1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Pazar Günleri Aşk!

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Schweppes tarafından 19 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. Schweppes

    Schweppes Forum Tutkunu

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.787
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    DedeKtif
    Yer:
    Uğrunda gemilerin karadan yürütüldüğü yerden:)
    Banka:
    55 ÇTL
    Ben bir daha Pazar günleri dışarı çıkmama kararı aldım. Sahte bile olsa, görev gibi görünse de, herkes sevdiği insanla birlikte işte, ben hariç!
    Çoluk, çocuk, ailece herkes sokakta, millet sevgilisi ile el ele, kol kola geziyor. Benim baktığım yerden bakınca, Pazar günleri bekarlara dışarı çıkmak yasak gibi duruyor. Normalde herkes aşksızlıktan, yalnızlıktan, sevgisizlikten bahsederdi ya, onlar buhar olup uçtular mı? Etraf madem bu kadar sevgi dolu çiftten geçilmiyor ve görünen tek yalnız benim, kim aşk yok diye bağırıyor ki?
    Çok sıkıldım! Ağzımın payını aldım, bir daha Pazar günleri evden dışarı adımımı atmam. Zaten trafik keşmekeş, sokaklarda gereksiz bir insan yığını, gürültü, korna sesleri, bağıranlar, seyyar satıcılar, bir an durup dinlese insan çıldırır. Kulak kulağı duymuyor. Bu ne ya? Neden herkes nispet yapar gibi sokaklarda böyle mutlu geziyor.
    İşin garibime giden tarafı şu, Pazar günleri sahtekardır. Tatil gibi durur ama değildir. Bütün hafta çalışanlar, özel işleri için bu günü seçerler elbette. Kadınlar ev işlerini, ütüyü, hatta haftalık yemeği bile hazırlayıp, buzluğa atarlar. Başka zamanı yok çalışan kadının. Kalabalık ailelerin geleni, gideni olur. Bütün hafta evde çocukla, evle uğraşan kadın, kocasına şöyle bir çıkıp gezelim der. O da haklı, bütün hafta evdedir, bunalmıştır. Arabalara doluşup, gezmelere gidilir. Ama trafik ve insan yoğunluğundan dolayı, dinlenmek yerine daha çok yorularak eve dönülür. Pazar tatil falan değildir yani, tamamen kandırmaca.
    Madalyonun bir de diğer yüzü var. Evliliğini mecburiyetten yürüten, artık birbirlerini sevmeyen bir çok çift, Pazar günleri kanunmuş gibi gezmeye giderler. Arabaların içine bakın, iki tarafın da yüzünden düşen bin parçadır. Muhtemelen, daha arabaya biner binmez tartışmışlardır zaten. Adam nereye gitmek istediklerini sormuştur, kadın ya bilmediğini, ya çok trafik olan ve adı adım yürüyen bir güzergahı söylemiştir. Adamın beyni dönmüştür. O trafikte gidilmeyeceğini anlatmıştır bağıra bağıra. Kadın da o halde neden dışarı çıktıklarını sormuştur kızarak, en sonunda anlamsızca gitmişlerdir, kimsenin istemediği bir yere. Çocuklar ailece zaman geçirsin, bütün hedef budur. Oysa arabanın arkasında oturan çocuklar, hiç de dışarı çıkma isteği içinde değillerdir. Onlara kalsa bilgisayar başında oyun oynamayı, flört ettiği ile telefon sohbeti yapmayı, anne ile babanın kavgasına tercih ederler. Ancak kimse onlara fikir sormaz. Zaten günlerden Pazar, bunlar sadece görev!
    Diğer taraftan aile büyüklerine veya arkadaş davetine gitmek zorunda olan çiftler, misafir oldukların evin kapısından girer girmez, yüzlerine en sahtekar gülüşü yerleştirirler. Aman efendim, bir mutlu çifttir ki onlar, sormayın gitsin! Erkekler salonda sohbete başlar, kadınlar mutfakta dedikoduya ve en çok kadınların konuşmalarını kaydetmek ve sonradan dinlemek gerekir. Hepsinin kocası ile ilgi muhteşem fikirleri vardır. Yani, bu Pazar günleri pek bir alavere dalavere günüdür veya biz öyleyiz. Yaşamak istemediğimiz hayatları yaşamak için ettiğimiz ısrarı, değiştirmek için kullanamadığımızdan olmalı…
     

Sayfayı Paylaş