1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Özgüven eksikliği kader değildir!

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 19 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Hey sen! Bazen çekinik mi davranıyorsun? Zaman zaman yüzün mü kızarıyor? Merak etme aslında herşey yolunda… Ancak abartma. Çevreye uymakta zorluk çeker hale geldiğinde sıkıntı başlıyor. Nedeni ise özgüven eksikliği. Kendine güvenmen için sorunlarla yüzleşip onları çözdüğünü gör. Spor yap müzikle uğraş Utangaçlığı yen ki; iş hayatında kapı gibi önüne çıkmasın… “ÖĞRENCİ tahtaya kalkamaz. Soruları bildiği halde parmak kaldırmaz ya da derse katılmaz. Öğretmen kaldırıp soru sorarsa aşırı heyecanlanır yüzü kızarır ve kekelemeye başlar ve dili dolanır. Bildiği halde şaşırıp yanlışlar yapar. Çok utanır. Arkadaşlarına ve öğretmenine karşı rezil olduğunu düşünür bazen okula bile gitmek istemez. Bu gençler arkadaş edinemezler hep yalnızdırlar veya çok azının bir-iki arkadaşı vardır. Karşı cinsle iletişim kuramazlar. Yüzleri kızarır elleri titrer çok heyecan yaparlar. Kalabalık bir ortamda kendilerini izleniyor gibi hissedipbakışların üzerinde olduğunu zannederler. Bu nedenle bu tür ortamlarda bulunmamaya dikkat ederler. Zorunlu ise o ortamın en kuytu sote yerini bulup ‘gizlenmeye’ çalışırlar. Bazı çekingen çocuklar ya da gençler sürekli eve kapanırlar. Bilgisayar internet başında sanal alem bağımlısı olabilirler.”


    Bütün bunlar çok mu tanıdık geliyor? Hemen panik olmayın. Kimse size “utangaçsınız” diyemez. Çünkü uzmanlarbir kişiye utangaç demek için hiç de aceleci davranmıyorlar. Basmakalıp yaklaşımlarla hemen utangaç ya da çekinik yaftası da yapıştırmıyor. Aslında kişinin en temel “duygu ve bilgi karışması” olan utangaçlık psikolojinin önemli bir konusu.


    Yıllarını klinik psikolojiye adamış Grafoloji ( El yazısı bilimi ) uzmanı psikolog doktor Nursu Marmara “Utangaçlık çok insani çok ahlaklı ve pozitif bir duygudur” diyor ve ekliyor:
    “Ancak dozu önemlidir. Çevreye uymakta zorluk haline geliyor insana çelme takıyorsa o zaman orada durmak lazım. Çevreye uyumu zorlaştırıyorsa dozu yüksekse sorun haline geliyor ve o zaman kişinin kendine güvenmemesi devreye giriyor.”
    Özgüven zedelenirse…

    Hem sosyal hayatta hem iş hayatında hem de ikili ilişkilerinde temel olarak dışa dönük olmak başarıyı etkiliyor. Psikolog Narek Karasu “Bir kişinin içe dönük ya da dışa dönük olması kısmi olarak genetiktir. Bazıları daha dışa dönükbazıları daha çekiniktir” diyor. Ayrıca utangaçlık konusunda kişinin içinde bulunduğu çevrenin kişiye olumlu ya da olumsuz destek verdiğini söylüyor. Gençlerin 12-16 yaş arasında duygusal değişim içine girdiği beraberinde bir bunaltı yaşadığı bunun sonucunda da ergende içine kapanıklık ya da agresiflik gözlendiğini anlatıyor.
    Bu durumda ne yapılması gerektiği konusunda Psikolog Karasu şunları söylüyor:
    - Kişinin özgüveni doğuştan veya çevre etkenlerden etkilenir.
    - Kendine güven problem çözerek gelişir. Kişi bazı sorunlarla yüzleşmeli sorunları kendisinin çözdüğünü görmeli.
    - Özgüven bakış açısıyla da ilgilidir. Karamsarlık ve negatif düşünme alışkanlığı kişinin özgüvenini zedeler. Daha çok ailesinde sevgi ve kabul görmemiş çocuklar bu sıkıntıyı yaşar.
    - Doğuştan ya da kısmi olan mükemmelliyetçi yapı özgüveni zedeler. Ailenin etkisi büyüktür.
    Peki utangaçlık bir hastalık mıdır? Yanıtı Balıklı Rum Hastanesi ve Anatolia Tedavi kliniklerinde grup ve bireysel terapilere katılan Karasu’dan geliyor: “Utangaçlık insana ait bir duygudur. Genel bir davranış biçimi haline gelmişse sorun olarak algılanabilir. Herkeste vardır aslında. Ama bu hastalık olduğunu göstermez.”
    Özgüveni ortaya çıkarmak

    Kişi utangaçlığını fark edebilir mi? Evet. Uzmanlara göre kişi eğer kendini utangaç hissediyorsa profesyonel destek alması yerinde olur. Tedavisi ağır değil. Sadece kişinin sonradan öğrendiği negatif duygu ve durumları olumlanıyor. Özgüven duygusu ortaya çıkarılıyor.


