1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Pygmalion Öyküsü

Konusu 'Mitoloji' forumundadır ve Tuba tarafından 22 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. Tuba

    Tuba Özel üye

    Katılım:
    30 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    198
    Ödül Puanları:
    2.230
    Meslek:
    okullu
    Yer:
    kumdan kaleler
    Banka:
    61 ÇTL
    Bir zamanlar Kıbrıs adasında Pygmalion adında bir heykel traş yaşardı. Bu adam mesleğine aşıktı. Hayattaki tek zevki yaptığı bu cansız dilsiz heykelleri ile ilgilenmekti.

    İnsanlardan uzakta tek başına yaşamayı seçmişti, insanların arasına karışmaz onlarla konuşmaz dertleşmezdi. Heykellerinden başka kimseye önem vermez sabahtan akşama kadar onlarla vakit geçirir, yeni heykeller yapar dertlerini tasalarını onlara anlatırdı.

    Bir gün bu heykeltraş fildişinden bir kadın heykeli yaptı. Bu heykel o kadar güzel o kadar etkileyici oldu ki, Pygmallion kendi yaptığı heykele aşık oldu. Onu bütün kalbiyle sevdi ancak heykel cansız olduğu için bu garip heykeltraşın sevgisine karşılık veremiyordu.

    Bir gün Pygmalion bu güzel heykeli sevip okşarken, Afrodit bu zavallı adama acıdı ve cansız fildişinden yapılmış heykele can verdi.

    Pygmalion heykelin canlanıp kendisine karşılık verdiğini görünce hayrete düştü.

    Bir mucize olmuş aşık olduğu heykel canlanmıştı. O günden sonra Pygmalion sevdiği kadınla çok mutlu bir hayat sürdü. Üstelik artık insanlardan da kaçmıyor onların arasına katılıyordu.
     

Sayfayı Paylaş