1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Plastiklerin Kullanımı ve Etkileri

Konusu 'BilgiBANK' forumundadır ve BeReNN tarafından 10 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    Plastiklerin Kullanımı ve Etkileri
    Plastik Nedir?

    Plastik sözcüğü, "biçimlendirme" anlamındaki Yunanca plastikos sözcüğünden gelmektedir. Plastik, karbonun (C) hidrojen (H), oksijen (O),azot (N) ve diğer organik ya da inorganik elementler ile oluşturduğu monomer adı verilen, basit yapıdaki moleküllü gruplardaki bağın koparılarak, polimer adı verilen uzun ve zincirli bir yapıya dönüştürülmesi ile elde edilen malzemelere verilen genel bir isimdir. Örneğin; Etilen bir monomerdir. En çok kullanılan plastiklerin başında gelir.

    Tanımdan anlaşılacağı üzere plastikler doğada hazır bulunmaz, doğadaki elementlere insan tarafından belli bir sıcaklık ve basınç altında, katalizör kullanılarak monomerlerin reaksiyona sokulması ile elde edilir. Plastikler petrol rafinerilerinde kullanılan ham petrolün işlenmesi sonucu arta kalan malzemelerden elde edilir. Yapılan araştırmalara göre dünyadaki petrolün sadece % 4 lük bir kısmı plastik üretimi için kullanılmaktadır.

    Bazen kauçuk ve benzeri öbür doğal ürünler plastik tanımına sokulmakla birlikte, modern tanımlama da plastiklerin dışında tutulur. Reçineler ile plastikler arasındaki ayrımı yapmak da zordur. Yapay malzemelerin çoğu hem reçine, hem de plastik olarak adlandırılabilir.Plâstik maddeler hafif, ucuz, kolay işlenebilir ve çok farklı kullanım alanına sahip olmaları nedeniyle günümüzde en önemli ticarî malzemeler olmuşlardır. Günlük hayatta çok büyük miktarlarda plâstik madde kullanılmaktadır.

    Kullanılan bu maddelerin çoğunun bir defa kullanılıp atılması ve hacimce çok yer kaplamaları çevre kirliliğini de beraberinde getirmiştir. Bu sorunu çözmek için son yıllarda önemli çalışmalar yapılmaktadır. Bu sorunun bir çözümü, plâstik atıkların geri kazanımıdır. Plâstik maddeler, polimerler (makromoleküller) olarak da bilinen ve ısısal işlemle eritilerek, basınçla şekillendirilebilen maddelerdir. Bu tür maddelerin tekrar işlenebilmeleri onların geri kazanımını önemli kılmıştır. Geri kazanım olayı hem çevre kirliliğini önlemede hem de atık maddelerin değerlendirilmesi sonucu ekonomiye büyük katkılar sağlar. Geri kazanım sırasında karşılaşılan en önemli sorunlar plâstiklerin tanımlanması ve ayrılması aşamasında ortaya çıkmaktadır.

    Plastiklerin Dönüştürülmesi

    Özellikle atık plastikler toplanarak geri dönüşüm tesislerinde dönüştürülmektedir. Atık plastik maddeden üretilen siyah torbalar, insan sağlığını tehdit etmektedir. Genellikle seyyar satıcı ve pazar esnafının kullandığı bu poşetler, pet şişe, kova ve tıbbi atık gibi maddelerin toplanarak tekrar işlenmesiyle üretilmektedir. Artık maddelerin dönüştürülmesi sırasında şeffaflaştırma mümkün olmadığı için koyu tonlarda renklendirme yapılarak yeniden kullanım için dönüştürülmektedir.

    Türk Gıda Kodeksi'ne göre, gıda maddelerinin hijyenik olmadan dönüştürülen koyu renkli torbalarda taşınması ve muhafaza edilmesi yasak. Siyah renkli naylon torbaların içinde barındırdığı mikroorganizmalar insan sağlığı açısından ciddi bir tehdit. Ancak şeffaf poşetlere göre daha ucuz olduğu için esnaf tarafında yoğunlukla bunlar tercih edilmektedir.

    Ülkemizde Poşet Kullanılması Ve Yasal Mevzuat


    Türkiye'de siyah plastik torbayla mücadelede ilk adım İstanbul Büyükçekmece Belediyesi'nce atılmıştır. Daha sonra Akçay, Bartın, Kocaeli, Kilis, Karasu, Samsun, Edirne belediyeleri de bu poşetlerin kullanılmasını yasaklamıştır. Yasaklamalara rağmen halen bakkallarda ve pazarlarda siyah naylon torba kullanımı devam etmektedir. Tüketici dernekleri, yerel yönetimlerin pazar yerlerini denetleyip tüketiciyi kesekâğıdı kullanımına yönlendirmesinin gerekliliğini savunmaktadır

    Bir plastik torbanın kaliteli olup olmadığını kokusundan ve dokunulduğunda çıkardığı sesten anlamak mümkün. Kaliteli poşet kırıştırırken ses çıkarıyor. Kalitesiz poşetlerde katlandığında bu sesi duymak mümkün değil.

    Ayrıca kaliteli poşet kokusuz oluyor, kalitesizler ise kötü kokular açığa çıkmaktadır. Plastik poşetlerin kullanılmaması için özellikle tüketici dernekleri tarafından gerekli çalışmaların başlatılması ve büyük marketlerin örnek çalışmalar başlatarak plastik poşet kullandırmamaları ülkemiz ve doğamız açısından büyük önem arzetmektedir.

