla’nın bir erkek arkadaşı vardı. O Patrick Redding’ti ve babasının bir bakkalı vardı. Pat fazla etmezdi, fakat bakışlarıyla Rilla’dan da fazla birşey bekleyemezdiniz. İnsanlar Rilla’nın tatmin olması gerektiğini düşünürlerdi. Pat iyi görünüşlü bir çocuktu ve önemsiz olduğu düşünülmemeliydi.

    Rilla Pat’in önemsiz olduğunu düşünmüyordu. Kendisine iyi davrandığı için o da ona karşı saygılıydı. Elinden geldiğince ona hoş ve arkadaşça davranıyordu. Aslında Pat’i çok seviyordu. Onunla birlikte olmak eğlenceliydi. Shane Tannent’a aşık olmasaydı çok memnun olabilirdi. Bunun faydası yoktu zira Shane kasabanın gözdesiydi. Shane’in babası bankacıydı ve zengindi.

    Annesi kasabanın sosyal lideriydi. Buna ilaveten Shane Rilla’dan daha uzun ve üstelik yakışıklıydı da.

    Pat babasıyla beraber bakkal işine girdi. Shane bankaya girdi. Eğer Hukuk veya diğer meslekler hakkında idealleri yoksa erkek çocukların kasabada baş vurduğu yol buydu. Rilla birşey yapmadı. Onun anne ve babasının yeterince parası vardı ve o çalışmak zorunda değildi. Patrick’le beraber partilere gitti ve Shane’e uzaktan hayranlık duydu. Kasaba halkı onun Pat ile evleneceğini, babasının bakkalını devralacağını ve kasabaya yerleşeceklerini zannediyordu.

    Eğer Leslie Durant olmasaydı bu beklentiler gerçekleşebilirdi. Leslie Durant geçmişte ve halen tanınmış birgazete ressamıydı. Halasını ziyaret için Morisville’ye geldi ve tabiki partilerin olduğu her yere ***ürüldü. Sezonun en sosyal insanıydı. Kasabada yalnızca bir kaç gün kalmasına rağmen bu süre birçok şeyin gerçekleşmesi için yeterliydi

    Rilla Mabry’i gördü. Rilla kapının yanında duruyor ve Shane Tennant’a bakıyordu. Ne düşündüğünü yüzünün ne kadar gösterdiğini hiçbir zaman bilmiyordu. Daha önce hiçkimse bunu farketmemişti, ama yeni olduğu için Durant durumu anlamıştı. Üzerinde kötü duran bir elbise ve düzgün olmayan saçlarıyla uzun görünmemek için eğik duran Rilla’yı gördü. Sonra Shane’igördü, mükemmel giyinmiş, kendine güvenir ve yakışıklı. Ve sonra Pat Rilla’ya dans teklif etmek için yanına geldi.

    Ziyaretinin ikinci gününde Durant dikkat çekici sözlerini söyledi. Onu dinleyen herkese Rilla’nın kasabada

    gördüğü en güzel kız olduğunu söyledi. Hayatında gördüğü en güzel kızlardan biri diye söyledi.

    Rilla daha önce bakışları hakkında hiç iltifat almamıştı. Her zaman utangaç, kendi halinde ve genellikle görünüşünden mutsuzdu. Ve şimdi güzellik konusunda ilk otorite olan ve kasabaya ilk defa gelen birisi onun kasabanın gözdesi olduğunu söylüyordu.

    Durant onun hakkında ne düşündüğünü anlattığında kafası karıştı. Sonunda teşekkür etmeyi başarabildi. Ve daha sonra utangaç bir şekilde ona gitti.

    “Bana nasıl daha güzel görünebileceğimi anlatabileceğinizi umuyorum” dedi.

    “Bu gerçekten benim uzmanlık alanım değil” dedi ona “ Fakat belki beraber olabilirsek…”

    Ertesi sabah buluştular.

