1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Peygamberimiz (SAV) in Örnek İnceliği ve Nezaketi

Konusu 'Hz. Muhammed (SAV)' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 12 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    İnsanları Allah'a imana, ahiret için yaşamaya ve güzel ahlaka çağıran nur Peygamberimiz (sav), tebliği sırasında pek çok yöntem kullanmıştır. Kullandığı tüm yöntemler; konuları anlatma şekli, hikmetli üslubu, konuşmasındaki akılcılık ve samimiyet her Müslüman için örnektir. Bu nedenle tüm Müslümanlar Peygamberimiz (sav) gibi davranmayı, onun gibi konuşmayı kendisine hedef edinmelidir.

    Peygamberimiz (sav)’in yaşadığı coğrafyada çevresinde bulunan kişilerin bir bölümü cahil; bilgi, görgü ve kültür seviyeleri düşük kişilerdi. Kuran’da bu kişilerin rahatsızlık verici tavırları hesap edemedikleri, ince düşünceli olmadıkları detaylı tariflerle anlatılır. Örneğin bu kişiler evlere ön kapılarından değil de arka kapılarından girerlerdi. Nitekim Allah Bakara suresi 89. ayetinde bu kişilerin, “evlere kapılarından girmelerini” söylemiştir. Veya Peygamberimiz (sav)’i ziyarete yemek saatinde gelirler, yemeği yedikten sonra dağılmayıp uzun konuşmalarla Peygamber Efendimiz (sav)’in vaktini alırlardı. Tüm bu düşüncesiz tavırlara karşı Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ise her zaman son derece nezaketli, ince düşünceli, sabırlı, hoşgörülü bir tavırla onlara karşılık verirdi. Güzellikle, incelikle, gönüllerini alır, onlara güzel üslubuyla eğitici hatırlatmalarda bulunurdu. Hatta bazen de onları kırmamak, gücendirmemek adına hatırlatma yapmaktan bile imtina ederdi. Ama Allah Peygamberimiz (sav)’in bu güzel ahlakına karşılık onu destekleyen, Müslümanları ince düşünceyle uyaran ayetler indirmiştir. Bu konudaki ayetlerden biri şöyledir:

    Ey iman edenler (rastgele) Peygamberin evlerine girmeyin, (Bir başka iş için girmişseniz ille de) yemek vaktini beklemeyin. (Ama yemeğe) çağrıldığınız zaman girin, yemeği yiyince dağılın ve (uzun) söze dalmayın. Gerçekten bu, peygambere eziyet vermekte ve o da sizden utanmaktadır; oysa Allah, hak(kı açıklamak)tan utanmaz. (Ahzap Suresi, 53)

    Sahabelerden nakledilen rivayetlere baktığımızda da Peygamberimiz (sav)’in ince düşüncesine, nezaketine dair pek çok örnek verildiğini görürüz. Zaten hem bir peygamber hem de devlet başkanı olması sebebiyle Peygamberimiz (sav) toplumun pek çok kesiminden gelen kişilerle; zengin, fakir ayırt etmeksizin, kimsesiz yetimlerden kadınlara hatta çocuklara kadar herkesle görüşürdü. Her biriyle tek tek ilgilenirdi, onlara latifeler edip, şakalar yaparak yakınlık gösterir, gönüllerini alırdı. Hep sabırlı, anlayışlı ve ince düşünceli davranırdı. Özetle adab, edep, terbiye ve görgü kurallarını en vicdanlı, en güzel ve en ideal şekliyle yerine getirirdi.

    Hz. Ayşe (ra) annemiz Peygamber Efendimiz (sav)’de gördüğü güzel ahlakı bir sözünde şöyle anlatır:

    “Resulullah’tan daha güzel ahlâka sahip hiç kimse yoktur. Ashabından ve ailesinden birisi kendisine seslenince, ‘Buyurun’ diye karşılık verirdi. Bu sebeple Allah, ona, ‘Sen yüksek bir ahlâk üzeresin’ buyurmuştur”

    Peygamber Efendimiz (sav)’in yanında yetişen, yıllarca ona hizmet eden Hz. Enes (ra) ise Peygamber Efendimizi şöyle anlatır:

    “Resul-i Ekrem’e on sene hizmet ettim. Vallahi, bana ‘Öf’ bile demedi. Yapmakta geciktiğim veya yapmadığım bir emrinden dolayı beni azarlamadığı gibi, ailesinden azarlayan olursa, onlara da, ‘Ona dokunmayın. Bu işi yapması takdir edilmiş olsaydı yapardı’ buyururdu.”

    “Kendisine bir şey soranı can kulağıyla dinler, soruyu soran yanından ayrılmadıkça, onu terk etmezdi. Resulullah ile bir kimse tokalaşırsa veya bir kimse tokalaşmak için elini uzattığında, karşısındaki kişi elini çekmeden Resulullah elini çekmezdi. Biriyle yüz yüze gelince de, karşısındaki, yüzünü çevirip ayrılmadıkça Resulullah o kimseden yüzünü çevirmezdi. Önüne oturan kimseye hiçbir zaman ayaklarını uzatmazdı. Karşılaştığı kimseye önce kendisi selâm verirdi. Ashabıyla tokalaşmaya önce kendisi başlardı.”

    “Kimsenin sözünü kesmezdi. Konuşmasını yarıda bırakmazdı. Konuştuğu kişi sözünü bitirmeden yahut gitmek üzere ayağa kalkmadan sohbetine devam ederdi.
    “Bir gün bir iş için bir yere gitmemi emir buyurdu. Huzurlarından çıktıktan sonra sokakta birkaç çocuğun oynadığını gördüm ve onları seyretmeye daldım. Derken arkadan birisi iki eliyle başımı tuttu. Döndüğümde baktım ki, kendisi. Gülüyor. Bana: ‘Enesçiğim sana söylediğim yere gittin mi?’ dedi. ‘Hayır, daha gitmedim, gideceğim’ dedim. ‘Ben ona senelerce hizmet ettim. Vallahi bir defa olsun yaptığım bir iş için ‘Niçin yaptın?’, yapmadığım bir iş için ‘Niçin yapmadın?’ dediğini hatırlamıyorum.”

    “Sahabîlerine güzel unvanlar verirdi. Hz. Ali’ye ‘Ebû Turab’, bir başka Sahabîsine ‘Ebû Hüreyre’ gibi lâkaplar vermişti. Onlara şeref kazandırmak için, hoşlarına giden isimle çağırırdı.” (Konyalı Mehmed Vehbi, Tam Metni Sahih-i Buhari, 4. cilt, Üçdal Neşriyat, İstanbul 1993, s.340)

    Peygamberimiz (sav) tavrıyla, aklıyla, hikmetiyle, vicdanıyla en örnek kişidir. Yaşamı boyunca binlerce insanı eğitmiştir. Onların imanlı, güzel ahlaklı, ince düşünceli, nezaketli olmalarına vesile olmuştur. Bu güzel tavırları, ahlakı, kişiliği 1400 yıldan bu yana hala milyonlarca insan için eğitici ve yol gösterici olmaya devam etmektedir. Ne mutlu bizlere ki onun ümmetiyiz!
     

Sayfayı Paylaş