    Gelişimsel bozukluğu olan çocukların davranışsal sorunlarının düzeltilmesi ve ruh sağlığının korunması alanında da çalışmalar yürüten Narek Karasu “Çünkü özgüven aslında insanın içinde var olan bir duygudur. İnsanlar kendilerine güvenle doğarlar. Bunun en önemli göstergesi bir bebek doğduğunda suda yüzebilir. Batma korkusunu sonradan öğrenir” diyor.
    Ar damarı çatlarsa…

    Klinik psikolog Nursu Marmara utangaçlığın moralle ilgili bir şey olduğuna dikkat çekiyor:
    “Utangaçlık çok insani ve güzeldir bu durumdur ama bir derecesi de olmalıdır. Ar damarı çatlak insanlardan olmamalıdır. Ar damarı kültürümüzle ilgili ailemizden aldığımız değerlerdir. Bu normaldir. Öfkelenmek gibi ama bir yere kadar. Şahsen ben kaşarlanmışlığı hiç görmek istemem.”
    Nursu Hoca bu aşamada utangaç kişilerdeki eksiklikleri dile getirirken bir vakasını hatırlıyor:
    “Ertesi gün iş görüşmesi olan bir genç gelmişti; ‘Yarın görüşmede ellerimi nereye koysam uygun olur’ demişti. Bu tip insanların deha seviyesinde zekaları vardır. Ancak utangaçlıkları nedeniyle kendilerini iyi ifade edemezler ve mutsuz olurlar. Psikolojik gelişimlerinde engeller olur güven yetersizliği vardır.”


    Bu durumu kişi kendisi fark eder mi? Nursu Hoca “Evet” diyor ve bu gibi durumlarda tavsiye ettiklerini şöyle anlatıyor:


    - Örneğin kişiye para kazanmak uğruna sevmediği zevk almadığı bir işi yapmamasını öneriyoruz.


    - Ayrıca kendi zevk aldığı uğraşlar bulmasına yardımcı oluyoruz. Örneğin sporu çok önemsiyoruz. Çünkü spor kişinin bedenini özgürce kullandığı bir alan. Kişi sporla bedenini tanıyor ve seviyor. Özellikle genç insanlar spor yoluyla içindeki enerji patlamasını düzgün bir şekilde dışa vuruyor.


    - Kişi kendini iyi ifade etmesini öğrenmeli; alıştırmalar öneriyor yüksek sesli anlatımlar ve okumalar yaptırıyoruz.


    - Bir ürün ortaya çıkardıkça gencin kendine güveni artıyor. O nedenle bu yönde genci destekliyoruz.


    - Sporun yanı sıra kişinin müzikle ilgilenmesini sağlıyoruz. Çünkü müzik en az matematik kadar beyni geliştirir. Satranç öğrenmelerini de istiyoruz.


    - Ayrıca merak ettikleri konular hakkında bilgi toplamalarını öneriyoruz. Okul ile sınırlı kalmayıp merak ettikleri konular hakkında meraklarını uyandırıp bilgi edinmelerini sağlıyoruz.


    Nursu Hoca’ya göre; bir gencin utangaçlığı yenmesindeki en önemli şey kendisinin bir şey ürettiğini görmesi. Kişinin kendine bunu gösterebileceği en iyi örnekleri ise spor özel ilgi alanları ve sivil toplum kuruluşlarında çalışmalar biçiminde özetliyor.
    Meslek seçerken dikkat!

    Uzmanlar gülmek ağlamak gibi duygu durumlarının toplumda görünen bir ortalaması olduğunu anlatıyor. Buna göre kişiortalamanın çok altında kalıyor o konuyla ilgili düşünce ve bilgisini aktaramıyorsa bu durum onun arkadaş edinmesinde geri kalmasına neden oluyor. Çekingenlikte iki tip görüntüye dikkat çekiyor: İlkinde kişi çekiniktir ama bu durumu işselleştirmiştir sorun değildir o öyle yaşamaktan memnundur. Mesela bu kişilik çeşidi ressamlar için bir avantajdır. İkinci tip çekiniklikte ise bu kişi içinde bulunduğu durumdan şikayetçidir. Düşünce ve bilgisini ifade edememekten dolayı kendine kızgın öfkelidir.
     

Sayfayı Paylaş