1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Rivayetlere Göre Kur'an ı Anlamaya Çalışırsak.

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve halukgta tarafından 16 Şubat 2013 başlatılmıştır.

  1. halukgta

    halukgta Katılımcı

    Katılım:
    26 Şubat 2012
    Mesajlar:
    201
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    980
    Banka:
    875 ÇTL
    İslam ı en doğru bir şekilde anlamak ve yaşamak istiyorsak, en garantili yolu seçmeliyiz. Allah Kur’an ın ipine sarılın, size her türlü örneği, değişik ifadelerle verdik, açıkladık sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim diyorsa, gelin Kur’an ı anlamaya çalışırken, rivayetlerin etkisiyle ayetleri anlamak yerine, yardımı bizzat, imtihanımızda sorumlu olduğumuz, FURKAN ın kendisinden alalım.


    Kur’an kendisini anlatan, açıklayan, hatta gönül gözlerimizi aydınlatan, eşi benzeri olmayan NURDUR. Bu nuru doğru anlamak istiyorsak, hakka batıl asla karıştırmamalıyız. Bu uyarıyı yapan, bizzat Kur’an ın kendisidir.


    Daha açıkçası, bunlarda Allah katındadır diyerek, Kur’an dışından, önümüze bazı bilgiler sunuyorlarsa, tüm bu bilgileri Kur’an a arz ederek, mutlaka Kur’an dan onay almalıyız.


    Yok, eğer Rabbin ayetlerini, rivayetler yoluyla anlamaya kalkarsak, asla Kur’an ın nuru, ışığı kalbimizi aydınlatmayacak ve Kur’an ın bizlere vermek istediği, Rabbin gerçeklerini de anlamamız mümkün olmayacaktır. Böyle yapanlarında yolunun, meçhule doğru gideceğini bilmeliyiz.


    Sizlere küçük bir örnek vermek istiyorum. Kur’an ın onayını almadan, inancımıza emin olmadığımız rivayetleri de ilave edersek, Allah ın ayetlerini Kur’an dışından bilgilerle anlamaya kalkarsak, bakın bizleri nerelere kadar götürüyor ve nasıl bir çıkmaza sürüklüyor, gelin hep birlikte bu yanlışın getirdiği tehlikeyi anlamaya çalışalım.


    Allah Kur’an ayetlerinin indirilmeye başlandığı günün, Ramazanın hangi gecesi olduğunu özellikle söylemeden, bir Ramazan ayında KADİR gecesinde indirilmeye başlandığını açıklar bizlere. Peki, bizler günümüzde neler yaparız ve inanırız? Gelin bu konuda sizlere Kütüb-i Sitte de ki bazı hadis örneklerden alıntı yaparak, sizleri bu konuda düşünmeye davet etmek istiyorum.

    (867 - İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor:
    "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a Kadir gecesi (Ramazan'ın neresinde?) diye sorulmuştu.
    "O, Ramazan'ın tamamında!" diye cevap verdi."
    Ebu Dâvud, Salât, 324, ( 1387).

    868 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ashabından bazılarına (radıyallahu anhüm), rüyalarında, Kadir gecesinin Ramazan'ın son yedisinde olduğu gösterildi. Rüyaları kendisine anlatılınca Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm): "Görüyorum ki, rüyanız son yediye tetâbuk etmektedir. Öyleyse, Kadir gecesini aramak isteyen son yedide arasın" buyurdu."

    Buhârî, Teheccüd 21, Leyletü'l-Kadr 2; Müslim, Sıyâm 205, (1165); Muvatta, İ'tikâf 14, (1, 321); (Tirmizî'de bulunamamıştır).

    869 - Buhârî'nin Hz. Aişe'den kaydettiği bir rivayette, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle demiştir: "Kadir gecesini, Ramazan'ın son onunda arayın".
    Buhârî, Leyletü'l-Kadr 3; Tirmizî, Savm 870 - Ebû Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor:

    870 - Ebû Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor:

    "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kadir gecesi bana (bugün rüyamda) gösterildi, (şu anda hangisi olduğunu unuttum). O gecenin sabahında kendimi su ve toprak içinde secde eder buldum." Derken hava bozdu, yağmur başladı. Zaten mescid çardak şeklindeydi (üstü ağaç dallarıyla örtülü idi). Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın burnu (alnı) üzerinde ve burun yumuşaklarında su ve toprak bulaşığını gördüm. O gün Ramazan'ın yirmi birinci sabahıydı."

