1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Parapsikolojide Tekinsiz Yer

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 21 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Parapsikolojide Tekinsiz Yer

    ‘Fantom’ların görülmesi, eşyaların kendiliğinden hareket etmesi, içeriği anlaşılamayan birtakım seslerin duyulması vb. olayların sık sık gözlemlendiği yerlere verilen ad. Günümüz parapsikologları, tekinsiz yer fenomenlerini “ kendiliğinden psikokinezi” (RSPK) adı altında araştırmaktadırlar.

    Neo–spiritüalizme göre, dünyasal bedenlerini ölüm olayıyla terk etmiş ruhlar, madde üzerine doğrudan doğruya etki edemediklerinden, tekinsizyerlerde gözlemlenen olayları “ruhlar dünyaya iniyor ve eşyaları hareket ettirip sesler çıkarıyor” şeklinde yorumlayarak yapılan açıklamalar, deneysel ruhçuluğun bilimsel ilkeleriyle bağdaşmayan, bilgisizce yapılan açıklamalardır. Gözlem ve deneyler ortaya koymuştur ki, ‘spatyomdaki bedensiz varlıklar dünyadaki maddelere doğrudan doğruya etki edemezler. Bedenlilerle de ancak perisprileri aracılığıyla irtibat kurabilirler.

    Tekinsizyer fenomenleri, genellikle, bazı koşullarda ölen birinin bıraktığı imaj yüklü vibrasyonların, o yere gelen hassas kişilerce algılanmasından ibarettir.
    Olayın meydana geliş mekanizması, dünyaya çok bağlı, öldürülen veya intihar eden bir insan örneğiyle şöyle açıklanır:

    Bir insan can çekişmesi sırasında, yani perisprisi bedenini terk edene kadarki süre sırasında, ruh ve beden ilişkileri gevşemiş olduğundan, durumu, aşağı yukarı transa girmiş bir süjeye benzer. O insan, otomatik bir faaliyetle, maddi tutkuları altında birtakım imajlar meydana getirmektedir ki, bu imajlar, o insanın enerji dalgaları halinde yayınladığı radyasyonlarla o ortamda oluşturduğu elektromanyetik bir alanda az çok uzun bir zaman canlılıklarını korurlar. (Bu, ses veya görüntü yüklü vibrasyonların bir kasete kaydolmasına benzetilebilir.) Söz konusu tesir alanının sürekliliği can çekişen insanın beslediği ve yaşattığı tutkuların derecesine bağlıdır. İmajlar yüklü vibrasyonların sindiği elektromanyetik tesir alanı o insan öldükten sonra da, böylece varlığını az çok uzun bir zaman sürdürür. Artık bu alana giren her medyom veya hassas kişi bu imajları objektif bir realite olarak algılayabilir.
    Hassas kişinin bu imajları algılama mekanizması ise şöyle işler:

    Bir hassas kişinin hassasiyeti çeşitli etkenlere bağlı olarak radyasyonunun (eflüv yayma) şiddetinin azalıp artmasıyla ilgilidir. Radyasyon şiddetinin azalıp artması ise korku, heyecan ıstırap, çeşitli ruh halleri vb. gibi birçok iç etkene veya ortam koşulları, fizyolojik etkiler vb, gibi birçok dış etkene bağlıdır. İşte, hassas kişinin kendi elektromanyetik alanı, radyasyonların çok ince vibrasyonları yakalayabilecek yetenekte olmalarından ötürü, hassasiyetinin arttığı, yani radyasyonunun şiddetlendiği zamanlarda, otomatik olarak, bu imaj yüklü vibrasyonları yakalar. Radyasyonları, öldürülen ya da intihar eden söz konusu kimsenin bırakmış olduğu yayınlarla, yani imaj yüklü vibrasyonları taşıyan akışkanlarla ilgi kurdukları an, bu imaj yüklü vibrasyonları bağlı bulundukları sinirsel akışkanla otomatik olarak perispriye aktarırlar. Böylece, hassas kişi, imajları ses ve görüntü olarak, –canlıymış gibi– sabit olmayan fantom tezahürleri halinde algılar. Fakat bu imajların spatyomla hiçbir ilişkisi yoktur, spatyomdaki varlıkla da bir ilişkisi kalmamıştır.
    Kuşkusuz tüm tekinsizyer fenomenlerinin tek nedeni bu değildir. Kimi zaman olayların nedeni, birtakım psişik yeteneklere sahip hassas kişinin kendisidir, Yani az çok ‘fiziksel medyumluk’ yeteneklerine sahip olduğunun farkında olmayan bir kimse, bir ‘ruhsal irtibat’ kurarak veya kurmadan perisprisiyle fantomlar, eşyaların yer değiştirmesi, ev taşlanması vb. fenomenler yaratabilir. Böyle kimselere de “tekinsiz insan” denilir. Sonuç olarak denilebilir ki, tüm tekinsizyer fenomenlerinin meydana gelmesinde bedenli bir insanın perisprisinin olması şarttır. Bir bedenli perisprisinin olmadığı yerde, Spatyomun bedensiz varlıkları hiçbir icraatta bulunamazlar.
     

Sayfayı Paylaş