1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Rivayete göre *Kuyruk acısı var*değimi burdan gelmektedir ?

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve r0se tarafından 11 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. Gül Kurusu
    Relax

    Gül Kurusu Mevsim hep sonbahar... Özel üye

    Katılım:
    17 Kasım 2013
    Mesajlar:
    2.105
    Beğenileri:
    1.703
    Ödül Puanları:
    4.830
    Yer:
    Neverland
    Banka:
    3.731 ÇTL
    Zamanın birinde bir oduncu, ormanda odun keserken
    çalı arasında bir yılana raslamis.
    Elindeki baltayı kaldırıp yılanın başını vurmak
    üzereyken bir an göz göze gelmiş.
    Yaradana olan aşkı -yılan bile olsa- yaratılana
    yansımış ve yılanı vurmaya kıyamamış.
    Yılan da duygulanmış, dile gelmiş.
    Ey insanoğlu, sen bana kıyamadın, ben de sana bir
    iyilik edeceğim demiş.
    Bir kör kuyuya dalmış ve kaybolmuş.
    Biraz sonra ağzında bir altın lira ile dönmüş ve
    oduncuya uzatmış.

    "Bundan böyle ömür boyu sana her gün bir altın lira vereceğim."
    Oduncu altını bozdurmuş ve evinde o gün şenlik olmuş.
    Hiç kimseye olan biteni anlatmamış, ailesi dahil.
    Herkes sadece oduncunun çok çalıştığı için durumunun düzeldiğini
    zannetmiş.
    Yıllar boyu her gün o kör kuyunun başına gitmiş, yılan ile bulusmuş
    ve altınını almış.
    Gel zaman git zaman, oduncu ağır hastalanmış.
    Kuyunun başına gidemez olmuş.
    Bir kaç gün geçince bolluğa alışmış evinde darlık başlamış.
    Oduncu oğlunu yanına çağırmış ve yılanın sırrını anlatmış.
    "Git kör kuyunun başına ve oğlum olduğunu söyle,
    yılan sana altın verecek"demiş.
    Oğlu inanmamış ama gitmiş, yılan önce saklanmış, sonra ortaya çıkmış.

    Onun oduncunun oğlu olduğuna iyice kanaat getirince de
    kuyuya inip bir altın getirmiş.
    Oğlan önce inanmadığı hikayenin gerçek olduğunu görünce hırsa kapılmış,
    kimbilir daha ne kadar altın var kuyudan içeride demiş....
    Hırsla yılanı öldürmek için bir hamle yapmış, ıskalamış ama
    yılanın kuyruğunu koparmış.
    Yılan da can havliyle dönüp oğlanı sokmuş ve öldürmüş.
    Akşam yaklaşıp da oğlu gelmeyince oduncu iyice endişelenmiş.
    Hasta yatağından sürünerek bile olsa kalkmış.

    Kuyunun başına gitmiş ki oğlu cansız yatıyor.
    Yılan o arada görünmüş ki, kuyruğu yok ve kanlar içinde..
    Oduncu durumu anlamış ve çok üzülmüş.
    Canının parçası oğlu yerde cansız, yıllardır velinimeti olan yılan yaralı...
    Hatalı olan oğlum olmalı demiş ve yılandan özür dilemiş.
    Tekrar dost olalım demiş...
    Yılan ise acı acı gülümsemiş.
    Çok isterdim ama...Sende bu evlat acısı..bende de bu kuyruk acısı varken
    biz artık dost olamayız.
     
    felsefe_mi bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş