1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Özlemeyi Sor Bana Sevdigim....

Konusu 'Şiir' forumundadır ve Sürgün Sevdam tarafından 4 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. Sürgün Sevdam

    Sürgün Sevdam Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    1 Kasım 2011
    Mesajlar:
    1.320
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    1.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    Almanya
    Banka:
    32 ÇTL
    Seni özlemenin ne demek olduğunu sor bana, yetmiş
    iki dilde anlatabilirim...
    Kitabını yazabilirim sayfalarca...
    Yalnızlığın rezilliğini, kokuşmuşluğunu ve
    çıplaklığını da.
    Ama hiç kimse kavuşmanın güzelliğini sormasın bana,
    anlatamam...
    Ben sana hiç kavuşmadım ki!
    Bilmiyorum dudakların nasıldır.
    Sıcak mı? Ateş topu kadar...
    Yoksa soğuk mu, buza kesmiş bir bardak su gibi?
    Kıvrımlarına, kırmızı karanfiller mi tutunmuş, küle
    gizlenmiş kor mu var?
    Tenime değdiğinde dudakların, cemre mi düşer
    bedenime,
    Mızrap değen bir saz teli gibi titrer mi yüreğim?
    Bilmiyorum...
    Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!
    Dolu yemiş yaprak gibi nasıl titrer bir yürek?
    Ellerin nasıl okşar bir bedeni, goncalar nasıl güle
    döner
    sıcaklığınla, bilmiyorum...
    Hiç sana sarılıp yatmadım ki!
    Özlemine dayanmayı öğrendim
    Kısacası: Tatmadım kavuşmayı... Anlatamam...
    Ama, seni özlemenin kitabını yazabilirim.
    Anlatabilirim daldaki kuşa, topraktaki solucana.
    Yokluğunda yıllardır özlemine dayanmayı öğrendim...
    Yokluğuna katlanmayı, aşağılık avunmayı öğrendim...
    Nasılsa ustası oldum beklemenin tükenmek
    pahasına...

    Ama hiç kimse kavuşmayı, iki derenin birbirine
    karışıp sarmaş dolaş
    aktığı yatağın yorgunluğunu sormasın bana...
    Anlatamam...
    Çünkü senle ben, ayrı kaynaktan doğmuş sularında
    hasretleri taşıyan
    başka denizlere koşan iki ırmağız.
    Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları,
    aynamızda ayrı
    gökleri yansıtırız.
    İşte onun için iki dere nasıl karışır birbirine,
    nasıl sığar iki nehir
    bir yatağa... Bilmiyorum...
    Seninle hiç aynı yatakta coşmadım ki!
    Sen bana yalnızca ve sadece kahpe sensizliği sor,
    rezil beklemeyi...

    Özlemeyi sor.
    Allah şahidimdir; kurda kuşa, dağa taşa bile
    anlatabilirim.
    Demem o ki; uzaktaki yakınım: Vuslatlara yabancıyım
    ama seni özlemenin
    Kitabını yazabilirim...




    alinti
     

Sayfayı Paylaş