Parnasizm

Suskun

V.I.P
V.I.P
Katılım
16 Mrt 2009
Mesajlar
23,134
Beğeniler
322
Şehir
Türkiye
#1
Parnasizm

(19. yüzyılın ikinci yarısı)


Şiir ile düzyazının oluşum süreçleri farklıdır.Bu nedenle, öykü, roman, ve tiyatroda realizmin uygulanışıyla şiirde uygulanışı farklı olmuştur. Parnasizm, şiirde realizmdir. 19. yüzyılına ikinci yarışmada Fransa’da romantik şiire bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.

Kuşkusuz, realizmin sosyal, düşünsel ve sanatsal dayanakları, parnasizmin de dayanaklarıdır.

Realistler gibi “sanat sanat içindir” düşüncesinde olan parnesyenler de sanatla güzelliğe güzel biçimlerde ulaşacağını düşünmüşler, realistlerden farklı olarak toprak sorunlarına uzak durmuşlardır.

Özellikleri:

· Romantizmde terk edilen Eski Yunan ve Latin Edebiyatı ‘na, mitolojisine tekrar dönülmüştür. Bu özelliğiyle klasizme yaklaşır.
· Tarihi olaylar, efsanevi kişiler, eski uygarlıklar konu edinilmiş; Hint, Mısır, Filistin gibi uzak ve yabancı ülkelerin efsanelerinden yararlanılmış; şiire egzotik (yabancı) bir hava getirilmiştir.
· Duygu hayalden, düşünce ve nesnelliğe açılmıştır şiir. Betimleme önem kazanmış, kişilikler gizlenmiş, dış doğa yansıtılmıştır.
· Biçim ve söyleyiş güzelliği önem kazanmış; bu nedenle ölçü ve uyak öne çıkmış; şiirde konuya uygun bir ritm yaratılmak istenmiştir.
· Felsefeyle ilgili düşünceler, bilimsel ve teknik konular şiire girmiştir.

NOT 1

Parnasçılar, plâstik (görme duyusuna seslenen; mimar-lık, heykelcilik, resim gibi) güzelliğe tutkun olup egzotik temalar (yabancı memleketlerle ilgili konular) üzerinde çalışmaktan zevk duymuşlardır.

NOT 2


Parnasçılar, uyak ve ölçüye sıkı sıkıya bağlanmışlar, hatta “Biz, nazım sanatı denince ölçü ve uyaktan başka bir şey anlamıyoruz.” diyecek kadar ileri gitmişlerdir.

NOT 3

Parnasyen şair, âlimane şiir yazar. İçinde kendi duygula-rı bulunmaz. Üslubu, betimlemeleri mümkün olduğu kadar canlı, renkli ve parlaktır. Gelenek haline gelmiş nazım şekillerini altüst etmeyi düşünmez. Aksine bütün nazım kurallarını harfi harfine uygulamak ister. Roman-tiklerin lirizminden mümkün olduğu kadar kaçar. Kısaca ressam ve heykeltıraşın yaptığını, o şiirde yapmak ister.

· JOSE MARIA DE HEREDİA ( 1842-1905)
En önemli eseri “ GANİMETLER “dir. Bizde Yahya Kemâl bir süre onun etkisinde kalmıştır.

· FRANÇOİS COPPEE (1842-1908)
Tevfik Fikret Coppee’den etkilenmiştir.

· THEODERE BANVİLLE
· LECONTE DE LİSSE
· THEOPHİLE GAUTIER (1811-1972)
· SULLY PRUDHOMME

Türk Edebiyatı’nda bütün özellikleriyle olmasa da Tevfik Fikret’in şiirlerinde ve Osmanlı tarihinin görkemli dönemlerine özlem duyması ve sese, ahenge önem vermesi nedeniyle Yahya Kemal’in şiirlerinde parnasizmin kimi özellikleri gözlenebilir.
 
Top