1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Paragraflar ve Çevirileri

Konusu 'Pratik İngilizce - Practical English' forumundadır ve dderya tarafından 1 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    1.
    A computer database is a collection of data stored within a computer. It is like an electronic file cabinet full of documents. Computer databases are very useful because data is entered , stored and manipulated in order to find it easily when you need it.

    Bir bilgisayar veri tabanı, bilgisayarda depolanmış verilerin toplamıdır.Bu,içi dokümanlarla dolu elektronik bir dosya dolabına benzer.Bilgisayar veri tabanları çok kullanışlıdır çünkü ihtiyacın olduğu zaman kolayca bulabilmek için bilgi girdisi yapılır,depolanır ve manipule edilir.

    2.

    Democracy is a form of management that all members and citizens have equal rights to shape the organization or government policy.Derived from the Greek word dimokratia.Has come to Turkish from the French word démocratie.Although generally considered as a form of state management;universities,worker’s and employer’s organizations and also some other civil organizations and instutions can be managed through democracy.

    Demokrasi, tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimidir. Yunanca dimokratia sözcüğünden türemiştir. Türkçeye, Fransızca démocratie sözcüğünden geçmiştir. Genellikle devlet yönetim biçimi olarak değerlendirilmesine rağmen, üniversiteler, işçi ve işveren organizasyonları ve bazı diğer sivil kurum ve kuruluşlar da demokrasi ile yönetilebilirler.

    3.
    Love is the deeply felt love presencing to one another.Psychoanalyst Erich Fromm,the founder of the teory of the love describe the love as the source of the active and creative power’s energy and as the answer to the problems of humanity and for this creativeness he describe the love as an art.In terms of being an art,it requires maturity for practice.

    Aşk, bir başka varlığa karşı duyulan derin sevgi. Sevgi kuramının kurucusu Psikanalist Erich Fromm, sevgiyi, insanlığın sorunlarına bir yanıt olarak, kişideki aktif ve yaratıcı gücün kaynağı bir enerji olarak ve bu söz konusu yaratıcılıkla sevmeyi de bir sanat olarak tanımlar. Bir sanat olması bakımından da uygulamada olgunluk gerektirir.

    4.
    Ahmet Kaya(October 28 1957,Malatya – November 2000,Paris),known in Turkey with the albums and concerts done in 1980s and 1990s.Turkish by the mother,Kurdish by the father,Turkish folk music and original music artist,singer and composer.Originally from Adıyaman,was born as the fifth child of the family that migrated Malatya in 1957.His father was a worker who worked at Sümerbank fabric factory.Studied primary school in Malatya.Met the music with the binding that his father gave him as a gift at six.In the rest of the time from school,he started to work in a shop selling records and cassettes.Due to financial difficulties of his family,they emigrated İstanbul Kocamustafapasa in 1972 and he was obliged to leave the school.While making the records of Hoscakal Gözüm on November 16 in 2000,one night he died of heart attack at his home in Porte de Versailles neighborhood in Paris.On November 17 – 2000,he was burried at Pere Lachaise Cemetery with the ceremony of over 30.000 people joined.

    Ahmet Kaya (28 Ekim 1957, Malatya - 16 Kasım 2000, Paris), Türkiye'de 1980 ve 1990'larda çıkardığı albümler ve verdiği konserlerle tanınmış, anne tarafından Türk, baba tarafından Kürt kökenli Türk Halk Müziği ve Özgün Müzik sanatçısı, şarkıcı ve besteci. Aslen Adıyamanlı olup 1957 yılında Malatya'ya göç etmiş olan bir ailenin beşinci çocuğu olarak doğdu. Babası Sümerbank mensucat fabrikasında çalışan bir işçiydi. İlkokulu Malatya'da okudu. Müzikle altı yaşında babasının hediye ettiği bağlama ile tanıştı. Okuldan geri kalan zamanlarında plak ve kaset satan bir dükkânda çalışmaya başladı. Ailesinin geçim sıkıntısı çekmesi nedeniyle 1972'de İstanbul Kocamustafapaşa'ya göç ettiler ve okulu bırakmak zorunda kaldı. Ahmet Kaya, 16 Kasım 2000 yılında Hoşçakalın Gözüm isimli albümünün kayıtlarını yaparken, Paris'in Porte de Versailles semtindeki evinde bir gece kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. 17 Kasım 2000’de 30.000’in üzerinde kişinin katıldığı törenle Paris'in Peré Lachaise mezarlığına defn edildi.
     
    ZeyNoO bunu beğendi.
  2. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    5.
    Statues and sculpture's history dates back to ancient times. During the excavations conducted in various parts of the world; marble, wood, stone, terracotta, metal sculptures and figurines made of various materials such as are found.By the examinations on these and other sculptures.It has understood that most of the sculptures has depicted that,various tribes which know the creatures as God,some of them emperor families as king-queen,heroes and heroic events,people famous of science,art,sport and some of them has depicted various human and animals.Historical researches have no result on when did the first sculpture been made and by whom.

    Heykel ve heykelciliğin tarihi eski zamanlara kadar uzanır. Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan kazılarda mermer, ağaç, taş, pişmiş toprak, maden gibi çok çeşitli malzemelerden yapılmış heykel ve heykelciklere rastlanmaktadır. Bunlar ve diğer heykeller üzerinde yapılan incelemelerden, heykellerin büyük bir kısmının çeşitli kavimlerin ilah olarak tanıdıkları varlıkları tasvir ettikleri, bazılarının kral-kraliçe gibi hükümdar ailelerini, kahramanları ve kahramanlık olaylarını, bilim, sanat ve sporda meşhur olmuş kimseleri, bir kısmının da çeşitli insan ve hayvanları tasvir ettikleri anlaşılmıştır. Tarihi araştırmalar, ilk heykelin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı hakkında herhangi bir netice vermemektedir.

    5.
    People in China wore tunics which were like long shirts.Women wore long tunics down to the ground with belts and men wore shorter ones down to their knees.In early China poor people made their clothes of heavy,coarse fabric like hemp or ramie,but rich people wore silk.Most people in China,both men and women had always long hair.They thought it was disrespectful to one's parents to cut their hair.During to Sui Dynasty,in the 500's A.D,the emperor decided that all poor people had to wear blue and black clothes and only the rich could wear colourful clothes.

