1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Perdeleri kalktığında gerçeklerle yüzleşen insan!!!

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve yaren* tarafından 17 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. yaren*
    Neşeli

    yaren* Herşey olması gerektiği gibi ;) Özel üye

    Katılım:
    24 Haziran 2011
    Mesajlar:
    8.204
    Beğenileri:
    108
    Ödül Puanları:
    4.480
    Yer:
    Kimseye ihtiyacım yok ben kendime bile fazlayım...
    Banka:
    416 ÇTL
    Perdeleri kalktığında gerçeklerle yüzleşen insan, dünyaya tekrar dönüp göz ardı ettiği her şeyi yerine getirmek için yalvaracak.

    Rabbimizin, kullarına rehber olarak gönderdiği Kuranı okuyanlar mutlaka bilirler; Kuran da dünya hayatından, bir akşam vaktinden daha kısa bir oyalanma mekânı olarak, ahiretten ise asıl varılacak mekân olarak bahsedilir.

    Kuran da ahiret hayatından asıl varılacak yer olarak bahsedilmesi, vicdan sahibi her insanın üzerinde düşünmesi gereken çok önemli bir konudur. Kuran daki bu anlatım, dünya hayatında bağlandığımız hiçbir şeyin, sanılanın aksine gerçek olmadığını, her şeyin aslının ahirette olduğunu açıkça ifade eder.

    Normal şartlarda hiç kimse her hangi bir şeyin orijinali yerine sahtesini kullanmak ya da sahip olmak istemez. Bu mantıkta bakıldığında kişi neden geçici olan dünya hayatını sonsuz ahiret hayatına tercih edeyim ki ? diye kendine sormalıdır. Düşüncede biraz daha derinleşince insan, yakın geçmişte şan ve şöhretine, zenginliğine şahit olduğu pek çok insanın artık yaşamadığını, hatta toprak altındaki bedenlerinden dahi eser kalmadığını hatırlayabilir.

    Üzerinde bulunduğunuz topraklar, sahip olduğunuz arsalar, bundan 100 yıl önce bambaşka kişilere aitti. 200 yıl önce ise daha başka kişiler vardı bu topraklarda. Aynı arsalar, topraklar için bir ömür çalıştı hepsi. Hatta belki savaştı belki de bu uğurda ciddi tehlikeler atlattı her biri? Peki sonuç? Şu an siz varsınız ve size ait tapular. Ancak ölümünüzle beraber tüm bu kâğıt ve toprak parçalarının sizin için hiçbir anlamı kalmayacak. Hayatınızı üzerine kurduğunuz tüm sistem, tıpkı iskambil kâğıtlarından yapılmış bir ev gibi çökecek mezarınıza. Çünkü ölüm, asıl varılacak mekâna uyanış olacak. Asıl zenginliğin mal ve mülkte ya da evlatlarda çoğalma olmadığı, imanla ve ALLAHa kul olmakla kazanıldığı anlaşılacak.

    “Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim Siz O`na döndürüleceksiniz. ” (Yasin Suresi, 22)

    Bütün bu gerçeklerin anlaşıldığı o an artık geri dönüşü olmayan sonsuz hayat başlamış olacak. Dünya hayatında Rabbimizin sınırlarını titizlikle koruyan ve kul olmaktan asla taviz vermeyen samimi müminler için ahiret hayatı, özlemle bekledikleri ALLAH?ın yüzünü görecekleri o müthiş anla karşılığını alacak. Dünya hayatına tamah eden ve yok olup gidecek şeylerin peşinde boşa vakit geçirerek ahiretten gafil olan kişiler içinse ALLAHın yüzü ve rızası ile beraber sonsuz cenneti de kaybetmenin hezimeti yaşanacak.

    Perdeleri kalktığında gerçeklerle yüzleşen insan, dünyaya tekrar dönüp göz ardı ettiği her şeyi yerine getirmek için yalvaracak. Ancak alacağı cevap kendisi için yıkım olacak. Bu gerçek bir Kuran ayetinde şu şekilde haber verilmiştir:
    İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: “Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım. ” Size orda (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur. (Fatır Suresi, 37)

     

Sayfayı Paylaş