1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Rijkaard: 'İstatistikler Kırılmak İçindir'

Konusu 'Galatasaray' forumundadır ve zevzek tarafından 21 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. zevzek

    zevzek zevzek® Özel üye

    Katılım:
    21 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    518
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    630
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    19 ÇTL
    Rijkaard: 'İstatistikler Kırılmak İçindir'

    Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, Galatasaray Televizyonu’nda Yayınlanan “Rijkaard’la Soru Cevap” Programında Gündeme İlişkin Önemli Açıklamalar Yaptı.

    Fenerbahçe, Gaziantepspor deplasmanında mağlup oldu. Bu takım için itici bir güç oldu diyebilir miyiz? Bu mağlubiyetin ardından hocamız farklı bir motivasyon konuşması yaptı mı? Yada öğrencilerinde böyle bir motivasyon gördü mü?

    Bu skoru öğrendiğimiz zaman tam takım toplantısından çıktık ve televizyonu açtığımızda öğrendik tam otobüse giderken. Herkes biliyordu skoru. Burada önemli olan kendi göstereceğiniz performans.Tabi rakip takımın aldığı sonuçta önemli ama kendi performansımızın ve Trabzonspor maçının ne kadar önemli olduğunu biliyorduk.

    Maçın ilk bölümüne baktığımız zaman Galatasaray rakibini baskısıyla bunalttı hatta topu kenarada çok iyi indirip hem duran toplardan hemde kenar ortalarından çok sayıda pozisyonda yakaladı ve 2-0’ı bir anda yakaladı. Maçın başında bu tempo planlanan bir durum muydu yoksa birazda Trabzonspor’un oyun planımı bunda etkili oldu ?

    Kesinlikle böyle başlamak istiyorduk. Kafamızda böyle bir başlangıç vardı ve takımımızda bunu en iyi şekilde yaptı. Dediğiniz gibi çok iyi bir performansla ve çok iyi başladık maça ve gol pozisyonları yarattık.

    Zorluk derecesi yüksek maçlarda yüksek tempoyla başlamak avantaj mıdır yoksa bu Trabzonspor’a has bir durum mu?

    Kesinlikle böyle başlamak istiyorduk ve böyle de başladık çünkü bu tip maçlarda hızlı başlamanın en büyük avantajlarından biri taraftarınıza verdiğiniz mesaj. Onlarda bizim arkamızdalardı. Takımdan bu performansı gördüğü için, o yüzden çok önemliydi. Burada sadece planlanmayan ve bizi üzen taraf ilk yarının sonunda yediğimiz goldü.

    2-0’dan sonra fark artabilirdi ama bir anda skor 2-1 oldu ve ilginç bir gol oldu o da. Devreye 2-1 girilmesi sanırım Frank Rijkaard’ın da oyun planını sekteye uğrattı. Yoksa ikinci yarı için farklı bir oyun planı vardı diyebilirmiyiz.

    Bu son dakikada yenilen gol mutlaka futbolcularımı etkilemiş olabilir. Frikikten gelen top futbolcumuzun ayağına çarptı ve bir pozisyon hatası yaşadık ne yazıkki ve böyle bir gol yedik. Mutlaka futbolcularımızı etkilemiş olabilir. Ama Trabzonspor’da iyi takım, ona da değinmemiz lazım.

    İkinci yarıda çok fazla top kaybı yaşandı Galatasaray’da ve bir anda skor 2-2’ye geldi. Hocamız nasıl yorumluyor 2-0’dan oyunun birden 2-2’ye gelmesini?

    Tabiiki bu çok zor bir durum. Özellikle 2-0’dan 2-2’ye gelmesi mutlaka karşı tarafı da cesaretlendiriyor, onlar içinde büyük bir avantaj oluyor. Bizim ordan sonra maçı kurtarmamız biraz daha zor olabilirdi ancak futbolcularıma ben tekrar teşekkür etmek istiyorum çünkü mental olarakta ne kadar hazır olduklarını gösterdiler ve 2-2’ye geldikten sonra 2 gol daha atmayı başardık. Bu tabiiki yeterli bir sonuçtu bizim için.

    Gollerde acaba bir takım savunması zaafiyeti mi doğdu? Çünkü hocamızın total futbol felsefesiyle ters düşen bir durum var. Acaba toplu defans, toplu hücum felsefesi o zaman için bir aksaklık mı ortaya çıkardı?

    Tamamen o şekilde yorumlamamak lazım. Özellikle ilk yarıda çok yoğun ve temposu yüksek bir maç geçti. O yüzden futbolcularımızda yorgunluk belirtileri olmuş olabilir. Bu yüzden top kayıpları da fazlalaştı diyebiliriz. Bireysel olarakta futbolcuların gününde olması çok önemlidir, bundanda kaynaklanabilir. Mesela ilk gol frikikten geldi ve total futbolla bir alakası yok.

    Aslında şunu sormak istiyorum. Son 2 maç Ankaragücü ve Trabzonspor maçlarında yenilen gol sayısı 6. Bunun bir izahatını yaparsa hocamız, taraftarların gönlü de rahat olacaktır.