    Çin’de insanlar uzun gömleklere benzeyen tunikler giyerdi.Kadınlar kemerli yere kadar uzanan tunikler,erkekler daha kısa dize kadar uzanan tunikler giyerdi.Çin’in erken dönemlerinde fakir insanlar elbiselerini ağır,kaba kumaş olan kenevir ve ramiden yaparlardı,fakat zengin insanlar ipek giyerdi.Çin’deki çoğu insan,hem kadın hem de erkeklerin daima saçları uzun olurdu.Onlar,saçlarını kestirmenin anne babaya saygısızlık olduğunu düşünüyordu.Milattan sonra 500’lerde,Sui Dynasty döneminde,kral bütün fakir insanların mavi ve siyah giysiler giymek zorunda olduğuna karar verdi ve sadece zenginler renkli kıyafetler giyebilirdi.

    7.

    Ölüdeniz literally Dead Sea, due to its calm waters even during storms; official translation name Blue Lagoon is a small village and beach resort in the Fethiye district of Muğla Province, on the Turquoise Coast of southwestern Turkey, at the conjunction point of the Aegean and Mediterranean seas. It is located 14 km to the south of Fethiye, near Mount Babadağ.

    Fırtınalı zamanlarda bile sakin sulara sahip olmasından dolayı dead sea yani ölüdeniz olarak bilinen,resmi çevirisi Blue Lagoon olan Muğla ilinin Fethiye bölgesinde,Türkiye’nin güneyindeki turkuaz sahili üzerinde,Ege ve Akdenizi birbirine bağlayan noktada bulunan küçük bir kasaba ve tatil yeridir.Fethiye’nin 14 km güneyinde,Babadağ Dağının yanındadır.

    8.

    The project will gather up experiences about architectural heritage. Educational activities will be carried out in order to arouse a public spirit in order to enhance the consciousness of public about the protection of architectural heritage. So, dangers against architectural heritage will be understood better.

    Mimarî mirasın korunması ve bu korunmanın yaygınlaştırılması amacıyla geçmişi ve mimari mirasa yönelik tehlikelerin dahi iyi anlaşılması için, kamuoyunda bu mirasın değeri hakkında bir bilincin uyandırılması ve geliştirilmesi amacıyla eğitimsel faaliyetler yürütmek, gelecek nesillere bir kültürel kaynaklar sistemi devredilmesinin önemine dikkat çekmek, Mimari miras ile ilgili konularda deneyimleri bir araya getirmek.

    9.

    Turkey’s geographical location is unique in terms of its richness and flexibility that most of the countries cannot have since we can get into contact with and appeal to a large part of the world thanks to our civilization and historical background.
    Turkey is both from the east and the west. It is both a European and an Asian country, but more than that, Turkey is a country of the Middle East, the Balkans, the Mediterranean and the Black Sea.

    Türkiye coğrafyası, medeniyeti ve tarihi birikimi sayesinde dünyanın geniş bir bölgesiyle iletişim kurabilen, geniş bir alana hitap edebilen özelliğiyle çoğu ülkeye nasip olmayacak bir zenginliğe ve esnekliğe sahiptir.
    Türkiye, hem doğuludur, hem batılıdır. Türkiye hem Avrupalı, hem Asyalı bir ülkedir. Ama aynı zamanda bir Orta Doğu, bir Balkan, bir Akdeniz ve Karadeniz ülkesidir.

    10.
    The code of Europen Architecture Heritage is adopted by European council Ministers committee and it was declared official in the congress of European Architectural heritage which was organised on 21 st – 25 th 1975 in Amsterdam According to this code, architectural heritage which is an irrevocable expression of European culture’s richness and diversity. Is joint heritage of the whole people therefore every Europan country should unite to protect that heritage. This heritage should be transfered to future generations with all its variety as a significant component of human being. Otherwise a part of human being’s permanence will disappear.

    Avrupa Mimari Mirası Tüzüğü, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nce kabul edilmiş ve 21 – 25 Ekim 1975 tarihleri arasında Amsterdam’da düzenlenen Avrupa Mimari Mirası Kongresi’nde resmi olarak ilan edilmiştir. Hazırlanan Bu tüzüğe göre Avrupa kültürünün zenginlik ve çeşitliliğinin yeri doldurulamaz bir dışavurumu olan mimari mirasın tüm insanların ortak malı olduğunu ve tüm Avrupa Devletleri’nin bu mirasın korunmasında gerçek bir dayanışma göstermesi gerektiğini kabul ederek; Bu miras, insanoğlunun önemli bir parçası olarak özgün haliyle ve olanca çeşitliliğiyle gelecek nesillere aktarılmalıdır. Aksi halde insanoğlunun kendi devamlılığının bir parçası yok olacaktır.
     
    KıRMıZı ve ZeyNoO bunu beğendi.
  3. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    11.
    After the tents which were the houses of nomadic life, humans began established life by building houses which were made from naturel stones, wood and soil. Accommodations which were emerged as the naturel outcome of the relationship between human and environment are various in the world.

    İnsanlar, göçebelik döneminin konutları olan çadırların ardından, yakın çevreden sağladıkları doğal malzemeleri kullanarak ilk taş, ahşap ve toprak meskenleri yapmışlar ve buralarda oturarak yerleşik düzene geçmişlerdir. İnsan ile doğa arasındaki ilişkilerin sonuçlarından biri olarak ortaya çıkan yerleşmeler yeryüzünde çok çeşitlidirler.

    12.

    The historical objects which are designed in an artistic way, which are used with their characteristic qualities, and which served many years were convected to disappear by getting old just like living time. Nevertheless, to protect these historical objects and to transfer them with their whole meanings is the responsibility of humankind, because all these objects are collective cultural heritage as well as being a memory.

    Bulunduğumuz mekân içindeki tarihi varlıklar da, tıpkı yaşayan bir canlı varlık gibi zaman surecinde sanatsal bir biçimde tasarlanmış, kendi karakteristik kişiliği ile kullanıma sunulmuş, uzun yıllar hizmet etmiş ve zaman içinde eskiyerek yok olmaya mahkûm olmuştur. Ancak bu varlıkların tarihi miras olarak korunması ve gelecek nesillere tüm boyutlarıyla ve içeriğiyle aktarılması insanoğlunun önemli bir sorumluluğu olmaktadır. Çünkü bu varlıklar insanlığın kültürel ortak mirası aynı zamanda belleğidir.

