1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Resulullah Efendimizin Dostlarından Şakalar

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Suskun tarafından 2 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Resulullah efendimizin dostlarından şakalar

    Sahabe-i Kiram, Peygamber Efendimize yaptıkları gibi kendi aralarında çok enteresan şakalar yapmışlardır. Onlar da insandı ve elbette günlük hayatın meşguliyetleri, yorgunluğu ve stresini gidermek için buna benzer yollara başvurmuşlardır. Tabi bir de fıtrat meselesi vardır. Kimi insanlar yapı gereği şakacı, olaylara mizahi bir tarzla yaklaşan bir karaktere sahiptirler. İşte birkaç tablo...


    Şakanın üstadı; Nuayman
    Kesilen Deve


    Nuayman çok şakacı birisi idi. Yaptığı şakalar bazen aşırıya kaçardı. Fakat yine de Peygamberimiz (sav) onu anlayışla karşılardı.

    Bir gün çölde yaşayan bedevi Araplardan birisi Peygamber Efendimizi ziyarete gelmişti. Devesini Mescid-i Nebevi'nin avlusuna bağlayıp içeri girmişti. Sahabîlerden birisi deveyi görünce Nuayman'a:

    -Şu deveyi kessen de etini yesek, eti çok özledik, çoktandır et yiyemiyoruz. Nasıl olsa Peygamberimiz devenin parasını ödeyecektir.

    Nuayman da itiraz etmedi, o da zaten tam böyle işlerin adamıydı. Deveyi yere yatırdı, kesti ve başladı yüzmeye.

    Devenin sahibi Peygamberimizin huzurundan çıkınca bir de ne görsün, devesinin derisi yüzülüyor.

    -Eyvah! Devemi kesmişler, diye feryada başladı.

    Peygamber Efendimiz dışarı çıktı:

    -Bunu kim yaptı? diye sordu.

    -Nuayman yaptı, dediler.

    Nuayman kaçmıştı. Peygamber Efendimiz Nuayman'ın peşine düştü, aramaya koyuldu.

    Sonunda Duabaa adında bir kadının evinin bahçesinde buldu. Nuayman evin avlusundaki çukura girmiş, üzerini de hurma ağacı yaprağı ile örtmüş, görünmüyordu.

    Peygamberimiz eve girince birisi bir taraftan yüksek sesle:

    -Biz onu görmedik diyor, bir taraftan da parmağıyla Nuayman'ın saklandığı çukura işaret ediyordu.

    Peygamberimiz gitti, onu çukurdan çıkardı. Nuayman'ın yüzü gözü toz toprak içinde kalmıştı. Peygamberimiz sordu:

    -Niçin böyle yaptın?"

    Nuayman:

    -Yâ Resulallah, size burada olduğumu söyleyenler yaptırdılar bana...

    Peygamber Efendimiz bir yandan Nuayman'ın yüzünü gözünü siliyor, diğer yandan da gülüyordu. Allah Resulü (sav) daha sonra deve sahibine devesinin parasını ödedi ve işi tatlıya bağladı.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Köle mi değil mi?
    Ümmü Seleme anlatıyor:


    Hz. Ebu Bekir ticaret maksadıyla Nuayman ve arkadaşı Suveybit'le birlikte Busra yolculuğuna çıktı. Her ikisi de Bedir Savaşı'na katılmıştı. Nuayman kervanın yiyecek işlerine bakıyordu. Bir gün Suveybit ondan yemek isteyince:

    -Ebu Bekir gelinceye kadar veremem, dedi.

    Bunun üzerine Suveybit kızarak; "Vallahi ben de seni kızdırmasını bilirim!" diye kalkıp bir başka kervanın yanına gitti.

    Arkadaşının kendisine yiyecek vermemesine çok ağır bir ceza verecekti. Kervanda bulunanlara:

    -Benim genç, güçlü bir Arap kölem var, satın alır mısınız? dedi. Adamlardan biri cevap verdi:

    -Anlaşmamıza bağlı, uzlaşırsak elbette alırız. Suveybit:

    -Fakat benim kölem çok gevezedir, olabilir ki, size, ''Ben köle değilim.'' diyebilir. Eğer bundan dolayı satın almazsanız, şimdiden söyleyin de bana karşı şımarıklığı artmasın.

    -Hayır, biz alırız, kendisini dinlemeyiz bu konuda.

    Ve Suveybit'e on genç dişi deve vererek satın aldılar. O da develeri önüne katıp getirdi ve Nuayman'ı göstererek:

    -İşte benim kölem budur, dedi. Nuayman:

    -O yalan söylüyor, ben hür bir insanım, dediyse de, kervan sahipleri:

    -Senin böyle diyeceğini zaten öğrenmiştik, haydi yürü...

    Nuayman'ın boynuna ip takıp götürdüler. Hz. Ebu Bekir gelince durumu kendisine haber verdiler. Ebu Bekir hemen arkadaşlarıyla birlikte kervanın yanına gidip, develeri vererek, Nuayman'ı geri aldı. Sonra Resulullah'a durumu anlattılar.

    Resulullah (sav) ve ashabı bir yıl boyunca bu olaya güldüler.
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Az bedel çok ödül
    Hz. Ömer camideydi.


    Bir adam içeri girdi ve namaz kılmaya başladı.
    Çok hızlı kılıyordu adam. Ve birkaç rekât kıldıktan sonra hemen ellerini açarak yüksek sesle Allah'a dua etmeye başladı:

    -Ey Allah'ım, beni cennetine al, cennetinde hurilerle evlendir.

    Adamın duasını tebessümle dinleyen Hz. Ömer seslenir:

    -Hey adam, sen parayı az ödedin ama karşılığında çok şey istiyorsun.


    "Bir şey değilmiş"

    Hz. Aişe ağır hastadır.
    Ziyaretçiler akın akın gelmektedir.
    Yanına gelenlerden biri de kardeşi Abdurrahman'ın torunu Abdullah.

    -Geçmiş olsun anneciğim. Sana kurban olayım, kendini nasıl hissediyorsun?

    Hz. Aişe (ra):

    -Vallahi bu dert ve hastalık ölüm hastalığıdır.

    Abdullah:

    -Ha öyle mi, demek bir şey değilmiş, ben de korkmuştum.
    Bu şaka üzerine Hz. Aişe gülerek;

    -Sen bu huyunu hiç bırakmayacaksın. Allah hayrını versin, der

    .
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Hz. Osman'ın başı yarılıyor
    Devir Hz. Osman devri.


    Mahreme b. Nevfel, Medine'de yaşıyordu. İki gözü kör, yaşlı bir ihtiyardı. Tam 115 yaşındaydı. Bir gün mescidde kalktı, küçük abdestini yapmak istedi. Nuayman b. Amr, yerinden kalkıp onun yanına geldi. Onu mescidin dışına götürüyormuş gibi yapıp bir kenara çektikten sonra;

    -İşte buraya ihtiyacını görebilirsin, dedi.

    O da orada oturdu ve bevlini yaptı. Halk, cami kenarında adamın küçük abdestini yaptığını anlayınca ona bağırdı. Ama iş işten geçmiş, olan olmuştu. Çok mahcup ve üzgün bir şekilde cemaate gelen Mahreme haykırdı:

    -Beni bu yere kim getirdi, azab olunasıca?" dedi.

    Ona söylediler:

    -Seni Nuayman b. Amr buraya getirdi.

    İhtiyar çok kızgındı:

    -Benim başıma getirdiğini, Allah da onun başına getirsin. Dikkat ediniz! Bu benim Allah için üzerime farz olsun, nezr olsun. Eğer ben onu elime geçirirsem, şu bastonumla ona öyle bir darbe vuracağım ki, ölünceye kadar unutamayacak. Böylece bir zaman geçti, Mahreme de olanları unuttu.

    Sonra bir gün Hz. Osman mescidin bir tarafında namaz kılarken Nuayman, Mahreme'nin yanına giderek;

    -Nuayman'dan intikam almak istiyor musun? dedi.

    Mahreme:

    -Evet, nerdeyse onu bana göster, dedi.

    Nuayman, Mahreme'nin kolundan tutarak onu Hz. Osman'ın arkasına götürdü ve;

    -İşte Nuayman budur, dedi.

    Hz. Osman namaz kılarken hiç bir şeyden haberi olmazdı.

    Mahreme iki eliyle asasını tuttu ve bütün gücüyle Hz. Osman'ın kafasına indirdi. Hz. Osman'ın kafası yarıldı. İnsanlar Mahreme'nin yanına gelerek;

    -Sen ne yaptın. Mü'minlerin Emîri Osman'a vurdun, dediler.

    Anlaşılan yine Nuayman'ın oyununa gelmişti.

    Bu olanları işiten Zühre oğulları Nuayman'dan intikam almak istediler, fakat Hz. Osman izin vermedi:

    -Bırakın onun cezasını Allah versin. O her şeye rağmen, Bedir ashabındandır, O'na bir zarar vermeyiniz.
     
  5. jeriko

    jeriko Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    5.268
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    657
    Yer:
    Anadolu (bu kadar ayrıntı iyi)
    Banka:
    314 ÇTL
    Sağolasın paylaşım için.Ölçülü olduğu sürece şakalaşmakta caiz demekki.
     
  6. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    jeriko eskiler ona "latife etmek " derlerdi.Ölçüsünü kaçırmadıktan ,kırıcı olmadıktan sonra elbet güzeldir.Yorumun için teşekkürler.
     

Sayfayı Paylaş