1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Pamuğun Özellikleri Ekimi ve İşlenmesi

Konusu 'Fen ve Teknoloji' forumundadır ve Suskun tarafından 11 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL

    [​IMG]
    [​IMG]

    Pamuğun, ebegümecigiller familyasının Gossypium cinsinde yer alan birçok türü vardır.

    Anayurdu Güney Afrika, Endonezya ve And Dağları olan bu türlerin yabanilerinin, yani doğada kendiliğinden yetişenlerinin çokyıllık olmasına karşılık, tanmı yapılanlar biryıllık bitkilerdir.

    Yetiştirilen çeşide, toprak ve iklim koşullarına bağlı olarak boylan 12 metre arasında değişir.

    Pamuk bitkilerinin asma yaprağı gibi dilimli yapraklan ve beyaz, sarı ya da morumsu pembe iri çiçekleri vardır.

    Bazı türlerde taçyapraklann dibi mor lekelidir.

    Taçyapraklar döküldükten sonra gelişmeye başlayan pamuk meyveleri birkaç sert kapakçığın bitişerek kapanmasından oluşan bir kılıf biçimindedir.

    "Koza" denen bu meyvelerin içinde üzeri sanmsı beyaz liflerle kaplı tohumlar (çiğit) bulunur.

    Koza olgunlaşıp çatladığında içindeki lif yığını ortaya çıkar.

    Bu yüzden de, kozalann hepsinin birden çatladığı dönemlerde pamuk tarlalan karşıdan kar yığmlannı andınr.

    Bu tohumlu lif yumaklarına "kütlü" denir.


    Pamuk ekimi zaman açısından çeşitli bölgelere göre değişiklik gösterirse de, genellikle ortalama sıcaklığın 15°C olduğu martnisan aylannda yapılır.

    Ekildiğinde az ama sık yağışlı bir dönem gerekir.


    Buna karşılık hasat döneminde kesinlikle yağış istenmez. Çünkü yağmurlarla ıslanan ürün kirlenip lekelenir.


    Pamuk ekildikten bir süre sonra, yani pamuk bitkileri yeni gelişmeye başlarken birbirine yakın olanlar sökülerek seyreltilir, böylece geride kalanlann topraktan yeterince besin alarak daha iyi gelişmesi sağlanır.

    Aynca, tarla yabancı otlardan arındınlır, hastalık ve zararlı böceklere karşı ilaçlama yapılır.

    Pamukta büyük zararlara yol açan böceklerin başında pamuk hortumluböceği ve pamuk yaprakkurdu gelir.


    Genellikle yaz sonuna ya da sonbahara rastlayan pamuk hasadı elle ya da makinelerle yapılır.

    Örneğin, ülkemizde pamuk hasadında makine kullanılmaz, onun yerine insan gücünden yararlanılır.


    Oldukça özen ve dikkat gerektiren hasat işlemi sırasında, kütlüler yaprak, çöp, koza kabuğu gibi bitki artıkları ile kanştınlmadan toplanır ve henüz olgunlaşmamış kozalar daha sonra toplanmak üzere örselenmeden bırakılır.

    [​IMG]
    [​IMG]
    Toplanan pamuklar taşıtlara yüklenip yakındaki çırçır fabrikalarına taşınır.

    Burada makinelerin yardımıyla çırçırlanarak tohumlardan aynlan lifler temizlenip kurutulduktan sonra preslerde sıkıştırılarak, yaklaşık 220 kilogramlık büyük balyalar haline getirilir ve satışa sunulur.

    İplik fabrikalarında balyalar açılır, pamuk lifleri temizlenip kabartılarak eğirilir ve ipliğe dönüştürülür.

    Eğirme işlemiyle ilgili ayrıntılı bilgiyi DOKUMACILIK maddesinde bulabilirsiniz.
    [​IMG]

    II. Dünya Savaşı'na kadar pamuklu dokuma üretiminde dünyada ilk sırayı olan İngiltere günümüzde yerini Japonya'ya bırakmıştır.


    Tayvan ve Hong Kong gibi öbür bazı Uzakdoğu ülkelerinde de pamuklu dokuma sanayisi çok hızlı bir gelişme göstermiştir.


    ABD, Almanya Federal Cumhuriyeti, SSCB, Fransa, Hollanda ve Hindistan ise öbür önemli üreticilerdir.


    Ülkemizde ise, cumhuriyetin ilk yıllarında nerdeyse tek ve en önemli kuruluşlardan biri olan Milli Mensucat Fabrikası'nı daha sonra
    [​IMG]

    Sümerbank'ın kurduğu dokuma fabrikaları izledi.


    Günümüzde, özel ya da devlet tarafından işletilen çok sayıdaki pamuklu dokuma fabrikası, başta Akdeniz Bölgesi olmak üzere Ege, Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde toplanmıştır.

    [​IMG]

    Pamuklu dokumalar tezgâhtan çıkmış ham haliyle de değerlendirilmekle birlikte, daha çok, beyazlığını lekeleyen katışkıları gidermek için ağartılarak ya da çeşitli boyama işlemlerinden geçirilip renkli dokumalar haline dönüştürülerek kullanılır.

    Pamuk ya eğirilmeden önce, yani lif halindeyken ya eğirilip ipliğe dönüştürüldükten sonra ya da dokunduktan sonra boyanır.


    Ayrıca, düz kumaş üzerine çok renkli desenler basılarak "basma" tipi kumaşlar elde edilir.

    Genellikle, kırışmaması ya da parlak bir görünüm kazanması için pamuklu dokumalara yapay lifler de katılır.


    Pamuk yalnızca dokumacılıkta değil başka pek çok alanda da kullanılan değerli bir sanayi bitkisidir.

    İplik yapımına elverişli uzun lifler aynldıktan sonra tohumlann üzerinde çok kısa lifler kalır.

    Bu kalıntılar özel makinelerle temizlenerek "linter pamuğu" adıyla satışa sunulur.

    Linter pamuğu koltuk, yatak, yorgan ve yastık dolgusu olarak kullanıldığı gibi, aynı zamanda değerli bir selüloz kaynağıdır.

    Yapay ipek (reyon), selofan, patlayıcı madde, cila ve plastik üretiminde selüloz kullanılır (bak. Selüloz).

    [​IMG]
    Pamuk tohumlarından ise yağ çıkarılır.

    Bu yağ temizlenip kokusu giderildikten sonra ya sıvı halde ya da margarine dönüştürülerek yemeklik yağ olarak kullanılır.

    Ayrıca mum, sabun ve yer muşambası üretiminde yararlanılır.


    Tohumların yağı alındıktan sonra geriye kalan proteince zengin küspe ise hayvan yemi ya da gübre olarak değerlendirilir.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL



    Pamuk ipliğe nasıl dönüşüyor?

    Sıkıştırılmış balyalar halindeki pamuk, iplik fabrikasına getirildiğinde hem lifleri birbirine dolaşmıştır, hem de tarladan toplanırken araya bitkinin parçaları karışmıştır. Üstelik balyalardaki pamuğun cinsi aynı olsa bile kalitesi değişeceğinden, önce bütün balyaların birbirine karıştırılarak harmanlanması gerekir.

    Daha sonra pamuk yığınları, liflerin açılıp temizlenmesi için tek bir birim halinde birleştirilmiş çeşitli makinelerden geçirilir. Bunlardan biri, dönen tokmaklarıyla pamuğu dövüp kabartarak dağınık yumaklar haline getiren ve liflerin arasındaki yabancı maddeleri temizleyen hallaç makinesidir. Daha sonra tarak makinesine giren pamuk demetleri, her birinin yüzeyinde yüz binlerce incecik iğne bulunan döner silindirlerin arasından geçerek lif lif ayrılır ve tül inceliğinde gevşek bir örtüye dönüşür. Ama bir sonraki makine bu lifleri dağınık ve gevşek bir biçimde birbirine yaklaştırarak 2 cm eninde bir pamuk şeridi haline getirir.

    Böylece temizlenip açılan lifler artık çekme ve bükme makinelerine gönderilmeye hazırdır. Bu makinelerin ipliği nasıl eğirdiğini daha iyi anlayabilmek için iyice didilerek kabartıl*mış bir tutam pamuğu sol elinizle gevşekçe tutun. Sağ elinizle bu tutamdan birkaç lif yakalayıp hafifçe çekerken bir yandan da lifleri parmaklarınızın arasında yuvarlayarak bükün. Bu arada sol elinizle pamuğun yukarıdaki uca doğru ilerlemesine yardım ederseniz, bütün pamuk yumağının kesintisiz bir ipliğe dönüştüğünü görürsünüz.

    İplik çekme makinesi bu işlemi genellikle birkaç aşamada yapar. Ama daha ilk aşamadan önce pamuk şeridindeki bütün liflerin aynı doğrultuya getirilmesi gerekir. Bunun için, lifler, her biri bir öncekinden daha hızlı dönen birkaç silindir çiftinin arasından geçirilir. Makineye beslenen pamuk bir yandan da tarak-lanırsa daha üstün nitelikli bir iplik elde edilir. Bu hazırlık aşamasından sonra uygulanan çekme işleminin temeli de gene lifleri silindir*lerin arasından geçirmektir.
    Çekme makinesinden gelen lifler iyice uzayıp incelmiş olduğu için son çekme işleminde kopabilir. Bunu önlemek için lifler hafifçe bükülerek fitil haline getirilir. Eğirme makinelerinde gerçekleştirilen son çekme işleminde ipliğin iyi bükülmesi çok önemlidir; çünkü ipliğin sert ya da yumuşak, sağlam ya da dayanıksız olması gibi niteliklerini belirleyen büküm sayısıdır.

    Yün Eğirme. Yün de hallaç makinelerinin döner tokmaklarıyla dövülüp açılır, sonra liflerin arasına gömülmüş kum, yağ ve kir parçacıklarını temizlemek için sabunlu sıcak suyla yıkanır. Koyunların sürtündüğü bitkilerden gelen ve dikenleriyle liflere iyice tutunmuş olan pıtrakları temizlemek için de ayrı bir işlem uygulanır. Daha sonra harmanlanan yünler iğneli silindirlerin arasından geçirilerek yeniden açılır. Buraya kadar ortak olan işlemler bu aşamadan sonra işlenen yünün cinsine göre değişir. Çünkü daha kısa ve düşük nitelikli yünlerden taranmamış yün ipliği, üstün nitelikli yünlerden de taranmış yün ipliği ya da kamgam yapılacaktır.
    Taranmamış yün ipliği üretiminde, harmanlamadan sonra taraklanan lifler pamuk ipliği gibi silindirlerin arasından çekilmez; doğrudan eğirme makinesine gönderilir ve burada hafifçe çekildikten sonra bükülerek dokuma ipliğine dönüştürülür.

    Taranmış yün ipliği üretiminde ise harmanlamadan sonra liflerin art arda birçok makineden geçerek işlenmesi gerekir. Önce taraklanır, sonra lifleri paralel duruma getirmek, fitilleri biraz daha inceltmek ve iplik halinde eğirmek için birkaç kez çekilir. Bu taraklama ve yinelenen çekme işlemleri nedeniyle kamgam ipliği çok sıkı ve pürüzsüz, lifleri de son derece düzgün, paralel ve birbirine yakındır. Oysa taranmamış yün ipliği daha kaba ve gevşek, lifleri de daha karışıktır.

    Kozadan çözülen ipek liflerinin üstü tutkal gibi bir maddeyle kaplıdır. Bu maddeyi gidererek lifleri yumuşatmak için önce kaynatmak gerekir. Yıkanan ipek kurutulduktan sonra açılır, taraklanır ve temizlenir. Taraklama sırasında lifler boylarına göre ayrılır. Lifler ne kadar uzunsa eğirden ipliğin niteliği de o kadar iyi olur.

    Keten Eğirme. Bitkinin gövdesindeki kaba lifler ıslatılıp soyulduktan sonra demetler halinde bağlanarak iplik fabrikasına gönderilir.

    Burada, öbür doğal liflere uygulanan taraklama, harmanlama, çekme ve bükme işlemleriyle iplik haline dönüştürülür.
     
  3. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Çırçır fabrikalarıyla çevrili her yanımız:))Kaç kişinin evine ekmek götürmesine sebep oluyor,daha tarlada iken başlıyor pamuk telaşı:)
     

Sayfayı Paylaş