    13.

    After the humankind emerged on the earth, firstly they provided themselves food and clothes; then they needed a shelter in order to protect themselves from external dangers. At first, the people who chose caves and the hollows that they could find in nature started to stay in tents which they built from animal hair.

    İnsanoğlu yerküre üzerinde ortaya çıktıktan sonra, önce kendine yiyecek ve giyecek temin etmiş, daha sonra da kendisini dış etkilerden korumak için bir barınak bulma ihtiyacını hissetmiştir. Önceleri doğal olarak hazır bulduğu mağara, oyuk, ağaç kovuğu gibi barınakları konut olarak seçen insanlar, daha ileriki dönemlerde hayvan kıl ve yünlerinden meydana getirdikleri çadırlarda oturmaya başlamışlardır.

    14.

    The Announcement on 2013-2014 Jean Monnet Scholarship Programme (JMSP) which is funded by the EU and implemented by the Ministry for EU Affairs, aims to increase the number of experts in the EU field and support Turkey’s administrative capacity building efforts for the effective implementation of the EU acquis, within the framework of Turkey’s negotiation process for full membership to the EU, was published on 2 August 2012.

    Ülkemizin Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefi çerçevesinde, AB müktesebatı konusunda uzmanlaşmış personel sayısının artırılması ve AB müktesebatının etkin bir biçimde uygulanabilmesi için gerekli idari kapasitenin oluşturulması amacıyla, Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından yürütülen ve AB tarafından finanse edilen Jean Monnet Burs Programı 2013-2014 akademik yılı duyurusu 2 Ağustos 2012 tarihinde yayınlandı.

    15.

    Yunus Emre, very less known about his life and personality is a poet and saint who was born and lived in Eastern Anatolia area when the Anatolian Seljuk State started to splinter and in various regions of Anatolia small to large Turkish states started to be found from the mid of thirteenth century to the first quarter of fourteenth century which Ottoman Empire was started to be found.Yunus Emre lay up suffering at Hacı Bektaşı Veli Dervish convent and served for dervish convent for a long time.

    Hayatı ve şahsiyeti hakkında pek az şey bilinen Yunus Emre, Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmaya ve Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde küçük-büyük Türk Beylikleri'nin kurulmaya başladığı 13. yüzyıl ortalarından Osmanlı Beyliği'nin kurulmaya başladığı 14. yüzyılın ilk çeyreğinde Orta Anadolu havzasında doğup yaşamış bir şair ve erendir. Yunus Emre, uzun bir süre Hacı Bektaş-ı Veli Dergahında çile doldurmuş ve dergaha hizmet etmiştir.
     
    YoRuMSuZ ve ZeyNoO bunu beğendi.
  4. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    16.
    I wish I had stayed in touch with my friends.
    Often they would not truly realize the full benefits of old friends until their dying weeks and it was not always possible to track them down. Many had become so caught up in their own lives that they had let golden friendships slip by over the years. There were many deep regrets about not giving friendships the time and effort that they deserved. Everyone misses their friends when they are dying.

    Keşke arkadaşlarımla iletişim halinde kalsaydım.
    Çoğu kez onlar ölüm gelene kadar eski arkadaşların değerinin gerçekten farkına varmayacaklardı ve onların peşinden gitmek daima mümkün değildi.Birçok insan hayatlarında yakaladığı altın dostlukların yıllar ilerledikçe elinden kaçıp gitmesine meydan vermiştir.Arkadaşlara,arkadaşlık konusunda hakettiği zamanı ve çabayı vermeme hususunda pekçok derin pişmanlıklar olmuştur.Herkes arkadaşlarını kaybedince,ölünce özler.


    17.

    From the late eighteenth century to the mid-nineteenth century,the overall trend in the West was towards the freeing of economic activity and the lifting of restrictions on the movement of labour,capital,goods and resources.

    On sekizinci yüzyılın sonlarından on dokuzuncu yüzyılın ortalarına kadar,Batıdaki genel eğilim,ekonomik faaliyetlerin serbest bırakılması ve işgücü,sermaye,mal ve kaynak hareketleri üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması yönündeydi.

    18.

    Environment Pollution ,Environment;is the outer place that living creatures maintain their interaction during their life.Air,water and soil costitute the physical components,and human,animal,plant and other microorganisms constitute biological components.Basic physical components of nature,with the negative effects on air,water and soil and effect badly the the vital activities of living components,make structural harms on inanimate environment components and and the fact of mixing noxious substance to the air,water and soil intensively called environment pollution.

    Çevre kirliliği, Çevre; dünya üzerinde yaşamını sürdüren canlılarının hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır. Diğer bir deyişle "ekosistem" olarak tanımlanabilir.Hava, su ve toprak bu çevrenin fiziksel unsurlarını, insan, hayvan, bitki ve diğer mikroorganizmalar ise biyolojik unsurlarını teşkil etmektedir.Doğanın temel fiziksel unsurları olan, hava, su ve toprak üzerinde olumsuz etkilerin oluşması ile ortaya çıkan ve canlı öğelerin hayati aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen cansız çevre öğeleri üzerinde yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayına "çevre kirliliği" adı verilmektedir.

    19.

    Jamaika,
    In the south of Küba settled on islands that called Big Antils.It is an island that is in the south of Küba on Karayip Sea.The place on the map is Central America and Karayips.10.990 square km.The coastline is 1022.Tropical,hot and wet weather is influential on its climate.Moist weather is seen on inner parts.Its land is mostly mountainous.Narrow meadows on edge side.Its height from sea level;the lowest point is Karayip Sea 0 m,the highest point is Mavidag 2.256 m.

