1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Paulo Coelho - Portobello Cadısı

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve e-PaCk tarafından 1 Nisan 2009 başlatılmıştır.

  1. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    Çeviren: Celal Üster
    Yayın Yılı: 2008

    Onu yakından tanıyan, belki de hiç
    tanımayan dostlarının ağzından
    Kim olduğumuzdan emin olmasak da, kendimize karşı her zaman içten olma cesaretini nasıl ediniriz?

    Paulo Coelho, yeni romanı Portobello Cadısı'nda bu sorunun yanıtını arıyor. Portobello Cadısı, Athena adlı gizemli bir kadının öyküsünü, onu çok iyi tanıyan -ya da hiç tanımayan- yakınlarının ağzından anlatıyor.

    İnsanlar bir gerçeklik yaratıyorlar, sonra da kendi yarattıkları gerçekliğin kurbanı oluyorlar. Athena işte buna başkaldırdı ve bunun için büyük bir bedel ödedi...

    Heron Ryan, gazeteci

    Athena, duygularımı biraz olsun göz önüne almadan kullandı ve yönlendirdi beni. Hocamdı, kutsal sırları aktarmayı, aslında hepimizde var olan o bilinmeyen gücü uyandırmayı üstlenmişti. O yabancı denize atıldığımızda, bize yol gösterenlere körü körüne güveniriz, çünkü bizden daha fazla bildiklerine inanırız... Andrea McCain

    Tiyatro Oyuncusu
    Athena'nın en büyük sorunu,21. yüzyılda yaşayan bir 22. yüzyıl kadını olması ve bu gerçeği hiç gizlememesiydi. Bir bedel ödedi mi? Kuşkusuz, ödedi. Ama coşkuyla taşan gerçek benliğini bastırsaydı, çok daha büyük bir bedel ödeyecekti. Durmadan 'başkaları ne der' diye kaygılanan, kırgın ve mutsuz biri olacaktı...
    Deidre O'Neill, Edda diye biliniyor
    (Tanıtım Yazısından)




    Kitap'tan Alıntılar


    *hayatımızdaki en önemli şeylerin bir anda yok olup gittiğini görmenin acısından kaçımız kurtulacagız?
    yalnızca bizim için çok önemli insanlar değil,düşüncelerimiz ve düşlerimizden de söz ediyorum: bir gün, bir hafta,birkaç yıl daha dayanabiliriz,ama eninde sonunda yitirmeye yazgılıyız..
    bedenimiz sağ kalır ama ruhumuz ergeç ölümcül darbeyi yer..
    en kusursuz cinayet budur;yaşama sevincimizi kimlerin öldürdüğünü,bunu hangi güdüyle yaptıklarını,suçlularını nerede bulacağımızı bilemeyiz..
    o adsız sansız suclular yaptıklarının farkında mıdırlar acaba?
    kuşkuluyum çünkü onlarda -mutsuz dşkün kibirli olanlar- kendi yarattıkları gerçeğin kurbanıdırlar..

    *eski bir dostum herzaman şöyle der;'' insanlar bildiklerinin yüzde yirmibeşini ögretmenlerinden,yüzde yirmibeşini dostlarından,yüzde yirmi beşini kendine kulak vererek,yüzde yirmi beşinide zamandan ögrenirler

    *kimse kimseyi yönlendirmez.bütün ilişkilerde iki tarafta ne yaptıgını bilir,sonradan taraflardan biri kullanıldıgından yakınsa bile...

    *biz kadınlar,hayatımıza ve bilgi yoluna bir anlam ararken,kendimizi hep 4 klasik arkeptikten biriyle özdeşleşiriz..
    1) bakire'nin(elbette cinsel bakirelikten söz etmiyorum)arayışı bütünüyle bagımsız olusundan kaynaklanır ve ögrendiği hersey karsısına dikilen güçlüklere tek basına karsı koyabılme yetenegının meyvesidir
    2) şehit, kendını tanımanın yolunu acıyla,teslımıyetle,çileyle bulur.
    3) azize,yasamanın gercek nedenını kosulsuz sevgıde ve karsılıgında hiçbirşey istemeden verme yetenegınde bulusur...
    4)cadı,varlıgını eksıksız ve sınırsız hazzın peşine düşerek dogrular...


    ---*öldüğüm zaman beni ayakta gömün çünkü bütün ömrüm dizlerimin üstünde geçti
     

Sayfayı Paylaş