    Buhârî, Leyletü'l-Kadr 1, 13; Müslim, Sıyâm 215, (1165); Ebu Dâvud, Salat 320, (1382-1383) Veya Ramazan 3; İbnu Mâce Savm, 56, (1766); Muvatta, İ'tikâf 9 (1, 319).

    Değerli din kardeşlerim, işte Ramazan ayında Kadir gecesini kutladığımız ve delil gösterilen rivayetler. Sizce din ve iman, rivayetlere bırakılır mı? Peygamberimiz aynı konuda, bir birinin zıttı şeyler söyler mi?

    Rivayet edilen hadislere baktığımızda, birisi diğerinin tersini söylüyor. İlkinde Ramazanın tamamında arayın derken, ikincisinde peygamberimizin yakınlarına Kadir gecesinin rüyasında, Ramazanın son yedi günü içinde olduğu gösterildiğini rivayet ediliyor. Onun devamında verdiğim örnekte, Ramazanın son on günü içinde olduğunu Hz. Aişe'den rivayet edildiği belirtilmiş. Çok daha ilginci, peygamberimizin rüyasında hangi gün olduğunu gördüğünü, ama kendisine unutturulduğu anlatılıyor. Tabi unutturulduğu söylendiği halde, yine illaki o günü öğrenmek isteyenler, oradan da istedikleri bir sonuç çıkartarak, bakın ne söylüyorlar? Ve diyorlar ki, O gün Ramazan'ın yirmi birinci sabahıydı."

    Gerçekten o günü illaki öğrenmek isyetenler, kendi nefislerinin aldatmacası ile amaçlarına ulaşmışlardır. Zaten bizler bu yöntemi her zaman uygulayarak, nefsimizi kandırmıyor muyuz? İşte ayetleri Kur’an dışından, rivayetler yoluyla anlama çabalarının sonucu. Sizce hangi rivayet doğru olabilir?
    Allah bakın bu konuda nasıl bir açıklama yapmış Kur’an da.

    Bakara 185: Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır…..

    Kadr 1. Biz onu Kadir Gecesi'nde indirdik. 2. Kadir Gecesi'nin niteliğini sana gösteren nedir? 3. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır!

    Ayetlere baktığımızda, apaçık söylenen, Kur’an ın Ramazan ayında indirilmeye başlandığı gerçeğidir. Bu gece içinde Allah, çok önemli bir açıklama yaparak, bu gecenin öneminden bahsedip, bin aydan hayırlı olduğu gerçeğini bizlere açıklamıştır.

    Bu durumda yukarıdaki rivayetleri, Kur’an a arz ettiğimizde, Ramazanın her gecesini Kadir gecesi gibi yaşamamız, Allah ın emri olduğu çok açık anlaşılıyor.

    Ama bizler işimize öyle geldiği için, yukarıda sizlere yazdığım rivayet örneklerinden, en zorunu değil, en kolayını seçmiş ve kendi nefsimizce edindiğimiz bir geceyi, Kadir gecesi ilan etmişiz. Kur’an onay vermediği halde. Nefis bu, bizlere her şeyi yaptırır. Onun esiri olursanız, sonucuna da katlanırsınız.

    Sanırım bu gerçeği gören bazı kolaya kaçanlar, üşengeçler, her zaman yaptıkları gibi emin olmadığımız bilgiler yoluyla, edindikleri o güne sığınarak, kolayca günahlarından sıyrılacağını zannetmişlerdir.

    Yok öyle yağma, kolaya kaçmak yok. Allah özellikle Ramazan ayının içinde olduğunu söylemiş, ama hangi yılın hangi Ramazanı ve hatta Ramazanın hangi günü olduğunu da özellikle peygamberimize unutturup açıklamamıştır. Bunun elbette çok önemli bir nedeni vardır. Bunu anlayamayanlara, ne söylesek azdır.

    Bildiğiniz gibi, bizler ibadetlerimizi ay takvimine göre yaparız. Ay takviminde aylar sabit değil, hareketlidir. Bu durumda ömrümüzün 33 yılı boyunca, her zaman Ramazan ayının her gecesini, gerektiği gibi Rabbimize dua ve ibadetle geçirirsek, işte o zaman ömrümüzün bir Ramazan gecesinde, bu eşsiz geceye ulaşabilir ve Rabbimizin bu gecede bahşettiği bolluğundan, mağfiretinden gerektiği gibi istifade edebiliriz.

    Dilerim Rabbimden o eşsiz geceyi, ömrümüzün bir gecesinde bizlere nasip etsin. Ve o geceyi de inşallah gerektiği gibi yaşayan, Rabbin halis kullarından oluruz.

    Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
     

Sayfayı Paylaş