    Jamaika,
    Küba'nın güneyinde, Büyük Antiller diye geçen adalarda bulunmaktadır. Konumu Karayiplerin, Karayip denizindeki, Küba'nın güneyindeki bir adadır. Haritadaki konumu, Orta Amerika ve Karayiplerdir. Yüzölçümü, 10.990'dır. Sahil şeridi, 1.022'dir. İkliminde, tropikal; sıcak, nemli hava etkindir, iç kısımlarda ılıman iklim görülür. Arazisi çoğunlukla dağlıktır, kıyıda dar ovalar vardır. Deniz seviyesinden yüksekliği; en alçak noktası, Karayip Denizi 0m, en yüksek noktası, Mavidağ 2.256 m'dir.

    20.

    Witch, woman who is believed to have supernatural powers in various religion and mythology.As looking mystic,witches may be both from men and women.But generally with the illusion that stem from legend they were described as women.When mentioned the witchcraft and sorcery concepts unlike common every wizard woman is not a witch,but a witch is also a good wizard.However a difference between hypnosis and magic,also a difference between sorcery and witchcraft.Because,a magic is only able to use a kind of magic that benefit from spiritual entity but a witch both use magic from spiritual entity and a magic that benefit from soul power.For this reason,a witch is much stronger than a magician in terms of using the power for bad aim.

    Cadı, birçok dinde ve mitolojide doğaüstü güçleri olduğuna inanılan kadındır. Cadılar mistik olarak bakıldığında hem erkeklerden hem kadınlardan olabilir. Ama genel anlamda efsanelerden kaynaklanan yanılsama ile sadece kadınlarmış gibi aksettirilmiştir.
    Cadılık ve büyücülük kavramlarına da değinildiğinde, bilinenin aksine, her büyücü kadın, bir cadı değildir, fakat bir cadı aynı zamanda iyi bir büyücüdür. Hipnoz ve büyü arasında ne denli bir fark varsa, büyücülük ve cadılık arasında bir o kadar fark vardır. Çünkü bir büyücü sadece ruhani varlıklardan faydalanılarak yapılan bir sihir türünü kullanabilir fakat bir cadı ise hem ruhani varlıklardan faydalanılarak yapılan bir sihir türünü hem de ruh gücüne dayanılarak ortaya konan bir sihir türünü kullanır. Bundan dolayı bir cadı, bir büyücüden, gücün kötüye kullanılması açısından çok daha güçlüdür.
     
    YoRuMSuZ ve ZeyNoO bunu beğendi.
  5. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    1.
    Diana,Princess of Wales,was born in Norfolk in 1961.Her nickname was ‘’Lady Di’’,she married Prince Charles in 1981.She had two sons,Prince William and Harry.Diana did a lot of work to help and comfort people.She said ‘’I would like to be a queen in the hearts of the people’’.She supported organizations working with the homeless children,drug addicts and the elderly.She divorced in 1996.A year later she died in a car accident.

    Wales Prensesi Diana 1961 yılında Norfolk’ta doğdu.Takma adı ‘’Lady Di’’ idi,1981’de Prens Charles ile evlendi.Prince William ve Harry isminde iki oğlu vardı.İnsanlara yardım etmek ve onları rahata kavuşturmak için çok çabaladı.’’Ben insanların kalbinde bir kraliçe olmak isterim’’derdi.Evsiz çocuklar,uyuşturucu bağımlıları ve yaşlı insanlara yardımcı olan organizasyonlara destek verdi.1996 yılında boşandı.Bir yıl sonra bir trafik kazasında öldü.

    2.
    Nomad is Turkmens who chose nomadic life style.It was derived from the word walk in Turkish Language.Also used for tribes who live plataeu life in Anatolia.They constitute very important population majority of Anatolian public.There are big amount of them among the nomads in Balkans,too.They are separated as Rumeli nomads,Tanrıdağı nomads,Kocacık nomads,Naldöken nomads,Vize nomads groups etc.Today, they live in the villlage mountain of Bulgaria,Greece and Macedonia.

    Yörük, göçebe yaşam tarzını seçmiş Türkmenlerdir. Türkçe'deki yürümek kelimesinden türetilmiştir. Anadolu'da yayla hayatı yaşayan Türkmen aşiretleri (obaları) için de kullanılır. Anadolu halkının çok önemli nüfus çoğunluğunu oluştururlar. Balkanlar'daki Türkler arasında da yüksek miktarda Yörük bulunmaktadır. Rumeli Yörükleri: Tanrıdağı Yörükleri, Kocacık Yörükleri, Naldöken Yörükleri, Vize Yörükleri vb gruplara ayrılmaktadır. Bugün Bulgaristan, Yunanistan ve Makedonya'nın dağ köylerinde yaşamaktadırlar.

    3.
    When states collapse, they not only become havens for terrorists and drug smugglers but also prompt multitudes of refugees to head for richer countries.Furthermore,rebellions increase and it become attraction center for the states which has made plan to exploit that state.For this reason,the consciousness of being a public must be given from early ages to the young generation.

    Devletler çökünce,sadece teröristlere ve uyuşturucu kaçakçılarına sığınak olmaz,aynı zamanda mülteci yığınlarının zengin ülkelere yönelmesini teşvik ederler.Bunun yanısıra isyanlar artar ve o devleti sömürmek için plan yapanların cazibe merkezi haline gelebilir.Bu sebepten ötürü genç nesillere millet olma bilinci küçük yaşlardan itibaren verilmelidir.

    4.
    Nelson Mandela was born in South Africa in 1918.Until 1992,South Africa had a political system called apartheid.It meant that black people had to live apart from white people.He became a lawyer in 1942.He joined many protests against the government.Because of his work against apartheid,the government sent Mandela to prison in 1963.In 1990 he became free.In 1994,he became the first black president of South Africa,he won the Nobel Peace Prize in 1993.

    Nelson Mandela 1918 yılında Güney Afrika’da doğdu.1992 ye kadar Güney Afrika’nın apartheid adlı bir politik sistemi vardı.Bunun anlamı siyahi insanlar,beyazlardan ayrılmak zorundaydı.1942 yılında avukat oldu.Hükümete karşı bir çok protestoya katıldı.Ayrımcılıga karşı yaptıgı görevinden dolayı hükümet 1963’te Mandela yı hapise gönderdi.1990’da serbest kaldı.1994’te Güney Afrika’nın ilk siyah başkanı oldu.1993’te Nobel Barış Ödülünü kazandı.

