1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Papatyanın Hikayesi

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve BeReNN tarafından 6 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    [​IMG]
    Koskoca bir bahçede harikulada çiçekler içinde bir papatya.. Ve papatya aşık olmuş, yanmış tutuşmuş ak sakallı bahçıvana..

    Bir ümit bekliyormuş. Yüzlerce çiçeğin arasından.. Onunla, sadece
    onunla saatlerce ilgilensin.. Buz gibi suyunu sadece ona döksün
    istiyormuş.. Sadece ona değsin makası, Sadece ona gülsün dudakları..
    Kıskanıyormuş bahçıvanı, Kırmızı güllerden, Sarı lalelerden, Mor
    menekşelerden.... Zambaklardan... Papatya, sadece bahçıvan için
    açıyormuş, Bembeyaz yapraklarını..

    Bir gün, Aşkı öyle büyümüşki... Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş..
    Eğilivermiş boynu.. Toprağa bakıyormuş artık.. Bahçıvanın sadece sesini
    duyuyormuş.. Ayaklarını görüyormuş.. Bunada şükür diyormuş.. Yetiyormuş
    ona, bahçıvanın varlığını hissetmek...

    Zaman akıp gidiyormuş.. Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş..
    Ne var sanki boynumu kaldırsa Bir kerecik daha görsem yüzünü diyormuş..
    Ve işte bir gün..

    Bahçıvan papatyaya dopru yaklaşmış.. İncecik bedenini ellerinin arasına
    almış.. Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş bir iple
    papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya.. Papatya o an daha çok
    sevmiş bahçıvanı.. Hala göremiyormuş onu, ama bedeni kurtulmuş...

    Uzun bir müddet sonra, Bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye.. Gelen giden
    yokmuş.. Kahrından ölecekmiş papatya.. Ama işte bir sabah...

    Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış.. Derin bir oh çekmiş..
    Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş.. Birden, kendisine doğru
    gelen iki ayak görmüş.. Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş..
    Başka birisiymiş.. Adamın elinde bir de makas varmış.. Papatyanın
    kafasını kaldırmış yukarıya doğru..

    Ne güzel açmışsın sen öyle demiş.. Bu gencecik, yakışıklı bir
    delikanlıymış.. Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarıymış.. Ama gövden
    seni taşımıyor demiş. Elindeki makası papatyanın boynuna doğru
    uzatmış.. Ve bir hamlede bağını gövdesinden ayırmış.. Papatya yere
    düşerken hatırlamış sevdiğini.. O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı
    bahçıvanı hatırlamış.. Birde o gencecik, yakışıklı delikanlıyı
    düşünmüş.. Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini.. O her
    şeye rağmen, papatyaya emek vermiş.. Ona hiç bir zaman güzel olduğunu
    söylememiş, ama onu aslında hep sevmiş...

    Papatya anlamış artık..

    Sevgi, emek istermiş...

    Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini.. Teşekkür etmiş ona içinden.. Son yaprağıda kuruduğunda, biliyormuş artık..
    * Gerçek sevginin, söylemeden, yaşamadan ve asla kavuşmadan varolabileceğini...
     
  2. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    Sevgi, emek istermiş...

    kesinlikle dogrıu bir sonuç... teşekkürler canım eline saglık.
     

Sayfayı Paylaş