1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sadakat, gönüllü köleliğe yol açmamalı!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 30 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    İnsanların
    temel niteliklerini irdelerken,
    kişilik yapılarını ve içinde bulundukları
    sosyal dokuyu mutlaka göz önüne almamız gerekir...


    Çünkü
    şahsiyetin oluşumunda aile, çevre
    ve dolayısıyla yaşadığı koşullar son derece önemlidir...


    Ama
    bazı şahsiyetler vardır ki,
    hangi koşullarda yaşarsa yaşasın
    dirayet ve şecaat konularında daha samimi,
    ön yargıdan uzak durmayı başararak daha duyarlı oluyorlar,
    feragat konusunda örnek alınacak değerlere haiz bulunuyorlar.


    Bu karakterdeki insanları
    incelediğimizde, gönlü açık ama gözü tok, yapmacık
    tavırlardan uzak, gözünü budaktan asla esirgemediği görürüz...


    Böylesi
    âlicenap insanlar
    olduğu gibi görünürler, beğenilme
    ve makam korkusu gibi kompleksleri taşımazlar...


    Net ve pürüzsüz
    bir şahsiyet sahibi olmalarının yanı sıra, çabuk
    gönlü alınan, aza kanaat eden bir kişilik sahibi olmayı başarırlar...


    Fakat
    ne hazindir ki böyle insanlar
    genelde kaybeden, ufki derinliği bulunmayan,
    kanaat eden, tahkik açılımı kısır olan bireylerdir...


    İnandırıldığı her fırsatta,
    varlığını feda ederek yüreklerini ortaya koyarlar, asla
    güçlerinin hesabını yapmazlar, Allah ne verdiyse diyerek başlarlar...


    Böyle davranmak
    zorunda olduklarına inanırlar,
    asla geleceğin hesabını yapmazlar
    ve bunları da bir fazilet olarak telakki ederler...


    Hizmetlerinde
    kusur etmedikleri malum efendilerin
    bir kısmının sadist, egoist ve şahsiyetsiz
    kişiler olduklarını her nedense bir türlü anlak istemezler...


    Çünkü
    yapılarında asla kötülük bulunmaz,
    ön yargı açmazı taşımazlar, sadakati
    mutlak sayalar, aksi bir davranışı ihanet olarak telakki ederler...


    Samimi olmanın
    bunu gerektireceğine inanırlar...


    Efendi makamını
    müstekbirce elde eden malum kişiler
    yiğit, mert, maksatsız, samimi, fedakâr
    olan bu insanlar sayesinde kuvvet bulurlar...


    Civanmert insanlarm
    hak ve hukukunu ve gelecekteki
    durumunu ihmal ve inkâr etmeyi her zaman başarırlar...


    Meselenin aslı özünü al,
    posasını kaldır at, kimseye görünmesin ve sakın
    ses çıkarmasın, eline biraz ulufe tutuşturun yeter derler...


    Vefakâr insanımız
    güç ve kuvvetten düştüğü için,
    işveren olan efendi duruma el koyarak
    hemen talimatını vermiştir zira varlıkta vefanın anlamı yoktur...


    Gücün ve başarının
    kendiyle orantılı olduğunu
    vurgulamaktan tutsaklıklarından dolayı zevk alırlar...


    Faziletin ve ülfetin
    kendilerinden kaynaklandığını,
    her fırsatta öne çıkararak yandaşlarına imada bulunurlar...


    Asliyetin
    kimlere ait olduğunu bildikleri
    halde korkularından itirafta bulunamazlar...


    Maddesini,
    manasını ve namusunu
    hiç çekinmeden emanet ettikleri
    bu insanlardan bir sadakatsizlik olmayacağını çok iyi bilirler...


    Bunun için
    her zaman istismar ederler
    ve mazi denkliğinde gönül eğlendirirler.
    Bunca haksızlığın neticesini karmaşık kişiliklerinden hesaplayamazlar...


    Maddenin
    fevkalade bir manası vardır.
    Mana ikliminde maddeleşmeyi başaranların asla
    manası yoktur zira insanı insan yapan mana derinliğidir.


    Mutlak bir
    hesap gününün olduğuna
    iman ederek, hareket ve tavırlarımızı,
    çalışanlarımızı asla ihmal etmemeliyiz, netleştiremezler. ..




    Mustafa CİİLASUN
     

Sayfayı Paylaş