1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Özgürlük ve Çevre

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 22 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Özgürlük ve Çevre

    Hepimiz tarihte belli bir zamanda yaşar ve bu dönem süresince belli bir yerde (ya da belli yerlerde) bulunuruz. Peki niçin şimdi ve burası? Yanıt için sonuçlar yasasına, bir dünyevi ömrü, önceki bir dünyevi ömre bağlayan yasaya bakın.

    Çevremiz tarafından yaratıldığımızı söylemek tamamen yanlış olur. Çevremiz tarafından koşullandırdığımızı, desteklendiğimizi ya da engellendiğimizi söylemek doğru olur ama, bu da yalnızca kısmen doğrudur. İçimizde, çeşitli noktalarda ve farklı özelliklerde, tüm çevresel telkinlerden bağımsız, bazen de bunlara tamamen karşı olan bir bilinç taşırız.

    Çünkü, dünyadaki ilk günden itibaren, gizlice sevdiğimiz ve sevmediğimiz belirli şeylere, belirli bir düşünce ve eylem çizgisi boyunca yeteneklere sahibiz; bunların toplamı, kendilerini gösterip sonra da kendilerinden geliştikleri gibi, kişiliğimizi oluştururlar. Elbette, bu tür bir süreç ister istemez zaman alır. Biyolojik kalıtsal katkılar bu sonuç doğrultusunda neredeyse tamamen belirli bir şeydir ama önceki reenkarnasyonlar daha fazla katkıda bulunur.

    Çevre, bir kişinin doğasında var olan nitelikleri meydana çıkarmaya ya da bunların kendilerini göstermesini önlemeye yardımcı olur, ama bu tür nitelikleri yaratamaz. Yaratmış olsaydı, dahiler her okuldan ve stüdyodan sipariş edilebilirdi.

    Kötü çevre, gerçekte kötü karakter oluşturmaz. Bunu açığa çıkarır ve gelişimini destekler. Zayıflık orada zaten gizli olarak bulunmaktadır.

    Güçlü ya da sağduyulu insanların yıldızlarına hükmedebildikleri ve koşulların üstesinden gelebildikleri doğru olmakla birlikte, bunu yapacak olan güç ve sağduyunun içeriden geldiği, sonradan kazanılmadığı ve bu tür insanlarda doğuştan var olduğu da aynı derecede doğrudur ve bu çoğu zaman gözden kaçırılır.

    Sıradan insanlar, kahraman ya da melek gibi değillerdir ve kendi ruhlarının, koşulların üzerine çıkamayacağını ve cesaretlerinin, kuşku götürmez bir şekilde çevrelerinden etkilendiğini kısa sürede öğrenirler.

    Belli bir çevrede yaşamanız önceden kararlaştırılmış olabilir ama bu, çevrenin sizi etkilemesine izin verme biçimi önceden kararlaştırılmış değildir.

    Karşılaşılan kişiler, karşı karşıya kalınan olaylar ve ziyaret edilen yerler son derece önemli olabilir, ama sonuçta, kişinin onlar hakkındaki düşüncesinden daha önemli değildir.

    Bir zamanlar hayatımıza girmiş olan ya da bir noktada buna karışan herkes, bize iyilik ya da kötülük, bilgelik ya da aptallık, şans ya da bela getiren, farkında olunmayan birer kanaldır. Bunun olmasının nedeni meydana gelmesinin -karşılık yasası yönetiminde- önceden takdir edilmiş olmasıdır. Ama bizim dıştaki sorunlarımızı etkileme derecesi kısmen bizim bunu yapmalarına izin verme derecemiz, davranışları, konuşmaları ya da varlıklarının yaptığı telkinleri kabul etme ya da reddetmemizle belirlenir. Sonucunda sorumlu olan bizizdir.

    Bir kişi derme çatma bir yerin pisliği, rahatsızlığı ve bilgisizliğinden temizlik, kültür ve zarif bir yaşam tarzına çıkabiliyorsa, bunu ya karma ve yemden doğmanın uygun bir şekilde işleyişi ya da o kişinin çevreyi zaptetmesi biçiminde yorumlayabiliriz. Ama bunu başaramayanlar şansın kendilerine karşı olduğu inancı ya da çevrenin üstesinden gelme kapasitelerinin olmadığı biçiminde yorumlayabilirler.

    Böylece, bazılarının bu tür insanların biyografilerini yorumlamadan bir umut mesajı, bazılarının da hayal kırıklığı değilse bile yalnızca engellenme duygusu aldıklarım görürüz. Her iki görüşte de bir gerçeklik payı olabilir, ama bunun ne kadar olduğu kişiden kişiye değişecektir.

    Zengin bir ailenin çocuğu olarak doğan bir kişinin büyük yetenekleri olabilir, ama bunları asla kullanamayabilir. Yetenekleri kendileriyle birlikte ölür, çünkü bu kişiler asla zorunluluğun teşvikini hissetmezler. Yetersiz ya da orta düzey araçlar dürtü verebilir. Yoksulluk ne kadar kötü olursa, dürtü de o kadar büyük olur. Bu katı bir gerçek gibi görünebilir, ama bazı kişiler için geçerli olan bir gerçektir.

    İster aşırı yoksul bir sefalet içinde ister saraylara layık bir ihtişam içinde dünyaya gelin, eninde sonunda kendi spiritüel düzeyinize yeniden varacaksınız. Çevre, zaten kabul edildiği gibi, yardımcı olacak ya da engelleyecek biçimde güçlüdür, ama Ruh'un ataları hala daha güçlüdür ve sonucunda çevreden bağımsızdır.
     

Sayfayı Paylaş