    Bu birazda hesap işi. 2 maçta 6 gol yemiş olabiliriz ama sezon başından beri bakıyorsunuz çok sayıda attığımız gollerde var yani attığımız goller yediklerimizden daha fazla. Futbolda en önemli olan şey gol atmak. 3 tane yemiş olabiliriz Trabzonspor maçında ama 4 tane gol atmayı becerdik. Onun haricinde maç içindeki pozisyonlar ve atak kombinasyonları çok önemliydi mesela Keita’nın kanatlardan getirip ortaladığı toplar. Mesela Milan Baros’un ön direği zorlaması, Arda’nın Baros’a pasları. Bunlar çok güzel şeyler ve bende görmekten çok mutlu oluyorum bu tip şeyleri. Önemli olan gol atmak. Baktığınız zaman 3 yedik ama 4 attık. Mutlaka golü engellemeniz de lazım. Biz zaten bu tip çalışmaları her zaman yapıyoruz antrenmanlarımızda ve devam da edeceğiz. Kimsenin şüphesi olmasın, taraftarlarımızında herhangi bir şüphesi olmasın.Yediğimiz golleri minimuma indirip yeteri kadar atmaya çalışacağız.

    Yine bölüm bölüm devam edelim. Galatasaray 2-2’den sonra tekrar skoru yakaladı. Burada konuşulması gereken bir durum var ki Kewell-Barış değişikliği.. Maç sonundaki röportajımızda da ben hocamıza sordum. Biraz daha geniş kapsamlı konuşalım istiyorum. Takım’ın gole ihtiyacı olduğu dakikalarda, yapılan bu değişiklik aslında sisteminde değiştiğini görüyoruz. Tabii skoru da beraberinde getirdi. Nasıl yorumlar hocamız?

    Öncelikle Kewell’ı kutluyorum. Çünkü kendisi çok iyi performans gösterdi. Çokta güzel bir gol attı. Elinden gelenin en iyisini yaptığını söyleyebilirim. Zaten biz bunu maçtan önce ekibimizle de konuşmuştuk. İkinci yarıda Kewell’ı oyundan çıkartacaktık. Çünkü kendisi Avustralya Milli Takımı’nda oynamıştı ve uzun bir yolculuğun ardından çok yorgun döndü. Bu yüzden Kewell’ın ikinci yarıda çıkacağı belliydi. Onun haricinde ikinci yarıda az öncede konuştuğumuz gibi orta sahada biraz kontrolü kaybettik. Top yapamamaya, çok pas hatası yapmaya başladık. Biraz orta sahanın kontrolünü rakip takıma verdik. O yüzden bizim o dakikada oyuna girip takımı toparlayıp ateşleyecek, bizi canlandıracak, mücadele edecek birine ihtiyacımız vardı. Bunu da Barış olarak gördük. Kendisine de teşekkür ediyorum. Çünkü çok iyi bir performans gösterdi. Attığımz golde payı var biliyorsunuz, pasını o verdi. O yüzden yani. Bu değişiklik o sebeplerden dolayı gerçekleşti.

    Peki o zaman biraz oyunculardan da bahsedelim. Mesela biraz Keita’dan bahsetmek lazım. Fildişili oyuncu Trabzonspor maçında enerjisini yine konuşturdu. Asistleri var. Hatta yanlış hatırlamıyorsam 3 tane de gollük pası var. Hocamız Keita’yla ilgili neler söylemek ister?

    Keita’nın gösterdiği performanstan çok memnunum. Kendisinin oyun stili böyle. Birazcık risk alarak oynuyor. Ama bu tip oyunu sevdiğini söyleyebilirim. Bu oyun tarzı, rakipler karşısında gerçekten etkili oluyor. O yüzden bayağı pozisyonlara girdi, pozisyonlar hazırladı, gayet iyi bir performans gösterdi.

    Birazda Ayhan’dan bahsedelim. Ayhan, sahanın en isabetli pas veren oyuncusu, 55 pas yapmış ve 25 etkili aksiyonu var. Yine öne çıkan bir isim. Tempo ayarlama konusunda sanırım takım için çok önemli bir oyuncu?

    Sizin de dediğiniz gibi, herkesin bildiği gibi Ayhan bizim için çok önemli bir futbolcu. Kendiside aynı Keita gibi maça çok hızlı başladı, önde bastı, devamlı top çaldı. Gerçekten inanılmaz bir takım ruhuyla oynadı. O da bizim için çok önemli bir oyuncu.

    Galatasaray şimdi çok kritik bir haftaya girdi. Önce Perşembe günü Dinamo Bükreş maçı var, bizde bu maçla başlayalım. Galatasaray, bu maçı kazandığı takdirde çok büyük avantaj sağlayacak. Bu maçla ilgli hocamız neler söyleyecek?

    Tabi ki bizim için çok önemli bir maç olacak. Kazandığımız takdirde gruptan çıkmak için büyük bir avantaj yakalayacağız. Ama bizim için bir önümüzdeki maç her zaman en önemli maçtır. Şuan önümüzdeki maç Dinamo Bükreş maçı, o yüzden ayrı bir önemi de var.