    5.
    Apple;it is so-called name ‘’alma’’ in Old Turkish,the name of the fruit is known to come from its red colour .Apple is firstly supposed the appear in North Anatolia,South Caucasia,the southwest parts of Russia and around Middle Asia.The species spread the whole world from Central Asia,It has a very high nutritional value of fruit.It is estimated that one thousand kinds of different apple were produced by the studies of culture throughout history by the studies of culture.

    Elma;Eski Türkçe'de "alma" diye bilinen adının, meyvenin rengi olan "al" (kırmızı)'dan geldiği bilinmektedir. Elmanın ilk olarak Kuzey Anadolu'da, Güney Kafkaslar, Rusya'nın güneybatısında kalan bölgeler ve Orta Asya dolaylarında ortaya çıktığı sanılmaktadır. Tür, bütün dünyaya Orta Asya'dan yayılmıştır. Besin değeri çok yüksek olan bir meyvesi vardır. Tarih boyunca kültür çalışmalarıyla 1000 farklı elma çeşidi üretildiği tahmin edilmektedir.
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.
  6. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    6.
    Orkhon Inscription,Göktürk Inscriptions or Köktürk Inscriptions are the first known Turkish Alphabet that was written in the Orkhon Alphabet by the Göktürks .Yolluğ Tigin wrote the inscriptions of Bilge Khan and Kül Tigin.Yolluğ Tigin is also the nephew of Bilge Khan.The inscriptions was called ‘’Bengü Stones’’by the wishing of remain forever.

    Orhun Yazıtları, Göktürk Yazıtları ya da Köktürk Yazıtları,Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Orhun alfabesi ile Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır. Bilge Kağan ve Kül Tigin'in yazıtlarını Yolluğ Tigin yazmıştır. Yolluğ Tigin aynı zamanda Bilge Kağan'ın yeğenidir. Yazıtlara, sonsuza kadar kalması temennisi ile "Bengü Taşlar" denmiştir.

    7.
    Face transplant is a medical procedure that is concerning the replacement of par t or all of a human face again.The first full face transplant of the world was completed in Spain in 2010.The first successful face transplant of the world which is shipping of the entire of the face took place in Turkey in 2012.This process was thought to be experimental until the performing of the face transplant in Turkey.

    Yüz nakli, bir insanın yüzünün bir kısmının ya da tamamının tekrar yerleştirilmesine dair medikal prosedürdür. Dünyanın ilk tam yüz nakli 2010 senesinde İspanya'da tamamlandı. Yüzün tamamının nakledildiği dünyanın ilk başarılı yüz nakli ise Türkiye'de 2012 senesinde gerçekleşti. Türkiye'deki yüz nakli gerçekleştirilene kadar bu sürecin deneysel olduğu düşünülüyordu.

    8.
    Cengiz Han;Although he usually seems to be cruel and bloodthirsty conqueror by the whole world, he has become a quite loved symbol in Mongolia.He is accepted as the father of Mongolia.Before being Khan,he defeated or associated many nomadic community in East Asia and Middle Asia and carried them Mongolian social identity.

    Cengiz Han;Tüm dünya tarafından genelde acımasız ve kana susamış bir fatih olarak gözükse de,Moğolistan'da oldukça sevilen bir sembol hâline gelmiştir. Moğolistan'ın babası olarak görülür. Kağan olmadan önce; Doğu Asya ve Orta Asya'daki bir çok göçebe topluluğu yenmiş ya da birleştirmiş ve onları "Moğol" sosyal kimliğine taşımıştır.

    9.
    A presidency of the EU which is mentioned by sausage supplies, desperateness, unskillfulness and search for loan does not suit to the mission of the EU and its founding philosophy. A process of EU Presidency which cannot afford even the cost of ordinary meetings will bring more damage to the reliability and capacity of the EU.

    Sosis depolarıyla, çaresizliklerle, beceriksizliklerle, kredi arayışlarıyla anılan bir Dönem Başkanlığı AB’nin misyonuna ve kuruluş felsefesine yakışmamaktadır. Olağan toplantıların maliyetini bile karşılayamayacak bir Dönem Başkanlığı süreci AB’nin güvenilirliğini ve kapasitesini daha da aşındıracaktır.

    10.
    In Ramadan, fairness, mercy and love are felt even more. Our spirit of solidarity reaches its ultimate level. We embrace and help not only our relatives and neighbours but all people that need our aid.
    Just as we pray and say ‘Amin’ to the same pray together with people from different cultures, religious groups and sects, we are also proud to share the joy of Ramadan in brotherhood.

    Ramazan ayında, adaleti, merhameti, sevgiyi en yüksek düzeyde hissediyoruz. Dayanışma ruhumuz zirveye çıkıyor. Bu ayda sadece akraba ve komşularımıza değil el uzatmamız gereken bütün insanlara elimizi uzatıyor, gönlümüzü açıyoruz.
    Nasıl iftar sofralarında farklı inançlardan, farklı kültürlerden, farklı mezheplerden insanlar hep birlikte ellerimizi semaya açıp, hep birlikte aynı duaya “amin” diyorsak, işte Ramazan sevincini de bir arada kardeşlik içerisinde yaşamanın gururunu taşıyoruz.
     
    ZeyNoO bunu beğendi.
  7. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    11.
    Some experts say that people dream four or five times a night.The first dream of the night is usually for ten minutes.Every dream is a little longer than the other.The last dream of the night is about one hour.Everyone needs dreams,younger children have more dreams,some people use sleeping tablets because they have some sleeping problems.These people don't have dreams and after a few nights,they feel bad.

    Bazı uzmanlar insanların bir gecede dört ya da beş defa rüya gördüklerini söylerler.İlk rüya genellikle on dakikadır.Her rüya bir diğerinden biraz daha uzundur.Gecenin son rüyası yaklaşık bir saattir.Herkes rüyaya ihtiyaç duyar,daha genç çocuklar daha fazla rüya görürler.Bazı insanlar uyku problemi yaşadığı için uyku hapları kullanırlar.Bu insanlar rüya görmezler ve birkaç geceden sonra kendilerini kötü hissederler.

    12.
    Charlie Chaplin,a famous actor,was very important in the silent film period.He was a director,composer,actor,producer and a musician in the early Hollywood cinema period.He acted,directed and produced a lot of silent films.His favourite character was ''The Tramp'' was a gentleman,but he had no home,no job and moved from place to place.

    Ünlü bir aktör olan Charlie Chaplin sessiz film döneminde çok önemliydi.O,erken dönem Hollywood sinemasında bir yönetmen,besteci,oyuncu,yapımcı ve müzisyendi.Birçok sessiz filmde rol aldı,yönetti ve yapımcılığını yaptı.Onun en sevilen karakteri ''Sokak Serserisi'' idi,kibar bir adamdı fakat hiç evi, işi yoktu ve bir yerden bir yere gezerdi.

    13.
    Making evaluations about the decision taken by the European Commission on defining the framework of the visa facilitation for Turkish citizens before the meeting on 26 April 2012, Minister for EU Affairs and Chief Negotiator Egemen Bagis said ''It is the natural right of Turkish citizens to travel visa-free to European countries''.

    Avrupa Komisyonu'nun, 26 Nisan 2012'deki toplantı öncesinde Türklere getirilecek vize kolaylığının çerçevesini belirleme yönünde aldığı kararı değerlendiren Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Avrupa ülkelerine vizesiz gidebilmeleri en doğal haklarıdır'' dedi.

    14.
    Our world is in danger.We must do a lot of things in order to prevent problems and to avoid danger.What are the dangers? How can we prevent them?We must take sensible precautions for a better world.Rainforests are tropical forests.Every year about 20 million hectares of tropical forests are disappearing and there is global warming.The world’s natural resources are in danger,too.Can we use them forever?Of course,not.We should protect and save them.We must use them carefully.

    Dünyamız tehlikede.Sorunları engellemek ve tehlikeden kaçınmak için çok şey yapmak zorundayız.Tehlikeler nelerdir?Onları nasıl önleyebiliriz?Daha iyi bir dünya için duyarlı önlemler almalıyız.Yağmur ormanları tropikal ormanlardır.Her yıl yaklaşık 20 milyon hektar tropikal orman yok oluyor ve küresel ısınma var.Dünyanın doğal kaynakları da tehlikede.Onları sonsuza kadar kullanabilir miyiz?Tabiki,hayır.Onları korumalı ve kurtarmalıyız.Onları dikkatli kullanmak zorundayız.

    15.
    I wish I’d had the courage to express my feelings.Many people suppressed their feelings in order to keep peace with others. As a result, they settled for a mediocre existence and never became who they were truly capable of becoming. Many developed illnesses relating to the bitterness and resentment they carried as a result.

    Keşke duygularımı ifade etme cesaretim olsaydı.Çoğu insan diğerleriyle barış içinde kalmak için duygularını bastırır.Sonuç olarak,vasat bir varlık olarak kalıyorlar ve hiçbir zaman asıl sahip oldukları kapasiteye ulaşamıyorlar.Sonuç olarak taşıdıkları çoğu hastalığın ilerlemesi,acı ve içerlemeyle ilgilidir.

    16.
    Often they would not truly realize the full benefits of old friends until their dying weeks and it was not always possible to track them down. Many had become so caught up in their own lives that they had let golden friendships slip by over the years. There were many deep regrets about not giving friendships the time and effort that they deserved. Everyone misses their friends when they are dying.

    Çoğu kez onlar ölüm gelene kadar eski arkadaşların değerinin gerçekten farkına varmayacaklardı ve onların peşinden gitmek daima mümkün değildi.Birçok insan hayatlarında yakaladığı altın dostlukların yıllar ilerledikçe elinden kaçıp gitmesine meydan vermiştir.Arkadaşlara,arkadaşlık konusunda hakettiği zamanı ve çabayı vermeme hususunda pekçok derin pişmanlıklar olmuştur.Herkes arkadaşını kaybedince,ölünce özler.

    17.
    I wish I’d had the courage to live a life true to myself, not the life others expected of me.When people realize that their life is almost over and look back clearly on it, it is easy to see how many dreams have gone unfulfilled. Most people had to die knowing that it was due to choices they had made, or not made.From the moment that you lose your health, it is too late. Health brings a freedom very few realize, until they no longer have it.

    Keşke,başkalarının benden beklediği hayatı değilde,kendim için doğru olan hayatı yaşama cesaretim olsaydı.İnsanlar hayatlarının sona doğru yaklaştığını farkettiğinde ve açıkça geriye baktıklarında,kaç hayalin gerçekleşmemiş olduğunu görmek kolaydır.Çoğu insan yapmış olduğu veya yapmadığı seçimlerin bilincinde olarak ölmek durumunda kalmıştır.sağlığını kaybettiğin andan itibaren,çok geçtir.Sağlığı kaybedene kadar,getirdiği özgürlüğün çok az farkında olunuyor.

    18.
    We believe that this determination will be noted in the report on Turkey prepared by the European Parliament, which will be submitted and approved by the Parliamentary Assembly at the end of March and will not be compromised to the negotiations held over the report.

    Bu kararlılığımızın Mart ayı sonunda Genel Kurula sunup oylanacak olan Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu’na da yansıyacağını, Türkiye’nin reform kararlılığının Rapor üzerinde yapılan at pazarlıklarına kurban edilmeyeceğini umuyoruz.

    19.
    Technology makes our lives easier,but it makes people lazier.When you watch t.v,you just sit and change the channels with the remote control.If you have a car,you go everywhere by car but you get fat and you have health problems.Computers open doors to different worlds,but it is not always safe.If you have a mobile phone,life is easy for you,but you are not always free.People can follow you everywhere.These are only a few pros and cons of technology.

    Teknoloji hayatımızı daha kolay yapar,fakat insanları daha tembelleştirir.Televizyon izlediğinde sadece oturur ve uzaktan kumandayla kanal değiştirirsin.Eğer araban varsa,her yere arabayla gidersin fakat şişman olursun ve sağlık sorunların olur.Bilgisayarlar farklı dünyaların kapısını açar ama daima güvenli değildir.Eğer cep telefonun varsa,hayat senin için daha kolaydır fakat her zaman özgür değilsindir.İnsanlar her yerde seni takip edebilir.Bunlar sadece teknolojinin birkaç artı ve eksileridir.

    20.
    Emotions are strong feelings like love,fear or anger.Thoughts are our ideas,opinions or plans.We show emotions but we say our thoughts.People show their emotions in different ways.They sometimes use words and they sometimes use gestures.They move their arms,hands or heads.Some gestures have the same meanings in all languages because gestures don't have a language.If you smile,it usually means you are happy.Laughter and crying have universal meanings.

    Sevgi,korku ve öfke gibi duygular güçlü hislerdir.Düşünceler bizim fikirlerimiz,görüşlerimiz veya planlarımızdır.Duygularımızı gösteririz fakat düşüncelerimizi söyleriz.İnsanlar duygularını farklı şekillerde gösterirler.Bazen kelimeleri kullanırlar ve bazen jestlerini kullanırlar.Kollarını,ellerini ve başlarını hareket ettirirler.Bazı jestler tüm dillerde aynı anlama gelir çünkü jestlerin bir dili yoktur.Eğer gülümsersen,bu genellikle mutlusun demektir.Gülme ve ağlamanın evrensel anlamları vardır.
     
  8. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    21.
    People in other European countries have been wondering for some time why and how Norway has stayed out of the European Union.Austria,Finland and Sweden joined in 1994,almost without any public debate just a few months after their governments had proposed the joining.By then the Norwegians had been debating the issue for 33 years,ever since their government had started to drive towards unionisation.

    Diğer Avrupa ülkelerindeki insanlar Norveç’in neden ve nasıl Avrupa Birliği dışında kaldığını bir süredir merak ediyorlar.Avusturya,Finlandiya ve İsveç,hükümetlerindeki katılma önerisinin hemen birkaç ay sonrasında,neredeyse hiç bir kamu tartışması olmadan 1994 yılında katıldılar.O zamana kadar Norveçliler konuyu 33 yıldır tartışagelmişlerdi,o zamandan beri,hükümetleri, birlik üyeliğine katılma noktasında çalışmaya başladılar.

    22.
    Biological clocks allow organisms to anticipate when to feed,mate,migrate or in short synchronise their activities with the environment.Periodic environmental cues such as dawn or dusk or the change of the seosons regulate these clocks.There is scientific evidence that matching clocks to these cues helps animals to live longer.Indeed,most researchers think that the clocks help animals co-ordinate metabolic and physiological processes for survival.

    Biyolojik zamanlar organizmanın ne zaman beslenileceğini,çiftleşme yapılacağını,göç edileceğini veya kısacası çevreyle olan etkinliklerini ne zaman yapacağını önceden görmesine imkan verir.Gün ağarması,akşam karanlığı veya mevsimlerin değişmesi gibi çevresel periyodik işaretler bu zamanları ayarlar.Bu işaretlerle uyuşan zamanların, hayvanların daha uzun yaşamasına yardım ettiğinin bilimsel kanıtı vardır.Aslında,çoğu araştırmacı,zamanların,hayvanların hayatta kalabilmek için metabolik ve fizyolojik süreçleri koordine etmesine yardımcı olduğunu düşünüyor.

    23.
    Under increasing social pressure in the late nineteenth century,some universities opened their doors to a small number of women.More significant,however,was the founding of many women’s colleges,frequently run by women.These colleges strove over the years to maintain a curriculum equivalent to that of the largely male universities.Therefore,many leaders of the women’s college movement saw themselves as social reformers.

    On dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru artan sosyal baskılar altında,bazı üniversiteler az sayıda kadına kapılarını açtı.Ancak,daha da önemlisi,sık olarak kadınlar tarafından işletilen,birçok bayan kolejinin kurulmuş olmasıydı.Bu kolejler, büyük çoğunluğu erkeklerden oluşan üniversitelerle eşdeğer bir öğretim müfredatının devamlılığını sağlamak için yıllarca mücadele ettiler.Bu nedenle,kadın kolej hareketinin birçok önderi kendisini sosyal reformcu olarak görmüştür.

    24.
    The modern historian of Greece and Rome bases his writings on a wide range of archeological and literary material.He has no access to ancient archives,but certain imperishable objects survive and take the place of the modern official document.Many surviving Greek and Latin inscriptions carved usually in stone are official records of treaties of public expenditure or of decrees of a monarch.

    Yunanistan ve Roma modern tarihçisi yazdıklarını büyük ölçüde arkeolojik ve edebi materyallere dayandırır.Eski çağlara ait arşivlerle ilgili hiç değerlendirmesi yoktur fakat belirli bozulmaz nesneler hayattadır ve modern resmi belgenin yerini alır.Hayatta kalan genellikle taşa yontulmuş olan pek çok Yunan ve Latin yazıtları resmi anlaşmalar,kamu harcamaları ve padişah kararnamelerinin kayıtlarıdır.

    25.
    When tourists eventually start arriving in space they will need somewhere to stay.Orbiting space hotels have already been designed by a Japanese construction giant and a group of international hotel architects.A three-days stay at these hotels will cost roughly 40000 pound but they are confident the public will be prepared to pay.

    Turistler nihayetinde uzaya ulaşmaya başladıkları zaman,kalmak için bir yere ihtiyaç duyacaklar.Uzay yörüngesindeki hoteller zaten bir Japon inşaat devi ve uluslar arası bir otel mimarlar grubu tarafından dizayn edilmiştir.Bu otellerde üç gün kalmanın bedeli aşağı yukarı 40000 pound’dur fakat onlar,halkın ödemeye hazır duruma getirileceğinden eminler.

    26.
    Want,neglect,confusion and misery in every shape and in every degree of intensity filled the endless corridors of the hospital.The very building itself was shockingly defective.The structural defects were equalled by the deficiencies in the commonest objects of hospital use.There were not enough bedsteads and the sheets were of canvas and very coarse.

    İstek,ihmal,kargaşa ve sefalet her şekilde ve her yoğunluk derecesinde hastanenin uçsuz bucaksız koridorlarını doldurmuştur.Binanın kendisi bile insanı şok edecek şekilde kusurludur.Yapısal bozukluklar hastanede kullanılan en yaygın nesnelerle bile eşit derecede kusurludur.Yeterince karyola,çarşaf bezi bulunmuyordu ve çok kabaydı.

    27.
    Professor Gazi Yaşargil is a medical scientist and neurosugeon.People know him as the founder of the microneurosurgery.Yaşargil has treated epilepsy and brain tumors.He has helped three generations of neurosurgeons and he has trained around 3000 neurosurgeons from all continents.He has joined hundreds of congresses,courses and symposiums.He has been a perfect role model for Turkish youth since 1950.

    Profesor Gazi Yaşargil tıbbi bilim adamı ve beyin cerrahıdır.İnsanlar onu mikronörocerrahinin kurucusu olarak bilirler.Yaşargil, epilepsi ve beyin tümörünü tedavi etmiştir.O,üç nesil beyin cerrahına yardımcı olmuştur ve bütün kıtalardan 3000 civarında beyin cerrahına eğitim vermiştir.Yüzlerce kongre,kurs ve sempozyuma katılmıştır.O,1950'den bu yana Türk gençliğine kusursuz bir rol model olmuştur.

    28.
    Pompei was an ancient city in Italy.Vesivius was a volcano near the city.In 79 AD the eruption started.The volcano threw out poisionous gases and lava.It was about lunchtime and the people were at home for lunch.Before the eruption,there were shakes,but the people weren’t afraid of them.There were generally shakes in that area.There were 20.000 people in that old town.They couldn’t escape.All of them died.People and animals were in hot ash.Today,2000 years later the volcano is inactive and 2 million people live in the region.

    Pompei İtalya’da eski bir şehirdi.Vesivius şehrin yakınında bir volkandı.M.S 79’da püskürme başladı.Volkan dışarıya zehirli gazlar ve lav çıkardı.Öğle yemeği vakti sıralarıydı ve insanlar öğle yemeği için evdeydiler.Püskürmeden önce sarsıntılar olmuştu fakat insanlar korkmamıştı.Genellikle o bölgede sarsıntılar oluyordu.O eski kasabada 20.000 insan vardı.Kaçamadılar.Hepsi ölmüştü.İnsanlar ve hayvanlar sıcak külün içindeydiler.2000 yıl sonra,bugün volkan aktif değil ve bölgede 2 milyon insan yaşıyor.

    29.
    I was stil ten years old and I was in the village.I went to our grandmother’s with my mother to clean her house.My aunt and his son Mustafa was there,too.While we were cleaning the house,Mustafa took my grandmother’s glasses and ran away.Grandmother told me to took back the glasses back so that he didn’t break it.There was a concrete jungle in front of the window and were stones below the window.Mustafa climbed the concrete jungle,laid down the flapper and started to fall down.He hold the window and I suddenly ran and caught his hands and pulled him up.

    Henüz 10 yaşındaydım ve köydeydim.Annemle birlikte evini temizlemek için anneannemlere gitmiştik.Teyzem ve oğlu Mustafa da oradaydı.Biz evi temizlerken,Mustafa anneannemin gözlüğünü alıp kaçtı.Anneannem o gözlüğü kırmasın diye gözlüğü geri getirmemi söyledi.Pencerenin önünde beton yığını ve aşağı tarafında taşlar vardı.Mustafa beton yığınına tırmandı,sinekliğe yaslandı ve düşmeye başladı.Pencereye tutundu ve ben aniden koştum ve ellerini tuttum ve onu yukarıya çektim.

    30.
    Heat-waves,if the temperature is high enough,above 40C ,for instance,lead to wilting and even death in plants because of structural damage to essential proteins.The problem is that plants react by closing their pores when due to a serious heat-wave,they are subjected to water stress,so shutting down on transpiration and conserving water.

    Isı dalgaları,eğer sıcaklık yeterince yüksekse,örneğin 40 derecenin üzerindeyse,hayati öneme sahip proteinlerdeki hasardan dolayı bitkilerde solmaya ve ölüme bile yol açabilir.Sorun bitkilerin ciddi ısı dalgasıyla karşılaştığı zaman gözeneklerini kapatarak reaksiyon vermesidir,bitkiler su basıncına maruz kalıyorlar bu yüzden terleme oluşturmak ve suyu muhafaza etmek için kapanıyorlar.
     
  9. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    31.
    Children vary greately in the rate and pattern of normal development.Many factors are involved in these variations apart from intelligence.For instance,environmental factors play an important part in development.Nevertheless,development; does depend on a sufficient stage of maturity having been reached and so ultimately on intelligence.

    Çocuklar normal gelişim hızı ve modeli bakımından büyük farklılıklar gösterirler.Bu farklılaşmalar içinde zeka dışında birçok etken yer alır.Örneğin, çevresel faktörler gelişme üzerinde önemli bir rol oynar.Bununla birlikte,gelişme; ulaşılmış olan yeterli bir olgunluk aşamasına ve böylece en nihayetinde zekaya bağlıdır.

    32.
    Bonnington is now Britain's best known mountaineer.He is not,perhaps, as famous as Edmund Hillary,who was the first man to have conquered the world's highest mountain but ,he was the first to reach the top via Everest's previously unclimbed South-West Face.This route had already been attempted on six occasions but on each occasion the result had been a defeat.

    Bonnington şu anda İngiltere’nin bilinen en iyi dağcısıdır.O,belki dünyanın en yüksek dağını fetheden ilk kişi Edmund Hillary kadar ünlü değil fakat,O, Everest’in daha önce tırmanılmamış Güney Batı Yüzü üzerinden zirveye ulaşan ilk kişiydi.Bu yol zaten altı kez denenmiş ama her seferinde başarısız sonuçlar alınmıştı.

    33.
    Some studies suggest a positive, linear increase in species richness, whereas raost empirical studies in aquatic systems suggest a unimodal ('hump- shaped') relationship betvveen species richness and productivity with highest species richness at intermediate productivity levels.

    Bazı araştırmalar türlerin zenginliğinde olumlu ve doğrusal bir artış olduğunu gösteriyor,halbuki suda yaşayan canlıların sistemleriyle ilgili yeni deneysel çalışmalar türlerin zenginliği ve en yüksek türlerin zenginliği ile ara verimlilik düzeyleri arasında kambur şeklinde bir ilişkinin olduğunu öne sürüyor.
     

Sayfayı Paylaş