1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın Medya Patronu Kriterleri

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve cırcırböcee tarafından 3 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

  1. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Medya'nın itibarlı adamlara ihtiyacı var!" RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın medya patronu kriterleri!!!

    Medya sektörünün Türkiye'de itibarlı iş adamlarının ilgi duymasını gerektirecek bir kârlılığa doğru getirilmek zorunda olduğunu kaydeden Akman Marketing Türkiye'nin sorularını yanıtladı.

    RTÜK Başkanı Zahid Akman geçtiğimiz günlerde Reklam Konseyi'nin düzenlediği toplantıda "Reklamcılarla tanışmadan önce keyifli bir adamdım" dedi ve reklam dünyasının ilgisini üzerine çekti. Keyfinin neden ve kimler tarafından kaçırıldığını sormak için yanına gittiğimiz Akman, "Bu bir mesajdı ve yerine ulaştı" dedi. Peki bu mesaj kimeydi ve arkasında yatan asıl mesaj neydi? RTÜK başkanı Zahid Akman, reklamcıların neden keyfini kaçırdığını, sektörün sorunlarını, kendisine yapılan eleştirileri ve RTÜK' ün yeni dönem projelerini Marketing Türkiye Dergisi'ne anlattı.

    Akman, konsey toplantısında yaptığı "keyifsiz adam" benzetmesinin bir mesaj olduğunu ve bu mesajın da yerine ulaştığını söylüyor. Akman, "Toplantı'dan sonra Televizyon Yayıncıları Derneği'den arkadaşlar, benimle görüşmek için randevu istedi. Gelip, Başkanım bu tepkiniz kime, niye?' diye soracaklar. Önümüzdeki dönemde onlarla görüşeceğiz" diyor.

    Biz de Akman'la görüşecek yetkililerin soracağı soruyu sormadan edemedik ve Akman'a "Tepkiniz kime, niye?" diye sorduğumuzda şöyle yanıt verdi: "Vatandaşın keyfi kaçmasın. Vatandaşın keyfi kaçınca bizim de keyfimiz kaçıyor. Vatandaşın keyfinin kaçmaması lazım. Zaten, yeterince ekonomik sıkıntısı var, sosyal sorunları var. Bu kadar sıkıntısı olan insanlarımızın iyi niyetle ekran başına geçtiklerinde, onların iyi niyetini istismar edecek, yasaları ihlal edecek reklamlar görürlerse kötü. Buna ve umursamaz davranışa tahammül edemiyoruz. Vatandaşın yüzü, ekran başındayken gülsün istiyoruz."

    Bu sektörün itibarlı adamlara ihtiyacı var

    Medya sektörünün Türkiye'de itibarlı iş adamlarının ilgi duymasını gerektirecek bir kârlılığa doğru getirilmek zorunda olduğunu kaydeden Akman, sorunların bu yolla çözüme ulaşacağına dikkat çekiyor. Akman'a göre girişimci çevreler yayıncılık yaparak para kazanacağını bilirlerse birçok işadamı bu alana yatırım yapar.

    "Bu sektörün kamuoyuna hesap vermeye alışmış, kendi çıkarını düşünen kişilerin eline geçmemesi gerekiyor. Geçtiğimiz dönemlerde insanlar bir banka satın alıp ardından bir TV kuruluşuna sahip olmak istiyorlardı. Elde ettikleri bu güç aracılığıyla da şu anda kanunsuz olduğunu öğrendiğimiz uygulamaları göz ardı etmek için ciddi manada iş yürütüyorlardı" diyen Akman, tek hedefi para kazanmak, yapmış oldukları gayri meşru işleri örtmek için yayıncılığı kullananların sektörde bozulmaya neden olduğunu söylüyor.

