1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Rengi Kaçan Düşler....

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve arzum tarafından 26 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. arzum

    arzum Forum Tutkunu

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.918
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    MuHaSeBe
    Yer:
    İstanbulll
    Banka:
    10 ÇTL
    Yabancı mevsimlerin cemresiyim ben…
    Ezgiler yazarım doğmayan sevdalara, sonra onları da öldürür iliştiririm tırnaklarımla kazdığım ölü topraklara.

    Kim bilir hangi şehrin sevdası son yolculuğuna doğru yol almaktadır.
    Kesin oralarda mevsim şimdi sonbahardır, sarı yapraklar; ölü sevdaların üzerinde uçuşuyordur ve İki damla yaş gözlerde siyahlara bürünmüş vaziyette son yolculuğuna uğurlanıyordur. Oysaki giden çoktan yükünü almış rahmet dileyerek uzaklaşıyordur başka şehirlere… Bambaşka mevsimlere…

    Farkında mısın ey yâr; giden seni, kalansa beni anlatmaktadır. Ne çok benziyor kalanla gidenlerin öyküsü birbirine; yoksa ondan mı tüm şiirler yaşayandan çok okurun yüreğinde dağlanır.

    Söylesene yâr! Kim öldürdü bizim sessiz mutluluğumuzu?
    Hiç unutmam gidişini, mimlenmişçesine duruyor aklımda. Yaşadığın topraklar sana lanet saçarken, kuşlar bile ağlıyordu halime... Tabii senin bunlardan haberin yoktu! Gerçi olmasının da bir önemi yoktu ya senin için, neyse… Sustum.

    Hâlâ aklımda ki sen yanları almıyor gidişinin yersiz sebebini... Nasıl bir gidişti ki bu sende ki, ağıtlarım yıkmıştı duvarımın o mahcup direncini… Biliyorum seninleyken her anım hüzün veriyor yüreğime, ama yokluğun ayrı bir hüzündü sessiz, sensiz, yoksun mutluluğumda!

    Zamanın akıntısına bırakırken yüreğimi, az kalsın boğuyordum ölü topraklardaki gözyaşlarımla.. Zaman da senden yana çıktı bu körpe hayatımda… Bitik bir sevdanın ardında noktaya özenircesine durdum önce; sonra izledim seni tüm sükûnetliğimle, ne güzel gülüyormuşsun yâr… Güldüğünde, çiviler çakılırcasına oyuklar oluşuyormuş elmacık kemiklerinde.

    Peki ya bense;

    ...

    Genzime kaçan sözlerini üvezin gölgesine emanet ederken, ihaneti gölge gibi sırtlanıp üstüme seviştirdim bedenimi başka bedenlerle… Ruhumu sorma, o yok! Firar şimdilerde… Bu aralar hayli üzgünüm de, sakın ola ilişme! Düşlerimin rengi rengârenkken, gecenin gölgesini kıskanan griye dönüştü sayende… Uğraşma boşuna, benim düşümün rengi artık budur ve renkleneceği de meçhuldür.

    Sahi, senin düşlerinin rengi ne renktir?

    Huriye ÖZDEMİR
     

Sayfayı Paylaş