1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Pozitif Bakış

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 13 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Düşünceden bakışa bakıştan fiile uzanan bir yaşam algı ve aksettirme biçimi… Aslında pozitif düşünce içeriği hayal veya yorum olarak değerlendirilmekten çok gerçekçiliktir… Pozitif düşünce ve bakış aslında her şeyi olduğu gibi asıl niteliğinde görmek demektir… Yoksa hayalden mürekkep bir fikrin tahayyülden ibaret masalsı motivasyonu demek değildir…

    Pozitif bakış hayata tam dâhil olmanın yapı taşıdır… İfade edileni algılamak ve sunmakta dinamizmini gerçeğin güzelliğinden mas etmek ve yaşanılır boyutuyla paylaşmaktır…

    Güzelliğin tanımına izafi yaklaşım kabiliyet kabulünün rengine göre biçimlendirilse de..algı korumanın bir stratejisinin ucuz felsefi ayağı olarak görünmektedir…özel kalmasında hiçbir sakınca olmamakla birlikte paylaşım alanında ifrat tefrit ile dengesizliği gösterir…

    Bana göre pozitif bakış başka meseledir gibi bir ifade pozitifliği ifadeden uzaktır… Algı ve tanımlama kişiselliği bu şekilde empoze edildiğinde idrak sınıflarında marjinal yeteneklerin aristrogratif yapılaşmasının adi bir göstergesidir…

    Pozifliğin kendisinin aleme bakışı gibi bir konumu da var...Gerçeğin noksan hayallerden uzak görünmek ve özümsenmek istediği bir kabul alanı vardır ki..mantığın özündeki makuliyet bu zaviyeyi belirler..

    “Her şeyin iyisine bak”kaidesi şümulüne dâhil olmak; nazarın fikri egzersizi ile gelişebilecek yetenektir… Hayattar ve gerçek manalar verimlilik alanında arşiv kimliği ile pek bulunmazlar… Bizzat yaşanmasıyla enerjisi açığa çıkan hareket cazibesine bağlı çekim gücüdür…

    Her an insan içinde has bel kader bulunduğu alemlereiç ve dış dünyadan aks eden meseleler vardır…etkiye tepki hisleri hayal kisveleri…temas iltibas işlevleri..kabiliyetin pozisyonu ve hadise etkisi…yorum analiz yeteneği..algı ve gelişim becerisi..Hazm edebilme..değerlendirebilme gibi bir çok derinliğe dahil olmakla birliktekonu gayet hızlı ve refleks şeklinde gelişir…

    Yapı sağlamlığı en yararlı tarafı görüp aynı zamanı içinde ve dışında hatta ötelere kadar zahiri şekliyle yorumlar ve sindirime alırken..iç aleme taalluk eden meseleleri de ilgili alanlarda yorumlar..kah bir güvene emniyet eder kah o makamda işler…

    Bu nedenle önce algı sisteminin şeklinin belirlenmesi gerekmektedir… İştigal edilen mesleğe göre bu suret şekilleneceğinden bizim şimdiki bakışımızı belirleyecek meslek hayatın ta kendisidir…

    Yaşama sanatı;Hayatın bulunduğu alanlarda bütünlükle durabilmektir…Ve hayata dair yansımaları kabiliyet aynasında müşahede edip yaşama aksettirmesidir…Gerçekçilik buradaki verimliliğin huzurlu kalbidir…Çünkü alemde bir karmaşa yoktur..belki pozitif düşünce hali hazır algısıyla gayet noksandır yine belki öyle bir düşünceye ihtiyaç değil olduğu gibi görmeye güzel bakan gözler lazımdır…

    Düşünce alt yapısında bakış fikrin ayakları hükmündeki gerçektir…Önce görürüsünüz…O gördüğünüz şey dağarcığınızdaki renklerle kendini tanımlar…kabiliyetiniz yorumlar ve idrak ve iz'an midesine gönderir..oradan da münasip latifelere sirayet eder…

    Bundan sonraki süreci müşahede ettiğinizi”olduğu gibi vasfetmeye mütevakkıf yapabilirseniz realite sizde hâkimdir… Kullanılacak algı ve kabul argümanlarını emanet tarzındaki istimali ilmi ve şuuri istihdamını yerine iade de bir sorunda yoksa mesele mükemmellik sürecindedir…

    Gerçeklerden mutlu olabilmek… Güzelliği gerçeğini görmekle mümkün… Ve umud ve sahip kâinatın uzak çöllerinde değil… Alışkanlıklar perdesi aralandığında hakikatin başucunda olduğunu ve insan benliğindeki tente kalktığında uzaklığın bir zarftan ibaretliği ortaya çıkar…

    Kalp ruh nefis donanımları yaratılışa uygun kullanıldığında her şeyin hakikati olan hikmet açığa çıkar ve düşünce gücü itaatle gelişir ve istikamette devam eder…

    Diğer usul ise mazi elemleri ve istikbal endişeleri ve hazır güne yetersizlik eleminden kurtulmanın batıl fantezileridir…

    Birlik penceresinden bakmakla yalnızlık başını alıp gidecektir…Yaratılmış olmak yaratılmışlarla beraberlik…Ve hayatın sevk ve idaresindeki mükemmellik ve ihmalsizlik bir emniyeti…ve emniyet teşekkürü teşekkür ibadeti ibadet rızayı yaşamaya taşıdığında..teslim tevekkül gibi neticelerle İnsan bir şükür fabrikasına döner…O güzel düşünemeyecek olsa da güzellik onu ziyaret eder…

    El hâsıl “Güzel bakan güzel görür güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından lezzet alır.”


    Felsefe her şeyi çirkin korkunç gösteren siyah bir gözlüktür. İman ise her şeyi güzel ünsiyetli gösteren şeffaf berrak nuranî bir gözlüktür.
     

Sayfayı Paylaş