1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ruhum ve kalbim sual eder, kal eyler!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 24 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    Henüz sana vakıf olmadan
    Hoyrat bir nefesin sahibiydim, aklımın estiği nispette seyrederdim
    Her zaman bir rekabet içindeydim, güçlü olmak adına her kapıdan girerdim
    Adeta ruhundan ve kalbinden haberdar olmayan bir zadeydim, güya bir insandım




    Etrafımda ki canlardandım
    Kime nazar etsem, derdine çare olmak adına niyetlensem acırdım
    İman bakımından dağınıktım, her nefes gibi bir inancın sahibi olduğumu sanırdım
    Ne kadar farkındaydım,pek anlamazdım, kazanır ve yemek için palazlanan candım




    Yüreğimi titretene takılırdım
    Etrafında pelesenk olur, zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamazdım
    Güya umut taşırdım, niyetime alırdım, fakat nasip nedir konusunda kuraktım
    Dilediğim müttedçe sahip olacağıma inanırdım, vasıl olmak adına yollar arardım




    Kerih olanı umursamazdım
    Nihayetinde herkez gibi bir insandım, hep etrafıma bakınırdım
    Ne furkanın ve ne de sünnetin, ruhumu ve kalbimi cezbedecek kadar farkındaydım
    Taklit üzre inanan bir müslümandım, farz, vacip,sünnet,müstehap hikaye sanırdım




    Evvet emirde yaşanmış derdim
    İnsanların kavga ve nizahlarında, emelleri uğrunda neler yaptığına şaşardım
    Amcalar ve teyzeler, abiler ve ablalar bir başka derdin müdavimleriydi tanırdım
    Her vakit nefsini önceleyen insanlardı ne yapabilirdim,demek ki böyledir sanırdım




    Bir camiye gitsem cemaatın hali
    Sanki siyasetin bizzat merkezi gibiydi, aleylerinde husumet beslerlerdi
    Hocaların gıyabında konuşurlar ve hatta yargılarlardı, sonrada namaz kılarlardı
    Sevgi ve muhabbet adına bahaneler sıradaydı, çıkar uğruna neleri göze alıyorlardı




    Kız çoçukları evlerin mahsunu
    Erkekler ise her ne yapsa mübah görülen sanki ülviyet naibi insandı
    Hizmet eden ve sürekli talepleri ertelenen, hüznün içine sürüklenmiş zariflerdi
    Nasıl bir iman ve itikat olmalıydı ki adaletin, sevginin tesisini dikkate almıyorlardı




    Yaşamak için yaşayanlardı
    Ne vakit sual etsem, büyüklerim diye merak ettiklerimi öğrensem olmazdı
    Bir nesil sanki kasten heba edilen heyecanlardı, akaidin tesisi silbaştan olmalıydı
    Sinelere sinmiş olan ne kadar hurafe ve biratler kalmışsa arındırmalıydı, olmazdı






    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş