1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ramazan Ve Oruç

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve cırcırböcee tarafından 1 Ekim 2006 başlatılmıştır.

  1. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Yüce Allah şöyle buyurur :

    " Oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allâh’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allâh, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. "

    [Ahzâb: 35]



    Oruç, ikinci fecirden başlayarak güneşin batışına kadar yemekten, içmekten ve cinsel ilişkiden nefsi kesmek demektir.
    Oruç kelimesinin Arabçası, siyam ve savm'dır ki, nefsi tutmak ve engellemek manasınadır. "Siyam" sözü, Savm'ın çoğulu olarak da kullanılır Din deyiminde "Müftırat" (oruç bozucu) denilen şeylerden nefsi gerçekten veya hükmen yasaklamak bir imsak (oruç tutmak) tır. Yanılarak ve unutarak bir şey yeyip içildiği takdirde hükmen imsak bulunmuş olacağından oruç bozulmuş olmaz.
    İmsak sözünün karşıtı İftar'dır. Şöyle ki:
    Hiç oruç tutmamak bir iftar olduğu gibi, güneşin batışından sonra orucu açmak da bir iftardır. Oruçlu iken orucu bozacak bir şeyin yapılması da bir iftardır. İftar eden kimseye "Muftır" denildiği gibi, orucu bozan şeylerden her birine de "Muftır" denilir. Bunun çoğulu "Muftırat" dır.
    Ramazan-ı Şerif ayına Şehr-i Sıyam (Oruç ayı) denir. Ramazan bayramına da, imsaka son verileceği için Îd-i Fıtır (İftar bayramı) denilir. Bayram anlamına gelen Îd'in çoğulu, A'yad'dır.
    Ramazan orucu, Peygamberin hicretinden bir buçuk sene sonra Şaban ayının onuncu günü farz kılınmıştır. Bunun farziyeti kitab, sünnet ve icma ile sabittir.
    " Oruç size farz kılındı. " (Bakara: 183) âyet-i kerimesi bunu emretmektedir.
     
  2. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Ramazan Orucunun sünnetleri:

    1- Sahura kalkmak sünnettir. Sahura kalkmakla hem sünneti ihyâ etmiş oluruz, hem tutulacak oruç için güç ve kuvvet toplamış oluruz, hem de seher vaktinin feyiz, fazîlet ve bereketinden istifâde etmiş oluruz. Peygamber Efendimiz (asm): “Sahura kalkın. Çünkü sahur yemeğinde bereket vardır” buyurmuştur.
    2- Sahur yemeğini mümkün mertebe sahurun son vaktine getirmeye çalışmak sünnettir. Ancak imsak girmeden, yani ikinci fecirden önce kesmeye dikkat etmelidir. Sahur yemeğini şüpheli vakte kadar uzatmamalı, ezan okunmaya başladığında derhal kesmelidir.
    3- İftarı vakit girer girmez yapmak sünnettir. Eğer namaz kılınacaksa, oruç, su veya hurma ile açılmalıdır. İftar namazdan önce yapılabilir; ancak namaz fazla geciktirilmemelidir.
    4- Oruç açılırken duâ etmek ve orucu hurma veya su ile açmak sünnettir. İftar açılırken şu duâ okunur: “Allahümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkike eftartü.”
    Meâli şudur: “Allah’ım! Senin için oruç tuttum. Sana inandım. Sana tevekkül ettim. Senin verdiğin rızk ile orucumu açtım. Ey lütuf ve keremi bol olan Rabb’im, benim günahlarımı bağışla! Beni, annemi, babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde affet! Âmin!”
    5- Fakirlere, akrabalara, komşulara ikrâm etmek, iftar yemeği vermek veya yemek göndermek. Muhtaç, kimsesiz ve yetimlere müşfik davranmak, yardımcı olmak, sadaka vermek, yemek yedirmek.
    Peygamber Efendimiz (asm), “Oruçluya iftar ettiren kimse, oruçlunun sevabında bir eksilme olmaksızın, oruçlunun alacağı sevap kadar sevap alır” buyurmuştur.
    6- Haramlardan sakınmak; gıybet ve dedi kodu yapmamak, çirkin ve kırıcı sözler sarf etmekten, yalan söylemekten, yalan şâhitliği yapmaktan uzak durmak.
    Peygamber Efendimiz (asm), “Hiçbiriniz oruçlu iken kötü söz söylemesin. Bağırıp çağırmasın. Kendisine ağır sözler söyleyen birisine dahi sadece, ‘Ben oruçluyum!’ desin” buyurmuştur.
    7- Kur’ân okumak, Kur’ân üzerinde tefekkür yapmak, mümkün mertebe yeni bilgiler öğrenmeye çalışmak, Allah’ı zikretmek, çokça salavât getirmek.
     
  3. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Oruç Ve Sağlık


    Ramazan ayının gelmesiyle birlikte tutulan orucun, manevi yönü kadar sağlık açısından da pek çok faydası olduğunu ifade eden uzmanlar, rahatsızlığı bulunan hastaları ise oruç tutarken dikkatli olmaya çağırıyor. Eskilerin bir sözü var: "Az yiyen melek olur, çok yiyen helak olur" diye.. Bu sözün doğruluğunu teyid eden uzmanlar, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte yenilen yemeğin miktarının azalmasının, karaciğer, bağırsak ve obezite (şişmanlık) gibi pekçok hastalık üzerinde olumlu etkisi olduğunu ifade ediyorlar. "Oruç manevi açılımıyla olduğu kadar bir beslenme biçimi sağladığından sağlık için yararlı olduğu tartışılmaz bir gerçektir" diyen Dahiliye Uzmanı Dr. Ali Sait Turgut, orucun obezite rahatsızlığından, bağırsak ve karaciğer gibi pekçok rahatsızlığa sağlık davetiyesi çıkardığını ancak kalp, tansiyon, oniki bağırsak ülseri olan hastaların ise oruç tutarken dikkatli olmalarını tavsiye ediyor. Sık sık şekeri düşen ve organik rahatsızlığı olanların ise oruç tutmalarının hayatlarını tehlikeye sokacağı konusunda uyarıda bulunarak, bu tür hastalığı olanların oruç tutmamalarını belirtiyor
     

Sayfayı Paylaş