1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Oyun Oynamak Neden Önemlidir?

Konusu 'Anne - Çocuk Sağlığı' forumundadır ve Papatya tarafından 25 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.309
    Beğenileri:
    5.866
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.572 ÇTL



    Oyun, çocuk gelişiminde öğrenme, okuma, yazma gibi hayati öneme sahiptir. Ancak pek çok ebeveyn oyunun sadece çocuklarının kendilerini eğlendirmeleri ve zaman geçirmeleri için bir araç olduğunu düşünür.

    [​IMG]

    Pek çok ebeveyn oyunun sadece çocuklarının kendilerini eğlendirmeleri ve zaman geçirmeleri için bir araç olduğunu düşünür. Kendimize şunu söylediğimizi ne kadar sık duyarız: ''Ah, sadece oyun oynuyor''. Fakat bu ''sadece'' oyun değildir. Hatta daha da ileri giderek, oyunun çocuğunuzun gelişimi için okuma - yazma öğrenme veya matematiği kullanma kadar önemlidir!

    Oyun neden önemlidir?

    Aslında oyun çocuğunuzun sosyal, duygusal, dilbilimsel ve entelektüel yeteneklerinin gelişmesinde temel bir role sahiptir, onun şekil, yerçekimi, ağırlık, büyüklük, sertlik ve esneklik gibi kavramlar hakkında bilgilerini arttırmaktadır. Ve bu tarz öğrenmenin doğumdan sonraki ilk aylarda zaten başlamış olduğunu göreceksiniz. Oyun aynı zamanda ince motor becerilerin ve kaba motor becerilerin gelişimine de katkıda bulunmaktadır, çocuğunuzun tırmanmak, koşmak ve ağır nesneleri kaldırmak için kaslarını güçlendirmesine destek olmaktadır. Nesnelerin özelliklerinin araştırılmasının ötesinde oyun yaratıcılığı, hayal gücünü ve tüm tipteki problemleri çözmeyi de teşvik etmektedir. Oyun sağlıklı bir zihinsel ve fiziksel gelişim için çok önemlidir ve küçük çocukların dünyayı anlamalarında yardımcı olmaktadır. Fakat şunu da sorabilirsiniz: İki bloğu basitçe yerde itmek, bunların arabalar olduğunu varsaymak ve düt düüt diye bağırmak çocuğunuzun beyninde önemli uzun dönemde bağlantıların oluşmasına nasıl katkıda bulunabilir? Muhtemelen oyunun bu kadar önemli bir fonksiyonu olabileceğini asla düşünmediniz. O zaman oyunu ayıralım ve çocukların yaşamlarının ilk yıllarında kendilerini gömdükleri bu görünürde boşa geçen ancak çocuklar için eğitici etkinliklerin altında gerçekte ne yattığını görelim.

    Oyun ne zaman başlar?

    Bazen bir bebeğin oyuncakları yüksek sandalyesinden tekrar tekrar yere attığı zamanda olduğu gibi, oyun ve araştırma arasında kesin bir ayırım yapmak zordur! Oyun mu oynuyor yoksa yerçekimiyle deney yaparak anneyi mi sinirlendirmeye mi çalışıyor? Muhtemelen üçünün bir karışımıdır, fakat oyun gelişimde o kadar önemli bir role sahiptir ki çocuklar için eğitici etkinliklerin şakacı hususları aşırıya kaçmamalıdır. Bebek karyolasının üzerinde hareket eden nesnelere vurmaya ve kendi ayak parmaklarını tutmaya çalışarak saatlerini geçirmeye, yaşamının yaklaşık olarak üçüncü ayında başlar. Bu boşa yapılıyor gibi görünen aktiviteler ilerleyen şekilde el/göz koordinasyonuna yol açar ve bebeğinizin beyninde ''görsel korteks'' ve ''motor korteks'' denen alanlar arasında yeni bağlantıların yapılmasına kurulmasını sağlar. Hem beyin alanları içindeki hem de aralarındaki bağlantılar gelişim için çok önemlidir. Bebekler de oyun aracılığıyla küçük fizikçiler haline gelirler, nesnelerin nasıl ağırlık, büyüklük ve şekil açısından farklılaştıklarını ve sert bir yüzeye çarpıldıklarında nasıl ses çıkardıklarını keşfederler. Bebeğinizin ne kadar yoğun konsantre olduğunu ve sonsuz şekilde yeni bir nesneye erişmek için yakalayışını adapte ettiğini ve anlık bile olsa bir şeyi yakalayabildiğinde yüzünde beliren memnuniyeti izlemek için vakit ayırın. Bu gibi bir başarı sonucunda aldığı zevk endorfinler denen ve bir sakinlik ve başarı hissi veren kimyasalları beyninde serbest bırakır.

    Hayali oyun

    Psikologlar çoğu kez iki tip oyunu ayırt eder: fonksiyonel oyun ve hayali oyun. Fonksiyonel oyun, nesneleri icat edilmiş oldukları amaçlar için kullanmayı içermektedir, yatağının üzerinde dönen nesneleri yakalamak, topları yuvarlamak, kuleler ve köprüler inşa etmek gibi. Ancak hayali oyun çok daha ilginçtir. Burada çocuğunuz sadece köprüsü veya kulesinin etrafında bir hik-acirc;ye yaratmaz fakat 18 aylıktan başlayarak nesneleri normal olarak uygulanmayan amaçlar için kullanmaya başlar. Mesela, bir muz alıp, aslında telefonmuş gibi davranabilir ve muz aracılığıyla detaylı bir konuşma yapmaya başlayabilir! Veya parmaklarından birinin köpek olduğunu ve bunun konuştuğu diğer bir parmağın kedi olduğunu varsayabilir! Bir çocuğun bir nesneyi diğerinin yerine geçirmesine veya konuşmalar yaptığını varsaymasına imk-acirc;n veren nedir? Psikologlar bunun çocuğun kavramsal yeteneklerinde büyük bir ilerleme, sembolik düşünme için bir olasılık olduğuna inanmaktadırlar. Muz ve telefon örneğini alın. İlk olarak, şekillerindeki benzerliği not ettikten sonra çocuk gerçek hayattaki muzlar hakkında bildiği her şeyi askıya veya kordon altına alır (hevenkler halindedirler, yenebilirler ve ses çıkarmazlar) ve geçici olarak elindeki muza telefonlar hakkında bildiklerini atfeder (çalarlar, burada olmayan kişilerle konuşmak için kullanılabilirler), böylece öyleymiş gibi davranmak ilerleyebilir. Bunun için önemli olan şey, çocuğun beyninde, gerçek dünyanın mevcut olan zihinsel sunularından kordon altına alması gereken yeni fakat geçici bir hayali sunum oluşturma kapasitesidir. O andan itibaren, içten yarattığı ''olsaydı'' dünyasında yaşayabilir: muz telefondur. Oyun sırasında çocuğun muzu, telefon rolündeyken, yemeye çalıştığını görmezsiniz! Yine de, öyleymiş gibi davrandığı tüm süre boyunca çocuk nesnelerin gerçek özelliklerini beyninden silmez (muzlar hakkında gerçek olduğunu bildiği şeyleri) çünkü oyun bittiğinde bunu tüketmek için hemen soyabilir! Bazı psikologlar hayali oyunun ''olsaydı'' dünyasının daha büyük çocukların ''eğer köpeklerin kanatları olsaydı uçabilirlerdi gibi varsayımsal ifadelerin ''olsaydı'' anlamlarını anlamalarında önemli bir başlangıç olduğunu tartışmaktadırlar. Hayali oyunun basit olarak görünen bir oyununu sürdürmesi için çocuğunuzun beyninde kompleks, dinamik zihinsel aktivitelerin olması gerekmektedir.

    Hayali oyunun çocuğunuzun yaşamının ikinci yılında başlamasına rağmen, 5. yıla kadar devam edebilir ve hatta ilerisine gidebilir. Önemi oyunu oluşturmak için gerekli olan beynin zihinsel aktivitelerinde yatmaktadır: çocuk oyununda farklı ana oyuncuları ve nesneleri zihinsel olarak temsil etmek onlara atfettikleri rolü hatırlamak zorundadır. Bu, çalışan bir hafıza için önemli bir egzersizdir. Örneğin, iki tane birbirinin aynı bebek alıp birinin anne ve diğerinin de yeni bebek olduğunu veya bir boncuğun bir çikolata parçası olduğunu, oysa bir bloğun otobüs olduğuna karar verebilir. Bir kez oluşturuldu mu, çocuğunuz bu rolleri bir oyunun tamamı boyunca korumaya ihtiyaç duyar. Bu, yeni yürümeye başlayan bir çocuk için ortalama bir görev değildir çünkü hayali nesneler çoğu kez sembolik olarak temsil ettirildikleri nesnelere objektif olarak hiç benzememektedir.

    Yaklaşık 2-2,5 yaşından başlayarak çocuklar çoğu kez ya hayali olarak icat ettikleri ya da anlamayı güç buldukları veya duygusal olarak yüklenmiş olduğunu düşündükleri bir olayı tekrarlayarak, oyunlarına devam eden bir sözel hik-acirc;yeyle eşlik edeceklerdir. Bunu yapmak için, hik-acirc;yedeki olayların sırasını izlemek zorundadırlar. Yani, bu boşa geçiyor gibi görünen oyun seanslarını gözlerken çocuğunuzun zek-acirc;sının altında mırıldanmakta olduğu büyülü hik-acirc;yeyi de dikkatli şekilde dinleyin ve bunun hafızasına, icat etme kapasitesine ve diline muazzam talepler getirmekte olduğunu hatırlayın.

    Çocukların oyunlarında iki farklı tipte dil formu kullandığını biliyor musunuz? ABD' de gerçekleştirilen ilginç bir çalışmada çocuk grupları hayali oyun durumlarında dikkatli şekilde gözlenmişler ve kullandıkları dil kaydedilmiştir. Araştırma çocukların oyun durumunda bir rol oynayıp oynamadıklarına veya oyun durumunu yorumlayıp yorumlamadıklarına dayanarak tamamen aynı anlamda olan iki farklı iletişim yolu kullandıklarını göstermiştir. Yani, örneğin, oyundaki karakterlerin sesi aracılığıyla konuşurken bir gelecek zaman formu kullanılırken: ''Şimdi parka gideceğim'', bir olayı yorumlamak üzere hayali oyundan anlık olarak çıktıklarında benzer anlamı iletmek için farklı bir gelecek zaman formu kullanmışlardır (''Şimdi diğer bebeği almaya gideceğim ki Baba eve gelebilsin''. Bunun ne kadar kalıcı olduğunu kaydeden araştırmacılar çocukların aynı anlamı ifade etmelerine rağmen, çeşitli karakterleri ve olayları oluşturmak için hayali oyunda veya hayali oyundan çıkmış olduklarını açıkça belirtmek için faklı dil formlarını kullandıkları sonucuna varmışlardır. Bunlar, çocukların normal gerçekliğin d-acirc;hili olarak yaratılan oyun dünyasına girmesi için ihlal edilebilecek sınırlamaları sırasında, hayali oyunun ilerlemekte olduğunu dilbilimsel olarak nasıl belirttiklerini gösteren çok önemli ipuçlarıdır. Yani, öyleymiş gibi davranma sırasında insanlar uçabilir, kuşlar konuşabilir ve bir kalem pişirilip yenebilir ve mevcut olmayan bir su bir kavanozdan akıtılıp geçici olarak saman rolünü oynayan cetvele yavaş yavaş içirilebilir.

    Hayali oyun olasılıkları hemen hemen sınırsızdır. Asla çocuğunuzun oyununun aptalca olduğu yargısında bulunmayın. Çocuğunuz gerçekte yaratıcı bir oyun yazarı gibidir, hik-acirc;ye örgüsünü belirlemekte ve oluşturmakta, farklı roller üstlenmekte, böylece hayal gücünü ve zek-acirc;sını pek çok yoldan geliştirmektedir.

    Duygusal gelişimde oyun

    Duygusal gelişimde oyunun rolü hafife alınmamalıdır. Çocuklar çoğu kez kardeşinin doğumu gibi zor bir problemle, bunu kendi küçük dünyalarının güvenli mahremiyetinde gözden geçirerek yüzleşecektir. Gerçekte, çocuk terapistleri sıklıkla travma geçiren çocuklara oyundan yararlanarak yardımcı olmaktadır. Bir ebeveyn olarak siz çocuğunuzun korkuları ve endişeleri hakkında direkt sorular sormaktan ziyade, oyununu dikkatli şekilde gözleyerek daha fazla bilgi edinebilirsiniz. O zaman, nasıl hissettiğini kelimelerle ifade ermesini gerektiren ''kızgın mısın'' sorusunu sormak yerine, bu gelişim aşamasında kapasitesinin üzerindedir, daha derin olan hislerini oyununun detaylarını dikkatli şekilde gözleyerek keşfedebilirsiniz. Öfke ve kıskançlık çoğu kez bebeklerle oynarken azaltılabilir. Bu nedenle eğer ikinci bir bebek bekliyorsanız, yeni yürümeye başlayan çocuğunuza bir oyuncak bebek almak iyi bir fikirdir. Eğer çocuğunuzun oyuncak bebeğine bağırdığını veya vurduğunu görürseniz onu azarlamayın. Bu yeni hislerini anlamaya ve kontrol altına almaya çalıştığını, endişelerini hayali dünyaya ve gerçek dünyadaki bebekten uzağa kanalize ettiğini gösteren sağlıklı bir işarettir. Çocuklar oyunu sosyal kuralları gözden geçirmek için de kullanırlar. Bebekleriyle mesela, bu gibi rollerin nasıl farklılaştığını keşfetmek ve sürekli-genişleyen sosyal dünyalarında her şeyin yerini aşama aşama anlamaları için çeşitli karmaşık yollarla öğretmen, tren sürücüsü, anne, baba, bebek ve polis gibi sosyo-dramatik roller canlandırırlar.

    Yani, çocuğunuzun bir dahaki sefere ''sadece boş yere oynuyor'' olduğunu düşündüğünüz çocuklar için eğitici etkinlikleri yapıyor olduğunu gördüğünüzde onu farklı bir zihniyetle gözlemeye çalışın ve hızla gelişmekte olan beyninde oluşmakta olan zek-acirc; bağlantılarını düşünün!

     

Sayfayı Paylaş