1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Parlamenter Sistem Nedir?

Konusu 'Hukuk Köşesi' forumundadır ve dderya tarafından 18 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.313
    Beğenileri:
    7.503
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    191 ÇTL
    [​IMG]

    Demokrasinin siyasal boyutu, millet iradesinin belirişi ve iktidarın yapılanışı konularını kapsamaktadır. Demokrasinin işleyişinde son derece önemli rol oynayan “siyasal partiler”, ulusal iradenin belirişi demek olan “seçimler", halkın seçtiği temsilcilerden oluşan “yasama organı” ve parlamenter hükümet sistemi olarak “yürütme organı” konularında siyasal yapının güçlendirilmesine yönelik değişiklikler yapılmalıdır.

    Siyasal partiler, temsili demokratik sistemin vazgeçilmez unsurlarındandır. Demokratik bir sistemde, toplumdaki çeşitlilik, siyasal alana çok partili bir düzen olarak yansır. Siyasal partilerin, hukuk alanında, anayasa ve yasayla düzenlenmesi ve bazı güvencelerle donatılması gerekir. Ancak bu düzenlemenin, siyasal partilerin kendilerini düzenleme olanağını tümüyle ortadan kaldıracak bir ayrıntıda olmaması da gerekir.

    Siyasal partilerin iç işleyişlerinin demokratik esaslara göre biçimlenerek parti içi demokrasinin sağlanması ve demokratik kültürün de bu yönde gelişmesi önemlidir. Siyasal partilerin şeffaf bir sistem ve işleyiş gerçekleştirmeleri için siyasal parti hesaplarının ve seçim harcamalarının şeffaflığı ve bunların denetimi de etkin şekilde sağlanmalıdır. Siyasal parti özgürlüğü ile parti yasakları arasında demokratik bir denge kuran ve siyasal partilerin iç işleyişlerinin demokratik esaslara göre biçimlenmesini sağlayan yeni bir Siyasi Partiler Kanunu kaleme alınmalıdır.

    Seçim sisteminde, yönetimde istikrar adına korunmakta olan % 10 ülke barajı, temsilde adaleti zedelemektedir. Sistemin ayrıca, küçük illerin aşırı temsili, seçmenin milletvekili adaylarıyla kopukluk yaratma ve tutarsız koalisyonlar üretme potansiyeli taşıması gibi sorunları vardır. Seçim sisteminde, yönetimde istikrarı üretmeye yatkın ancak azınlık siyasal partilerin/görüşlerin parlamentoda temsil edilmesini engellemeyen bir seçim sistemi tasarlanmalıdır.

    Seçim ve atama ile oluşan karar organlarında kadın-erkek temsilini dengelemeye yönelik olarak, geçici özel önlemlerden yararlanacak şekilde, Anayasa’da, seçim, siyasi partiler ve yerel yönetimler yasalarında gerekli düzenlemelerin gündeme getirilmesi gereklidir.

    Temsili demokratik bir sistemde halkın seçtiği temsilcilerden oluşan yasama organının, halka ait olan egemenliği, en azından anayasada belirlenen bölümünü, kullanma yetkisine sahip olması demokratik bir yönetim sisteminin gereklerindendir. Yasama organının demokratik bir yapıda olabilmesinin bir başka koşulu, parlamentonun kendi iç örgütlenmesine, iç işleyişine, çalışmalarına, muhalefet partilerinin de haklarını gözeterek, hakim olabilmesi; yetkilerini kendi alacağı kararlarla kullanabilmesi, görevlerini başka bir organın müdahalesi olmadan görebilmesidir. Anayasada yapılan değişikliklerle yasama organının demokratikleşmesi ve teknik açıdan daha etkili işlemesinin sağlanması bakımından bazı iyileştirmeler gerçekleştirilmiştir. Ancak halen bazı eksiklikler olduğu görülmektedir. Yasama dokunulmazlığının kapsamı daraltılmalı, Meclis araştırma komisyonlarının etkin çalışmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır.

    1982 Anayasası’nın kurduğu parlamenter hükümet sisteminde iki başlı bir yürütme söz konusudur: Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu. Anayasa, askeri dönemin devlet başkanının kullandığı yetkilerin önemli bir bölümünü cumhurbaşkanının görevleri arasına aktarmıştır. Böylelikle klasik parlamenter sistemin sembolik yetkilerle donatılmış devlet başkanından uzaklaşılmış, cumhurbaşkanı gerçek yetkilerle donatılmıştır. Öte yandan, parlamenter sistemin doğası gereği, cumhurbaşkanı, yaptığı işlemlerden sorumlu tutulamamaktadır. Sorumsuz cumhurbaşkanının çok sayıda işlemi tek başına yapabilmesi, sistemin mantığıyla bağdaşmamaktadır. Cumhurbaşkanının görevlerinden ilgili olanlar yasama, yürütme ve yargı organlarına aktarılmalı, tek başına yapabileceği işlemler Anayasa’da sıralanmalıdır.

    1982 Anayasası birçok kez değişikliğe uğramıştır ve özgürlükçü bir anlayışla değiştirilen maddeler ile değiştirilmeden kalmış maddeler arasında uyumsuzluk bulunmaktadır. Anayasada kapsamlı bir değişiklik, katılımcı ve uzlaşmacı bir süreçle gerçekleştirilmelidir. Toplumsal uzlaşmanın sağlanması ve bu yolda izlenecek yöntem, en az anayasa değişikliğinin içeriği kadar önemlidir. Kapsamlı bir anayasa değişikliği, Türkiye’nin uzun yıllarını alan demokratik standartları yükseltme çalışmalarının sonucu olabilecek şekilde demokratik bir ilerlemeyi ifade etmeli; hukuk devletini tüm kurum ve kuralları ile gerçekleştirmelidir.
     

Sayfayı Paylaş