1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ptolemaios I Soter Kimdir? Mitolojide Ptolemaios I Soter

Konusu 'Mitoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 30 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Ptolemaios I Soter Kimdir? Mitolojide Ptolemaios I Soter

    Ptolemaios I Soter (Yunanca: Πτολεμαίος Σωτήρ "Ptolemaios Soter"), (d. MÖ 367 - ö. MÖ 283 Büyük İskender'in bir generali olup, onun ölümünden sonra kurulan Diadoki devletlerinden biri olarak Antik Mısır'da MÖ 305/4de firavun ünvanını da alarak (MÖ 305 - MÖ 285) döneminde krallık yapmıştır. Ptolemaik Krallığı ve Ptolemaios hanedanı kurucusudur. Kurduğu hanedana babasının ismine atfen da Lagidan hanedanı ismi de verilmiştir.

    Ptolemaios'nin annesi Makedonyalı Arsinoe'dur. Babasının kim olduğu tam olarak bilinmektedir. Eski zamanlardan beri ya Lagus isimli bir Makedonyalı soylu ya da Makedonya Kralı II. Filip]'in gayrimeşru oğlu olduğu bildirilmiştir. Eğer II. Filip'in gayrimeşru oğlu ise Ptolemaios Büyük İskender'in yarı kardeşi olmaktadır. Bazı tarihçiler bunun Ptolemaios için bir propaganda vasıtası olduğunu kabul etmektedirler. Ptolemaios'un Büyük İskender'in en güvenilir bir generali olduğuna şüphe yoktur; İskender'e şahsen bağlı olan 7 koruyucu (somatophylakes) arasında bulunmuştur.

    Büyük İskender'in yardımcısı ve kurmayı

    Büyük İskender'den birkaç yaş daha büyük olmakla beraber onun en yakın çocukluk arkadaşı idi. İskender Aristo'dan ders almakta iken onunla birlikte ders alan soylu çocukları arasında bulunduğu bildirilir. İskender gençken MÖ 337'de kısa bir müddet için sürgüne gönderilmişken Ptolemaios'da onunla birlikte sürgüne gitmişti. Babası II. Filip ölüp İskender Makedonya tahtına geçmesinden itibaren onun ölümüne kadar devamlı olarak onun yanında bulundu. Genç kralın MÖ 336-337'deki Avrupa'daki seferlerine onun yanında katıldı. MÖ 330'da İskender'e şahsen bağlı olan 7 koruyucudan (somatophylakes) biri olarak seçildi ve İskender'in Anadolu, Iran, Orta Asya'da Baktiriya ve Hindistan'i kapsayan Asya seferinde devamlı yanında bulundu. Seferin Baktirya'dan Hindistan'a Hydapas (şimdiki Jhelum) nehiri ve kara taşıması ile güneye inmesinde nehirdeki Makedokya filosu komutanlığını(trierarchos) yüklendi. İskender tarafından birçok serefle taltif edildi. 324'de İskender'in Susa'da tertip ettiği Yunanlı ordu idarecilerinin Persler kızlarla evlenme merasimlerinde İskender'in isteği üzerine Pers prensesi, satrap Artabanus II'nın kızı Artakama ile evlendirildi. Ama İskender'in uzun süren klasik dünya fethi amaçlı askeri seferine istirak eden Atinalı yüksek sınıf hayat kadını olan Thais'de Ptolemaios'nin bu seferde devamlı eşi mevkini taşımıştı.

    Mısır satrapı

    Büyük İskender MÖ 323'de öldüğü zaman geride bıraktığı imparatorluk arazilerinin idaresinin paylaşılması için Babil'de yapılan toplantı ve anlaşmayı organize eden Ptolemaios olmuştu. Bu Babil Bölüşülmesi anlaşmasına göre İskender'in süvari generali Perdikkas İskender'in Roksana'dan olacak çocuğunun doğumunu beklerken provizyonel olarak İmparatorluk taht naibi seçildi ve İskender'in piyade kuvvetleri generali Meleager onun yardımcısı olacaktı. İskender'in piyade generalleri tarafından yari kardesi Arrhidaeus ve yakında dogmasi beklenen (ve erkek olursa) IV. İskender adını alacağı kabul edilen Roksana'nin bebeği ise itibari olarak imparator kabul edileceklerdi. Diğer generaller ise imparatorluğun değişik bölgelerinde çok büyük yetkilerle satrap olarak seçilmişlerdi. Ptolemaios böylece Mısır'ın satrapı oldu. İskender'in şahsen satrap olarak atadığı Yunanlı Cleomenes de Ptolemaios yanında yardımcı satrap olarak kaldı. Ptolemaios imparatorluk merkezinden hiç izin almadan harekete geçerek Libya (Cyrenica)'yı da eline geçirip kendine bağladı.

    Ptolemaios ve Diadoki savaşları

    Fakat generaller arasında bu Babil Bölüşülmesi anlaşması bir barışa sonuç vermedi ve değişik lider kişiler arasında uzun süren savaşlara yol açtı. Bu ortaya çıkan lider kişilere Diadoki ve savaşlara da Diadoki savaşları adı verilmektedir.

    Değişik Diadoki arasında yapiılan ve çeşitli safhalarında değişik kişilerini birbirleriye savaşa giriştikleri çok uzun süren Diadoki Savaşlarında Ptolemaios çok belirli stratejiler uyguladı.

    Ptolemaios'un ilk stratejik hedefi Mısır'i güvence altında idare etmek oldu. Bu hedefe varmak icin de Misir'in etrafinda bulunan ulkeleri eline gecirip idaresi altina almak oldu. Bu nedenle Cyrenika (Libya), Kibris, guney Suriye ve Filistin'in Judea eyaletlerini idaresi almayi basardi.

    Birinci Diadoki savaşı

    Perdikkas'in İskender'in kızkardeşi olan Kleopatra ile evlenmesi, buna reaksiyon olarak Antipater, Craterus, Antigonus ve Ptolemaios'nin birleşip gizli bir kolalisyon kurmaları neticesini ortaya çıkardı. Fakat bunun savaşa dönüşmesi Ptolemaios'un türlü entrikalarla İskender'in Makedonya'ya götürülmekte olan naaşını eline geçirip Mısır'a getirmesi ile ortaya çıktı. Geleneklere göre Makedonya kralları tahta olan haklarını kendilerinden önce kral olan kişinin naaşı için cenaze töreni tertip etmek suretiyle gösterirlerdi. İmparatorluk için taht naibi olarak bulunan Perdikkas'in İskender için cenaze töreni tertip etmesi kendi için imparatorluk hakkı olduğunu gösterme olarak yorumlanmaktaydı. Bunu önlemek için Ptolemaios büyük çabalar gösterip Makendonya yolunda bulunan Büyük İskender'in naaşını Mısır'a getirtmeyi başardı ve naaş geçici olarak Memfis'e yerleştirdi.

    Bundan sonra Ptolemaios açıktan açığa imparatorluk taht naibi olan Perdikkas aleyhine kurulan bir koalisyona iştirak ettiğini ilan etti. Perdikkas Ptolemaios'u kendine karşı olan diğerleri arasında en güçlü rakip olarak görmekteydi ve Ptolemy'nin imparatorluk tahtına çıkma amacı olduğundan şüpheleniyordu. Ptolemy ise Mısır satrap yardımcısı olan ve kendi iktidarına içten bir kontrol olan Cleomenes'i Persikkas'ın bir casusu olarak suçlayarak idam ettirdi. Bu suretle Cleomenes'in kendi için topladığı çok büyük bir hazineyi eline geçirdi.

    321'de Perdikkas Mısır'ı istila seferine çıktı. Ptolemaios ülkeyi Nil kıyılarında savunmaya başladı. Perdikkas'ın Nil'i geçme girişimi yalnızca 2.000 askerin hayatına mal olmadı; Perdikkas kendi askerlerinin güvenlerini de kaybetti. Kendi emri altında bulunan komutanlardan Peithon, Selevcus and Antigenes Perdikkas'in çadırına girerek onu öldürdüler. Ptolemaios hemen Nil'den karşı kıyıya geçip bir önceki gün önce bir düşman ordusu olarak kabul edilen orduya erzak sağlamaya başladı.

    Ptolemaios'ye Perdikkas'in gorevi olan tüm imparatorluk taht naipi olması teklif edildi. Fakat Ptolemaios bunu kabul etmedi. Bu red Ptolemaios'nin kendine ait olan bir güç merkezinin güvenliğini artırma politikasının bir diğer gösterisi idi. Ptolemaios Iskender'in yerini almak suretiyle çok büyük hedeflere erişmek için elinde bulunan daha küçük ama daha güvenli güçten vazgeçmeme politikasını her zaman tercih etmişti. Ptolemaios Perdikkas'in katilleri generaller ile yeni bir anlaşmaya vardı. Öldürülen Perdikkas yerine imparatorluk taht naipliğinin III. Filip Arrhidaeus ile general Peithon'a verilmesi kabul edildi. Bu iki yeni naip, Antipater ile Triparidisus adı verilen bir diğer anlaşma yaptılar ve iki naip adayı Makedonya'ya kral oldular ve Antipeter tek imparatorluk taht naibi oldu. 320'de yeni imparatorluk taht naibi olan Antipater 320'de Ptolemaios'nin Mısır'in hükümdarı olmasını kabul etti ve onun elinde bulunan arazilere Kudüs ve civarının da katılmasına onay verdi.

    Ptolemaios ve İkinci Diadoki savaşı

    Suriye'yi ilk isgali 318'de oldu ve ayni zamanda Kibris'ta bulunan kucuk kralliklari vasal ederek Kibris uzerinde bir hegomonya kurdu. 315de Asya'ya ust kral olarak kabul edilmis olan Tek-gozlu Antigonus daha fazal guc kazanmak icin tehlikeli politikalar uygulamaya baslamsi ile Ptolemaios I ona karsi bir ittifaka uye oldu ve savasin baslamasindan once Suriye'den ordularini geri cekti. Kibris'ta ise Antigonus taraftarlari ise savasa giristi ve 313'de Kibris'i yeniden eline gecirdi. Cyrene'deki bir isyani ise ayni siddetle bastirdi.

    312'de Prolemaios ve Babil'in kacak olan satrapi Selevkos ile anlasarak her ikise de orduleri ile Suriye'ye girdiler ve Antigonus I'in oglu olan ve Poliorcetes ("sehirleri kusatan") lakabi olana Macedonli Demetrius I'u Gaza Muharebesinde yendiler. Ptolemaios yendien Suriye'ye isgal etti. Fakat Antigonus buyuk bir orduyla Suriye uzerine yuruyunce tekrar bu ulkeden ceri cekilmek zorunda kaldi. 311'da birbiryle savasan eski Iskender generalleri arasinda bir baris imzalandi. Bundan hemen sonra Iskender'in hayata kalmis ve ust kral olarak kabul edilmis olan oglu IV. Aleksander Makedonya'da bir suikasta ugrayarak katledildi. Boylece Misir Satrapi olan Ptolemaios'un uzerinde iktidarda olan bir kisi kalmadi ve Ptolemaios ozerk oldu.

    Fakat baris uzun surmedi. 309'de Ptolemaios'un komuta ettigi bir Misir donanmasi gelerek Anadolu'nun batisindaki Lidya ve Kariye liman sehirlerini Antigonus idaresinden ayirdi. Sonra Ptolemaios ana Yunanistan'a gecerek M.Ö. 308'de Korint, Sikyon ve Megara sehirlerini eline gecirdi. 306'da Demetrius komutasinda bir buyuk donanma Kibris'a hucuma gecti. Orada bulunan Ptolemaios'un kardesi olan General Menelaus Kibris'ta Salamis Deniz Savasi'ni kaybedip Demetrius'a esir dustu. Bunun uzerine Ptolemaios'un Kibris'taki egemenligine tumuyle son verildi.

    O zaman satrap olan Antigonus ve Demetrius Kral unvanini alip kendilerini kral ilan ettiler. Buna karsilik veren Cassander, Lysimachus ve Selevkos I Nikator'da kendilerinin kral oldugunu bildirdiler. M.Ö. 306'nin kisinda Kibris'ta zafer kazanip orayi zapteden Demetrius buz sefer Misir'i eline gecirmeye karar verip oraya ordu ve donamasini gonderdi. Fakat Ptolemaios Misir'da cok emniyetli olarak yerlesmisti ve ulkseinin sinirlarini cok ustalikla korumayi basardi. Ptolemaios Misir ile yetinip Antigonus'a karsi bir askeri sefere girismedi. Fakat 305/304'de Rodos'u isgal etmek amaciyla Demetrius adayi kusattiginda Ptolemaios Rodoslulara buyul desteklerde bulunup kusatmayi kirmayi basardi. Cografyaci Pausanius bu kusatmayi kirmasindan cok minnetdar olan Rodoslularin kendine "Soter (kurtarici)" unvani verdiklerin bildirir. Modern tarihciler bunun dogru oldugunu kabul etmektedirler. Fakat eldeki sikke kaynaklari "Soter" lakabinin ancak en once MÖ 263'de Ptolemiaos II'nin sikkelerinde bu lakabi gostermektedirler.

    320'de Antogonus aleyhinde ittifak tekrar ortaa cikarildi ve Prolemiaos bu ittifaka katildi. Antigonus Anadolu'da Lysimachus ile savasta iken bu firsattan faydalana Ptolemaios Suriye'yi yeniden isgal altina aldi. Fakat Anadolu'dan Antigonus'un galibiyeti hakkinda haberler gelmeye baslayinca tekrar Suriye'deki ordularini geri cekti. Ama sonradan gelen haberler gore gore Lysimachus ve Selevkos ordulari Ipsus Muhaberesinde Antigonus'u yenmisler ve onu oldurmeyi basarmislardi. Bunun uzerine dorduncu defa Ptolemaios I Suriye'yi isgal etti.

    Galip diger muttefikler Ptolemaios'un kacamak hareketlerini begenmeyerek, butun Suriye'yi Selevkos'a verdiler. Bundan sonraki bir yuzyil devaminca guney Suriye (yani Judea)'nin kime ait oldugu sorunu Selevkos hanedani ve Ptolemaios hanedani krallari arasinda devamli tekrar eden savaslara bas neden oldu. Bundan sonra Ptolemaios Anadolu ve Yunanistan'daki rakipler kavgalarina katilmaktan cekindi. Yunanistan'da eline gecirmis oldugu bolgeleri kaybetti. Fakat 295/294de Kibris'i yeniden eline gecirdi. Cyrene'de ise bir sira isyan cikti ama bunlari siddetle bastirarak en sonunda 300'de bu bolgeyi tamamen eli altina aldi ve burayi uvey oglu olan Magas'in idaresine verdi..

    285'de Ptolemaios Berenice I'den olan kucuk oglu Ptolemy II Philadelphus'u veliaht sectigini acikladi. Ondan dah buyuk olan ve annesi Antipater'in kizi olan Eurydice'den olan nmesru oglu Ptolemaios Keraubos'a boylece Misir tahtini vermekten kacinmis oldu. Bundan hic hoslanmiyan Ptolemy Keraunos kuzeye Lysimachus'un sarayina kacti. 283'de Ptolemaios I Soter 84 yasinda oldu.

    İlk Helenistik Mısır firavunu

    MÖ 305'te Ptolemaios I idaresi altındaki Mısır'ın bağımsızlıgını ve kendinin de Mısır Kralı olduğunu ilan etti. Böylece Mısır'da Ptolemaios hanedanı hükümdarlığı altında Mısır Hellenistik Dönem Firavunluğu'nu kurdu.

    Ailesi

    Ptolemaios I Soter Büyük İskender'in seferine iştirak eden Atinalı yüksek sınıf hayat kadını (hetaira) metresi olup Ptolemaios ile yüksek olasılıkla bir evlilik yaptığı kabul edilmektedir.

    Sonra Ptolemaios I Soter üç evlilik yapmıştır:

    Artakama: Satrap Artabazo II'nun kızı, kral Artajerjes II'un torunu.
    Euridice (Mısır) :
    Berenice I:

    Döneminden kalan eserler

    İsimleri


    Horus ismi: Uerehtinesuqeni
    Nebty ismi: Ityiemsejem<ef>emheqatyel
    Hor-Nub ismi: (Bilinmiyor)
     

Sayfayı Paylaş