    Özellikle kullanılmış poşetlerin geri dönüşümü ile yalnız siyah poşet yapılabilmektedir. Bu poşetler ise diğerlerine göre çevre ve insan sağlığına daha çok zararlı olabilmektedir. Bu sebeple Türk Gıda Kodeksi 19. maddesinin d bendinde kesinlikle gıda ambalajında kullanılmasına izin verilmeyen çöplerden toplanan eski poşet ve naylon parçaları siyah poşet yapılmaktadır. Bu şekilde imal edilen siyah poşetlerde oflutoksin gibi son derece zararlı mikrotoksinler bulunmaktadır.

    Esasen 16 Kasım 1997 tarihli 23172 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksinin 24. maddesinde gıda ile temasta kullanılan plastiklerin yüksek molekül ağırlıklı polimerlerden olması gerektiği yer almaktadır.

    Çevre Açısından Değerlendirme


    Çukurova Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin yaptığı araştırmaya göre kanserojen madde içeren siyah poşetlerin, doğada çözülmesi 1000 yıldan fazla zaman almaktadır. Ülkemizde plastik poşetlerin kullanılması çok yaygındır. Rastgele çevreye atılan poşetler rüzgarın etkisi ile kolayca doğaya yayılmaktadır. Bu durum hem doğada kötü görünüm oluşturmakta hemde doğaya dağılan bu plastiklerin çözülmesi uzun sürerek kirliliklere neden olmaktadır. Diğer yandan nehirlerimizde, göllerde ve denizlerde poşetlerin kirliliği gözlenmektedir. Ülkemizde halen plastik poşetlerin sadece yüzde 1'i geri dönüştürülmekte olup, % 99'u yüzlerce yıl doğaya terk edilmektedir.


    Diğer ülkelerde yapılan çalışmalar

    Bir çok dünya ülkesi naylon torbalararın kullanılmasıyla ilgili olarak çeşitli çalışmalar başlatmışlardır. Avustralya'da, süpermarketlerde naylon torba kullanımına son verilmiş, Çin'de 1 Haziran 2008 tarihi itibarıyla çok ince plastik torba üretilmeyecek ve bu torbaların süpermarket ve dükkânlarda kullanılması yasaklanmıştır. Bir plastik torbanın et kalınlığı, 0.025 milimetreden az olamayacak. Yetkililer ayrıca halkın satın aldığı ürünleri bez çantalar ya da sepetlerle taşımasını teşvik edecek.

    ABD'nin New York kentinde de Şehir Konseyi 5 bin ve daha fazla metrekareden büyük ya da beşten fazla şubesi olan mağazalar için plastik torba geri dönüşüm kutusu yerleştirme zorunluluğu getirdi. Ayrıca tüm şehirde geri dönüşümü olmayan plastik poşet kullanımını yasakladı. Poşetlerin yanına, 'Lütfen geri dönüşüm sistemine katılmak için bu torbayı geri getirin' yazmak zorunlu kılındı.

    Fransa: Paris'te naylon torba kullanımı geçen sene yasaklandı. 2010 itibarıyla tüm ülkede yasaklanacak.

    Hindistan: Yeni Delhi ve Bombay başta olmak üzere, dört bölgede naylon torba kullanımı yasak.

    Tayvan:
    Naylon torbanın yanı sıra plastik çatal-bıçak kullanımı da yasak. İrlanda: Naylon torba kullanmak isteyen, 20 cent vergi ödüyor.

    Kenya: 2008 itibarıyla tüm ülkede naylon torba yasaklandı.

    Güney Afrika: İnce torba yasak, geri dönüşümlü olanlar serbest.

    Uganda: İnce torba kullanımı yasak, kalınlarda vergi var.

    Ruanda: İki yıldır naylon torba kullanmı yasak.


    Plastiklerin İnsan Ve Çevre Sağlığı Açısından Tehlikesi


    Prof. David Melzer tarafından yürütülen araştırmada, plastik kaplarda bulunan Bisfenol A BPA adlı maddenin kalp hastalıklarını arttırdığı ortaya çıkarılmıştır. Plastik kaplarda bulunan (BPA) maddesine maruz kalmanın kalp hastalıklarına yol açtığına dair önceki bulguları doğrulayan bilim insanları, bu maddenin şişelerde ve yiyecek paketlerinde kullanımının yasaklanması gerektiği savunulmaktadır. Amerikalı ve İngiliz bilim insanları, 2006 yılında Amerikan hükümetinin yaptığı ulusal beslenme araştırmasında elde eden bulgulardan yararlanarak yaptıkları araştırmada, idrarda yüksek oranda bulunan BPAnın kalp kriziyle ilişkili olduğu ortaya konulmuştur. Ülkemizde: Prof. Dr. Selma Metintaş tarafından yapılan açıklamada; plastik ve köpükten imal edilen bardaklardan uzun süre sıcak sıvı içenler kanser tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir denilmektedir. Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer tarafından yapılan açıklamada; Olasılık nedeniyle çok sıcak ve gazlı içeceklerin bu bardaklarda sunulması sakıncalıdır uyarısı yapılmaktadır. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı Başkanı Selçuk Aksoy ise usulüne uygun olarak üretilmiş ve gerekli denetimleri yapılmış plastik bardaklar gönül rahatlığıyla kullanılabilir denilmektedir.
     

Sayfayı Paylaş