    Farklı bir kadro denemesi gelebilir mi? Moda tabiriyle rotasyon olabilir mi ?

    Olabilir..

    Aslında bir gerçek var ki Türkiye’de Fenerbahçe-Galatasaray maçları birçok maçtan ayrı bir önem taşıyor. Şimdi Fenerbahçe maçından önce takımı psikolojk anlamda Bükreş maçına hazırlamak, çokta kolay olmayacak. Futbolcuları hocamız bu duruma nasıl hazırlamayı planlıyor.

    Fenerbahçe-Galatasaray maçlarının önemini, ne kadar özel olduğunu çok iyi biliyorum. Ama bizim için en önemli maç dediğim gibi, bir önümüzdeki maç yani Dinamo Bükreş maçı. Bu maça hepimizin çok iyi konsantre olması gerekiyor. Bükreş maçından alınacak üç puan bizi Avrupa Lig’inde çok rahatlatacaktır. Aynı zamanda Bükreş maçından alınacak üç puan moralimizi maksimum seviyeye çıkartacaktır ve bu da direk Fenerbahçe maçını etkileyecektir. O yüzden bu şekilde hazırlanacağız.

    Peki çok önemlidir dedik ülkemizde Fenerbahçe-Galatasaray derbileri Türkiye’de... Hocamız nasıl bakıyor derbiye?

    Tabi ki çok önemli. Benim içinde önemli. Ama bence Dinamo Bükreş maçından sonra bunu konuşmak, daha mantıklı olur.

    Haftalık program yaptığımız için, derbiyide içine sıkıştırmak durumunda kalıyoruz. Mecburen yeri gelmişken derbiyi de sormak zorundayım. Dünyaca ünlü bir teknik adamla bu programı yaptığımız için bunu merak ediyorum. Derbi haftası hocamız özel bir hazırlık yapar mı? Derbi haftası böyle büyük hocalar için nasıl geçer?

    Önemli olan hocalardan ziyade, futbolcuların o maça kendilerini nasıl hazırladığıdır. Onun haricinde çok zor maç olacak, bunun bilincindeyiz. Ama elimizden gelen herşeyi yapacağız..

    Tansiyonu yüksek bir maç bizi bekliyor. Bizde duygusal bir toplumuz ve bunu oynadığımız futbola da yansıtıyoruz. Dolayısıyla bu gerginliği azaltmak için hocalarımıza büyük iş düşüyor. Psikolojik faktörlerden de biraz bahsedelim mi? Hocamız bir değerlendirme yapabilir mi?

    Bu tip maçlara futbolcuları hazırlamak çokta zor olmaz. Çünkü futbolcuların beklediği maçlardır bunlar. Onlar kendi kendini motive eder zaten. Tansiyonu yüksek olabilir, o yüzden çok akıllı olmamız lazım.

    Derbilerde istatistikler önemlidir. Hocamızında önemli bir istatistiği var kolay kolay derbi kaybetmiyor. Örneğin; Barcelona’nın başındayken yanılmıyorsam sadece bir kez Real Madrid’e yenildi, hatta içeride dışarda yenen tek hoca diye hatırlıyorum. Bu anlamda da Galatasaraylılar’ın böyle bir güvencesi var. Umarım bu istatistikler Galatasaray’a da yansır, benim en büyük temennim o. Tabi sizinde bildiğiniz gibi deplasmanda oynadığımız Fenerbahçe maçlarında sonuçlara bakarsak çok başarılı sonuçlar aldığımız söylenemez ve ben umarımki bunu değiştiriceğimizi düşünüyorum. Bunu değiştirebiliriz, buna inanıyorum. 9 yıldır Kadıköy’de galip gelemiyor Galatasaray, işin birde psikolojik olarak bu durumu var. Futbolcuları hocamız bu duruma karşı nasıl hazırlamayı düşünüyor? Bu durumla nasıl başedebilirler?

    İstatistikler kırılmak için yapılmıştır, o yüzden umarım bizde bunu başarıcaz. 9 yıldır yenemememiz mutlaka bizim takım üzerinde ekstra bir motivasyon sağlayacaktır. Fenerbahçe’ye baktığımız zaman tabiiki iyi bir takım. Özellikle defansif olarakta iyi oynayan bir takım. Ama aynı zamanda bizimde ofansif olarak iyi oynayan bir takımımız var. O gün de istediğimiz şeyler yaparsak, iyi düzen alırsak saha içinde bu istatistiği bozabiliriz.

    Hocamızın son olarak bu kritik virajla ilgili eklemek istediği birşey var mı? Dinamo Bükreş maçı olur, Trabzonspor maçı olur veya Fenerbahçe derbisiyle ilgili eklemek istediği son birşey varsa alalım.

    Mutlaka bir önünüzdeki maç en önemli maçtır ve bir önünüzdeki maçı kazanırsanız devam edersiniz ve şampiyon olursunuz.
     

Sayfayı Paylaş