    Durant Rilla’ın evine geldi. Rilla’nın annesinin yardımı ile Rilla ve elbiseleri üzerinde düzeltmeler yaptılar. Durant ona dik durmasını gösterdi. Ve saçlarını tekrar düzenledi. Ve giydiği elbiselerde neyin hatalı olduğunu anlattı.

    O gece Durrant için dans vardı.Kasabadaki son gecesiydi. Ve Durant düşündüklerini yapmaya başlarken Rilla hayatında ilk defa ilgi odağıydı. Gecenin sonlarına doğru Durant, Rilla’nın özlemle baktığı ve ona dikkat bile etmeyen Shane Tannent’ın Rilla ile nazikçe dans edişini görmenin mutluluğunu yaşıyordu.

    Durant Newyork’a evine ve işine geri döndü ve herşeyi unuttu. Yıllar geçti. Ve evvelsigün bu gerçekleşti:

    Durant bir restoranda tek başına öğle yemeği yerken uzun boylu, çekici ve orta yaşlı bir hanım ona doğru gelip durdu. “Beni hatırlamıyorsun değil mi?”dedi. Durant onu hatırlamamıştı.

    “Ben rilla Tannent. Siz beni tanıdığınız zaman ben Rilla Mabry idim. Sen benim kasabama geldin ve hayatımı değiştirdin. Şimdi hatırladın mı? “

    “Elbette hatırladım.” dedi Durant. “Çok iyi hatırlıyorum .Bu başka birinin hayatını değiştirmek için gösterdiğim bir çabaydı.”

    “Çok iyi bir iş yaptın”dedi Rilla. Sesinde onun hiç anlamadığı bir ton vardı.

    “Anladım, aşık olduğun çocukla evlendin. Adı Tennant’tı değil mi? “

    “ Evet “ dedi Rilla “Fakat onun adını nasıl hatırlıyorsunuz? Ve benim ona aşık olduğumu nasıl anladınız?

    “İsimleri hatırlamakta çok iyiyimdir. Ve seni ona bakarken gördüm. Çok kolaydı. Benim sebep olduğumu niye düşündün?

    “Evet sendin “ dedi Rilla. “ Tekrar ana dönüp baktığında çok komikti. Ben orada Pat Redding ile çıkıyordum ama Shane Tennant’a aşıktım ve çok mutsuzdum. Sonra sen geldin ve bana güzelsin dedin ve ben güzel oldum. Ve bütün erkekler benimle çıkmak istedi. Ve ben Shane ile evlendim.


    “Çok güzel “dedi Durant ve mutlu şekilde gülümsedi. “Ya şimdi ne yapıyorsun?”

    “Bu zor tarafı “ dedi Rilla. “Sormamalıydın.

    “Shane ve ben evlendik fakat fazla uzun sürmedi, ilk zamanlar çok mutluydum. Bir bankanın batması ile Tennantlar bütün paralarını kaybettiler. Ve benim ailemde o zamanlar parasını Tennant Bankası’nda saklıyordu, ve bizim paramızda uçtu. Sonra Shane bir koro kızına aşık oldu. Boşandım, elbette. Son üç yıldır kızlar okulunda öğretmenlik yapıyorum.

    “Bu çok kötü” dedi Durant. “Fakat belkide bu sevmediğin diğer çocukla evlenmekten daha iyidir.”

    “ Belki” dedi Rilla. “Hiç bir zaman anlatamassın. Aşk geçici… Patrick Redding babasının bakkalını aldı ve kasabanın en şirin kızıyla evlendi. Üç çocukları var ve çok mutlular. Çok hırslandı ve bir bakkallar zincirine sahip oldu. Şimdi kasabanın en zengin ve saygın adamı. ”
     
  2. patik

    patik Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    24 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.337
    Beğenileri:
    367
    Ödül Puanları:
    3.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Hemşire
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    512 ÇTL
    Herkes ilk hevesiyle yola çıkıp hatalar yapmıyor mu?
     

Sayfayı Paylaş