    Akman, "TV'ler sürekli süspanse edilen gruplar tarafından finanse edilen bir yatırım aracı olmaktan, kâr edilen bir yatırım aracına dönüştürülmeli. İşte o zaman sektöre olan ilgi artacak. Bu ilgi sayesinde de sektördeki yatırımlar çok daha iyi fiyatla pazarlanabilecek, satılabilecek. Sektörün şeffaflığının sağlanması, işadamlarının herhangi bir yanlışta, yıllarca çaba gösterip sağlamış oldukları o kurumsal imajlarının, itibarlarının zedeleneceğini bilmeleri, yayın içeriklerindeki olumsuzlukların giderilmesine de katkı sağlayacaktır. Biz, doğrusu ülkemizde en fazla vergi veren işadamlarının sektörümüze girmesini istiyoruz. Bugün yayıncı kimliği ile TÜSİAD'ın başkanlık görevine seçilen Arzuhan Yalçındağ sektörümüz için en sevindirici gelişmelerden biridir" diyor. RTÜK, özellikle, verilen kararlara ilişkin yargı sürecinin uzamasından dolayı oluşan aksaklıkları gidermeyi hedefliyor. Bu hedeflenirken de bir yandan medya kuruluşlarının gelirlerinin nasıl artırılacağı yönünde çalışmalar yapılıyor.

    Ancak reklam sektöründeki uygulamalar Başkan'ın canını çok sıkıyor. Mevzuatlar, kurallar ve kanunlar sektörün dinamikleri içinde çok büyük yer teşkil etse de bazen uygulanan politikalar Akman'nın keyfini kaçırıyor.

    "Biz iki konuyla ilgili müeyyidede çok hassas davranıyoruz. Biri haber bültenleri içerikleri, diğeri ise reklamlar" diyen Akman, reklamların TV'lerin hayatını sürdürdüğünü, yayıncılar için tek gelir kaynağı olduğunu çok iyi bildiklerini söylüyor. Bu nedenle reklam konusunda ilgili bir kelime dahi edeceklerse bin kez düşündüklerini dile getiriyor.

    Akman, Türkiye Reklam Konseyi toplantısında yaptığı konuşmayı gönderme yaparak, "Evet o gün öyle konuştum. Bir mesaj vermek istedim. Zaman zaman bazı yayıncı kuruluşlar bizim bu duyarlı tutumumuzu bir zaaf gibi algılıyorlar. Uyulması gereken, herkesin bildiği kurallar var. Bu kurallara uyulmak zorunda. Çünkü izleyicilerin hakkı söz konusu. Onlar uymazsa biz de müdahale ederiz" şeklinde konuşuyor.

    Zahid Akman'dan Kurtlar Vadisi açıklaması

    Akman, "Bu dizi canımızı sıktı. Çünkü hedef gösteriliyor olmak iyi bir şey değil. Bu diziyle ilgili bize yapılan eleştiriler yanlış ve haksız" diyor. Akman, bir program yayınlanmadan önce müdahale etmenin doğru olmadığına dikkat çekerek, "Edemiyoruz değil, ama etmiyoruz" diyor. Bazı çevrelerin kendilerine "Neden bir dizi ya da program yayına girmeden önce cezalandırmıyorsunuz" gibi sorular sorduğunun altını çizen Akman, "Bu yetkimiz olsa bile bunu çok kullanmıyoruz. Bu tarz sorulara, bunun doğru olmadığını, sansür olduğunu, böyle bir şeyin kesinlikle olmaması gerektiğini anlatarak cevap veriyoruz. Çünkü Türkiye'de gelinen demokrasi seviyesinin böyle bir uygulamayı hak etmediğini ısrarla söylüyoruz. Kurtlar Vadisi ile ilgili durumda da aynısı oldu. Kurtlar Vadisi, Türkiye'de bilinmeyen bir dizi değildi. Birkaç yıl yayınlandı. Aynı isimde, aynı formatta, aynı kişilerle, aynı tarzda bir dizi yayınlandığını gördük. Kurtlar Vadisi Terör adlı dizinin tanıtımlarına baktığımızda bazı ihlaller içereceğini hissetmiştik. Program yayınlanmadan ne kanal yöneticisini çağırdık ne de dizinin yapımcısını. Ama dizi yayınlandıktan sonra �Bunları arayıp konuşalım' dedik. Şiddet içeren görüntüler, toplumun huzurunu kaçıracak konuların ceza gerektireceğini söyledik. Bu durum karşısında müeyyide uygularız dedik. Bunun üzerine yayın kuruluşu, gitti kendisi diziyi yayından kaldırdı" diyor. Dizinin şimdi "Kurtlar Vadisi Pusu" adıyla yayınlanmasının ise RTÜK'ün hassasiyetlerinin dikkate alınmasından kaynaklandığını anlatan Akman, "Kanunumuzun 4. maddesi hassasiyetlerimizi anlatıyor. Dizi bu şekilde yayın ilkelerine uyarsa sorun yok" diyor.
     

Sayfayı Paylaş