1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Re’sen takdiri gerektiren Haller

Konusu 'Muhasebe' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 6 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Re’sen takdiri gerektiren Haller

    a) Vergi beyannamesinin kanuni süre geçtiği halde verilmemiş olması,

    Kanuni süre geçtiği halde vergi beyannamesinin verilmemiş olması durumunda yapılacak tarhiyat işlemi re’sen tarhiyattır. Bununla birlikte, kanuni süre geçtikten sonra beyannamenin verilmiş olması halinde de beyan edilen matrah üzerinden re’sen tarhiyat yapılmakta, ancak bu halde matrah takdiri için ayrıca takdir komisyonuna gidilmemekte ve mükellefin beyan ettiği matrah üzerinden re’sen vergi tarhiyatı yapılmaktadır.

    b) Vergi beyannamesi kanuni süreler içinde verilmekle birlikte matraha ilişkin bilgilerin gösterilmemiş olması,

    Vergi beyannamesinin kanuni süresi içinde verilmiş olmakla birlikte beyannamede yer alan bilgiler dönem matrahının tam ve doğru olarak tespitine imkân vermemesi halinde, ya takdir komisyonu vasıtasıyla takdir edilen veya inceleme yapılmış olması durumunda inceleme elemanları tarafından düzenlenen vergi inceleme raporlarında belli edilen miktar üzerinden re’sen tarhiyat işlemi yapılmaktadır.

    c) Vergi Usul Kanununa göre tutulması zorunlu defterlerden hepsi veya bir kısmının tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş yada vergi incelemesi yapmış olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemiş olması,

    Vergi Usul Kanununun ilgili maddelerinde mükelleflerin tutmak zorunda oldukları defterler ile bu defterlerin istenildiğinde yetkili kişilere ibrazı mecburiyetleri hüküm altına alınmıştır. Bu zorunluluklara uymayan mükellefler hakkında dönem matrahları üzerinden re’sen tarhiyat işlemi yapılması yoluna gidilir.

    d) Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması nedeniyle ihticaca salih bulunmaması ,

    Mükelleflerin beyanname verme ve defter tutma ödevlerini yerine getirmelerine karşın, söz konusu defter ve belgelerin karışık, eksik ve usulsüz düzenlenmesi yani muhasebe ilke ve standartları ile VUK.’nda belirtilen kayıt nizamı hükümlerine uygun olarak düzenlenmemesi sonucu dönem matrahının tam ve doğru biçimde tespit edilememesi durumunu ifade etmektedir. Bu durum özellikle vergi incelemeleri sırasında en çok uygulanan haller içinde yer almaktadır.

    e) Tutulması zorunlu defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına ilişkin delil bulunması,

    Mükellef defter ve belge düzenine biçimsel olarak uymakla birlikte defterlerde yer alan bilgiler ile beyannamede yer alan bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığının tespiti halinde de bulunan matrah veya matrah farkları üzerinden re’sen tarhiyat yapılmaktadır.

    f) (Yürürlükten kaldırıldı) Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince yapılan incelemelerde mükelleflerin, harcama ve tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiden muaf kazançlardan sağladıklarını kanıtlayamamaları,

    g) 3568 sayılı kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırılma zorunluluğu getirilmiş beyanname ve eklerinin imzalattırılmaması veya yeminli mali müşavirlerce tasdik raporu yazılması gereken konularda bu raporun yazılmamış olması,

    VUK’nun mükerrer 227’nci maddesinde belirtilen zorunluluğa uyulmaması durumunda da dönem matrahı resen takdir edilmiş sayılarak re’sen tarhiyat yapılması yoluna gidilmektedir. Ancak yeminli mali müşavirlerce tasdik raporunun beyannamenin verilmesinden ve tarhiyat işleminin yapılmasından sonra düzenlenmiş olması nedeniyle bu hükmün uygulamada geçerliliği bulunmamaktadır.
     

Sayfayı Paylaş